Disleksi

Disleksi



İnsan vücudu oldukça karmaşık yapı ve sistemlerden meydana gelen bir düzene sahiptir. Bazı kişilerde, bu mekanizmalardaki farklı işleyişler nedeniyle özel durumlar ortaya çıkabilir. Bu durum sık rastlanılsa da, toplumda bu özel durumlar hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olunmadığı görülmektedir. Bahsedilen bu özel durumlardan biri de disleksidir.

Disleksi Nedir?

Disleksi; çocuklukta veya yetişkinlikte bireylerin öğrenmede zorluk yaşamasına yol açan özel bir bilişsel durumdur. Dislekside; kişiler kelimeleri hecelere ve harflere bölerek seslendirmede zorluk yaşayabilir, yazılanları seslere dökemeyebilir ve bunların sonucunda yazmayı öğrenmede güçlük, yavaş yazma ve okumada zorlanma gibi çeşitli problemlerle karşılaşabilir.

Disleksi, öğrenme bozuklukları arasında genellikle okuma güçlüğü olarak bilinir. Çoğunlukla okuma ve yazmanın öğrenildiği çocukluk yıllarında tespit edilir. Bununla beraber, disleksi bireye göre farklı derecelerde geliştiği ve farklı belirtilere yol açtığı için, kimi durumlarda tespiti atlanabilir veya yanlış tanılar nedeniyle başka sorunlarla ilişkilendirilebilir.

Disleksi ile ilgili yanlış bilinen bir diğer nokta ise disleksinin zekâ ile olan ilişkisidir. Disleksik kişilerde herhangi bir zekâ sorunu veya zekâ geriliği mevcut değildir. Aynı şekilde, disleksik kişilerde toplumun geri kalanına göre göz hastalıkları sıklığında bir artış söz konusu değildir. Dislekside ortaya çıkan okuma ile ilgili sorunlar görme problemlerinden kaynaklanmamaktadır.

Disleksi, beyindeki dil öğreniminden sorumlu alanları etkileyen nörobiyolojik bir problemden kaynaklanır. Her ne kadar organik temelde gelişen bir sağlık sorunu olsa da, tanısı herhangi bir laboratuvar veya görüntüleme tetkiki sonucu ile konulamaz. Disleksi tanısı için çeşitli nörolojik muayene yöntemlerinden ve okuma-yazma bazlı geliştirilen birtakım testlerden yararlanılır.

Disleksi Neden Olur?

Disleksinin gelişmesinde etken olan sebepler tam olarak bilinmemektedir. Bununla beraber, yürütülen bazı araştırmalar çerçevesinde çeşitli etkenler belirlenmiştir. Bu bağlamda disleksik çocuklarda; beynin sol ve sağ yarımkürelerini bağlayan korpus kallosum dokusunda ve sol yarımküresine ait dil öğrenimi ile ilişkili bölgelerde farklı yapılanmalar tespit edilmiştir.

Çalışmalar, disleksik bireylerde toplumdaki diğer kişilerden farklı genetik yapıların yer aldığını da ortaya koymuştur. Disleksi ile ilişkili kabul edilen çeşitli genler tanımlanmıştır. Bu doğrultuda yapılan bir diğer tespit ise disleksisi olan anne-babaların çocuklarında, toplumun geri kalanına göre daha yüksek oranda disleksi gelişme riskinin bulunmasıdır. Bu anlamda disleksi, kalıtımsal bir rahatsızlık olarak da kabul edilebilir.

Disleksinin Belirtileri Nelerdir?

Disleksi belirtileri; hastanın yaşına, eğitim seviyesine ve bireyde ortaya çıkan şiddetine göre değişkenlik gösterebilir. Bununla birlikte, aşağıdaki belirtiler disleksik kişilerde sıklıkla gözlemlenir:

  • Disleksiye ait ilk belirtiler, çocuklarda seslerin çıkarılmaya başlandığı 1-2 yaşta görülür. Bu bağlamda, 15 aya kadar ilk kelimelerini söylemeyen veya 2 yaşına kadar ilk cümlelerini kuramayan çocuklarda disleksi gelişme riski yüksektir. Fakat kelime söylemede gecikme, her disleksi hastasında görülen bir belirti değildir. Bu gecikme aynı zamanda her zaman disleksiye işaret etmez.
  • Okuma-yazma eğitimi esnasında alfabenin harflerinin öğrenilmesi veya hatırlanmasında zorluk görülebilir; kelimelerin seslendirilmesinde ve hecelenmesinde yanlışlıklar fark edilir.
  • Okul çağındaki çocuklarda; kelimelerin öğrenilmesinde zorlukla beraber, öğrenilen kelimelerin telaffuzunda sık sık yanlışlıklar izlenebilir. Kelimenin içinde yer almayan seslerin telaffuz edilmesi, okumada zorluk, basit kelimelerin okunması ve yazılmasında güçlük görülebilir.
  • Çocuk büyüdükçe disleksi belirtileri değişkenlik gösterebilir. Daha büyük çocuklarda yavaş okuma, kötü okuma, konuşma dilinde sık sık “ııı, şey, falan” gibi boşluk dolduran kelimelerin kullanılması, okula ilgi ve isteğin azalması, okul performansında düşüklük, benzer telaffuza sahip kelimelerin söylenmesinde zorluk, sorulara cevap vermede veya konuşmada güçlük yaşama, kötü el yazısı, öğrenilen bazı bilgilerin hatırlanmasında güçlük gibi belirtiler görülebilir.
  • Yetişkinlik döneminde ise çocukluk çağı boyunca okuma ve konuşmayla ilgili sorunların yaşanmasına bağlı olarak okumaya ilginin azalması, yüksek sesle okumaktan kaçınma; espri gibi belirli bilişsel beceri gerektiren ifadeleri anlamada zorluk, organizasyon ve analitik becerilerinde aksaklık, matematik işlemlerinde problemler yaşama, unutkanlık gibi sorunlar izlenebilir.


Disleksinin Tedavisinde Neler Yapılır?

Disleksi ile mücadele, genel olarak bireyin yaşına ve disleksinin şiddetine göre değişkenlik gösterebilir. Disleksinin giderilmesini sağlayan herhangi bir ilaç tedavisi yoktur. Disleksi tedavisinde temel yaklaşım erken dönemde uygun eğitimin verilmesidir. Özellikle çocukluk çağında erken dönemde tanınan dislekside, erken tedavi oldukça tatmin edici sonuçlar sağlamaktadır. Bu nedenle, disleksiden şüphelenildiğinde uzman bir hekim tarafından değerlendirilmek üzere bir sağlık kuruluşuna başvurmak ve erkenden tedaviye başlamak oldukça önemlidir.

Çocukluk döneminde disleksinin giderilmesi için eğitsel terapi kapsamında seslendirme rehabilitasyonu uygulanır. Bu anlamda çocuklara seslendirme ile alakalı farkındalık kazandırılmaya çalışılır ve yanlış telaffuz edilen kelimelerin doğrusu öğretilir. Tane tane ve sesli okumaların yapılması, doğru fonasyonun öğretilmesi adına faydalıdır.

Yetişkinlerde disleksi varlığında fonasyonun doğru öğrenilmesi güç olduğundan, tedavide asıl amaç hayat kalitesinin artırılmasıdır. Buna yönelik olarak; iş yerinde yazılı yönergeler yerine sözlü yönergelerin tercih edilmesi, eğitim faaliyetlerinde farklı öğrenme metotlarının kullanılması, toplantılarda ses kaydı alınıp sonradan dinlenerek öğrenilmesi suretiyle önemli bilgi ve verilerin korunması, teknolojik cihazlarda yazma sorununun önüne geçmek için sesli yazma uygulamalarından faydalanılması gibi yöntemler, yetişkin bir disleksik bireyin günlük hayatını kolaylaştırabilir.

Psikolog
Selin Küçük
Psikoloji
MEDICANA KADIKÖY
Profili Gör
Oluşturma: 22.05.2024 10:23
Son Güncelleme: 22.05.2024 10:23
Oluşturan: Selin Küçük
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri