TIBBİ BİRİMLER

Medicana Sağlık Grubu Hastaneleri, Tüm Branşlarda SGK Anlaşmalıdır.


Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi Nedir?

Yenidoğan bebeklerde görülmesi muhtemel sorunlara doğru ve hızlı şekilde müdahale edilebilmesi, yaşama şanslarının artırılması ve tedavi süresince başarı oranının yükseltilebilmesi için kullanılan donanımlı ünitelere yenidoğan yoğun bakım ünitesi denir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde, bebeğin tedavi ve bakım uygulamalarının yapılması için gerekli tüm teknolojik ekipmanların bulunur. Yenidoğan bebek, alanında uzman sağlık çalışanları tarafından devamlı gözetim altındadır.

Yenidoğan yoğun bakım üniteleri Çocuk Cerrahisi, Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Nörolojisi, Çocuk Gastroenterolojisi, Çocuk Metabolizma ve Endokrinolojisi ile daima birlik halinde çalışmaktadır. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bulunan teknolojik olanaklar ile uygulanan bakım/ tedavi hizmetleri şunlardır:

Solunum Desteği (Ventilatör): Erken doğum sırasında akciğerleri uygun seviyede gelişmemiş bebeklerde solunum yetersizliği görülebilmektedir. Öte yandan doğum esnasında ya da sonrasında meydana gelebilecek enfeksiyonlar da solunum sıkıntısına yol açabilir. Böyle durumlar için solunum desteği (ventilatör) tedavisi önemli bir yer tutmaktadır. Yenidoğana gerekli olduğunda solunum yollarından verilen sürfaktan maddesi ile akciğerin gelişmesi sağlanır. Solunum desteğindeki en önemli kriter, en az temas ile gelişen durumların üst seviyede gözlemlenmesini sağlamaktır.

Total Parenteral Nütrisyon Desteği: Yenidoğan bebekte, ağızdan (oral) beslenme problemlerinde damar yolu ile besleme yöntemine başvurulmaktadır. Beslenme bozukluğu tespit edildiği anda derhal tedaviye başlanması gerekir. Yenidoğanın büyüme ve gelişimi açısından son derece önemli olan beslenmenin geciktirilmesi büyüme geriliğine ve diğer kalıcı hastalıklara neden olabilir. Parenteral nütrisyon desteği, tamamlayıcı tedaviler olarak geçer ve uzun süreli uygulanması tavsiye edilmez. Bu sebeple beslenme bozukluğunu meydana getiren sorun hızlı şekilde tespit ve tedavi edilerek, sindirim sistemi sağlıklı çalışabilir hale geldiğinde ağız yoluyla (enteral) beslenmeye devam edilmelidir.

Kan değişimi: Her üç bebekten ikisinde görülen sarılık, genellikle kendiliğinden iyileşir. Ancak çok nadir de olsa sarılık problemi ciddi hastalıklara neden olabilir. Genetik faktörler, erken doğum, enfeksiyonlar, yetersiz beslenme gibi sık görülen durumlar ya da bazı kan ve karaciğer hastalıkları sarılığın nedenleri arasındadır. Yenidoğan bebeğin kanında artan bilirubin, yanaklar, göz akı ve deri genelinde birikerek sarı görünüme neden olmaktadır. Bazı durumlarda sarılık nedeni olarak kan uyuşmazlığı da gözlenir. Böyle durumlarda kan değişimi yapılması gerekir. Kan değişimi ile istenmeyen maddeleri içeren kan, vücuttan uzaklaştırılır ve yerine sağlıklı kan verilir. Verilecek olan kanın, bebeğin kanı ile uygun olmasına dikkat edilir.

Işık Tedavisi (Fototerapi): Yenidoğan bebekte sarılık görülmesi durumunda uygulanan ışık tedavisinin amacı, cillte biriken bilirubin maddesinin atılmasını sağlamaktır. Bunun için kullanılan özel dalga boylu ışınlar bebeğin vücuduna tutulur ve bilirubinin çözülerek idrarla atılması sağlanır. Işık tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda ise kan değişimi uygulanır.

Perkütan Kateter Uygulamaları: Perkütan kateter uygulaması, yenidoğan bebeğin kol ve bacaklarında yer alan ince damarlar aracılığı ile kalbe uzanan bir damar yolu açılmasıdır. Böylece kan dolaşımına iletilmek istenen ilaç kolayca aktarılabilir. Perkütan kateter uygulaması, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Toraks Tüpü: Akciğerde meydana gelen hava kaçağı nedeniyle gerçekleşen akciğer sönmesi tedavisinde toraks tüpü takılması uygulanmaktadır. Yenidoğan bebeklerde akciğer sönmesi, doğumdan sonra erken dönemde ortaya çıkabilir. Nefes alıp vermede zorluk ile kendisini gösteren bu sorun için öncelikle oksijen tedavisi uygulanır. İyileşme görülmemesi halinde toraks tüpü gereklidir. İyileşme görüldüğünde, toraks tüpü çıkarılır.

Hasta Başı Ultrasonografi (USG): Yenidoğan bebeğin iç organları ile beyin yapısının detaylı şekilde incelenmesi için ultrasonik ses dalgaları yardımıyla tıbbî bir görüntüleme tetkiki olan ultrasonografi gerçekleştirilir. USG, uzman radyoloji hekimleri tarafından yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bebek küvözünde iken gerçekleştirilir. Bu yöntem sayesinde karaciğer, dalak, böbrek ve safra kesesi gibi organlar incelenebilir. Ayrıca beyin gelişimini takip etmek amacıyla transfontanel kraniyal ultrason da uygulanmaktadır. Tüm bu incelemelerin amacı yenidoğanda anormal bir durumun var olup olmadığının incelenmesidir.

Hasta Başı Beyin Elektrosu (EEG): Elektroensefalografi (EEG), beyin aktivitelerinin elektriksel olarak incelenmesi ve kağıt üzerine yazdırılmasıdır. Yenidoğan bebekte beyin faaliyetlerinin incelenmesi ve anormal bir durum olup olmadığının takibi açısından önemlidir. Şayet herhangi bir anormallik varsa, erken teşhis ile tedaviye geçilebilir. Aksi durumda beyin anomalilerine yönelik tedavilerin geç kalması durumunda kalıcı hasarlar meydana gelebilir.

Hasta Başı Kalp Ultrasonu (EKO): Yenidoğan bebeklerde doğuştan ya da erken doğumdan kaynaklanan bazı kalp hastalıkları  görülebilir. Doğumdan itibaren bir yıl boyunca doktor tarafından yapılacak olan düzenli kontroller ile kalp hastalıklarının tanısı konulabilir. Doğumdan hemen sonra görülen solunum düzensizlikleri, yüksek tansiyon ya da morarma gibi belirtiler kalp hastalıklarının belirtisi olabilir. Böyle durumlarda ses dalgalarının kullanıldığı ekokardiyografi (EKO) yöntemi ile kalp görüntülenebilir. Herhangi bir radyasyon yayılmadığı için bebek için hiçbir zararı yoktur.

Retinopati Muayenesi: Yenidoğan bebeklerde görülen önemli göz hastalıklarının başında retinopati gelir. İnsanlarda gözün gelişim evresi ilkokul yıllarına kadar devam etse de en temel gelişim doğum ve sonrasındaki yakın zamanı (son adet tarihinden itibaren 48-52 hafta) kapsamaktadır. Buradan hareketle özellikle erken doğan bebeklerde göze ait damarlar tam olarak gelişimini tamamlayamadığı için doğumdan sonra da göz gelişimi devam eder. Ancak prematüre bebeklere yoğun bakım ünitesinde oksijen verilmesi nedeniyle göz damarları anormal şekilde gelişebilir. Bu durumda retinopati rahatsızlığı oluşturabilir. Tedavinin etkili olabilmesi için erken tanı çok önemli olduğundan muayene ve takip mutlaka gereklidir. Anormal bir durumda retinopati tedavisinde ilaç enjeksiyonları ya da lazer uygulamalarından yararlanılır.

Yeni Doğan Yoğun Bakım Hangi Hastalıklara Bakar?

Yenidoğan yoğun bakım ünitesi erken doğum, çoğul gebelik, doğumsal anomaliler, doğumdan önce mekonyum yutmuş bebek, zor doğum nedeniyle beyin ve diğer organ hasarı riski taşıyan bebeklerle; diabetik anne bebekleri, sarılık, enfeksiyon vb. gibi sık görülen durumlarda ileri seviyede tıbbî ve cerrahî hizmetleri sunan bir ünitedir.