Yenidoğan sarılığı fototerapi nedir? Işık tedavisi ne zaman ve nasıl uygulanır?

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Yeni doğan sarılığı fototerapi, yenidoğan döneminde yüksek bilirubin düzeyine bağlı sarılığın tedavisinde kullanılan bir ışık tedavisidir. Zamanında doğan bebeklerin yaklaşık %60’ında, prematüre bebeklerin ise %80–85’inde sarılık görülebilir. Çoğu bebekte sarılık hafif seyreder ve tedavi gerektirmez. Ancak bilirubin düzeyinin belirli bir seviyenin üzerine çıkması durumunda fototerapi uygulanabilir. Kandaki bilirubin düzeyini düşürmeye yardımcı olan bu tedavi, güvenli ve etkili bir yöntemdir. Gerekli durumlarda uygulanması, bilirubinin tehlikeli seviyelere ulaşmasını önleyerek kan değişimi ihtiyacını azaltabilir.

entry image

Yenidoğan sarılığı nedir ve neden önemlidir?

Yenidoğanlarda sarılık oldukça sık görülür ve cilt ile göz aklarının sarımsı bir renk almasına neden olabilir. Bunun temel nedeni, kanda bilirubin adı verilen maddenin birikmesidir. Bilirubin normalde karaciğer tarafından işlenerek vücuttan uzaklaştırılır. Ancak yenidoğanlarda karaciğerin bu süreci tam olarak gerçekleştirmesi birkaç gün sürebilir. Bu nedenle özellikle yaşamın ilk günlerinde görülen ve genellikle kendiliğinden düzelen sarılık, fizyolojik sarılık olarak adlandırılır. Prematüre bebeklerde görülme olasılığı daha yüksektir, çoğunlukla zararsız bir durumdur.

Bilirubin, az sayıdaki bebekte beyne zarar verebilecek düzeylere çıkabilir. Tedavi edilmezse bu durum bilirubin ensefalopatisine ve kalıcı nörolojik sorunlara yol açabilir. Fototerapinin asıl amacı, bilirubinin bu tehlikeli düzeylere ulaşmasını ve kernikterus denen kalıcı beyin hasarının gelişmesini önlemektir.

Yenidoğan sarılığında fototerapi (ışık tedavisi) nasıl uygulanır?

Bebek genel olarak sağlıklıysa ve bilirubin düzeyi tedavi gerektirecek seviyede değilse herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir. Karaciğer, doğumdan sonraki birkaç gün içinde bilirubini daha etkili şekilde işlemeye başlar ve sarılık çoğunlukla kendiliğinden düzelir.

Fototerapide bebeğin cildi, bilirubinin en iyi emdiği dalga boyundaki ışığa maruz bırakılır. Bilirubin bu ışığı emdikçe vücuttan atılabilecek bir forma dönüşür. En etkili ışık, dalga boyu 460-490 nanometre arasında olan mavi-yeşil ışıktır. Bu nedenle günümüzde bu aralıkta ışık yayan LED cihazlar sık kullanılır. LED lambalar ısı üretmez ve çok az morötesi ışık içerir, bu da uygulamayı daha güvenli hale getirir.

Uygulamanın temel özellikleri şunlardır:

  • Bebeğin ışığa maruz kalan vücut yüzeyi mümkün olduğunca geniş tutulur. Bu nedenle bezi küçük tutulur ve cilde krem ya da yağ sürülmez.
  • Retinayı korumak için gözler kapatılır.
  • Cihaz bebeğe yaklaştıkça etki artar, ancak bazı lamba türlerinde yanık riski nedeniyle güvenli mesafe bırakılır.
  • Bilirubin kan değişimi sınırına yakınsa yoğun fototerapi uygulanır. Bu, daha güçlü ışık veren cihazlarla veya bebeği alttan ve üstten aynı anda ışığa maruz bırakarak yapılır.
  • Yoğun fototerapide bilirubinin ilk 24 saatte yüzde 30-40 düşmesi beklenir. Standart fototerapide bu düşüş yüzde 6-20 arasında değişir.
  • Tedavinin işe yarayıp yaramadığı, başladıktan 4-6 saat sonra yapılan kan ölçümüyle kontrol edilir. Bu sürede bilirubinde genellikle 2-3 mg/dL'den fazla bir düşüş görülmesi beklenir.
  • Bilirubin düzeyi başlama sınırının 2-3 mg/dL altına indiğinde fototerapi kesilir. Zamanında doğan ve risk faktörü olmayan bebeklerde bu değer genellikle 13-14 mg/dL'nin altıdır.
  • Bazı bebeklerde ışık kesildikten 12-24 saat sonra "rebound" adı verilen kontrol ölçümü yapılır. Ayrıca bebeklerin yalnızca yaklaşık yüzde 5'inde ışık kesildikten sonra tedaviye yeniden başlamak gerekir.

Yenidoğan sarılığı fototerapi ne zaman gerekir?

Fototerapiye başlanması gereken bilirubin düzeyi her bebek için aynı değildir. Karar verilirken bilirubin düzeyinin yanı sıra bebeğin doğum haftası, doğum ağırlığı, yaşı, bilirubin artış hızı ve diğer risk faktörleri değerlendirilir.

Şiddetli hiperbilirubinemi için önemli risk faktörleri arasında şunlar sayılır:

  • 38 haftadan önce doğum
  • Yalnızca anne sütüyle beslenirken iyi emememe veya aşırı kilo kaybı
  • İlk 24 saat içinde sarılık görülmesi
  • Kan uyuşmazlığı gibi hemolitik hastalıklar ve G6PD enzim eksikliği (ülkemizde sık görülür)
  • Kardeşte sarılık öyküsü
  • Sefal hematom veya yaygın morluk

Bu risk faktörlerinden biri varsa tedavi eşikleri daha düşük değerlere çekilir. Eşiğin altında "önleyici" olarak uygulanan fototerapi (profilaktik fototerapi) genellikle önerilmez. Bunun yerine yakın takip önerilir.

Fototerapi yan etkileri ve güvenliği

Fototerapi doğru uygulandığında güvenli bir tedavidir. Kısa dönem etkileri şöyle sıralanır:

  • Sıvı kaybında artış ve dışkının daha yumuşak olması
  • Geçici cilt döküntüleri
  • Uyku ve ağlama düzeninde değişiklikler
  • Yeterli sıvı alımının ve beslenmenin sağlanması
  • Bebeğin vücut ısısının düzenli olarak takip edilmesi
  • Günlük kilo ve ıslak bez sayısının izlenmesi
  • Yeterli idrar çıkışının takip edilmesi

Fototerapinin uzun vadeli etkileri konusunda mevcut veriler kesin bir sonuca işaret etmemektedir. Bazı araştırmalarda nöbet, alerji, ben sayısında artış ve nadiren çocukluk çağı kanserleriyle olası ilişkiler bildirilmiştir. Ancak bu bulguların tümü kesin bir neden-sonuç ilişkisi göstermemektedir. Bu nedenle fototerapi, yalnızca gerekli olduğu durumlarda ve uygun sınırlar içinde uygulanır. Bununla birikte konjenital porfirisi olan veya ışığa duyarlılık yapan ilaç kullanan bebeklerde fototerapi uygulanmaz.

Anne sütü, emzirme ve fototerapi

Fototerapi alan ve emzirilen bebeklerde, emzirmeye engel bir durum yoksa anne sütüne devam edilmelidir. Bebeğin emme gücü ve yeterli miktarda süt alıp almadığı takip edilmelidir. İlk günlerde bebeğin günde yaklaşık 8–12 kez emzirilmesi önerilir. Anne sütü alan bebeğe su veya şekerli su vermek, sarılığı azaltmaya yardımcı olmaz ve gereksiz sıvı-elektrolit dengesizliğine yol açabilir.

Fototerapi sırasında bebeğin beslenmesi sürer. Bilirubin kan değişimi sınırına yakın değilse ışığa ara verilip bebek emzirilebilir. Anne sütüne bağlı uzamış sarılıkta ise emzirmenin kesilmesi önerilmez. Bebeklerde iki haftadan uzun süren sarılık, uzamış sarılık olarak tanımlanır ve nedenleri araştırılmalıdır.

Yenidoğan sarılığı ve fototerapi hakkında yaygın yanılgılar

“Bebeğin ne kadar sarı olduğuna bakarak bilirubin düzeyi tahmin edilebilir.” (Yaygın yanılgı)

Sarılığın gözle değerlendirilmesi güvenilir değildir. Sarı görünen bebekte mutlaka bilirubin ölçülmelidir. (Gerçek)

“Bebeğe su veya şekerli su vermek sarılığı düşürür.” (Yaygın yanılgı)

Bu uygulama bilirubini düşürmez, yeterli beslenme sağlamaz ve elektrolit dengesini bozabilir. (Gerçek)

“Fototerapi alan bebek emzirilmemelidir.” (Yaygın yanılgı)

Fototerapi sırasında emzirmeye ara verilebilir ve emzirme desteklenir. (Gerçek)

“Sarı görünen her bebek fototerapi almak zorundadır.” (Yaygın yanılgı)

Çoğu sarılık geçicidir. Tedavi, bilirubin düzeyi bebeğin yaşına ve risk durumuna göre belirlenen eşiğe ulaştığında başlanır. (Gerçek)

“Fototerapi bebeğe mutlaka kalıcı zarar verir.” (Yaygın yanılgı)

Kısa dönem etkiler geçicidir. Uygun kullanıldığında kalıcı sorunlara yol açtığı kesin kanıtlanmamıştır. (Gerçek)

Ne zaman doktora ya da acile gidilmeli?

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Doğumdan sonra ilk 24 saat içinde sarılık görülüyorsa
  • Bebek normalden daha sarı görünüyorsa veya sarılık artıyorsa
  • Bebek iyi emmiyor, ilk günlerde çok az ıslak bez çıkarıyor veya idrarı koyu, gaitası açık renkli ise
  • Yedinci günden sonra yeni sarılık ortaya çıkıyorsa
  • Bebekte sarılık iki haftadan uzun sürüyorsa

Acil servise şu belirtilerde başvurulmalıdır:

  • Aşırı uyku hali veya uyandırılamama
  • Emmede belirgin azalma
  • Tiz sesle ağlama, vücudun ya da boynun geriye doğru yaylanması
  • Ateş
  • Nöbet
Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

Sık sorulan sorular

Süre bebeğe göre değişir. Işık, bilirubin belirlenen sınırın altına indiğinde kesilir. Bu nedenle tedavi süresi bilirubinin başlangıç düzeyine ve düşüş hızına bağlıdır.
Evet. Beslenme ve emzirme fototerapi sırasında da sürdürülür. Bilirubin kan değişimi sınırına yakın değilse ışığa yarım saatlik aralar verilerek bebek emzirilebilir.
Retinayı olası ışık hasarından korumak için gözler kapatılır. Fototerapi sırasında kullanılan ışığın doğrudan göze gelmesini önlemek amacıyla özel göz koruyucu bant veya örtüler kullanılır. Bebeğin gözleri, tedavi süresince düzenli olarak kontrol edilir ve göz koruyucunun doğru konumda olduğundan emin olunur.
Bilirubin ışık kesildikten sonra bir miktar yeniden yükselebilir. Buna "rebound" denir. Bebeklerin yaklaşık yüzde 5'inde tedaviye yeniden başlamak gerekir. Risk daha çok 38 haftadan önce doğan, yalnızca anne sütüyle beslenen ve ilk 72 saatte fototerapi almış bebeklerde artar. Bu bebeklerde ışık kesildikten sonra kontrol ölçümü yapılır.
Evde veya anne yanında kullanılabilen bazı cihazlar (örneğin biliblanket) vardır. Ancak bebeklerin akut tedavisinde bu cihazların kullanılmasını önermez. Tedavi bilirubin düzeyinin izlenebildiği bir sağlık kuruluşunda uygulanmalıdır.
Yoğun fototerapiye rağmen bilirubin tehlikeli düzeylere ulaşırsa veya bilirubin ensefalopatisi belirtileri varsa kan değişimi ve bazı durumlarda intravenöz immünoglobulin (IVIG) gibi ek tedaviler gündeme gelebilir.
Evet. Yüksek bilirubin nedeniyle tedavi alan bebekler taburcu olduktan sonra da işitme, görme ve gelişim açısından izlenir.

İlgili Bölüm Hekimleri

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın