KURUMSAL HABERLER


+A A-

Migren Ağrılarına Güncel Yaklaşımlar

Migren, ilaç uygulamasının yetersiz kaldığı durumlarda botoks yöntemiyle de tedavi edilebilmektedir.


Migren Ağrılarına Güncel Yaklaşımlar

Ataklar halinde seyreden ve hayat kalitesini düşüren bir hastalık olan migren, ilaç uygulamasının yetersiz kaldığı durumlarda botoks yöntemiyle de tedavi edilebilmektedir. Genetik faktörler zemininde gelişen migren, her 5 kişiden birinde görülmekte ve ne yazık ki kişilerin sosyal yaşantılarını, iş verimliliklerini ve akademik başarılarını olumsuz etkileyerek hayat kalitesini düşürmektedir.

Modern yaşamın önemli sağlık sorunlarından biri olan migrenin dünyada yaklaşık 700 milyon kişiyi etkilediği bilinmektedir. Migrende baş ağrısı ataklarının; bazı kişilerde ayda birkaç kez veya daha nadir, bazı kişilerde ise sık tekrarlayan veya her gün ve çok şiddetli ataklar şeklinde görülebildiğine değinen Medicana Çamlıca Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Aydın migren tanısı için şu kriterleri göz önünde bulundurduklarını söylüyor: “Eğer kişinin baş ağrıları en az 3 aydır, ayda 15 günden fazla olacak şekilde görülüyorsa buna kronik migren tanısı koyabiliriz. Hastalar genellikle baş ağrısı ataklarını kesmek için fazla miktarda çeşitli ağrı kesiciler kullanmaktadırlar. Ancak ağrı kesiciler bir süre sonra yeterli gelmediği gibi ağrıların devamlı hal almasına sebep olmakta ve mide, böbrek, karaciğer gibi organlarda yan etkiler oluşturmaktadır. Bu gibi durumlarda ilk etapta atakları önlemeye, baş ağrılarının şiddetini azaltmaya yönelik koruyucu tedaviye başlanmaktadır” şeklinde bilgi verdi.

Işık Çakması, Bulanık Görme, Yüzde Uyuşma Belirtiler Arasında

Migrenin farklı alt tipleri olmakla birlikte auralı ve aurasız olmak üzere iki ana alt tipi olduğunu belirten Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Migrenlilerin büyük çoğunluğu aurasız tiptedir. Aura; baş ağrısından önce ortaya çıkar, dakikalar sürer ve tamamen düzelir. Görsel, duyusal veya diğer sinir sistemi yakınmaları olarak ortaya çıkar. Örneğin; ışık çakmaları, yıldızlanmalar, kırık görme, bulanık görme, konuşmada tutukluk veya kelimeleri karıştırma, yüzde veya tek kolda uyuşma şeklinde olabilir. Nadiren aura felç şeklinde olabilir ve bu felç bir güne dek uzayabilir ya da çift görme, şiddetli dengesizlik gibi auralar da olabilir. Auranın hemen ardından veya 1 saat içinde baş ağrısı ortaya çıkabilir ya da nadiren aurayı baş ağrısı izlemeyebilir. Aura denen bu belirtiler, her migren atağında olmayabilir ve çoğu auralı migren hastasında bu auralı atakların sıklığı birkaç ayda birdir” dedi.

Gebelikte Kaybolur, Doğumdan Sonra Tekrar Başlar

Migren ağrılarını ortaya çıkarabilen çok farklı ve çeşitli tetikleyicilerin olduğuna değinen Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Her migren hastasının tetikleyicileri farklı olabilir hatta aynı tetikleyici bazen tetikleyip bazen tetiklemeyebilir, bazen de birkaç tetikleyici neden bir araya geldiğinde migreni tetikleyebilir. Migren ataklarını en sık tetikleyen durum ve faktörler; adet dönemi, açlık, hava değişimi (rüzgar, lodos), fazla veya az uyku, güneşe maruziyet, stres, aşırı yorgunluk, parfüm gibi ağır kokular, özellikle kırmızı şarap ve bira gibi mayalı içkiler ve bazı gıdalardır. Kadınlarda önde gelen tetikleyici adet dönemidir, genellikle adetten birkaç gün önce migren atağı olur fakat adet sırasında ya da bitiminde de baş ağrısı atakları gelebilmektedir. Kadınlar adet görmeye başladıktan sonra migren baş ağrıları başlama oranı yükselir. Migren çoğu kez gebelikte kaybolur, doğumdan sonra tekrar başlar. Menopozdan sonra da hormon düzeyinde dalgalanma yoktur ve migren geçer. Ayrıca, doğum kontrol hapları gibi hormon ilaçları, beyni uyaran ilaçlar da migreni tetikleyebilir” şeklinde konuştu.

Tedavide Hedef, Baş Ağrılarına Dayalı Yaşam Planını Ortadan Kaldırmak

Prof. Dr. Zeynep Aydın, migren tedavisinin yöntemlerini şöyle anlattı: “Migren tedavisinin 3 ayrı açıdan aynı anda yapılması gerekir. İlk önce yapılması gereken kişinin yaşam biçiminin düzenlenmesi ve bunun devam ettirilmesinin sağlanmasıdır. Bunun için kişinin migren ataklarını tetikleyen faktörler tespit edilir ve bu faktörlerden mümkün olabildiğince kaçınması önerilir. Her migrenlinin tetikleyicileri aynı olmasa da genel olarak uyku düzenine dikkat edilmelidir, kişi uykusuz kalmamalı, düzenli uyku ve uyanma saatlerine uymalıdır. Uzun sureli aç kalmamalıdır, öğün atlamamalıdır, özellikle kahvaltı öğünü oldukça önemlidir. Rüzgarda dolaşmamak, sabah duş alıp dışarı çıkmamak, yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmak atakların gelmesini engelleyebilmektedir. Bazı hastaların yanlış olarak düşündükleri gibi tetikleyicilerin üzerine gitmek baş ağrısı ataklarının gelmesini engellemediği gibi atakların sıklığını ve şiddetini de artırmaktadır” dedi.

Migren tedavisinde diğer bir düşünülmesi gereken noktanın ataklar geldiği sırada ağrının dindirilmesine odaklanmak olduğunu belirten Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Atakları çok nadir ve/veya hafif olan kişilerde öncelikle ilaçsız olarak atağı geçirmeye çalışılabilir. Migren ağrısına ilaç kullanmadan yapılacak şeyler başa buz dolu torba koymak (veya soğuk suyun altına başın tutulması), boyna sıcak uygulamak veya boyun masajı, karanlık sessiz bir ortamda dinlenmek ve uyumak olabilir” şeklinde bilgi verdi.

Migren ataklarının gelmesini önlemeye yönelik antidepresan, kalp, tansiyon ve sara ilaçlarının kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Asıl olarak farklı hastalıkların tedavilerinde kullanılan bu ilaçlar aynı zamanda migren ataklarının ortaya çıkmasını da engellemektedir. Hangi ilacın, hangi dozda kullanılacağına kişinin yaşına, genel sağlık durumuna, başka hastalıkları varsa onlara etkisine, olası yan etkilere, kullanıyorsa diğer ilaçları ile etkileşimine ve baş ağrısı ataklarının özelliklerine göre her kişiye özgü olarak karar verilmektedir. Günlük olarak kullanılan bu tedavilerle baş ağrılarının sıklığı ve şiddetinin azaltılması hedeflenmektedir. Migren tedavisi 6 aydan kısa olmamakla birlikte bir veya birkaç yıl süreli olabilir” şeklinde bilgilendirdi.

Uygulamadan 10 Gün Sonra Etkisini Gösteriyor

Halk arasında daha çok estetik uygulamalarla gündeme gelen botoksun (botulinum toksin), tıpta pek çok alanda kullanabildiğini belirten Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Nörolojide kullanımı gün geçtikçe artan botoksla son 10 yılda kronik migren hastalarında yüz güldürücü sonuçlar almaktayız. Kronik migrenli hastalarda botoks tedavisi eğitimli ve tecrübeli hekimlerce yapıldığında baş ağrısı tedavisinde güvenli ve kolay uygulanabilen bir yöntemdir. Baş ve boyun bölgelerinde standart 31 noktaya 5’er ünite olmak üzere çok ince iğne uçları aracılığıyla enjekte ediyoruz. Eğer ağrı, başın özellikle bir bölgesinde oluyorsa o bölgeye ek dozlar uygulayabiliyoruz. Uygulamadan 10 gün sonra etkisini gösteren botoks tedavisi, 20-25 dakika sürmektedir ve hastanın tolere edemeyeceği ağrıda bir işlem değildir. Tedavinin ilk yılında üç ayda bir tekrarlanan botoks uygulamasında, hastanın tedaviye verdiği cevaba göre devamına karar veriyoruz. Bu tedaviyle amacımız, migren hastalarının ağrı ataklarındaki sıklığı ve şiddeti azaltmaktır. Böylece hastaların baş ağrılarına dayalı bir yaşam planı yerine kaliteli bir yaşam sürmeleri hedeflenmekte, devamlı yanlarında bulundurmak durumunda kaldıkları ağrı kesici ilaçlardan ve bu ilaçların yan etkilerinden kurtulmaları beklenmektedir” diye konuştu.

Migren Aşısını Evde Kendiniz Yapabilirsiniz

Yakın zamanda birçok çalışmayla etkinliği kanıtlanmış migren aşısı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Zeynep Aydın, “Migren aşısı onay almış ve günümüzde kullanılmaya başlanan bir başka tedavi yöntemidir. Bu yöntem; migrenli kişide baş ağrısı hissedilmeden önce beyinde ortaya çıkan ve baş ağrısı hissiyatının oluşmasına yol açan maddeyi bloke ediyor ve atakları önlüyor. Ayda bir veya 3 ayda bir hastaya iğne yapılmak şeklinde uygulanıyor. İğneyi hekim de yapabilir, eğer hasta eğitim alırsa kendi kendine de uygulayabilir. Yan etkisi yok denilecek kadar az olan migren aşısında yalnızca iğne yapılan bölgede kızarıklık ve hassasiyet görülebilir. Ağızdan alınan ilaçlardan daha fazla oranda baş ağrısı ataklarını önlediği görülen migren aşısı bazı durumlarda tek başına uygulanabilirken, bazen de ilaç tedavisine ek olarak uygulanabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr.
Zeynep Aydın
Nöroloji
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 16.03.2024 12:29
Son Güncelleme: 16.03.2024 12:29
Oluşturan: Zeynep Aydın