TIBBİ BİRİMLER


Nefroloji Nedir?

Nefroloji, böbrek hastalıklarıyla ilgilenen bir tıp bilimi dalıdır. Nefroloji; Yunanca nephros “böbrekler” ve ology “çalışma” anlamına gelen bir terimdir.

Nefrolog böbrek sağlığı ve böbrek hastalıkları konusunda uzmanlaşmış uzman doktordur. Nefroloji uzmanlığı için  iç hastalıkları uzmanlık eğitimini takiben yan dal uzmanlık eğitimini alınması gerekmektedir. 

Nefroloji bölümü hangi hastalıklara bakar?

Nefroloğun ana çalışma alanı ani veya yavaş gelişen böbrek fonksiyon kaybını değerlendirmek tanı ve tedavisini üstlenmek; hipertansiyonu olan hastalarda kan basıncının düzenlemek; su ve elektrolit (sodyum, potasyum, kalsiyum, fosfor gibi) bozukluklarının düzeltilmek ve idrarda protein kaçağı ve kanama başta olmak üzere idrar anormal bulguların nedenlerinin araştırmak; şeker, tansiyon,kalp yetmezliği,  romatolojik hastalıklar gibi sistemik hastalıkların ve ilaçların böbrek üzerinde oluşturabileceği olumsuz etkileri değerlendirmek ve tedavi etmek, böbrek yetmezliği ilerlemiş hastalarda böbrek nakli ve diyaliz planı yapmak ve hastaların takibini yapmaktır. Ayrıca idrar yolu enfeksiyonu, böbrek taşı, böbrek kisti  olmak üzere birçok böbrek hastalıklarının tanı ve tedavisini üstlenmektedir.

Böbreğin hastalıkları konusunda bilgilenelim!

Böbreklerin en temel görevi sağlığın sürdürülmesi adına vücuttaki atık maddeleri temizlemek, vücuttaki su, elektrolit ve asit dengesinin düzenlenmesi,kan basıncını düzenlemek, kan yapıcı hormon ve vitamin D sentezini sağlamaktır. Sağlıklı bir böbreğin, kanı zararlı atıklardan (üre, kreatinin gibi) temizleyip sisteme tekrar katması sağlaması beklenir. Herhangi bir sebepten dolayı böbreklerin bu asli görevlerini yapamaması durumunda böbrek yetersizliği veya böbrek yetmezliği sorunları ile karşılaşılır.

Akut Böbrek Yetmezliği: Ani ve hızlı gelişen böbrek fonksiyon kaybına denmektedir. Sıvı kaybı,kana mikrop karışması durumu, kullanılan ilaçlar, qani kas yıkımı, böbreğin damar sisteminin etkilenmesi veya idrar çıkışının etkileyecek böbrek taşı gibi sorunlar akut böbrek yetmezliği yapabilmektedir. Bu durumda amaç böbreğe hasar veren neden/nedenlerin ortaya çıkarılması, hasar oluşmadan destek tedavinin başlatılması, eğer böbrek fonksiyonu belirgin etkilendiyse geçici diyaliz tedavi planı yaparak hastayı metabolik olarak rahatlatmaktır.

Kronik Böbrek Yetmezliği: 3 aydan daha fazla süre böbrek hasar bulgularının ve böbrek fonksiyon kaybının devam etmesi durumu kronik böbrek yetmezliğine işaret eder. En sık görülen nedeni şeker, hipertansiyon, böbrek damar hastalıkları, nefrit, polikistik böbrek gibi genetik geçişli veya at nalı şeklinde böbrekler gibi doğuştan böbrek hastalıkları, Ailevi Akdeniz Ateşi'dir.

Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde öncelik neden olan hastalığa yönelik tedavidir.  Ek olarak metabolik bozukları düzeltici destek tedavi verilmektedir. Hedef böbrek fonksiyon kaybının düzeltilmesi veya durdurulmasıdır. Kan basıncı ve şeker hastalığının kontrolü böbrek hasarının durdurulmasında büyük önem taşımaktadır.

Böbrek fonksiyonunda ileri derecede kayıp gerçekleştiğinde üremik belirtiler ortaya çıkar, sıvı elektrolit dengesizliği, asit birimi, kansızlık gelişir. Bu durumda böbrek nakli veya diyaliz (hemodiyaliz/periton diyalizi) seçenekleri düşünülmelidir.

Böbrek nakli, kaybolan böbrek fonksiyonunu geri verecek, hastanın en sağlıklı yaşamını sürdürecek öncelikli, tercih edilen tedavi seçeneğidir.

Nefrit

Nefrit olarak bilinen aslında glomerülonefrit olarak tanımlanan böbreğin süzmesini etkileyen ve böbrek dokusuna iltihabi hücre göçü ile karakterize olan 'nefrit' birçok alt hastalık grubundan oluşmaktadır. Belirtileri çok sinsi olabilmektedir. İdrarda protein kaybı veya kan elemanlarının görülmesi, böbrek fonksiyon kaybı en sık görülen laboratuvar bulgularıdır. Tanı böbrek biyopsisi ile konulmaktadır.

Böbrek taşı

Böbrek taşı her 11 kişiden birinde görülmekte ve 70 yaşına kadar erkeklerin %19’unda, kadınların ise %9’unda ortaya çıkabilmektedir. Genetik  feaktörler, metabolik hastalıklar, yaşam şekli taş oluşumunu belirlemektedir. Taş şiddetli ağrı ile kendini belli edebildiği gibi, sessizce gelişebildiği,ve rastlantısal fark edildiği vakalar da çoktur. Tedavisiz kaldığında böbreklerde küçülme ve böbrek yetmezliği gelişimine neden olabilmektedir.

İdrar yolu enfeksiyonu

İdrar yolu enfeksiyonları kadınlarda sıklıkla görülen hastalıkların başında gelmektedir. Kadınların yaklaşık %10-35’i yaşamının herhangi bir döneminde üriner sistem enfeksiyonu geçirmektedir. Bir kez üriner sistem enfeksiyonu geçiren kadınların yaklaşık %50’sinde enfeksiyon yinelemektedir.  En sık rastlanan formu akut sistit olarak tanımlanan  mesane de enfeksiyon olma durumudur.

İdrar yolu enfeksiyonu ateş, idrar yaparken yanma,sık idrara gitme,bulantı gibi belirtilerle kendini gösterebilmektedir. Çocuklarda ve yaşlılarda belirtiler silik olabilmekte ve geç fark edilebilmektedir. Erken tanı ve tedavi başlanmadığında hastanın durumu ağırlaşmakta, böbrek yetmezliği gelişebilmektedir.