Medicana Bülten | Kasım 2017

Ülkemizde en çok tüketilen ilaçların başında gelen antibiyotikler, bilinçsiz ve aşırı tüketimleri nedeniyle günümüz hastalıklarının tedavisinde yetersiz kalıyor. Peki, bilinçli antibiyotik tüketimi için neler yapılmalı? İşte, sağlık otoritelerinin önerileri… Yirminci yüzyılın en önemli buluşlarından biri olan antibiyotikler, her derde deva inancıyla bilinçsizce tüketilmektedir. Bunun sonucunda mikroorganizmalar bu maddelere karşı direnç geliştirmiştir. Virüslerin neden olduğu hastalıklarda ve her ateşli durumda kullanımı, uygun doz ve sürelerde kullanılmaması antibiyotiklere karşı direnç gelişmesine, hastalıkların tedavi edilememesine, ilaca bağlı yan etkilerin görülme sıklığında artışa ve gereksiz sağlık harcamalarına yol açmıştır. Ülkemizdeki sağlık harcamalarının üçte birini ilaçlar oluşturmaktadır ve antibiyotikler tüketilen ilaçların başında gelmektedir. Sağlık otoriteleri uyarıyor: • Antibiyotik kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. • Antibiyotikler soğuk algınlığı, nezle, grip gibi viral hastalıklarda işe yaramaz. • Her ateşli hastalıkta antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur. • Antibiyotiklerin ishal gibi yan etkileri olabilir. Bazı yan etkiler ölüme yol açabilir. • Antibiyotikleri mutlaka doktorunuzun önerdiği miktarda ve saatlerde kullanın. • Kendinizi iyi hissetseniz bile tedaviniz tamamlanmadan antibiyotiği kesmeyin. • Tedavi bittiğinde kalan antibiyotikleri saklamayın. • Başkası için yazılmış antibiyotiği asla kullanmayın. Yararı olmayacağı gibi zarar görebilirsiniz. • En önemlisi, enfeksiyon hastalıklarının önlenmesinin olmazsa olmazı el yıkamayı unutmamalıyız. Erken doğum riskinin olduğu durumlarda yenidoğan yoğun bakım ünitesi gelişmiş bir merkezde doğum yaptırılması, bebek için hayati önem taşıyor… Anne karnında 37 haftasını doldurmadan doğan prematüre bebekler; iç organları tam olarak oluşmuş olmalarına rağmen henüz yeteri kadar olgunlaşmamışlardır. Erken doğum halinde; solunum yetmezliği sıkıntısı (akciğer hasarı), beyin içi kanamalar, kalp damar problemleri, bağırsak problemleri, körlük, sarılık, anemi (kansızlık), enfeksiyonlar ve beyin hasarına bağlı spastisite, prematüre bebeklerde en sık görülen sorunlar olarak bilinmektedir. Bebek yoğun bakım ünitesi iyi gelişmiş bir merkezde doğum yaptırılması bebeğin daha sonra yaşayabileceği bu tür sorunların azaltmasında önemli rol oynayacaktır. Enfeksiyona dikkat! Vücut savunma fonksiyonları son derece zayıf olan prematüre bebeklerin enfeksiyonlardan korunabilmesi için bu bebeklere dokunmadan önce mutlaka el temizliği sağlanmalıdır. Yenidoğan ünitesinin kapalı devre mikrop tutucu filtreye sahip bir havalandırma sistemi ile havalandırılması ve el hijyeni enfeksiyonların önlenmesinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Antibiyotikler, viral hastalıkları tedavi etmezler! Erken doğumun riskleri iyi bir merkezle azaltılabilir.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3