TIBBİ BİRİMLER

Medicana Sağlık Grubu Hastaneleri, Tüm Branşlarda SGK Anlaşmalıdır.


Çocuk Gastroenteroloji Nedir?

Yemek borusu, mide, bağırsaklar, karaciğer, pankreas ve safra kesesi sindirim sistemini oluşturan organlardır. Sindirim sistemi içerisinde bulunan tüm organları ve bu organlardan kaynaklı hastalıkları inceleyen bilim dalı da gastroenterolojidir. 0-18 yaş arasındaki tüm çocukları bu alanda kontrol ve tedavi eden birim ise çocuk gastroenteroloji birimidir.

Farklı hastalıklardan dolayı oluşabilecek gastroenterolojik sorunların belirtileri arasında en sık rastlananlar kusma, ishal, karın ağrısı, kabızlık, sarılık ve iştahsızlıktır. Doğduktan sonra başlayan kontrol sürecinde anne ve babaların herhangi bir sorun ile karşılaştıklarında çocuk gastroenteroloji bölümüne başvurması gerekmektedir. Her hastalıkta olduğu gibi gastroenterolojik hastalıklarda da erken teşhis ile çocukların tedavi edilmesi gerekmektedir. Erken teşhis, ileride yaşanacak çeşitli rahatsızlıkların önüne geçmeyi sağlamaktadır.

Çocuk gastroenteroloji doktorları aynı zamanda çocukların beslenme düzeni ile ilgili olarak da hizmet vermektedir. Beslenme bozukluklarının neden olduğu rahatsızlıkların önüne geçmek amacıyla verilen bu hizmete ek olarak gerekli görüldüğünde endoskopi ya da gastroskopi gibi işlemler de yapılabilmektedir. Tıbbi görüntüleme cihazları ile yapılan bu işlemler teşhis ve tedavi sürecinde önemli rol oynamaktadır.

Çocuk Gastroenteroloji Hangi Hastalıklara Bakar?

Kabızlık

Çocuklarda kabızlığa oldukça sık rastlanmaktadır. Karın ağrısı ve iştahsızlık belirtileriyle kendini gösteren kabızlık, kimi çocuklarda zorlanmadan dolayı hemoroid rahatsızlığına da yol açmaktadır.

Kabızlığın her zaman altında bir sebep bulunmamaktadır; ancak bazı kabızlıkların altında farklı hastalıklar yatabilmektedir. Bunlardan bazıları tiroit bezinin az çalışması, kalsiyum düşüklüğü ya da yüksekliği, çölyak hastalığıdır. Bebeklikten tuvalet eğitimine geçiş sürecinde de kabızlık ile karşılaşmak mümkündür. Erken başlanan tuvalet eğitimi çocuğun ruhsal ve bedensel olarak hazır olmamasından dolayı kabızlığı doğurmaktadır.

İshal

Kabızlık kadar ishal de çocuklarda yaygın bir hastalıktır. Çocukların yaşına göre değişen dışkılama sayısının üstüne çıkıldığı zaman doktora başvurulmalıdır. Susuzluktan kaynaklanan akut ishaller 3-4 gün içerisinde sonlanabilmektedir. Ancak susuzluğun yanı sıra tuz kaybı, dengesiz ve yetersiz beslenmeden kaynaklı kronik ishal, bağışıklık sistemini zayıflamaktadır. 14 günü bulan kronik ishallere; orta kulak iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu, menenjit gibi rahatsızlıklar da sebep olabilmektedir. Çocuklarda karın ağrısı, ateş, gaz gerginliği gibi belirtilerde geç kalınmadan doktora başvurulmalı ve ishale sebep olan nedene göre tedavi sürecine başlanmalıdır.

Reflü

Yiyecek ve içeceklerin midede oluşturduğu asidin, yemek borusuna ya da ağıza geri gelmesine reflü denmektedir. Asit kimi zaman geri geldiği yoldaki dokulara da zarar verebilmektedir. Çocuklar yetişkinlere oranla daha sık beslendikleri için erken yaşlarda reflünün görülmesi oldukça doğaldır. Olması gereken büyümenin görülmemesi, yemek öncesi ya da sonrasında huzursuzluk, yemek yerken acı çekmesi, ağız kokusu, horlama, ağız açık uyuma, ses kısıklıkları, geniz etinin büyümesi, diş problemleri reflünün göstergeleri arasındadır; ancak her çocukta bu belirtiler farklılık göstermektedir.

Sarılık

Halk arasında karaciğer iltihaplanması olarak bilinse de sarılığın başka nedenleri de olabilmektedir. Yenidoğan bebeklerde sarılık da oldukça yaygın bir hastalıktır. Doğduğu andan itibaren 1 aya kadarlık dönemde görülebilen yenidoğan sarılığı, doğal bir durum olarak kabul edilip çoğu zaman başka bir hastalığa yol açmamaktadır. Karaciğer ya da kan hastalıklarından dolayı oluşan ve 2 haftadan uzun süren bir sarılık mevcutsa çocuk gastroenteroloji doktorları tarafından gerekli tetkikler yapılmaktadır.

Karaciğere bağlı sarılığın önüne geçmek için çocuklara doğar doğmaz hepatit A ve B aşısı yapılmaktadır. Bu aşılar sayesinde ülkemizde neredeyse hiç hepatit B’ye sahip olan çocuk görülmemektedir.

Çölyak Hastalığı

Sindirim sistemi hastalıklardan biri olan çölyak hastalığında; kişi glütenli yiyecekler yediğinde bağışıklık sistemi ince bağırsağa zarar vermektedir. Doğum, gebelik, stres, enfeksiyon gibi sebepler bu hastalığa neden olsa da genellikle genetik bir hastalık olarak bilinmektedir. Uzun süre anne sütü ile beslenen kişilerde bu hastalık diğerlerine oranla daha geç görülebilmektedir. Herkeste aynı belirtiyi göstermeyen hastalık sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da karşımıza çıkabilmektedir. Çölyak hastalığının; kronik ishal, açık ve kötü kokulu dışkı, kilo kaybı, kansızlık, karın ağrısı, boy kısalığı, büyüme geriliği, davranış değişikliği, diş çürükleri gibi farklı belirtileri bulunmaktadır.

Kanda glütene karşı antikor seviyesini ölçmek bir teşhis yoluyken ince bağırsak biyopsisi kesin tanı olarak kabul edilmektedir.

Laktoz İntoleransı

Süt ve süt ürünlerinde bulunan laktozun sindirilememesinden dolayı meydana gelen laktoz intoleransı, 10 insandan 1’inde görülebilmektedir. Sadece süt ve süt ürünlerinde değil anne sütünde de bulunan laktozu sindiremeyecek kadar laktaz enzimi eksikliğinde ortaya çıkan bu hastalığın gaz, ishal, bulantı, karın ağrısı, şişkinlik gibi belirtileri vardır. Bu belirtiler genellikle laktozlu ürünlerin tüketilmesinden 30 dakika ila 2 saat arasında kendisini göstermektedir. Hidrojen nefes testi laktoz intoleransı teşhisinde kullanılan yöntemken bu yöntem bebeklerde pek sık kullanılmamaktadır. Bunun yerine hastalık, dışkıda laktoz şekerinin görülmesi ya da dışkının asidik özelliğine göre teşhis edilmektedir.