TIBBİ BİRİMLER


+A A-

MEDICANA BURSA Ağız ve Diş Sağlığı


 

DİŞ BEYAZLATMA

 

İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, yüz mimiklerini de kullanarak duygularını açığa vurmak için gülümserler. Dişlerini beğenen herkes gülümserken dişlerini göstermek ister. Her insanın hayali beyaz dişlerlerle rahat bir şekilde gülümsemektir.

 

Diş beyazlatmanın başarılı olabilmesi için öncelikle dişlerinizin neden renklendiğinin bilinmesi gerekir. Başta genetik faktörler olmak üzere, dişlerin gelişimi sırasında kullanılan bazı antibiyorikler, bazı hastlıklar, dişe gelen darbelere bağlı travma, var olan eski restorasyonlar,  sigara kullanımı, renklendirme özelliğine sahip yiyecek ve  içeceklerin tüketilmesi renkleşmeye neden olur.

 

Dişin mine olarak adlandırdığımız en dış tabakası zarar görmüş, diş minesinin mineral yapısı değişmiş, renklenme türü sarımsı değil metalik grimsi ise diş beyazlatma uygulanmamalıdır. Diğer taraftan, dişlerde hassasiyet, ağız yaraları, diş eti hastalığı varsa, aşırı sigara, kahve ve çay tüketiliyorsa diş beyazlatma işlemi başarlı olmamaktadır.

 

Diş beyazlatmak için dünyada en yaygın olarak kullanılan kimyasal madde hidrojen peroksittir. Hidrojen peroksit bir uzman tarafından dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Aksi halde yakıcı bir asit olan bu madde yanlış uygulamalar sonucunda dişe, diş etine, dile, yanağa, dudağa zarar verebilir.

 

Diş beyazlatma evde ve muayehanede olmak üzere iki şekilde uygulanır. 

Hangisinin uygulanacağına ihtiyaca göre doktorunuz karar verir.

Ayrı ayrı veya ikisi birilikte uygulanabilir. Diş beyazlatma süresi renklenmenin nedenine ve şiddetine göre belirlenmelidir.

 

Dışarıda satılan beyazlatma macunlarındaki hidrojen peroksit konsantrasyonu çok düşük olduğu için bazı durumlarda işe yarasa da istenilen sonucun alınması pek mümkün değildir. Hidrojen peroksit ancak belli konsantrasyonlarda, taze hazırlanmış ve belli sürede uygulandığında istenilen sonuç elde edilir.

 

Diş beyazlatma kişiden kişiye değişmekle birlikte hasssasiyete neden olabilir. Beyazlatma sonrasında uygulanan E vitamini ve flor içerikli rahatlatma jelleri uygulanıp birkaç gün içinde geçirmek mümkündür.

Hassasiyet olduğu takdirde tedaviye ara verilmeli, hassasiyet geçtikten sonra ihtiyaca göre ek seans uygulanmalıdır.

 

Dişlerimiz de her organımız gibi bizimle birlikte yaşlanır. Bu süreçte çevresel faktörlerle birlikte dişlerdeki renkleşme zamanla artabilir. Beyazlatma sonrasında dişler eski haline geri dönmez, ancak çevresel faktörlerle birlikte taze hazırlanmış renkleşmeye devam ederler. Fakat beyazlatma sonrası 2 hafta boyunca diş renklenmesine neden olacak alışkanlıklarınıza ara verirseniz dişleriniz uygulanan ilacın etkisinin devam etmesi nedeniyle beyazlamaya devam eder ve dayanıklılık süresi uzar.

ÇOCUKLARDA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI


Süt dişlerinin önemi

Süt dişleri çocukların sürekli dişleri gelene kadar beslenme, konuşma ve estetik açıdan önem taşır. Sürekli dişlere rehber görevi görmeleri nedeniyle süt dişlerinin erken kaybı, sürekli dişlerin yanlış yerde konumlanmasına ve dişlerin boşluğa doğru hareketleri sonucunda çene darlığına neden olabilir. Çene darlığı da dişlerin çapraşık olmasına, bazı dişlerin de gömülü kalmasına neden olabilir.


Çocuğunuzun diş hekimiyle tanışması

Çocuğunuzun diş hekimiyle tanışması ağrı ile oluyorsa, çocuğu muayene etmek çok daha zor olur. Bu nedenle, çocuğunuzu ilk dişinin sürmesi itibariyle altı ay (bu süre çocuğunuzun içinde bulunduğu çürük riski grubuna göre 4-6 ay arasında değişebilir.) aralıklarla diş hekimine kontrole götürmeniz önerilir. Böylece çocuğunuz, diş hekimi korkusu yaşamayacaktır.


Süt Dişlerinin sürmesi

Kalıtsal özelliklere bağlı olarak kişiden kişiye değişmekle birlikte, ilk dişler genellikle 6. ayda alt çenenin orta bölgesinde sürer. Süt dişlerinin sürmesi 33. aya kadar devam eder. Alt ve üst çenede 10’ar adet olmak üzere toplamda 20 adet süt dişi vardır. Ağızdaki süt dişlerinin dönemi, altı yaşında sürekli dişler gelene kadar devam eder. Altı yaşında ilk sürekli dişlerinin gelmesiyle birlikte, çocuğun ağzında sürekli ve süt dişlerinin birlikte bulunduğu karışık dişlenme dönemi başlar. 6-13 yaş arasında devam eder.


Sürekli dişlerin sürmesi

Sürekli dişler, altı yaş itibariyle başlar. Genellikle çocuğunuz, 13 yaşına geldiğinde tüm süt dişleri düşmüş ve 28 adet sürekli dişi sürmüş olur. Üçüncü büyük azı, diğer adıyla 20’lik yaş dişlerinin sürmesi 17 yaşında başlar ve kişiden kişiye değişiklik gösterir.


Çocuklarda ağız bakımı

Ilk dişlerinin sürmesi itibariyle, dişlerin fırçalanmaya başlanması gerekmektedir. Parmak fırça yardımıyla sabah ve akşam yatmadan önce dişler fırçalanır. Fırçaya izin vermeyen bebeklerin dişleri temiz bir tülbent yardımıyla silinmelidir. Her beslenmenin ardından bebeğe içirilen su, ağızda besin artıklarının birikimi önler.

Çocuğunuz tükürmeyi öğrenene kadar, florürsüz diş macunu kullanabilirsiniz. 3-4 yaş itibariyle diş macununun florür içermesi, genç sürekli dişlerin çürüğe karşı dirençli olabilmesi için son derece önemlidir.


Çocukların beslenmesinin diş çürüğüne etkisi

Anne sütü şeker bakımından çok zengindir. Özellikle gece emzirdikten sonra bebeğe su içirilmesi gerekir. Bebekler mümkünse gece beslenmemeli, biberona bal vb. tatlandırıcı eklenmemelidir.

Diş çürüğünün ana nedeni şekerli, asitli, diş ve dişetine kolayca yapışıp kalan besinlerdir. Çocuklarınızı mümkün olduğunca bu tarz besinlerden uzak tutmalısınız. Çocuğunuzun şekerli besin tüketimini günde bire indirebilir, öğün arası yerine öğünlerinden hemen sonra yemeye yöneltebilirsiniz.


Çürük önleyici tedaviler

Fissür Örtücü:

Azı dişleri, üzerinde bulunan fissür adı verdiğimiz çukurlara sahiptir. Sürmesi itibariyle bu çukurlar üzerinde besin birikimi dişin çürümesine zemin hazırlar. Bu dişlere uyguladığımız fissür örtücü dişin çukurcuklarını örterek ince bir katman oluşturur ve üzerinde besin birikimini önler. Ayrıca içeriğindeki florür, dişin minesine bağlanarak diş minesinin güçlenmesini ve çürüğe karşı daha dayanıklı olmasını sağlar.

Yerel Florür Uygulaması:

Yapılan araştırmalarda, Flörür jellerin yılda iki kez tüm dişlere uygulanmasının diş çürüklerini engellemede başarılı bir uygulama olduğu kanıtlanmıştır. Florür, dişin minesindeki kristal yapıya bağlanarak, diş minesini ağızda oluşan asitlere karşı dirençli hale getirir ve ağızdaki çürük yapıcı özellikteki bakterilerle savaşmaya yardımcı olur. Diş minesinin kristal yapısında meydana gelen bozulmayı önler, başlangıç çürüklerinde bozulan bu yapının yeniden onarılmasını kolaylaştırır.


Çocuklarda travmaya bağlı diş kaybı ve diş kırıkları

Çocukların geçirdiği travmalar (düşme, bir yere çarpma vs.) sonucunda özelikle üst çenedeki ön kesici dişler kırılabilir, komple kökü ile birlikte dışarı çıkabilir veya dudağa saplanabilir. Süt dişlerinin yerinden çıkması sonucunda yapılabilecek bir şey yoktur. Çocuk sürekli dişi gelene kadar dişsiz kalacaktır. Travma sonrasında süt dişlerinin altında bulunan sürekli dişlere zarar verip vermediği muhakkak bir hekim tarafından kontrol edilmelidir.

Sürekli dişler sürdükten sonra geçirilen travmalarda ise diş kırığı veya dışarı çıkan dişin tamamı, süt veya tükürük içerisine koyularak diş hekimi muayenesinde birlikte getirilmelidir. Komple çıkan sürekli dişlerin geri takılıp sabitlenmesi mümkün olabilmektedir. Büyük parça halinde kırılan diş parçaları da, dişin restorasyonu yapılırken kullanılarak daha estetik bir görüntünün elde edilmesini sağlar.


Erken Çocukluk Dönemi Çürüğü EÇÇ- Biberon çürüğü

Erken çocukluk dönemi çürükleri, süt dişlerinde 6 yaşından önce gözlenen bir veya daha fazla çürüklü, çürük nedeniyle çekilmiş ya da dolgulu diş yüzeyi varlığı olarak tanımlanmaktadır. Üç yaşından küçük çocuklarda herhangi bir düz yüzey çürüğü bulunmasının, şiddetli erken çocukluk dönemi çürüğü (Ş-EÇÇ) göstergesi olduğu bildirilmektedir. EÇÇ üst süt keserlerle başlar, diğer dişleri de içerecek şekilde hızla yayılır. Çocukların beslenme alışkanlıkları, aşırı şekerli yiyecek tüketimi, gece beslenmesi ve dişlerinin fırçalanmaması EÇÇ’ye neden olmaktadır.

EÇÇ, ağrı, enfeksiyon, zor çiğneme, beslenme bozukluğu, gastrointestinal rahatsızlıklar, kendine saygıyı yitirme gibi durumlara yol açar. EÇÇ’li çocuklarda ağrılı dişler nedeniyle ortaya çıkan beslenme sorunları, enfeksiyon sırasında tüm metabolik hızın artması, bu çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin yavaşlamasına yol açar.


Süt dişlerinin tedavisinin önemi

Çürük dişleri olan çocuklar, dişleri ağrıdığı için yeterli düzeyde yemek yiyemezler, bu nedenle gelişim problemleri yaşarlar.

Genel vücut gelişiminin yanısıra süt dişleri, çenelerin gelişimi için de gereklidir. Çürük ya da dişeti problemi nedeniyle dişleri çekilen çocuklarda çeneler çöker ve yüz yaşlı bir görünüm alır.

Dişler, konuşmak için gereklidir. Özellikle konuşmanın öğrenildiği dönemde ön süt dişlerinin eksik olması f,v,s,z,t harflerinin bir alışkanlık haline gelerek ömür boyu yanlış telaffuz edilmesine neden olacaktır.

Her çocuk gülmeyi sever. Güzel bir gülümseme için ise sağlıklı dişlere ihtiyaç vardır.

Güzel görünmek büyük küçük her insanın en doğal isteğidir. Çürük ya da eksik dişleri olan çocuklar çirkin göründüklerini düşünerek psikolojik rahatsızlık duyarlar.

Süt dişlerinin bir diğer görevi de alttan gelen daimi dişlerin yerini korumaktır.

Bir süt dişi zamanından önce çekilirse yandaki dişler bu boşluğa doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişe yer kalmaz. Bu diş diğerlerini sıkıştırır, sonuç olarak çapraşıklıklar meydana gelir. Süt dişlerinin erken kaybında var olan yeri korumak için yer tutucu yapılması gerekmektedir.

ÇOCUKLAR DİŞ HEKİMİNE NE ZAMAN GİTMELİ?



Günümüzda birçok çocuk ve yetişkinde diş hekimi görülmektedir. Diş hekimi korkusuyla gelen yetişkinlerin fobisi genelde çocukluğunda yaşadığı bir travmayla ilişkilidir. Yani çocuk yaşta yaşanılan travma, diş hekimi fobisi olarak insanı hayat boyu takip edebilir. Bu nedenle çocuğunuzu ilk dişinin sürmesi itibariyle yılda en az 2 defa (bu süre çocuğunuzun içinde bulunduğu çürük riski grubuna göre 3-6 ay arasında değişebilir.) diş hekimine kontrole götürmeniz önerilir. Çocuğun ilk dişleri çıkmaya başladığı andan itibaren, sağlıklı bakılması daha sonrasında diş problemi yaşaması ihtimalini azaltır.


Çocukların diş sağlığı hakkında öncelikli yapılması gereken hem çocukların hem ailelerin ağız bakımını nasıl yapmaları gerektiğine dair bilgilendirilmesidir. Erken dönemde başlayan diş hekimi ziyaretlerinde çürük oluşmaması için koruyucu tedavilere yer verilmelidir. Fissür örtücü ve flor uygulamaları ile hem dişler korunur, hem de basit tedavilerle çocuk hekime alışır. Sonrasında düzenli diş hekimi ziyareti sayesinde çürüklerin erken teşhis ve tedavisini sağlayacaktır. Böylece çocuk diş ağrısı çekmeden tedavi edilmiş olacaktır.


Çocuğa yaklaşım, güvenini kazanmak ve diş sağlığı konusunda bilinçlendirebilmek için onların diliyle iletişim kurulmasını gerektirir. Genellikle ilk seans, çocuğun alışması için sadece çocukla iletişim kurabilmek amacıyla tanışma seansıdır.

Ailenin ilk muayeneye gelmeden önce çocuklara bu konuda yazılmış hikaye kitapları okunması, konu ile ilgili çizgi filmler izletilmesi çocukları ilk deneyimlerine hazırlayabilirler.


İlk muayenede çocuğun tüm dişlerine bakılır. Çocuğun yaşı ve motivasyonuna göre ilk görüşme sadece tanışmayla da geçebilir. Çok korku duyuyorsa ilk birkaç seans çocuğa hiçbir tedavi yapılmadan sadece çocuğun korkusunu yenmeye yönelik konuşmalar ve alıştırmalar yapılır.Tedavi sırasında kullanılacak aletler çocuğa tanıtılır, bu sırada ufak ufak denemler yapılabilir. İlk muayenede canı yanmayan, bilinmezlerden kurtulan ve mutlu ayrılan bir çocuk, daha sonraki randevularına çok daha rahat gelecektir.

DİGİTAL GÜLÜŞ TASARIMI

Digital Gülüş tasarımı gülüşündeki mevcut problemin çeşitli bilgisayar programları aracılığı ile ortadan kaldırılmasıdır. Digital Gülüş Tasarımı size dişlerinize herhangi bir işlem yapılmadan yeni gülüşünüzü görebilme imkanı sağlar. Bu işlemi yaptırmaya karar verdiğinizde ilk randevunuzda sizin çeşitli açılardan profil ve ağız içi fotoğraflarınız alınır. Bu fotoğraflar bilgisayara aktarılır ve “ özel programlar” aracılığı ile dişlerdeki  estetik problemler ortadan kaldırılır. Elde edilen gülüş doktor ve hasta onayını aldıktan sonra 2. randevunuzda özel yazıcılar yardımıyla 3 boyutlu modele dönüştürülür. Bu model ölçüler yardımıyla ağız içine transfer edilir ve size 3 boyutlu olarak yeni gülüşünüzü inceleme imkanı sağlar. 2. onayı da aldıktan sonra artık ağız içi hazırlık aşamasına geçilir. Ağız içi hazırlık aşamasını takiben ölçünüz alınır ve laboratuvara gönderilir. Laboratuvarda 3-4 gün içinde size özel restorasyonlarımız hazırlanır. 3. randevunuzda ise hazırlanan restorasyonlar yaklaşık 30/40 dakika içine özel yapıştırıcılar ile dişlerinize yapıştırılır ve işlem bitirilir.