TIBBİ BİRİMLER


+A A-

MEDICANA INTERNATIONAL SAMSUN Göğüs Hastalıkları

Solunum Fonksiyon Testi (SFT)

Kliniğimizde basit solunum fonksiyon testi ve reversibiliteli (Bronkodilatör ilaç verildikten sonra test tekrarlanır ve havayolları tarafından ilaca verilen cevap objektif olarak değerlendirilir.)

Solunum fonksiyon testleri, göğüs hastalıkları uzmanlarının en sık başvurduğu tanı yöntemidir. Solunum fonksiyon testleri spiromètre denilen cihazlarla yapılır. Solunum fonksiyon testleri çok genel bir yaklaşımla akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonel durumunu, tıkanıklıkları ve tıkanıklık derecesini objektif olarak ölçmeye yarar. Yani bu test ile akciğerlerin alabildiği hava hacmi ve bu havanın akciğere alınması ve verilmesi esnasında yapılan güçlü solunum faaliyeti ile oluşturulan hava akım hızı ölçülebilir.

Bu iki parametre birçok hastalığın tanısında son derecede önemli ip uçları vermektedir. Solunum fonksiyon testleri yapılırken hasta oturur pozisyondadır. Plastik bir mandalla burun kapatılarak burundan soluk alıp verme engellenir. Hasta cihazın ucunda bulunan ve sadece kendisinin kullanacağı tek kullanımlık karton bir ağızlıktan gayet rahat bir şekilde ağızdan nefes alıp verir. Testi yapan hekim ya da teknisyen, uygulanan testin özelliğine göre hastaya çok derin nefes almasını, çok hızlı ve sonuna kadar nefes vermesini ya da kısa bir süre nefesini tutmasını isteyerek test manevralarını yaptırır. Testin sonucu bu manevralar tamamlandıktan hemen sonra alınır ve sonuçlar göğüs hastalıkları uzmanı tarafından yorumlanır.

Solunum Fonksiyon Testinin Uygulandığı Durumlar

  • Nefes darlığı, hışıltılı solunum, öksürük varlığında,
  • Astımlı ve KOAH 'lı hastaların tanısında, tedavisinin başarısını değerlendirmede ve yıllar içinde hastalığın seyrinin değerlendirilmesinde (Hava akım hızlarında azalma meydana gelir.)
  • Muayene bulguları ve akciğer grafisine göre kuşkulanılan tanıyı desteklemek amacıyla,
  • Göğüse ait doğumsal ya da sonradan gelişen deformitelerin solunuma etkisini araştırmak amacıyla,
  • Teşhis edilmiş kalp yetersizliği ve solunum kaslarını tutan hastalıkların yıllar içindeki seyrinin ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi amacıyla,
  • Solunum hastalığı nedeniyle maluliyet değerlendirmesi yapmak amacıyla,
  • Akciğer hastalığı yönünden risk taşıyan kişi ve grupların taranması (Örneğin sigara içenler, maden ocaklarında çalışanlar, çalıştığı ortamda zararlı gaz soluyan işçiler) amacıyla,
  • Genel anestezi ve ameliyata bağlı solunumsal komplikasyon risklerinin önceden belirlenmesi ve riskli hastalarda ameliyat öncesi dönemde gerekli olan tedbirlerin alınmasını sağlamak amacıyla,
  • Akciğer dokusu içerisinde yer kaplayan lezyonların varlığında ya da akciğer dokusunda harabiyet ile seyreden hastalıkların varlığında, kalp yetersizliği gibi akciğer ödemine neden olan hastalıklarda (Akciğerlerin alabildiği maksimum hava hacmi azalır.)

Göğüs Hastalıkları ve Uyku

Uyku, organizmanın çevreyle iletişiminin, değişik şiddette uyaranlarla geri döndürülebilir biçimde, geçici, kısmi ve periyodik olarak kaybolması durumu olarak tanımlanmaktadır.

Horlama ve Etkileri
Çok yaygın bir semptomdur. Populasyonun % 40 ‘ında görülür. Anatomik nedenlere(büyük tonsil, geniz eti vs )aşırı kilo , alkol alımı ve kullanılan ilaçlara bağlı olabilir.Üst solunum yolunun daralması solunum işinin artmasına neden olur. Buda uykunun tekrarlanan parçalanmasına, yetersiz uykuya , gündüz bilinçsel fonksiyonların bozulmasına yol açar.
Uykuda Solunum Durması Bozukluğu (Uyku Apne Sendromu) Nedir;

Horlama , tanıklı nefes durması, gündüz aşırı uyku eğilimi ile karekterize, gece nefes durmalarının saatte 5’in üstünde olduğu klinik durumdur. Toplumda ortalama %5 oranında görülür.

Klinikde horlama , gündüz aşırı uyku eğilimi ve tanıklı nefes durması ana semptomlardır. Ayrıca sabah baş ağrısı , ağız kuruluğu gece terlemesi , öksürük , yetersiz ve bölünmüş uyku , karar verme yeteneğinde azalma , hafıza zayıflaması , unutkanlık, kişilik değişikliği, cevreye uyum güçlüğü , depresyon sık görülen semptomlardır.
Uykuda solunum durması bozukluğunun kardiyovasküler ( sistemik hipetansiyon,iskemik kalp hastalığı , sol ve sağ kalp yetmezliği, ani ölüm ) , nörolojik ( serebrovasküler hastalık , gündüz aşırı uyku hali , sabah baş ağrısı ) , psikiyatrik ( karar verme yeteneğinde azalma , hafıza zayıflaması , unutkanlık , kişilik ve davranış değişikliği ) , endokrin ( lipido azalması , empotans ), gastrointestinal ( reflü ) , hematolojik ( sekonder polistemi), sosyoekonomik sonuçları mevcuttur. Aynı zamanda yaşam süresini azalttığı bildirilmiştir. Yıllık ölüm oranı % 2-3 olarak bildirilmiştir.
Tanıda altın standart POLİSOMNOGRAFİ (UYKU TESTİ) ‘ dir.

Tedavide genel önlemler ( risk faktörlerine yönelik tedavi, eşlik eden hastalıkların tedavisi ) ilk yapılması gerekendir. CPAP tedavisi , ağız içi araç tedavisi ve cerrahi tedavi tedavi yöntemleri arasındadır.

Üst Solunum Yolu Resistansı Sendromu;

Uykuda nefes durmalarına yol açmadan, üst solunum yolunda resistan artışı sonucu kısa süreli, sık tekrarlayan uyanmalarla sonlanan, gündüz aşırı uyku eğilimi ile karekterize klinik durumdur.

Uyku Lab ve Diğer Branşlar

Uyku için yatırılan hastadan hormon testleri ( Troid ve ACTH, biyokimya) , SFT , AC filmi ve rutin olarak KBB konsültasyonu istenir. Sonuçda indeks yüksek çıkarsa KBB açısından operasyon planlanabilir.
Uyku hastalıkları arasında nöroloji bilim dalınında ilgilendiği hastalıklar mevcut.( Husursuz bacak send. ,periyodik bacak hastalıkları,insomnia ve hipersomnia gibi )

Uyku hastalıkları ayrıca psikiyatri ,kardiyoloji( OSAS hastalarının yarısı HT lu), endokrin bilim dallarını da içine alan birçok bölümü ilgilendirmektedir.