Genetiğin Geldiği Son Nokta, CGH (Kapsamlı Genetik Tarama)


Kapsamlı Genetik Tarama

Başarılı bir gebeliğin sağlanması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesi, embriyonun sağlıklı kromozom yapısına sahip olmasına bağlıdır. CGH ile yumurtanın genetik sorun varlığı ve kromozomların normal olup olmadığı tespit ediliyor. Bu sayede, hem gebelik şansı artıyor hem de özürlü ya da down sendromlu bebek riski azalıyor.
Embriyonun kromozom yapısının sağlıklı olmaması halinde çoğu zaman vücut, gebeliği gerçekleştirmiyor ya da gebelik düşükle sonlandırıyor.
Aşağıdaki durumlarda mutlaka nedenin tespit edilip genetik bozukluk olup olmadığı araştırılması gerekir. Çünkü, kromozom yapısındaki bozukluklar, nedenlerin yüzde 65-70 oranında yer tutmaktadır.

  • Tekrarlayan tüp bebek tedavisi sonrasında gebelik sağlanamaması,
  • Gebeliklerin düşükle sonuçlanması
  • Normal yollarla sağlanan gebeliklerde düşük görülmesi

CGH Yöntemi ile Tek Embriyo Transferinde Yüzde 70-75 Gebelik Şansı Yakalanabilmektedir

Son 1.5 yıldır ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde CGH yöntemi uygulanıyor, ''Bu yöntemle tek embriyo transferinde dünyada yüzde 60-70 gebelik şansı elde edilmektedir.
CGH ile tüm kromozomlar incelenebiliyor ve incelenen embriyoların gebelik oluşumunu veya devamını etkileyen kusurları tespit edilerek anne adayına nakledilmesi engelleniyor. Embriyo, anne karnına yerleştirilmeden test edilerek, sadece kromozomları normal olanlar rahim içine konulduğu için özürlü veya down sendromlu bebek riski neredeyse sıfıra iniyor. Kısırlık tedavisinde yüzde 30-40 olan gebelik oranı da bu yöntemle yüzde 60-70'lere çıkıyor. Öte yandan CGH, tüp bebek yönteminde sıkça rastlanan çoğul gebelik riskini de azaltıyor. Çünkü, sağlam kromozom yapısına sahip embriyo elde edildiği için bir transferde bile sağlıklı gebeliğe ulaşılıyor.
Bu yöntem, ileri yaşta gebe kalmak isteyen ancak yumurtalarının sağlıksız olmasından endişe eden kadınlar için de umut taşıyor. Çünkü, dondurulacak olan yumurtalar tamamen sağlam olduğu test edilmiş olan yumurtalar olduğu için gebelik şansları artmış oluyor.''

CGH (Kapsamlı Genetik Tarama) Kimlere Uygulanabilir?

CHG yöntemi anne adayının yaşına bakılmaksızın herhangi bir anatomik-immünolojik problem tespit edilememiş ve embriyo transferi yapıldığı halde önceden en az 1 kez başarısız tüp bebek tedavisi olanlar, önceden tüp bebek tedavisi ile implantasyon öncesi genetik tanı (PGD) uygulanmış ve en az bir tane normal embriyo belirlenerek transfer edilmesine rağmen olumlu sonuç alınamayanlar için de yöntem bir tercih olarak sunuluyor.

Daha önce tüp bebek tedavisi olsun olmasın herhangi bir anatomik, en az 2 kez nedeni belirlenemeyen gebelik kaybı bulunanlar; önceden tüp bebek tedavisi olan veya olmayan ancak bir veya birden fazla düşük yapıp, en az bir kez düşük nedeni olarak kromozomal bozukluk tespit edilmiş olanlara da yöntem başarıyla uygulanabiliyor. Hatta gebelik şansını yükseltmek isteyen infertil çiftlerin hepsinde uygulanabilir.

CGH Nasıl Uygulanıyor?


İlk olarak başvuruda bulunan hastanın öyküsü alınıyor. Kaç kez tedavi ile tüp bebek denemesi yapıldığı, normal yolla gebe kalıp kalmadığı, her iki yolla da gebelik sağlanması durumunda düşük olup olmadığı ve düşük sayısı kaydediliyor.

Ardından gebelik başarısı, anne adayının bağışıklık sistemi ve pıhtılaşma faktörlerinin belirlenmesine yönelik bazı testler yapılıyor. Bu testlerden olumsuz sonuç çıkmaması halinde genetik bozukluk olasılığı üzerinde duruluyor ve tedaviye karar veriliyor.

Bu aşamalardan sonra ise anne adayı normal bir tüp bebek tedavisi alacakmış gibi hazırlanıyor. Uygulanan ilaç tedavisi ve bekleme süresinden sonra anne adayının yumurtaları toplanıyor, erkekten sperm alınıyor ve eşlenerek döllenme sağlanıyor. Döllenme sağlanan kaliteli yumurtalar 3. gün sonrasında 7-8 hücreli olanlardan mikroskop altında yumurtanın zarı deliniyor ve hücrelerden biri alınıyor sonrasında genetil inceleme ile sağlıklı embriyo belirleniyor. İncelemenin doğruluk payı yüzde 95 oranında doğru çıkıyor''

İncelemede kromozom sayısına, tek gen hastalıklarına bakılıyor. Doğru embriyo (kromozom sonuçları normal olan) bulunduktan sonra embriyo, anne rahmine naklediliyor.

Anne Olmak İçin Geç Kalmayınız


Kadınlar İçin İdeal Üreme yaşı nedir?

Kadınlar için ideal üreme yaşı 18-25 arasıdır. Ancak, modern toplumlarda evlenme yaşı ve buna bağlı olarak gebelik yaşı giderek gecikmektedir. Günümüzde, özellikle kadınların iş hayatında aktif rol almasının artışıyla birlikte, doğurganlıklarını ertelemeleri söz konusudur. İleri yaşta bebek doğuran, özellikle ilk bebek için 30'lu yaşlarını bekleyen pek çok kadın mevcuttur. Tıptaki gelişmelere paralel olarak gebelik takibindeki gelişmeler de ileri yaş gebeliklerini teşvik eder bir hal almıştır. İleri yaş da anne olmak isteyip normal yollarla anne olamayan kadınlar, ortalama 35 yaştan sonra yumurta sayılarının azalması veya yumurtaların kalitesinin bozulması nedeniyle tüp bebekte de gebelik oranları düşmektedir. Bu nedenle bayanlara gebeliği geciktirmemeyi yani anne olmayı öneriyoruz

Kısırlık Nereye Gidiyor?


Avrupa Birliği’nin en son hazırladığı raporu, doğal yollarla üremenin 2050 yılının sonlarında % 90 oranında azalacağını öngörmektedir. Bu durum, bizce gelecekteki çiftlerin önemsemesi gereken ve hiç küçümsenmeyecek bir rakamdır.
Kısırlaşmadaki en önemli göstergelerden birisi, sperm sayısındaki azalmadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün son yayınladığı rapora göre erkeklerde ortalama sperm sayısı, 100 yıl önce 100-120 milyonken artık 15 milyona kadar düşmüştür. Bu düşüşün en önemli nedeni, insanı modern yaşamla buluşturan teknolojik gelişmeler, sanayileşmedeki artışa bağlı ağır metallerin alımı, hava, su, çevre kirliliği, beslenme, obezite, sigara ve alkol tüketimindeki artış olarak gösterilmektedir.
Kısırlaşmadaki artışa neden olan diğer bir faktör de, kadınların modern toplum düzenine ayak uydurarak iş ve kariyer telaşı ile doğurganlıklarını ertelemeleridir. Bu da beraberinde yumurta yaşlanmasını ve genetik hasarda artışı getirmektedir. Bilimsel verilere göre 35 yaş sonrasında tüp bebek yapılsa dahi gebelik oranları, yüzde 30'ların altına düşmektedir.

İleri Yaş Tüp Bebek Tedavisinde Yaklaşım Ne Olmalıdır?


İleri anne yaşı dendiğinde 35 yaş ve üzerinde olan anne adayları anlaşılmaktadır. Bu yaş grubunda zaman gerçekten kritik önem taşımaktadır. En kısa sürede en etkili tedaviye geçmek izlenecek en doğru yoldur. Doktorların, bebek isteyen ileri yaş anne adayının vakit kaybetmesine izin vermemesi gerekir. Yaş ile birlikte kadının gebe kalma potansiyeli de azalmaya başlar. 40'lı yaşlarda gebe kalma olasılığı, azalan yumurta rezervi nedeniyle %50 civarında azalır. Gebelik olsa bile, düşük riski de %30 civarındadır. Bu tedavide önemli olan yumurtalıkların rezervidir. Tüp bebek yönteminin başarıya ulaşması için kadının yumurtalıklarında yumurta kalitesi büyük önem taşımaktadır. Yumurta azalması veya kalitesinin bozulması bazı durumlarda daha erken yaşta, olabilmektedir. Bu yüzdendir ki “Anne Olmak İçin Geç Kalmayınız”...

"Kaliteli Laboratuar İleri Teknoloji ve Başarı ile Kendini Gösterir"

Tüp bebekte kaliteli laboratuvar çok önemlidir. Bu kalitenin her hasta için, her uygulamada, her şart ve durumda en üst düzey olmasının sağlanması gereklidir. Bu da ciddi bilimsel ve maddi yatırımla olabilmektedir. Aynı zamanda laboratuvar ekibinin sürekli eğitim alması gerekir. Kaliteli bir embriyoloji laboratuvarında neler olmalıdır:

  • Laboratuvarın havasını temizleyen sistem, özel ışık ve ısı düzeneği,
  • Laboratuvar duvarlarının özel boyası ve sterilizasyonu,
  • İşlemlerin yapıldığı özel bölmelerin malzemesi ve kalitesi,
  • Mikroenjeksiyon yapılan özel mikroskop sisteminin hassasiyeti ve kalitesi,
  • Anne rahmini taklit eden bir nevi kuluçka makinesi olan inkübatörlerin kalitesi, sayısı, işleyiş mekanizması, kontrol edilme aralıkları, çalışma esasları,
  • Kullanılan sıvıların çeşitleri, tazeliği, miktarı,
  • Kullanılan en küçük pipetten kaba kadar eş zamanlı olarak yeni gelişen teknik ve ekipmanın laboratuvara ustaca adapte edilmesi gerekir.

Video Galeri




Content

Content