KURUMSAL HABERLER


+A A-

Covid-19 obeziteyi tetikliyor, atıştırma sıklığı %45 arttı!

Pandemi sürecinden sonra herkesin daha az aktif olduğuna ve sağlıksız beslenmenin arttığına dikkat çeken Medicana Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ekici, bu süreçte beslenme alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin istatistiklerini anlattı. Ortaya çarpıcı sonuçlar çıktı.


Covid-19 obeziteyi tetikliyor, atıştırma sıklığı %45 arttı!


Doç. Dr. Uğur Ekici, salgın döneminde uyku ve beslenme alışkanlıklarının değişimine dikkat çekti. Amerika’da COVID-19 nedeniyle ölüm sayısının yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Ekici, buna neden olarak ülkedeki obezite oranının yüksek olmasını gösterildiğini belirtti. Araştırmalardan yola çıkarak Amerika’da yetişkin bireylerde obezite sıklığının %34 olduğunu, ülkemizde ise bu oranın %30.3 olduğunu belirten Doç. Dr. Ekici, obezitenin COVID-19 hastalarında artmış ölüm riski için önemli faktörlerden biri olduğunun düşünüldüğünü belirtti.

Obezlerde Covid-19 nedeniyle hastaneye yatış riski 6 kat fazla!

Obezite hastalığı olan kişilerde riskin yüksek olduğunu dile getiren Doç. Dr. Uğur Ekici, şunları söyledi:

“Obezlerde COVID-19 nedeniyle hastaneye yatış riskinin 6.2 kat daha fazladır. Çin’deki çalışmalarda ise, Beden kitle endeksindeki her bir birimlik artışın COVID-19 hastalığının daha şiddetli geçirme riskini %12 arttırdığı ve obez bireylerin normal vücut ağırlığına sahip bireylere göre hastanede kalış sürelerinin daha uzun olduğu gösterilmiştir. Arıca obezlerde, öksürük ve ateş gibi semptomlar normal vücut ağırlığına sahip bireylerden daha fazla görülmektedir. Hatta herhangi bir yandaş hastalığı olmayan obez bireylerde dahi hastalığın seyri normal kilodakilere göre daha ağrı olmaktadır.

Ayrıca kısıtlı çalışmalara rağmen COVID-19 vakalarının beden kütle indeksi (BKİ) arttıkça hastalığa yakalanma oranlarının ve hastalığın şiddetinin arttığı, daha fazla yoğun bakım tedavisine ve mekanik ventilasyona (entübasyon) bağlanma ihtiyacının olduğu görülmüştür.”

Uyku düzeni %75 bozuldu, atıştırma sıklığı %45 arttı

Pandemi süresince beslenme ve uyku alışkanlıklarında ortaya çıkan ciddi değişimleri istatikler ile paylaşan Doç. Dr. Ekici, şunları söyledi:

“Covid 19 pandemisinin hepimizi evlerimize hapsettiği son 1 yıl boyunca beslenme alışkanlıklarımızda da ciddi değişiklikler oluştu. Hastalıktan korunmak amacıyla bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirmek için doğru beslenme bu dönemde önemli hale geldi. Ancak özellikle insanların çoğunlukla aileleri ile birlikte evlerinde oldukları günlerde sık ve kalorili beslenme ve fiziksel aktivitenin de azalmış olmasının etkisiyle pandemi obezitelerine ve bunula birlikte hastalıktan kaçınmak isterken obezite ve ona bağlı diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların sıklığının artmasıyla karşı karşıya kaldık.

Pandemi döneminde sağlıklı beslenme eğiliminde artış olmasına rağmen kilo alma ve beslenme düzeni değişiklikleri nedeniyle sonuçlara sağlıklı olarak yansıyamadı. Yayınlanmış olan bir çalışmanın verilerine göre sağlıklı beslenme eğilimi %19’dan %25’e yükseldi. Ancak;

    • Deneklerin %50’si 4 kilo aldığını, %10’u ise 4 kilo verdiğini belirtti.
    • Atıştırma sıklığı %45, yatmadan 1-2 saat önce atıştırma sıklığı %10 arttı.
    • Evde sık yemek pişirenlerin oranı %33’ten %80’e yükseldi ve yemek pişirmede sağlık hassasiyeti %91’lere ulaştı.
    • Öğle yemeğini geç kahvaltı sebebiyle atlayanların oranı %32 arttı.
    • Gıda takviyesi kullanım oranı %51’den %60’a yükseldi.
    • Pandemi sebebiyle uyku düzeni %75 oranında bozuldu.
    • Egzersiz yapanlar alışkanlıklarını korurken, evde spor yapanların oranı %54’ten %90’a yükseldi. Bu verilerin toplam sonucu her ne kadar sağlıklı beslenmek istesek dahi kilo alma ve dengesiz beslenme alışkanlığının artması oldu.”

Haftada iki kere balık tüketilmeli

Almış olduğumuz gıdaların protein, lif, vitamin, mineral ve antioksidanlardan zengin olmasının dengeli beslenme yönünden büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Ekici, salgın döneminde obezite karşıtı beslenme düzeni ile ilgili bazı önerilerde bulundu:

“• Sebze ve Meyve Tüketimi Ön Planda Tutulmalıdır. Sağlıklı beslenmek için; her ana öğünde tabağın bir çeyreği sebzelerden, diğer çeyreği tam tahıl ürünlerinden ve kalan yarısının eşit üç parça halinde meyvelerden, yüksek proteinli gıdalardan (kuru baklagiller, et, yumurta, balık, tavuk, yağlı tohumlar, vb.) ve süt ürünlerinden (süt, yoğurt, ayran, peynir vb.) gelmesi önerilmektedir. Bunların yanı sıra yeterli su tüketiminin sağlanması ve günlük beslenmede zeytinyağı kullanılması önerilmektedir.

• Mevsime Uygun ve Dayanıklı Sebze ve Meyveler Satın Alınmalıdır. İçinde bulunduğumuz mevsim düşünüldüğünde uzun süre dayanabilecek bazı sebzelere karnabahar, lahana, kabak, brokoli, biber, turp, havuç, patates; meyvelere ise elma, portakal, greyfurt, mandalina, olgun olmayan muz örnek verilebilir. Özellikle narenciye grubu meyveler bağışıklık sistemini destekleyici C vitamininden zengin olduğu için bu meyvelerin tüketimine ağırlık verilmeli, mümkünse yemeklere taze limon sıkılmalıdır. Dayanıklı sebzelerin raf ömrünü uzatmak için yıkanmadan ve kesilmeden buzdolabında saklanmaları gerekmektedir. Bunlara ek olarak kuru meyve, kuru bamya, patlıcan, biber, domates gibi gıdalar da raf ömrü uzun; lif ve mineral kaynağı gıdalar olduğu için evde bulundurulmak faydalı olacaktır. • Kuru Baklagiller Her Gün Tüketilebilirler. Yeşil, kırmızı mercimek, nohut, fasulye çeşitleri, barbunya, vb. gıdalar her gün tüketilebilirler.

• Haftada İki Kere Balık Tüketilmelidir.

• Kaliteli Hayvansal Protein Tüketilmelidir. Yumurta ve peynir çeşitleri de uygun koşullarda saklandığında uzun süre dayanabilen kaliteli hayvansal protein içeren gıdalardır. Hastalıklara neden olan virüs ve bakterilere karşı vücudun önemli savunma mekanizmalarından olan antikorların görevlerini yerine getirebilmeleri için her gün yeterli protein alınması gerekmektedir. Bunlara ek olarak probiyotik takviyeli yoğurt ve kefir gibi ürünlerde bulunan faydalı mikroorganizmalar da bağışıklık sistemini destekleyici etkide bulunabilirler.

• Kan şekerini hızla yükselten şeker ve şekerli yiyecek ve içecekler, beyaz ekmek de dâhil hamur işi ürünler, işlenmiş et ürünleri, aşırı tuz içeren besinlerdir (hazır soslar, cips gibi tuzlu ürünler, patlamış mısır, tuzlu kurabiyeler, vb.). Enerji içeriği yüksek alkollü içeceklerin de vitamin, mineral emilimini olumsuz etkileyebildiği ve uyku problemlerine yol açabildiği için tüketimi mümkün olduğunca sınırlı olmalıdır.

• Yemek Hazırlarken Temizliğe dikkat edilmeli ve iyi pişirilmelidir.

• Günlük Yeterli Vitamin ve Mineral Alımı Sağlanmalıdır. Sağlıklı beslenemeyen kişilerin gerekli vitaminleri, vitamin içeren ilaçlardan takviye olarak alması bu dönem için gerekli olabilir.”

Doç. Dr.
Uğur Ekici
Genel Cerrahi
MEDICANA BAHÇELİEVLER
Profili Gör
Oluşturma: 01.07.2021 12:00
Son Güncelleme: 01.07.2021 01:07
Oluşturan: Uğur Ekici