Baş ağrısı toplumda en sık hekime başvuru şikâyeti olup, asla hafife alınmamalıdır. Baş ağrısı vücudun dışa yansıttığı bir refleks olup, doğru okunması ve uygun yaklaşımla tedavisi yapılmalıdır. Baş ağrısı, dikkatli bir nörolojik muayene yapılmadan özellikle ağrının oluş sebebini araştırmadan yapılan tıbbı yaklaşımlar çok ciddi sakatlıklara ve ölümlere neden olan bir şikâyettir.

Baş Ağrısı

Baş ağrısı çok çeşitli hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilen bir belirtidir. Genellikle basit rahatsızlıkların, ama bazen de ağır hastalıkların belirtisidir ve bu nedenle küçümsenmemelidir. Migren, gerilim tipi baş ağrıları olabileceği gibi tümör, iltihap, damar tıkanıklığı, kanama, metabolizma bozukluklarına bağlı baş ağrısı görülebilir. Baş ağrısına çeşitli bulgular eklenebilir; bulantı kusma, çift görme, konuşma bozukluğu gibi. Çok şiddetli ve ani başlayan baş ağrıları varsa, giderek şiddetlenen ve geçmeyen, hapşırmakla, ıkınmakla, cinsel aktivite veya efor ile ortaya çıkan baş ağrısı varsa, baş ağrısı hep aynı bölgede oluyorsa ve tedaviye rağmen düzelmeyen baş ağrıları varsa muhakkak Nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Baş ağrıları iki grup altında incelenmektedir; Birincil baş ağrıları ( Migren, Gerilim ve Küme baş ağrıları v.b) ve ikincil baş ağrıları; bu grup baş ağrıları daha tehlikeli olup önemli baş ağrısı nedenleridir. İkincil baş ağrıları; öncelikle erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde ölüm veya ciddi kalıcı sakatlıklara neden olmaktadır.

Migren

Migren tipi baş ağrılarında ağrının genelde ilaçsız 4 saatten fazla sürmesi, tek taraflı olması, zonklayıcı vasıfta olması, atak sırasında sıklıkla ışıktan, sesten rahatsızlık, merdiven çıkması gibi fiziksel eylemlerle ağrıda artış, ağrıya sıklıkla bulantı veya kusmanın eşlik etmesi ağrının orta şiddette veya şiddetli olmasıdır. Genelde stres, uykusuzluk, açlık, kafeinli yiyecek ve içecek tüketmek migren ataklarını arttıran sebepler arasında yer almaktadır.

Tanı:
İlk tanı hastanın ağrısını anlatmasıyla konur. Sonraki aşamada tahlil (kan tahlilleri vs.), tetkik (beyin, boyun mrg ) istenerek tanı kesinleştirilir.

Tedavi:
Baş ağrısı ataklardan korunmaya yönelik profilaktik veya önleyici/koruyucu ilaç tedavileri ile sağlanır.

Profilaktik tedavi belirli bir süre düzenli ilaç kullanarak ağrı sıklığını ve şiddetini azaltmaya yöneliktir. Bu tedavi her hasta için aynı şablonun uygulanmadığı, her hastaya özel olarak karar verilmesi gereken bir tedavi şeklidir.

Baş Dönmesi

Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde baş dönmesi şikayeti ile karşılaşır. Vertigo olarak da adlandırılan baş dönmesi ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılır. Her taraf dönüyor, başımı tutamıyorum, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum gibi. Baş dönmesi iç kulaktaki bir hastalığa bağlı olabileceği gibi beyin damar hastalığı, MS, beyin tümörü, boyun kemiklerinde kireçlenme gibi hastalıklarla da ilişkili olabilir.

Baş dönmesi çoğu zaman birçok organı tutan bir boyutu olduğu düşünülerek, bu konu ile ilgilenen merkezlerden birçok teknolojik cihazdan yararlanılarak,

  • Odyometrik testler
  • Rutin biyokimya
  • MR (servikal, beyin)
  • Boyun doppler
  • Ultrasonografi
  • vhit vs testlerin yapılması tanı koymada yardımcı etkenler olacaktır.

Bu hastalıklara yönelik özel tedaviler uygulanır.

Tedavi: Baş dönmesinde tedavi atak şiddetine göre belirlenir. Eğer çok şiddetli hasta ayakta duramayacak kadar kötüyse ilk olarak medikal tedavi uygulanır. Sonrasında ilaç tedavisiyle devam edilir. Hastanın şikâyetleri 4-5 güne kadar rahatlamış olur.

Baş ağrısı için nelere dikkat edilmeli?

  • Öncelikle kişinin hayatında daha önceleri hiç yaşamadığı çok şiddetli baş ağrısı ortaya çıkarsa, ağrı enseden başlayıp başın ön kısmına doğru yayılıyorsa vakit geçirmeden nörolojik bilimler hekimine başvurulmalıdır.
  • Baş ağrısı özellikle bulantı, kusma ve çift görme gibi şikâyetlerle birlikte oluyorsa nörolojik bilimler hekimine başvurulmalıdır.
  • İleri yaşlarda düşme veya yaralanma sonrası hafif kafa travması sonrası baş ağrısı olanlar zaman zaman bilinç bulanıklığı gösterenler nörolojik bilimler hekimine başvurmalıdır.
  • Kendisinde sinüzit olduğunu bilen bir birey baş ağrılarının tipi ve yayılımı değiştiğinde nörolojik bilimler hekimine başvurmalıdır.
  • Yüksek tansiyonu olduğu bilinen kişi verilen tansiyon düşürücü ilaçları düzenli kullanmalı ve kan basıncı normalleştirilmelidir.

Ekibimiz

Yrd. Doç. Dr. Haluk Gümüş (Nöroloji)

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Büyükgöl (Nöroloji)

Bizimle İletişime Geçin