TIBBİ BİRİMLER


+A A-

MEDICANA AVCILAR Uyku Laboratuvarı

Uyku Bozuklukları ve Uyku Laboratuvarı

Sağlıklı bir yaşamın en önemli etkenlerinden biri olan uyku, gündüz yıpranan vücudun gece boyunca yeniden yapılanmasını sağlamaktadır. Hayatın üçte birinin uyku da geçtiği göz önüne alınırsa kaliteli ve sağlıklı bir uykunun önemi daha fazla ortaya çıkmaktadır. 80’den fazla uyku bozukluğu bulunmaktadır:

    Horlama ve uyku apnesi

    Uyum bozukluğuna bağlı uykusuzluk

    Kronik uykusuzluk

    Öğrenilmiş uykusuzluk

    Huzursuz bacak sendromu

    Gündüz aşırı uyku hali

    Uyurgezerlik

en sık rastlanan uyku bozuklukları arasındadır.

Uyku bozukluklarının çoğu yaşam kalitesinin ve sağlığın bozulmasına neden olurken, trafik ya da mesleki kazalara da yol açabilmektedir.

Uyku Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Uykuda yan odadan duyulabilecek kadar şiddetli horlama,horlama esnasında solunum durması, sabah yorgun uyanma,gün içinde halsizlik ve karşı konulamaz uyku eğilimi,  uyku bozukluklarının en sık belirtileri arasındadır.

    Haftada 2 veya daha fazla uykuya dalmakta güçlük çekenler

    Yatma saatine yakın veya yatakta bacaklarda huzursuzluk hissedenler ve uyurken bacaklarını hareket ettirmek zorunda kalanlar

    Uyumaya rağmen sürekli yorgun ve uykulu olanlar

    Gece aşırı terleyen  ve sık idrara çıkanlar

    Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyananlar

    Gün içinde uyuyakalanlar

uyku bozuklukları bakımından mutlaka kontrol edilmelidir.


Uyku Bozuklukları Uyku Laboratuvarında Teşhis Edilir

Uyku laboratuvarı, uyku bozukluğu yaşayan hastanın uyku ile ilgili kaydedilebilir tüm verilerinin bilgisayara kaydedildiği yerdir. Hasta hastanede özel bir odada kalır ve gece uykusundayken, “polisomnografi” denilen uyku testine tabi tutularak, uykusu kayıt altına alınır. Uyku laboratuvarında hastanın konforunun sağlanması gerekir.  Tuvalet ve banyo odanın içinde bulunmalıdır. Hastanın uyku düzenini ve yapılan tetkikleri inceleyen teknisyenlerin bulunduğu teknik gözlem odası ile hasta uyku odası arasında hastanın ihtiyacı olduğunda yardımcı olunabilmesi için yakın yerleşimli planlanır.

Uyku testi (Polisomnografi),hastanın uyku sırasında yaşadığı normal ve anormal durumların kayıt altına alınmasıdır. Test sırasında hastanın ağız ve burundan hava akışı,nefes alıp verirken göğüs ve karın hareketleri,uykuda solunum durması ve oranı,kan oksijen seviyesi,beyin dalgaları ve uyku evreleri,göz hareketleri,kas tonusu,istemsiz bacak hareketleri,kalp ritmi tüm gece boyunca  kayıt edilmektedir.

Uyku testi sırasında elde edilen kayıtlar daha sonra incelenerek hastanın uyku yapısı ve uykuda yaşanan patolojik durumlar tespit edilir.

Uyku Apnesi

Obstrüktif uyku-apne sendromu ya da kısaca uyku apnesi denilen tablonun en önemli belirtisi uykuda ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir.

Uyku apnesinin görülme sıklığı %1-4 olsa da, diyabet hastalığının %3, astım sıklığının yaklaşık %5 olduğu düşünülürse ne kadar önemli bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Uyku Apnesi Kimlerde Daha Sık Görülür?

Erkeklerde 40-65 yaş aralığında ve menopoz dönemindeki kadınlarda daha sık görülür.En önemli risk faktörü obezitedir.

Küçük çene kemiği, küçük dil büyüklüğü, iri bademcik, sarkık yumuşak damak, nazal polipozis(burun eti) ,adenoid vejetasyonları(geniz eti) olanlarda daha sık görülebilir.Kısa ve kalın ensesi olanlarda,sigara içenlerde çok sık rastlanır.

Akşamları düzenli olarak alkol veya uyku ilacı kullanımının riski arttırdığı gözlemlenmiştir.

Uyku Apnesi Nasıl Oluşur?

Normalde üst solunum yollarını kontrol eden kaslar (boğaz ve gırtlağı çevreleyen kaslar) uyku esnasında gevşerler. Eğer bu gevşeme çok fazla olursa üst solunum yolları daralır ve solunum esnasında giren çıkan havanın titreşimleriyle horlama sesleri oluşur. Bazen de hava yolu uykuda tam tıkanır ve solunum geçici olarak kesilir. Bu durumuna “apne” adı verilir. Solunum durması (apne) olayında nefesin en az 10 saniye kesilmesi ve nefes durmalarının saatte en az 5 defa tekrarlaması “uyku apnesi hastalığı” olarak adlandırılır.

Hastalar uykularında tekrarlayan nefes durmalarıyla adeta boğulurcasına uyumaya çabalarlar. Her bir apne esnasında, oksijen seviyesi düşer, beyin ve kalp dokuları olumsuz etkilenir.

Solunum durmalarının sayısı ve süresi hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Solunum durmaları 10 saniyeden 1-2 dakikaya kadar uzayabilmektedir.Sayısı da gecede 15-20 den 400-500 e kadar değişmektedir. Saatte 60-70 kez tekrarlayan 15-20 saniye süreli solunum durmaları hastalığın ciddi olarak ilerlemiş olduğunu gösterir.

Solunum durmalarına normalde % 95 olan oksijen düzeyinden %50 ye varan düşmeler eşlik eder.Uyku kalitesi de olumsuz etkilenir.Öyle ki,hasta her solunum durmasının ardından 5-10 saniye süreyle uyanmakta, daha doğrusu ancak uyanarak solunum durmasını sonlandırabilmektedir. Bu kısa süreli uyanıklıklar hasta tarafından hissedilmemekte, uyku süreklilik kazanmadığından uykunun asıl dinlendirici olan derin dönemlerine ulaşılması mümkün olamamaktadır. Böylece hasta farkında olmadan kalitesiz, yüzeysel ve kısa süreli uyanıklıklarla bölünmüş bir uyku uyumaktadır.

Uyku Apnesinin Sonuçları Nedir?

Hasta gece boyunca 1-2 kez, bazen daha sık idrar yapma ihtiyacı duyar,

Gece boyunca özellikle baş-boyun bölgeleri aşırı terler,

Sabah kalktığında kendini yorgun ve uykulu hisseder,

Yorgunluk bütün gün devam etmekte, hastaların çoğu gündüz fırsat buldukça uyumaktadır,

Hastaların gündüz uykululukları, sosyal ve iş verimliliklerinin düşmesine, isteksiz, gergin ve sıkıntılı olmalarına yol açar,

Gündüz uykululuğun trafik kazaların 7-8 kat artmasına  neden olduğu gösterilmiştir,

Uzun dönemde obstrüktif uyku-apne sendromu, yüksek tansiyon, ritim bozuklukları, kalp krizi, beyin damar tıkanıkları, şeker hastalığı,obezite ve uykuda ani ölümler gibi  ciddi problemlere yol açmaktadır.

Uyku Apnesinin Belirtilerini Kendinizde Test Edebilirsiniz

Şiddetli horluyor musunuz?

Nefesinizin durduğu ya da iç çekme şeklinde düzensiz soluduğunuz eşinizin dikkatini çekti mi?

Genellikle sabah yataktan yorgun mu kalkıyorsunuz?

Gün içinde kendinizi aşırı yorgun, uykulu hissediyor musunuz?

Enerjiniz ve motivasyonunuz, iş veriminiz azaldı mı?

Cinsel arzularda azalma, isteksizlik oluyor mu ?

Konsantrasyonunuz ve hafızanız zayıfladı mı?

Kilolu musunuz ve kilo verememekten şikayet ediyor musunuz? Bu durumlardan herhangi birine evet diyorsanız , uyku apnesi riskiniz büyük bir oranda var demektir!