TIBBİ BİRİMLER


+A A-

MEDICANA SİVAS Üroloji

Üroloji böbrekler, idrar kanalları, mesane, prostat bezi, meni kanalları, idrar borusu, testislerde yaşanan her türlü rahatsızlığın tanı ve tedavisini içerir. Çocuk ürolojisi, doğumsal böbrek anomalileri, böbrek reflüsü(böbreğe idrar kaçması), peygamber sünneti(hipospadias), çocukta idrar yapma ve kaçırma problemlerinin teşhisi ve tedavisi üzerine çalışır.

Üroonkolojik Operasyonlar

Medicana Sivas Hastanesi’nde Profesör ve Uzman kadro ile Endoskopik tümör rezeksyionları, Radikal Prostatektomi, Radikal Sistektomi + üriner diversiyon, Radikal Nefrektomi, sürrenalektomi,Radikal Nefroüreterektomi operasyonları yapılmaktadır. 

Üriner Sistem Taş Cerrahisi

Üriner sistem endoskopik taş operasyonları, perkütan nefrolitotripsi operasyonu ( pediyatrik, erişkin ), retrograt intra renal cerrahi ile laser litotripsi operasyonları ve açık taş cerrahisi gerçekleştirilmektedir. 

Pediyatrik Ürolojik Cerrahiler

Çocuk ürolojisi alanında pediyatrik taş cerrahisi ( endoskopik üreter taşları , intrarenal ) hipospadias (peygamber sünneti), inmemiş testis, sünnet, VUR için endoskopik ve açık operasyonlar, doğumsal böbrek anomalileri operasyonları yapılmaktadır.

Kadın Ürolojik Operasyonları

Kadınların ürolojik sağlık problemlerine, sitres inkontinans cerrahileri ( TOT, Burch,  enjeksiyon tedavileri, ) , pelvik organ prolapsusu için rekonstriktif cerrahiler, veziko vaginal fistül operasyonu ile hizmet verilmektedir.

Prostat Operasyonları

Erkeklerde sıkça görülen prostat sorunlarına yönelik trans üretral prostat operasyonu (TUR-P), trans üretral mesane boynu insizyonu, açık prostatektomi operasyonu yapılmaktadır.

Üretral, Penil ve İnfertilite Cerrahileri

Mikro TESE, 
TESA, 
PESA, 
Mikro varikoselektomi, 
vazektomi, 
üretroplasti, 
internal üretrotomi, 
üretral injeksiyonlar,  
penil plikasyon ve dorsal ven ligasyonları, 
kurvatür ve fraktür operasyonlar, 
üretral stent yerleştirilmesi

Bening Prostat Hiperplazisi

Erkek üreme sisteminin bir parçası olan prostat, idrar torbasının hemen altında yer almaktadır. İdrar yolunu çepeçevre saran, kestane şeklindeki bu organın tabanı yukarıda tepesi aşağıdadır. Erkeklerde yaşın ilerlemesiyle birlikte prostat büyümesi görülür ve prostat büyümesi iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılır. İdrar çapında azalma, idrar akımın yavaşlaması, sık idrara çıkma, idrarın kesik gelmesi, idrara başlamada zorlanma ve gecikme, gece sık idrara çıkmak prostat büyümesinin ilk belirtileridir. Uygulanan ilaç tedavisinde alfablokerlar, fosfodiesteraz tip 5 inhibitörleri, bitkisel kaynaklı ilaçlar, 5- alfa redüktaz inhibitörler kullanılır.

Prostat hastalıklarının tedavisinde uygulanan ilaç tedavisi hastanın yaşam kalitesini iyileştirmediği takdirde çeşitli minimal invaziv tedavi yöntemleri  olan transüretral mikrodalga termoterapisi, elektrovaporizasyon, radyofrekans ile iğne ablasyonu, transüretral insizyon, botulinum enjeksiyonları, prostatik stent uygulamaları yerini  uzun dönemde sonuçları ve etkinlik açısından en etkin yöntemler olan transüretral prostat rezeksiyonu (TURP), plazma kinetik transüretral prostat rezeksiyonu ve lazer prostatektomi girişimlerine  bırakmıştır. Çok büyük prostat ve ek hastalık durumunda açık prostatektomi uygulanmaktadır. TURP ve plazmakinetik uygulamaları geçmiş yıllardan bu yana uygulanmaktadır ve başarı sonuçlar ile kendini kanıtlamış kapalı ameliyat yöntemleridir. Bu tedavi yönteminde idrar kanalından girilerek monopolar veya bipolar elektrik enerjisi ile prostat kesilerek çıkarılır.

Son teknoloji Plazmakinetik TUR-P operasyonu prostatektomide diğer yöntemlere göre büyük avantajlar sağlamıştır.  Bu yöntemde serum fizyolojik kullanıldığı için su zehirlenmesi riski bulunmamakla birlikte kısıtlı sürede gerçekleşmediği için büyük prostatlara uygulanabilmektedir. Plazmakinetik TUR-P’de kanama riski daha azdır ve bipolar elektrik enerjisi sadece dokunduğu yeri kestiği için çevre dokulara zarar vermez. Bu sayede hastalarda operasyon sonrasında iktidarsızlık şikayeti daha az görülmektedir. Bu operasyon kalp pili olan hastalara da uygulanabilmektedir.

Üriner Sistem Taşları

Üriner sistem taşları erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir. Ürüner sistemde taş problemi yaşayan ve taş düşüren hastalarda 5 yıl içinde tekrar taş oluşma ihtimali %50’dir. Üriner sistemde taş oluşumu genetik faktörlere de bağlıdır ve ailesinde taş hikayesi olanlarda taş hastalığı görülme ihtimali iki kat daha fazladır. Üriner sistemde taş oluşumuna karşı yazın günde 2,5, kışın 1,5 litre su içilmelidir. Hareket taş oluşum riskini azalttığı için egzersiz yapılması taş oluşumuna karşı önemlidir. Taş oluşum riskini artıran faktörlerden biri de obezitedir ve kilo kontrolünü sağlamak gerekir. Böbrek taşları böbrek anomalilerinden de kaynaklanabilir. Böbrek taşı tedavi edilmemesi durumunda böbrek kaybına neden olabilir. Bu sebeple dikkate alınmalı ve hekim tarafından uygun görülen tedavi planına uyularak tedavi edilmelidir.

Retrograt  Intrarenal Cerrahi (Flexible Üreteroskop)

Üriner sistemde yer alan taşların tedavisinde en az yan etki ile hastayı taştan kurtarmak amaçlanmaktadır.  Teknolojik alanda yaşanan gelişmeler sayesinde böbrek ve üreter taşları endoskopik cerrahi operasyonla tedavi edilebiliyor.

En son teknoloji ise kıvrılıp bükülebilen üreteroskop ve lazer kullanılarak, idrar kanalından üreter ve böbrek içine girilerek yapılan operasyondur ve buna Retrograt Intra Renal Cerrahi denilmektedir. Bu sistem minimal invaziv bir yöntemdir ve İbn-i Sina adı verilen robot eşliğinde bu yöntemin uygulanması büyük taşların kısa sürede yok edilmesini sağlamıştır. Bu yöntem, kan sulandırıcı kullanan, kanam riski olan, aşırı kilolu, kas veya iskelet sistemi bozukluğu bulunan hastalarda, 3 cm’den küçük böbrek taşlarında, ses dalgaları ile taş kırma olan (ESWL) tedavisi ile kırılamayan böbrek taşlarının tedavisinde güvenle uygulanmaktadır. 

Perkutan Nefrolitotripsi

Perkutan nefrolitotripsi 3 cm’den büyük böbrek taşlarının alınabilmesi uygulanabilmektedir. Bu yöntem sadece gebe ve kanama problemi olan hastalara uygulanamamaktadır. Bu yöntem ile en sert taşlar çok rahat kırılabilir ve ayrıca çok kısa sürede tamamlanır.

İdrar Kaçırma (İnkontinans)

Genellikle orta yaşlı bayanlar ve ileri yaş grubu hastalarda sıkça görülen bir rahatsızlık olan idrar kaçırma ikiye ayrılır. Bunlardan stres inkontinans aksırma, öksürme gibi karın içinde basıncın artmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Urginginkontinans ise sıkışma tarzında idrar kaçırmadır. Mikstinkontinans ise her ikisinin bir arada olduğu idrar kaçırma problemidir. Stres inkontinans yaşayan hastalar bu rahatsızlığı sosyal bir problem olarak gördüğü için ve yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görmesinden dolayı hekime başvurmamaktadır.

Menopoz sonrasında, fazla doğum ve zor doğum yapan bayanlarda sıklığı artmaktadır. Kadınların %25’i hayatlarının herhangi bir döneminde inkontinans yaşamaktadır. Bu hastaların %70’i ise hekime başka sebepler başvurmakta ve yapılan muayene sırasında hastalığın teşhisi koyulmaktadır.

Stres inkontinans farklı yöntemlerle tedavi edilebilir. Biofeedback, kasık kaslarının güçlendirilmesi, menapozda hormon ve elektrikle uyarma yöntemi ameliyat öncesi başvurulan tedavi yöntemleridir. Cerrahi operasyon, kısa süreli anestezi altında güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ameliyatın başarısı 5 yılda %85 oranındadır ve sonrasında hastaya bir gün sonra takılır. 

Tedavi Yöntemleri

Stres İnkontinans tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ameliyat öncesi tedavi yöntemleri; bio feedbock, kasık kaslarının güçlendirilmesi, menapozda hormon ve elektrikle uyarma (stimülasyon) dır. Ameliyatın komplikasyonları çok nadirdir. Bunlar arasında, idrar borusunda yaralanma, mesane yaralanmaları ve operasyon sonrası uzun süreli geçici sonda takılması görülebilir.

Ameliyat kolay güvenilir bir şekilde kısa süreli anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyatlar mesane boynu veya üretrayı stabilize (Sabitleyan) eden TOT (Trans Obturatuar Tape),  Vaginal Sling , TVT  gibi yöntemlerdir. Başarı oranı 5 yılda %85´dir. İşlem sonrası, sonda maksimum 1 gün süreyle takılır. Hasta idrar yaptıktan sonra taburcu edilir.