TIBBİ BİRİMLER


Çocuk Endokrinolojisi Nedir?

Vücutta yer alan iç salgı bezleri, hormon salgılama görevini üstlenmektedir. Tüm iç salgı bezlerinin yer aldığı sistem ise endokrin sistemidir. Salgılanan hormonların büyüme, gelişme, üreme, dışarıya verilen tepkileri kontrol altına almak gibi çeşitli görevleri bulunmaktadır. Salgı bezlerinin doğru ve düzgün çalışmaması ile ortaya çıkan hastalıklarla ilgilenen birim dalı ise endokrinolojidir. 0-18 yaş grubunda yer alan tüm çocukların hormonal bozuklukları ve bu bozukluklar karşısında ortaya çıkan hastalıklar ile ilgilenen birim ise çocuk endokrinolojisidir.

Çocukların özellikle büyümesinde ve gelişmesinde önemli olan hormonlardan doğacak herhangi bir endokrin sorununun erken tanı ile tedavi edilmesi gerekmektedir. Çocuklar sürekli gelişim gösterdikleri için bu süreçte tedavi edilmeyen hastalıklar ileriki yaşlarda kalıcı sorunlara yol açabilmektedir. Bu yüzden de çocuk endokrinolojisinin ayrı bir önemi bulunmaktadır.

Çocuk Endokrinolojisi Hangi Hastalıklara Bakar?

Erken Ergenlik

Hipofiz bezinden salgılanan bezler ile çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi başlamaktadır. Bu süreçte diğer salgılanan cinsiyet hormonları ise o cinsiyete özgü özelliklerin gelişmeye başlamasını sağlamaktadır. Kız çocuklarında göğüs, erkek çocuklarında testis büyümesi ile kendini gösteren ergenlikte çocuklar sadece bedensel olarak değil ruhsal olarak da değişmektedir.

Kız çocukların ergenliğe geçişi 8-13, erkeklerin ise 9-14 yaş aralığında olmaktadır. Eğer çocuklar 8 ve 9 yaşından önce bu belirtileri gösteriyorsa ergen ergenlik yaşıyorlar demektir. Erken ergenlik salgılanan hormonlardan kaynaklanabileceği gibi altında başka nedenler de barındırabilmektedir. Erken ergenlik kontrol altına alınmadığı ya da altındaki hastalık tedavi edilmediği zaman çocukta büyümenin erkenden durmasına sebep olabilmektedir. Kemik gelişimi ve boyu etkileyen erken ergenlik için çocukların, çocuk endokrinoloji doktoru kontrolünden geçmesi gerekmektedir.

Büyüme Geriliği

Kemiklerin ucunda bulunan büyüme plakları ergenliğin sonuna kadar işlevini sürdürmektedir. Büyüme, her çocuğa göre değişse de burada ebeveynlere önemli görev düşmektedir. Çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından çocuğun kemik yaşı ve genetik faktörler göz önüne alınarak büyüme grafiği çıkartılmalı ve bu grafiğe göre de ailelerin gelişimi takip etmeleri gerekmektedir. Büyümeyi etkileyen faktörler arasında anne ve babanın boy oranlarının yanı sıra ergenliğe giriş yaşı bulunmaktadır. Bu faktörlere ek olarak beslenme, organların sağlıklı işlemesi ve hormonlar da büyümede önemlidir.

Obezite

Vücut kitle endeksine göre vücuttaki yağın artış göstermesi obezite yani şişmanlıktır. Alınan ve harcanan kalori arasındaki bozulma sonrasında oluşan obezitenin farklı sebepleri bulunmaktadır. Genetik yatkınlık, hareket azlığı, hazır yemek tüketimi ve şekerli gıdalar obeziteye yol açan nedenler arasında yer alsa da hormonal bir hastalık da çocukların obezite olmasına neden olabilmektedir. Erken yaşlarda kontrol altına alınmayan ve tedavi edilmeyen çocukların ileriki yaşlarında diyabet, kalp ve tansiyon gibi çeşitli hastalıklar görülebilmektedir. Bu yüzden de hem çocuğun hem de ebeveynlerin çabası ile obezitenin önüne geçmek mümkündür.

Diyabet

Pankreas, kandaki şekerin hücreler tarafından enerjiye dönüştürülmesi için insülin salgılamaktadır. İnsülinin doğru salgılanamaması ise ortaya diyabet rahatsızlığını çıkarmaktadır. Yeteri miktarda salgılanamayan insülin sonrasında kan şekeri yükselir çünkü kandaki şeker hücreler tarafından kullanılmamıştır.

Diyabetin iki türü bulunmaktadır. Tip 1 ve Tip 2 diyabet seçeneklerinden çocuklarda görüleni Tip 1’dir. Diyabet çocuklarda çok erken yaşlarda çıkabileceği gibi ergenlik döneminde de kendini gösterebilmektedir. Diyabetin tedavisi insülin iler gerçekleşmektedir. Bu yüzden de yetişkinlik dönemine kadar çocukların, çocuk endokrinoloji uzmanı kontrolünde olması gerekmektedir.

Tiroit ve Guatr

Vücudun metabolizma hızını kontrol altına alan, kas ve beyin gelişimini etkileyen hormonlardan biri de tiroit hormonudur. Tiroit bezinin olması gerekenden daha az çalışması hipotiroit, çok çalışması ise hipertiroit olarak adlandırılmaktadır. Tiroit bezinin büyümesi ise guatr hastalığına sebep olmaktadır. Çocuğun tiroit bezinin doğru işlemesi birçok açıdan önemlidir. Erken tanı ile teşhis edilemeyen tiroit bozuklukları çocuklarda zekâ ve beyin gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bunun yanı sıra kilo alma, aşırı uyku hali, kabızlık, gelişme geriliği, cilt kuruluğu ve halsizlik de yine görülebilecek diğer hastalıklardır.

Raşitizm

Raşitizm, çocuklarda eksik D vitamini eksikliğinde ortaya çıkan bir kemik rahatsızlığıdır. Doğduğu andan itibaren gerek güneş gerekse de besinlerden yeteri kadar D vitamini alamayan çocuklarda; diş çıkmasında, oturmada, yürümede gecikme yaşanabileceği gibi bacaklarda eğrilik, kafa şekil bozuklukları da görmek mümkündür. Kemiklerin yeteri kadar vitamin alamaması güçsüzlüğe yol açacağı için kırılmalar da olası rahatsızlıkların arasında bulunmaktadır. Anne karnında başlayan ve doğduktan sonra da takip edilmesi gereken bu süreç çocuk endokrinoloji uzmanı ile kontrol altına alınmalıdır.

Turner Sendromu

Erkeklerin yakalanmadığı turner sendromu, doğan her 2 bin 500 kız çocuğundan birinde görülmektedir. Bu hastalığı oluşturan sebep ise kromozom bozukluğudur. Her insanda 46 adet kromozom bulunmaktadır. Kızlarda 2 adet X kromozomu; erkeklerde 1 adet X, 1 adet Y kromozomu vardır. Kızlarda bulunan 2 adet X kromozomundan bir tanesinin bulunmaması turner sendromunu ortaya çıkarmaktadır. Bu tanı anne karnında konulabileceği gibi çocuğun dünyaya geldiği anda da konulabilmektedir. Boyun kalınlığı, şiş el ve ayaklar bu aşamadaki ilk belirtilerdir.

Çocuklarda bu hastalık daha sonraki yaşlarda da görülebilmektedir. Boy kısalığı hastalığın en sık rastlanan belirtilerinden biri olsa da kişiye göre değişebilmektedir. Turner sendromunun; kalptan çıkan ana damarda daralma, eldeki 3. ve 4. parmağın diğerlerine göre daha kısa olması, göz kapağı ve gözde anormallik, şaşılık ve yakını görememe gibi belirtileri de bulunmaktadır. Bu hastalık aynı zamanda birçok çocukta çölyak hastalığı, kulak iltihabı, ters meme başı, alt çene düşüklüğü gibi diğer hastalıklara da sebebiyet vermektedir. Turner sendromu, evlilik çağına kadar her yaşta görülebilmektedir. Bu yüzden de çocukta izlenen değişik herhangi bir durumda çocuk endokrinoloji doktoruna başvurulmalıdır.

Bu hastalıkların yanı sıra cinsel gelişim bozuklukları, aşırı tüylenme, penis sorunları (mikropenis) , böbreküstü bezi hastalıkları, hipofiz bezi hastalıkları, adet düzensizlikleri, gecikmiş ergenlik, kalsiyum ve fosfor metabolizma bozuklukları da yine çocuk endokrinolojisinin ilgilendiği hastalıklar arasındadır.

Cinsel Gelişim Bozuklukları

Anne karnında yaklaşık 5. Haftaya kadar dişi ve erkek gonad ayırımı mevcut değildir. Erkekte testis oluşması gebeliğin yaklaşık 7.haftasında başlar. Gonadın erkek yumurtalığına farklılaşması dişilerden daha erken olmaktadır. Gebelik süresince olgunlaşma sürecini devam ettiren yumurtalıklar gebeliğin son 2/3 periodunda torbaya inerler. Zamanında doğan çocukların yaklaşık %95 inden fazlasında, prematürelerde ise % 80 civarında yumurtalıklar torbada gözlenir. Ancak bazı durumlarda yumurtalıkların torbaya iniş süreci 1 yıla kadar uzayabilir.

Dişilerde ise gonadın dişi yumurtalığına farklılaşması daha geç başlar. Bununla birlikte doğuma kadar yumurtalarda yaklaşık 2 milyon hücre oluşur.

Dış genital organların belirginleşmesi ise erkeklerde hamileliğin 9. Haftasında başlayıp 13. Haftasında sona erer. Erkeklerde dış genital organların farklılaşması erkek yumurtalığı olan testislerden salgılanan testesteron hormonu ile olmaktadır. Sekonder seks karakterleri denen sakal, bıyık çıkması gibi durumlardan da testesteron ve onun yan ürünü olan dihidrotestesteron hormonları sorumludur. Bu hormonlar beyinde hipofiz denen ve birçok hormonun salgılandığı keseden salgılanan LH ve FSH hormonlarının etkisi ile yumurtalıklardan salgılanır ve etkilerini gösterirler.

Anne karnında iken başlayan cinsel farklılaşma kişinin erkek ya da dişi olmasını belirlemekte, bazı hormonların etkisi veya eksikliği ile kişinin cinsel yapısı olgunlaşmakta ve nihayetinde cinsel kimliğin, cinsel rolun ve cinsel yönelimin belirlenmesi söz konusu olmaktadır.

Osteoporoz (Kemik Erimesi)

Rikets; çocukluk çağında görülen bir kemik hastalığı olup özellikle uzun kemiklerin epifiz dediğimiz uç kısımlarında mineralizasyon eksikliğine bağlı genişlemeler, erimeler ve şekil bozukluğu ile kendini gösterir. Ülkemizde rikets 3 yaş altı çocuklarda %6 oranında görülmektedir. Riketsli bir çocukta klinik olarak görülebilecek bulgular şunlardır;

Bıngıldağın büyük olması, geç kapanması veya kapanmaması,

El bileklerinin normalden geniş olması,

Kafasının arka tarafının elle bastırıldığında pinpon topu gibi çökmesi

Kaslarda zayıflık, kemik ağrıları,

Çocuk yürümeye başladıktan sonra bacaklarda içe doğru eğilme,

Diş çıkmasında gecikme,