KURUMSAL HABERLER


+A A-

Kemoterapinin yan etkilerini azaltmak mümkün…

Kemoembolizasyon tedavisi, kanser tedavisinde, özellikle de karaciğer kanserinde tümörü besleyen damarlara doğrudan kemoterapi ilacı verilmesi işlemini içeren ve hastalara daha az yan etki ile daha fazla etkinlik sunan bir anjiyo yöntemidir…


Kemoembolizasyon tedavisini Medicana International Ankara Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Cemal Yüce anlattı. 
 
Kanser vakalarında uygulanan kemoterapi tedavisi ortaya çıkardığı yan etkilerle hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Kemoterapi, kanserli hücrelerin yanı sıra sağlıklı hücreleri de etkiler ve hastada çeşitli yan etkilere neden olur. Kanser tedavisinde yaşanan bilimsel gelişmeler, sağlıklı hücrelere zarar vermeden sadece kanserli hücreye ulaşmaya imkan veriyor. Onkolojik tedaviler içinde, görüntüleme yöntemleri kılavuzluğunda yapılan Kemoembolizasyon tedavisi en ileri işlemlerden biri olarak kabul ediliyor. 

Peki kemoembolizasyon nasıl uygulanan bir tedavi ve tüm kanser türlerinde kullanılabiliyor mu?

Kemoembolizasyon, az sayıda merkezde, deneyimli ekiplerce yapılabilen ve özellikle karaciğer kanserinde uygulanan bir işlemdir. Tümörü besleyen damarlara doğrudan kemoterapi ilacı verilir ve bu sayede tümörün yükünün azaltılması ya da tamamen ortadan da kalkması hedeflenir. Deneyimli girişimsel radyoloji ekiplerince uygulanabilen ve hastanın yaşam süresini uzatan bu yöntemde, tüm vücudun etkilenmesi söz konusu olmadığından yan etkiler de çok daha azdır. 

Kemoembolizasyon tedavisiyle cerrahi şansını arttırıyor 

Yüce, "Tümör yükünün kemoembolizasyon işlemi ile azaltılması, belki önceden uygulanması mümkün olmayan cerrahiyi tekrar gündeme getirebilmekte ve hatta kemoembolizasyon sistemik kemoterapi ile birlikte uygulanabilmekte" diye konuştu. İşlem sırasında özel anjiografi cihazı ile kasıktaki atardamarlar yoluyla karaciğerin atardamarları ile bunların hangilerinin tümörü beslediğinin tespit edildiğini söyleyen Uzm. Dr. Yüce, "Sonrasında yalnızca tümörü besleyen en ince-uç atardamar dallarına, uygun ve damarlardan daha ince 'kateter' denen tüpler ve kılavuz teller aracılığı ile ulaşılarak direkt olarak ilacın doğrudan karaciğer içindeki tümöre verilmesi sağlanıyor" dedi. 

Hastamızın karaciğerin tamamına yakını tümörden arındı 

Medicana International Ankara Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Cemal Yüce, kemoembolizasyon yöntemiyle tedavi edilen bir hastasının hikayesini de paylaştı. Yüce, 64 yaşında, kronik hepatit-B virüs enfeksiyonu teşhisi olan erkek hastada biyopsi ile oldukça ender rastlanan bir kanser türünü teşhis ettiklerini ve cerrahi tedavi şansı olmayan bu vakada, kemoembolizasyon yöntemiyle karaciğerin tamamına yakınını tümörden arındırdıklarını şöyle anlattı:

"Hasta, genel durum bozukluğu, halsizlik ve yorgunluktan yakınıyordu. Yapılan tetkiklerinde karaciğerinde siroz gelişimi ile uyumlu değişikliklerin olduğu tespit edildi ve hastaya biyopsi yapılması planlandı. Radyoloji bölümünde görüntüleme kılavuzluğunda cerrahi bir işleme gerek duyulmaksızın süratle karaciğer dokusundan biyopsi yapıldı. Patoloji neticesinde hastanın karaciğerinde sirozu taklit eden teşhisi oldukça zor ve oldukça nadir rastlanan bir kanser türü gelişimi görüldü. Karaciğerinin 2/3'ünün tümörden etkilendiğini gözlediğimiz hastayı bu rezerv karaciğer dokusu yetersiz olduğundan cerrahi tedaviye yönlendiremedik. Ayrıca mevcut laboratuvar değerleri ve hastanın genel durumu sistemik kemoterapi yapmaya da uygun olarak görülmedi. Tüm bunların yanı sıra hastamızın, üzerinden daha 6 ay bile geçmeyen oldukça ağır bir kalp operasyonu geçirdiğini de öğrenince toplam 3 seans kemoembolizasyon yöntemine başvurduk. Sonuçta yapılan kontrollerde hastanın bu tedaviye çok iyi cevap verdiği ve tedavi sonrasında etkilenen karaciğer dokusunun tamamına yakınının tümörden arındırıldığı görüldü."


Oluşturma: 07.10.2016 12:00
Son Güncelleme: 19.07.2017 12:17
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu