MEDİCANA SAĞLIK GRUBU UZMANLARINDAN DİŞ SAĞLIĞI VE DİŞ ESTETİĞİ KONUSUNDA HER ŞEY...

Diş kontrolü ne zaman yaptırılmalı? Hangi pratik yöntemlerle diş sağlığını koruyabilirsiniz? Diş estetiğinde hangi yöntemler uygulanıyor?

Estetik, bakımlı, sağlıklı ağız ve dişler her yaşta vücut sağlığının devamı için büyük önem taşıyor.

Diş Sağlığı ve Diş Estetiği Dosyası

Diş kontrolü hangi aralıklarla yaptırılmalı? Dişlerin sağlıklı kalması için alınabilecek önlemler nelerdir? Diş hastalıklarının neden olabileceği sorunlar hangileri? Diş estetiği yöntemleri... Medicana Sağlık Grubu uzmanları diş sağlığı ve diş estetiğiyle ilgili merak edilenleri anlattı...

ÖZGÜRCE GÜLÜMSEYİN

Dişler sadece ağız sağlığımızı değil tüm vücut sağlığımızı etkileyen temel organlardandır. Bütün besinler ağız yoluyla alınır, alınan besinler dişler yardımıyla sindirime katılır. Ağız ve dişler dış ortama direkt açıldığından her yaşta sağlığımız için birinci derecede önem taşımaktadır. Medicana Çamlıca Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Fatma Ünal, yapılacak ufak dokunuşlarla hayata her zaman sağlıklı ve güzel gülüşlerle bakabileceğimiz söylüyor ve ekliyor: “Sağlıklı dişler ve dişetleri insanlara psikolojik olarak da özgüven aşılar. Estetik, bakımlı, sağlıklı ağız ve dişler her yaşta vücut sağlığının devamı olarak da önemlidir. Bundan dolayı çocukluk döneminden itibaren ağız ve dişlerin bakımı her bireye anlatılmalı ve düzenli hekim kontrollerinin önemi vurgulanmalıdır. Şekerli ve asitli gıdaların aşırı tüketilmesi, yanlış beslenme alışkanlıkları, hamilelik döneminde kullanılan ilaçlar, sigara kullanımı ve dişlerin düzenli fırçalanmaması çok erken dönemlerden itibaren bireylerin diş ve diş eti problemleri yaşamasına sebep olmaktadır. Erken yaşta kaybedilen dişler ilerleyen dönemlerde çiğneme bozukluklarına, buna bağlı sindirim sistemi problemlerinin oluşmasına yol açmaktadır. Diş kayıpları aynı zamanda estetik kaygılara da sebep olduğu için insanların özgürce gülmelerine engel olur.”

Diş Tedavileri Aksatılmamalı

Ünal, dikkate alınmayan çürüklerin, dişeti rahatsızlıkların, renklenmelerin ya da çapraşıklıkların ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlere ve daha uzun tedavi süreçlerine ortam hazırladığına da dikkat çekiyor: “Her birey düzenli olarak mutlaka diş hekimi kontrollerini yaptırmalıdır. Özellikle anne adayları hamilelik dönemlerinde kendi ağız hijyenlerine dikkat ettikleri gibi doğum sonrasında bebeklerinin ağız hijyenlerini sağlamak için alınacak önlemleri mutlaka hekimlerine danışmalıdır. Aynı zamanda kalp rahatsızlığı, diyabet rahatsızlığı olan hastalar rutin tedavilerinin yanı sıra  ağız ve diş tedavilerini de aksatmamalı, ağız ve dişlerinde oluşan herhangi bir problemin hızlı bir şekilde tüm vücut sağlığını etkileyeceğinin bilincinde olmalıdır.”

5 Kolay Önlem

Fatma Ünal hangi yaşta olursak olalım alacağımız 5 kolay tedbirle sağlıklı bir gülüşe sahip olabileceğimizi söylüyor.

  • Şekerli ve asitli gıda tüketimini sınırlandırmak
  • Büyüme ve gelişim döneminde kalsiyum, fosfor ve florür bakımından zengin gıdalar almak
  • Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmak
  • Erken tanı ve tedaviler için düzenli diş hekimi kontrollerini yaptırmak
  • Düzenli olarak dişleri fırçalamak

YILDA İKİ KEZ DİŞ KONTROLÜ YAPTIRILMALI

Diş Hekimi Tayfun Yörük sindirim sistemimizin başlangıç noktasının ağız olduğunu dikkat çekerek şunları anlatıyor: “Buradaki organlarımızın sağlıklı ve fonksiyonel olması, sindirimimizin kalitesini ve efektifliğini artıracaktır. Bu organlarımızın en önemlisi dişlerimizdir. Dişlerimizin, ağıza aldığımız besinlerin parçalanması ve öğütülmesi gibi ana fonksiyonlarının yanında konuşma (fonasyon) ve görünümümüzde de (estetik) önemli bir görevi bulunmaktadır. Ağız ve diş sağlığını bozan temel iki hastalık mevcuttur. Bunlar dişlerde oluşan çürükler, diş eti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Bunlara periodontal hastalıklarda diyoruz.”

Ağrı ve sızıyı beklemeyin

Dişinizde bir ağrı olmasa bile düzenli kontrol yaptırmak çok önemli. Diş hekimi Tayfun Yörük bu konuda detaylı bilgi veriyor: “Dişlerin temizlenmesinin ihmal edilmesini takiben üzerlerinde yiyecek artıkları ve bakteriler birikir. Bu bakteriler mevcut artıklardaki şekerli maddeleri kullanarak plak oluşumuna neden olurlar. Dişlere yapışan bu plaklar vasıtasıyla, bakteriler asitik bir ortam oluşturarak diş minesine zarar vermeye ve onun üzerinde çürük kaviteleri (boşlukları) oluşturmaya başlarlar. İhmalin devam etmesi sonucunda çürük, dişin dentin dokusunu da geçerek, sinir ve damar paketlerinin bulunduğu pulpa (diş özü) dokusuna kadar ulaşır. Çürüğün pulpa dokusuna kadar ulaşması tedaviyi zorlaştırmakla birlikte zaman kaybına da yol açmaktadır. Onun içindir ki dişlerimizin ağrımaması sağlıklı oldukları anlamına gelmemektedir. Dişlerimizin ağrıması aslında dişteki mevcut çürüğün çok ilerlemiş olduğunun işaretidir. Bunu önlemenin çok basit bir kuralı var o da dişlerimizi yılda en az iki kez diş hekimine kontrol ettirmektir. Diş hekimi bizim ağzımızda fark edemediğimiz çürük ve patolojileri mevcut görüntüleme sistemleri ve ağız içi muayeneyle kolayca saptayacak, tedavi ve çözümleri bizim onayımızla uygulayacaktır.”

Muayeneden kaçmayın

Diş hekimi Yörük son dönemdeki çarpıcı araştırmaları da anlatıyor: “Son dönemde yapılan araştırmalarda görülmüştür ki erişkinlerde görülen diş kayıpları yüzde 70 oranında periodontal hastalıklar sebebiyle gerçekleşmiştir. Bu hastalıkların erken dönemde saptanması tedavilerini de başarılı ve kolay kılmaktadır. Periodontal hastalıklarının önlenmesi veya oluşan hastalıkların tedavi edilmesi, doğal dişlerin korunmasına sebep olacaktır. Bu da kişide mevcut çiğneme konforunu arttırarak, sindirimin iyi bir şekilde yapılmasını sağlayacaktır.”

Geç tedavilerin geri dönüşümü olmayabilir

Peki ya Peridontal hastalıklar... Tayfun Yörük bilgi veriyor: “Peridontal hastalıkların başlangıç evresi diş eti iltihabı (gingivitis)’dır. Bu dönemde diş etleri kanamalıdır, rengi kırmızı ve hacim olarak büyümüştür. Kişiye ilk başlarda çok fazla rahatsızlık vermeyebilir. Yalnız tedavide gecikme yaşanır ise hastalık periodontitise geçiş yaparak, diş eti ve dişleri destekleyen alveol kemiğinde geriye dönüşümü olmayan tahribatlar yaratabilir. Bu tahribatların başında da diş ve diş eti arasında oluşan periodontal cep gelir. Periodontal cebin oluşumu enfeksiyonun nüfus etmesini ve ilerlemesini kolaylaştırır. Buna mukabil hastalık ilerledikçe dişlerde sallanmalar başlar ve bu dişlerdeki sallanmalar hastada fonksiyon sırasında ağrıya neden olur. Hastanın ağrısını dindirme adına dişler çekime kadar gidebilir.”

Diş Sağlığıyla İlgili Bilmeniz Gerekenler
Diş Hekimi Tayfun Yörük’ten pratik öneriler

  • Ağız ve diş sağlığının sağlanması, korunması ve idamesi açısından erken tanının önemi yadsınamaz. Bu nedenle kişilerin yılda en az iki kez bir diş hekimine başvurması hayati öneme haizdir.
  • Çocuklara diş fırçalama alışkanlığının ve manipülasyonunun kazandırılması ve öğretilmesi, hatta ebeveynlerin çocuklarının dişlerini haftada 3-4 kez, fırça kendi ellerinde olmak kaydıyla karışık dişlenmenin sonuna kadar fırçalamaları, sonraki zamanlarda çocuğun kendisine bırakılması çürüksüz dişlere sahip nesiller için çok önemlidir.
  • Daimi dişlerin rehberi olan süt dişlerine gereken önemin verilmesi, sonraki dönemlerde daimi dişlerin çeneye daha düzgün ve kolay yerleşmesini sağlayacaktır.
  • Çocuklarda mevcut olabilecek dişsel ve kemiksel anomalilere zamanında müdahale edilmesi kişiye ve ailesine psikolojik, sosyal ve ekonomik açıdan büyük faydalar sağlayacaktır.
  • Çocuklara florür ve fissür örtücü uygulamaları koruyucu tedbirler olacaktır.
  • Kişilerin uygun diş fırçası ve macunu ile günde iki kez diş fırçalaması yapmaları birçok sorunun önüne geçecektir. Bunun yanına diş ipliği kullanımının da eklenmesi arayüz temizliğinin de yapılmasını sağlayacak ve dolayısıyla arayüz çürüklerini de bertaraf etmiş olacaklardır.
  • Hamilelik esnasında ve çocukluk döneminde antibiyotik kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir. Doktor tavsiyesi olmadan alınan antibiyotikler dişlerde şekil ve renk bozukluğuna sebep olabilirler.
  • Dişlerimizle sert ve kabuklu yiyecekleri kırdığımız zaman dişlerimizin minelerinin yıpranacağının ve dolayısıyla çürük oluşumunun hızlanacağını bilmemiz gerekiyor.

Ağız ve diş hastalıkları vücudun başka organlarında bozukluklara yol açtığı gibi, başka organlardaki bazı hastalıklar da dişlere ve ağız içi diğer organlara etki yapar. Bu nedenle sadece ağız ve diş sağlığımız için değil aynı zamanda tüm vücudumuzu da sağlıklı kılma adına ağız ve diş bakımımıza yeterli önemi vermeli ve bu konuya yeterli vakti ayırmalıyız.

DİŞ ESTETİĞİNDE EN SIK KULLANILAN YÖNTEMLER

Medicana Sağlık Grubu uzmanları diş estetiğiyle ilgili bilinmesi gerekenleri anlatıyor. Düzgün ve beyaz dişlere sahip olmak için ortodonti, implantoloji, periodontoloji gibi çeşitli diş hekimliği dallarından yararlanılabilir. Diş estetiğinde en çok kullanılan yöntemler ve özellikleri şu şekilde açıklanabilir.

Diş Beyazlatma

Diş estetiğinde en çok kullanılan yöntemlerden beyazlatma işlemi ile dişlerinizi beyazlatarak daha ışıltılı bir hale getirmek mümkün. Bu yöntemde ışık altında 1 saat süreyle dişlerin üzerine sürülen özel jellerle dişler daha doğal ve estetik hale getirilebiliyor. Dişte gerekli beyazlama sağlanamazsa 1 seans daha yapılmakta olan bu işlem, genelde her hasta tipine uygulanabilmektedir.

Porselen Lamina

Tırnak kalınlığında istenen boy ve tasarımda hazırlanabilen porselen tabakasının dişin ön yüzüne yapıştırılmasıyla oluşan porselen lamina çarpma sonucu oluşan kırıklar, ön dişteki aralıkların kapatılması, çürük ve aşınma dişlerin tedavisi, gülüş hattının değiştirilmek istendiği hastalarda kullanılıp başarılı sonuçlar vermektedir.

Estetik dolgular

Gülüş hattındaki çürük dişlerin tedavisinde, dişlerin formunun yeniden verilmesinde, ön dişlerdeki aralıkların kapatılmasında estetik dolgular kullanılmaktadır. Son teknolojiler ve kaliteli malzemeler sayesinde yapılan dolgular kendi dişinize yakın olup beklentilerinizi karşılamaktadır.

İmplant

İmplant uygulaması doğal dişe en yakın ve klasik protezlere göre daha estetik ve çiğneme beklentilerini daha yüksek oranda karşılayan vidalardır. İmplantın getirdiği bir çok avantaj varken estetik olarak olaya bakılacak olursa klasik protezlerde olan metal görüntü ve takıp çıkarma zorunluluğu implant sayesinde büyük oranda hastalara çözüm sağlamıştır.

diş sağlığı diş estetiği diş kontrolü diş kaybı diş bakımı



Content

Content