Medicana Bülten | Kasım 2017

Sağlık alanda en sık görülen hastalıklardan biri olarak bilinen diyabet, tüm dünyada ve Türkiye’de hızla yayılıyor. Resmi rakamların giderek ciddi oranlara işaret ettiği diyabete biraz daha yakından bakıyoruz… Günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olan diyabet, yapılan araştırmalara göre son 40 yılda 6 kat artış gösterdi. Dünyada 2013 yılında 382 milyon olan diyabet hastası sayısının 2035 yılında 592 milyona çıkacağı tahmin ediliyor. Türkiye’deki diyabetli sayısı hızla yükseliyor. Dünya Sağlık Örgütü 2000 yılında, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon olan diyabetli sayısının 2030 yılında 6,5 milyona ulaşacağını tahmin etmişti. Ancak bu değer 2014 yılında aşılarak ülkemizdeki diyabetli sayısı 7 milyonun üstüne çıktı. 2035 yılında ise yaklaşık 12 milyona ulaşacağı öngörülüyor. Rakamlara göre önümüzdeki 20 yıl içerisinde diyabetli kişi sayısı tüm dünyada yaklaşık yüzde 55 oranında artış gösterecek. Obezite arttıkça Tip-2 Diyabet de artıyor! Son yıllarda yapılan araştırmalar, kadın ve erkeklerdeki obezite oranlarında ortalama yüzde 2-3’lük bir artış olduğunu göstermektedir. Geçtiğimiz 6-7 yıl içinde obezite oranlarında bu kadarlık bir artış olması, şeker hastalığı görülme sıklığındaki artışı da beraberinde getirmiştir. Çünkü obezite artıkça Tip-2 diyabet de artış göstermektedir. Bu durumda ülkemizde 6 milyon civarında diyabet hastası bulunduğu tahmin edilmektedir. Tip-2 Diyabet nedir? Bütün diyabetlilerin yüzde 5’inde Tip-1, geri kalanında ise Tip-2 diyabet görülüyor. Tip-1 diyabet, insülin hormonunun mutlak eksikliğine bağlı olarak meydana gelen şeker hastalığı olarak ortaya çıkıyor. Bu tip diyabet daha çok küçük yaşlarda çıkıyor. Ailesinde Tip-1 diyabet olanlar, risk grubunda yer alıyor. Doku özelliği olmamakla birlikte genetik geçişin söz konusu olduğu Tip-2 diyabette, pankreasın işlevini tam olarak yerine getirememesi nedeniyle kalitesiz insülin salgılanması temel nedenlerden biri olarak gösteriliyor. Diğer neden ise salgılanan insüline dokuların direnç göstermesi olarak biliniyor. Ailesinde bu tip bir şeker hastalığı olanların, hastalığa zemin oluşturacak şartlardan kaçınmaları gerekiyor. Bunların başında kilo kontrolü gelirken Obezite, Tip-2 diyabete gidişin ilk basamağı olarak görülüyor. Önlem alınmayan obezite zamanla gizli şekere, gizli şeker ise şeker hastalığına dönüşüyor. Diyabetle mücadele için ne yapılmalı? Gizli şeker ile şeker hastalığı taşıdıkları riskler açısından benzer özellikler taşıyor. Gerekli önlemlerin, hastalık daha gizli şeker aşamasındayken alınması gerekiyor. Fazla kiloların verilmesi, bozuk olan insülin-şeker sistemini zorlayacak şekerli ya da şekere hızla dönüşen hamur işleri, pilav ve patates gibi gıdalardan kaçınılması, sigarının bırakılması, tansiyon değerleri ile kolesterol ve trigliserid denilen kan yağlarının normal seviyelerde tutulması bu önlemlerin başında geliyor. Ayrıca bu önlemlerin; hem diyet hem de egzersiz ile bir arada yürütülmesi gerekiyor. Uzmanlar haftada en az 3 gün 30’ar dakika süreyle düzenli spor yapılmasını tavsiye diyor. Diyabetin önlenemez yükselişi!

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3