Medicana Bülten | Şubat 2020

Genellikle hareketsiz çalışan bireyleri tehdit eden hastalık sıklığı tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artış göstermektedir. Hareketsiz yaşam tarzı, “ayaküstü atıştırma” yani fast food alışkanlığı, sigara kullanımı ve özellikle stres, sendromun giderek daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yüzden sendrom için “Yeni Dünya Sendromu” adı da önerilmektedir. Metabolik sendrom, elma tipi şişmanlık, yüksek tansiyon, şeker metabolizması bozukluğu (hiperinsülinemi) ve lipid metabolizması bozukluğu (kan yağlarında bozukluk) sorunlarından oluşur. Metabolik sendromun temelinde insülin direnci yatar. İnsülin direnci ise vücudun insülin salgılamasına rağmen, insülinin hücre içine girip glukozu taşıyamaması durumudur. İnsülin etkisinin yetersiz olduğu bu durumlarda kanda ve organlarda yağ miktarı artar. Nasıl oluşur? Genetik eğilimi olan kişiler metabolik sendrom gelişimine daha fazla yatkındır. Eğer kişinin ailesinde kilo fazlalığı, tansiyon yüksekliği, kan yağlarında dengesizlik gibi sorunlar varsa ve buna çevresel faktörler de eklenmişse metabolik sendromun gelişmesi kaçınılmazdır. Ne kadar metabolik sendromlu hasta var? Ülkemizde metabolik sendrom görülme oranı; 20-30 yaş arasındaki kişilerde %10 iken, yaş ilerledikçe hızla artarak, 60-70 yaş arasındaki erkeklerde %61’e, kadınlarda ise %75 oranına çıkmaktadır. 40-49 yaş arasındaki kadınlarda hastalık, erkeklere göre beş kat daha fazladır. Metabolik sendrom niçin önemli bir sağlık sorunudur? Metabolik sendrom, temelinde insülin direncinin bulunduğu, şişmanlık, tansiyon yüksekliği, trigliserid (bir tür kan yağı) yüksekliği, HDL-kolesterol (iyi kolesterol) düşüklüğü ve açlık kan şekerinin normal değerlerden yüksek olmasıyla karakterize bir durumdur. İlk olarak erişkinlerde tanımlanmış ve metabolik sendrom olanlarda hem erişkin tip şeker hastalığının hem de kalp/damar hastalıklarının sık olduğu gösterilmiştir. Metabolik Sendrom Nasıl Tanınır? Hastalarda dikkat edilmesi gereken dört önemli belirti: • Bel çevresinde genişleme • Tansiyon yüksekliği • Kolesterol yüksekliği • Kan şekerinde sınırda yükseklik Önceden anlaşılabilir mi? Önceden anlaşılabilir ama bu kişilerin yakınları da risk altındadır. Mesela bu kişilerin yakınlarında daha fazla yüksek tansiyon, şeker, şişmanlık ve kolesterol yüksekliği görülür. Kimler risk altında? Bu dört risk faktöründen biri olan kişiler risk altındadır. Beş faktörden biri var ise mutlaka gerekli tahliller yapılıp diğerleri de araştırılmalıdır. Çünkü bunlar birbirlerini tetikliyor olabilir. Örneğin, şişmanlık arttıkça şeker, tansiyon ve kan yağları da yükselir. Nasıl tedbir alınabilir? Metabolik sendromun hem tedavisinde hem de önlenmesinde en etkili yaklaşım, yaşam biçimi değişikliğidir. Yaşam tarzı değişikliği ise sağlıklı beslenme ve spor yapmayı kapsar. Korunmak için; mutlaka egzersiz yapın, kilonuzu koruyun, test yaptırın (tansiyon, kolesterol, kan şekeri), sigarayı bırakın, alkolü sınırlandırın. Nelere yol açıyor? Metabolik sendromlu kişilerde kalp damar hastalıkları çok sık görülür ve ölüm riski artar. Kan şeker düzeyi diyabet sınırında değilse bile ileride bu hastalığın gelişme riski çok fazladır. Metabolik sendromların komplikasyonlarını kısaca özetleyecek olursak: • İnsülin direnci • Şeker hastalığı • Hipertansiyon • Kanserde artış • Böbrek hastalığında artış • Kan yağlarında bozukluk (dislipidemi) • Şişmanlık (obezite) • Koroner damar hastalığı • Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer yağlanması • Polikistik over sendromu • Damar endoteli bozukluğu • Kan pıhtılaşma eğilimi artışı (hiperkoagülabilite) Nasıl tedavi edilir? • Kilo verilmesi • Fiziksel aktivite • İnsülin direncinin azaltılması • Şişmanlığın tedavisi Önlem alınmadığında, hipertansiyon, insülin direnci, tip 2 diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi tüm olumsuz sonuçlar en geç 7 yıl içinde ortaya çıkar. Yeni Dünya Sendromu: Metabolik Sendrom Hastalığı

RkJQdWJsaXNoZXIy MTE3NTI3