SAĞLIK REHBERİ


Koroner Kalp Hastalıklarında Risk Faktörleri ve Korunma



Koroner kalp ve damar hastalıklarıyla mücadele konusunda hastalıktan koruyacak risk faktörlerine dikkat etmek önemlidir. Değiştirilemeyen risk faktörleri kalp hastalığı riskini artırırken, değiştirilebilen risk faktörleri ise kontrol altına alındığı taktirde kalp rahatsızlıkları riskini en aza indirmektedir.

Koroner Kalp Hastalıklarında Değiştirilemeyen Risk Faktörleri

Koroner kalp hastalıklarında değiştirilemeyen risk faktörleri, hastanın çeşitli nesnel özellikleri üzerinden belirlenir. Bu faktörler sonradan değiştirilemediği için tedavi edilemez. Dolayısıyla değiştirilemeyen risk faktörlerine sahip kişiler, hayat şartlarını uygun koşullara göre düzenlemek zorundadır.

Yaş grubu, koroner kalp hastalıklarında sonradan değiştirilemeyen en temel risk faktörüdür. Yapılan araştırmalara göre orta yaşların sonlarına doğru kişinin koroner kalp rahatsızlığına yakalanma ihtimali yükselmektedir. Yaş aralığı ise kadınlarda 55 yaş, erkeklerde 45 yaş üstü olarak sayılmaktadır. Öte yandan kadınların menopoz dönemine erken girmesi de kalıtsal olarak koroner kalp hastalığı riskini artırmaktadır.

Cinsiyet durumu da değiştirilemeyen risk faktörleri arasında yer almaktadır. Koroner kalp hastalıklarına yakalanan erkek sayısı, istatistiksel olarak kadınlardan daha fazladır. Menopoz dönemi olarak nitelendirilen 45 yaş ve üstünde ise erkek ve kadınların kalp hastalıklarına yakalanma yüzdesi eşitlenmektedir.

Koroner kalp hastalıklarında en çok dikkat edilmesi gereken unsur ise hasta hikayesidir. Anne ya da baba tarafında geçmişte yaşanan koroner kalp hastalığının kalıtsal olarak çocuklara geçme riski bulunmaktadır. Birinci derece erkek yakınlarda 55 yaş, kadın yakınlarda ise 65 yaş altında geçirilen kalp krizi ya da buna bağlı ölümlerde bu risk daha da artmaktadır. Dolayısıyla check-up gibi düzenli muayene yapılması, değiştirilemeyen risk faktörlerinde erken müdahale için hayati nitelik taşımaktadır.

Koroner Kalp Hastalıklarında Değiştirilebilen Risk Faktörleri

Koroner kalp hastalıklarında doğuştan gelen özellikler haricinde sonradan oluşabilecek risk faktörleri de bulunmaktadır. Bu risk faktörleri koroner kalp ve damar hastalığı riskini artırabileceği gibi sağlık açısından başka sıkıntıları da tetikleyebilir.

Sigara ve tütün mamulleri kullanımının kalp hastalıklarına davet çıkardığı, uzmanlar tarafından yıllardır dile getiriliyor. Yapılan araştırmalar sonucu günde 1 paket sigara kullanımının normal bir kişiye kıyasla kalp krizini 3 kat artırdığı bildirilmektedir. Sigara kullanımının bırakılması durumunda ise mevcut olan kalp hastalıkları riski %30’a varan oranlarda azalmaktadır. Dolayısıyla sigara içmemek kadar sigara içmeyi bırakmak da risk faktörünü azaltan önemli bir etkendir.

Koroner kalp hastalıklarında kontrol altına alınabilen bir diğer risk faktörü ise hipertansiyondur. Yüksek tansiyon ve kan basıncı şikayetine sahip kişilerin kalp koroner kalp hastalığına yakalanma riski, sağlıklı bir bireye kıyasla iki kat daha fazladır. Bu nedenden dolayı hipertansiyon ihtimaline karşı gereken tedbirlerin alınması damar tıkanıklığı gibi olumsuz durumların da önüne geçecektir.

Yüksek doymuş yağ tüketiminden kaynaklanan kolesterol, uzun vadede koroner kalp hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır. Damar tıkanıklığına neden olan kolesterol rahatsızlığı, tedbir alınmadığı durumlarda kalp krizine varan sonuçlar doğurmaktadır.

Tıp literatüründe diyabet olarak tanımlanan şeker hastalığı da koroner kalp hastalıklarında değiştirilebilen risk faktörleri arasında bulunmaktadır. Şeker hastalığı varsa insülin gibi tedaviler ile kontrol altında tutulması, yoksa da yaşam tarzını buna göre düzenlemek kalp sağlığını da koruyacaktır.

Günümüzün en büyük şikayetlerinden obezite, yukarıdaki pek çok faktörü tetikleyerek koroner kalp hastalıklarına neden olmaktadır. Şeker hastalığı, hipertansiyon ve kolesterol gibi hastalıkları tetikleyen obeziteye yakalanmamak, kalp ve damar sağlığını da korumaktadır.

Koroner Kalp Hastalıklarından Nasıl Korunulur?

Koroner kalp hastalıklarından uzak durmanın en temel koşulu, fiziksel ve mental açıdan dikkatli olmaktan geçmektedir. Doymuş yağa sahip gıdalardan uzak durarak kolesterol ve damar hastalıkları riskini en aza indirebilirsiniz. Ayrıca sağlıklı gıdalar tüketerek ve dengeli beslenerek kilonuzu kontrol altına alabilirsiniz.

Yemek düzeninin yanı sıra formunuza dikkat etmek de kalp hastalıklarının önüne geçmektedir. Yaşınıza uygun bir tempo ile spor takvimi oluşturmanız hem vücut sağlığı hem de kalp sağlığı açısından avantaj yaratacaktır. Eğer spor takvimi oluşturmakta zorlanıyorsanız, hafif tempolu yürüyüş yaparak başlangıç yapabilirsiniz.

Düzenli olarak check-up yaptırmak ya da sağlık taramasından geçmek ise kalp hastalıklarının erken teşhis ve tanısında önemlidir. Yukarıdaki bütün koşullara dikkat edilmesi durumunda bile kalıtsal bir rahatsızlık, kalp hastalığını doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla en az yılda 1 defa olmak kaydıyla detaylı bir sağlık kontrolü geçirilmesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

Op. Dr.
Ülkü Yıldız
Kalp ve Damar Cerrahisi
MEDICANA BURSA
Profili Gör
Oluşturma: 10.11.2020 01:07
Son Güncelleme: 10.11.2020 01:07
Oluşturan: Ülkü Yıldız
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri