KRONİK HASTALIKLAR KIŞIN ÖZEN İSTİYOR

Diyabet, hipertansiyon, obezite ve kalp-damar hastaları kış mevsiminde tedavi ve beslenme programlarını yeniden düzenlemeli

Diyabet, hipertansiyon, obezite ve kalp-damar hastaları kış mevsiminde tedavi ve beslenme programlarını yeniden düzenlemelidir.

Çoğumuz alışverişe çıkıp, kış için gardırobunu yeniledi. Ama aynı özeni vücudumuz için göstermiyoruz. Kış aylarında neredeyse hepimiz hasta olacağımızı biliyoruz ve bunu doğal karşılıyoruz. Uzman tavsiyelerini kulak ardı edenlerin ve hasta olduktan sonra sağlığının kıymetini anlayanların sayısı çok fazla.

Kış, özellikle kronik hastalıkları olanların daha dikkatli olması gereken bir süreç. Medicana Bahçelievler Hastanesi'nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Küçükyılmaz, "Ülkemizde yaklaşık 24 milyon kişi kronik hastalık tanısıyla takip ediliyor. Mevsimsel geçişler, bu hastaları diğerlerine göre daha çok etkiliyor" dedi.

Diyabet: Bu hastaların beslenme ve ilaç kullanım rutinleri yaz ve kış aylarında farklılıklar gösteriyor. Dolayısıyla kışa girerken, kontrolden geçerek, tedavi programlarının yeniden düzenlenmesi gerekiyor. 

Hipertansiyon: Ülkemizde 18 yaşından büyük her üç kişiden birinde hipertansiyon var. Hipertansiyon tanısı çok önemli, çünkü kalp-damar hastalıklarını tetikliyor. Bu hastaların özellikle kış aylarında düzenli takip edilmelerinde fayda var. Hipertansiyon şüphesi olanlar tam teşkilatlı bir hastanede multidisipliler bir yaklaşımla dahiliye, kardiyoloji, nefroloji polikliniklerinin kontrolünde tedavi altına alınmalı.

Obezite: Genellikle ilkhabar aylarında kilo vermeye çalışan obezite hastaları için de kış ayların kritik. Kilo vermenin yazı-kışı olmaz. Kışa girerken de kilo vermek için profesyonel yardım alabilirsiniz.

Kalp-damar hastalıkları: Kış aylarında kalp sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerin başında soğuk hava ve aşırı rüzgar gelmektedir. Bu iki faktöre aynı anda maruz kalmak, vücut ısısında ani değişimlere neden olarak kalp krizi riskini de artırıyor. Kronik kalp hastaları, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara yol açacak ortamlardan uzak durmalı. Hava akımına maruz kalmamalı. Beslenme programlarını düzenlemeliler.

Kafanıza göre aşı olmayın!

İsteyenin istediği zaman aşı olması doğru değil. Kişi, grip ve zatüre aşılarını olmadan önce doktor muayenesinden geçmeli.  Aşıyı doktor kontrolünde yaptırmalı. Üst solunum yolu enfeksiyonları ve akut sinüzit vakaları, evde buldukkları ilaçlarla kendisini tedavi etmemeli, mutlaka hekime gitmeli. Her hastalıkta olduğu gibi burada da erken tanı ve tedavi, komplikasyon riskini azaltır. Eğer kış mevsiminde en az üç veya daha fazla üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyorsanız, bu durum detaylı araştırılmalı.

Kimler grip ve zatürre aşısı olmalı?

  • 65 yaşın üzerindekiler
  • Diyabet hastaları
  • KOAH hastaları
  • İskemik kalp hastalığı olanlar
  • Çok yoğun tempoda çalışanlar
  • Aşı olmadan önce hekim muayenesinden geçin. Aşıyı doktor kontrolünde yaptırın.

Toplum sağlığı kurallarına uymak gerekiyor

Medicana International İstanbul Hastanesi'nden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Esin Çeliker, nezle ve gribin farklı hastalıklar olduğunu söyleyerek, önemli bilgiler verdi: "Nezleyle karıştırılan grip, influenza virüslerinin yol açtığı akut solunum yolu hastalığıdır. Belli dönemlerde salgınlar haline görülüyor. Ciddi akciğer hastalıklarına ve ölüme neden olabilmesi, ülkeler ve kıtalar arası yayılma özelliği nedeniyle soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Ateş, üşüme, titreme, terleme nöbetleri, öksürük, burun tıkanıklığı, baş ve boğaz ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrılarıyla seyrediyor.

Bulgular soğuk algınlığına benzemekle birlikte gripte baş ve kas ağrıları, özellikle 38 derecenin üzerinde ateş ön plandadır. Grip, genelde 7-10 günde iyileşmeyle sonuçlansa da sinüzit, bronşit veya zatürree gibi bazı ciddi enfeksiyonlara yol açabilme riski yüzünden tedavi ve korunma önemli. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ve kronik hastalığı olanlarda (diyabet, koah, astım, böbrek yetmezliği, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar) daha ciddi seyrediyor.

Enfeksiyon ortaya çıktığında, uygun tedaviye bir an önce başlamak gerekir. Uygunsuz antibiyotik kullanılmamasına dikkat edilmeli, eğer viral enfeksiyon varsa şikayetleri azaltıcı ilaçlar ve istirahatle şikayetler takip edilmelidir. 2-3 günü geçen şikayetlerde mutlaka doktora başvurarak muayene olmak önemli."

Korunmak için bunlara dikkat

  • Ellerinizi kurallara uygun bir şekilde sık sık yıkayın.
  • Eve gelince kıyafetinizi değiştirin.
  • Kapalı mekanlardan, havalandırması iyi olmayan yerlerden uzak durun.
  • Sigara ve sigara içilen ortamlardan uzak kalın.
  • Mevsime uygun giyinin; ne çok ince ne de çok kalın kıyafetler tercih edin.
  • Ortam ısısını normal zamanda 25, uyku sırasında 22 derece tutmaya özen gösterin.
  • Hastalarla yakın temastan kaçının, aynı ortamda kalmamaya dikkat edin.
  • Kalem, kitap, bilgisayar ve bardak gibi özel eşyaları ortak kullanmayın.
  • Taze meyve ve sebze tüketin. Sindirimi zor, şekerli gıdaları tüketmeyin.
  • Bol sıvı, bitki çayları ve özellikle su tüketin.
  • Düzenli egzersiz yapın ve günde 6-8 saat uyuyun.
  • Stresinizi atmak için kendinize zaman ayırın.
  • Kendinizi sevin ve insanları olduğu gibi kabul edin.

Kırık vakaları artıyor

Medicana International Ankara Hastanesi’nden Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Derviş Güner ve Medicana Konya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Yrd. Doç. Dr. Harun Kütahya, kış aylarında sık yaşanan düşme vakalarını değerlendirip, ilk yardım konusunda bilgi verdi: “Kış aylarında mevsimsel yağışlara bağlı olarak yerlerin daha kaygan hale gelmesiyle yaralanma vakaları artış gösteriyor. Ayak, diz ve el bileğinde burkulmalar, çıkıklar ve kırıklar meydana geliyor. Bu sorunların ayırt edilebilmesi için bir uzman muayenesi gerekiyor.

Harekette zorlanma varsa...

Kırıklar; özellikle el bileği, dirsek, omuz ve kalça bölgesinde ortaya çıkıyor. Bunlara ek olarak boyun, sırt, bel bölgesinde yaralanmalar yaşanabiliyor. Kırıklar, genelde ileri yaş hastalarda kemik erimesi nyüzünden meydana geliyor. Çocuklardaysa el bileği ve kalça bölgesi kırıkları ön planda. Kalça bölgesindeki şikayetler yürümeye engel olabilecek şekildeyse ve ağrının şiddeti artıyorsa dikkat alınmalı. Aynı şekilde el bileğinde şişlik, morarma ve hareket ettirmede zorlanma varsa, acil servise başvurulmalı.

Kırık, çıkık ya da burkulmada ilk yardım ve sonrasındaki aşamada dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar var. Öncelikle kırık uzvun nazikçe hareketsiz hale getirilmesi gerekir. Bunun bir karton veya tahta parçasını atel olarak kullanabilirsiniz. Sonra da hızlı bir şekilde acil servise başvurulmalı.

Düşmeler sonucu omurga hasarları da oluşabilir. Bel, sırt ve boyunda şiddetli ağrının olması, kollarda bacaklarda uyuşma ve güçsüzlük benzeri şikayetlerin de buna eşlik etmesi ciddi bir omurga ve omurilik yaralanmasının habercisi olabilir. Bu nedenle düşme sonrasında bu ve benzeri şikayetleri olan kişilerin kendisi ya da başkalarınca hemen kaldırılmaya zorlanmaması, sağlık ekiplerinin olay yerine çağırılması uygundur.

kronik hastalıklar diyabet obezite hipertansiyon kalp damar hastalıkları



Content

Content