KURUMSAL HABERLER


+A A-

Aşırı Kahve ve Çay Tüketimi Osteoporoz ( Kemik Erimesi) Riskini Artırıyor !

Osteoporoz ( Kemik Erimesi ) , yaşın ilerlemesi ile birlikte düşük kemik kütlesi ve kemik dokusunun mikro-mimarisinin yani yapısının bozulması sonucunda kemik kırılabilirliğinde ve kırık eğiliminde artışla sonuçlanan ilerleyici bir metabolik kemik hastalığıdır. Medicana Bahçelievler Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Ahmet Çapar kemik erimesi hakkında önemli bilgiler verdi.


Dr. Ahmet Çapar, ülkemizde toplum giderek yaşlanmakta ve dolayısıyla osteoporozu önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkmakta olduğunu ifade etti.

Sessiz Bir Hastalıktır

Dr. Ahmet Çapar, ‘’ Osteoporoz, bir kırık oluşuncaya kadar sessiz bir hastalıktır. Kırıklar, minimal travmalarla veya bazen travmasız oluşur, özellikle yaşlılarda sıktır.. Osteoporoz, kırıklar oluşmadan da tanısı konabilen, gerekli önlemlerle ve tedavilerle, kırıkların yaratacağı sağlık sorunlarının önlenebildiği bir hastalıktır. Osteoporozun kesin nedeni bilinmese de, kemiğin gözenekli hale geldiği süreç iyi anlaşılmıştır. Yaşamın erken dönemlerinde, kemik parçalanır ve sürekli olarak yenilenir, bu kemiğin yeniden şekillenmesi olarak bilinen bir süreçtir. Kemik yoğunluğu genellikle bir insanda 20’li yaşların sonlarında doruğa ulaşır. Kemik kaybı genellikle 30’lu yaşların ortasında başlar. Kemikler, kalsiyumun yerini değiştirebildiğinden daha hızlı kaybetmeye başlar. Kemiklerde şekillenme daha az gerçekleşir ve kemikler incelmeye başlar.’’ diye ifade etti.

Kemik Yoğunluğu Kaybı Menopoz Sonrası Hızlanır

Kadınlar için, kemik yoğunluğu kaybının menopozdan sonraki ilk beş ila yedi yıl içinde hızlanmakta ve daha sonra tekrar yavaşlamakta olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Ahmet Çapar, ‘’ Kemik kaybındaki bu hızlı postmenopozal artış, vücudun kemiklerdeki kalsiyumu korumaya yardımcı olan estrojen üretimindeki keskin bir düşüşten kaynaklanmaktadır. Bazı kemik yoğunluğu kaybı yaşlanmanın doğal bir parçası olmasına rağmen, bazı kadınlar kemik erimesi ile ilişkili kemik kırıkları için daha yüksek risk altındadır. İnce veya küçük bir iskelet sistemine sahip olan kadınlar, sigara içenler, orta dereceden fazla içenler veya hareketsiz bir yaşam tarzı yaşayanlar gibi daha yüksek risk altındadır. Ailede kalça kırığı öyküsü olan ve özellikle de 40 yaşından önce yumurtalıklarının çıkarıldığı kadınlar da bu duruma daha yatkındır. Kırık riskini sıfıra indirmeyi tamamen sağlayacak bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak, osteoporozu hayat tarzınızda değişikliklerle önleyebilirsiniz. Düzenli ve yeterli düzeydeki egzersiz programları bütün yaşlarda çok faydalıdır. Büyüme çağında ve 60 yaşından sonra diyetteki kalsiyum miktarına önem verilmelidir.’’

Mineral En Önemli Kalsiyumdur

Dr. Çapar, ‘’ Kemik sağlığı için en önemli mineral kalsiyumdur. Bu nedenle kemik erimesinden koruyan en önemli besinler de süt ve süt ürünleridir. Peynir ve diğer süt ürünleri kalsiyum bakımından zengin içeriğe sahiptir. Bunun yanı sıra yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemiş, D vitamini içeren gıdalar ve tahıl bakımından zengin besinler de kemik erimesini korumak için tüketilmesi gereken besinlerdir. D vitamini de kemiklerin güçlenmesinde oldukça fayda sağlar. D vitamini sindirim sisteminde kalsiyum emilimini artırarak kemik yapımını artırır. Gün ışığına çıkma ve günde ortalama 15 dakika güneş ışığına maruz kalma halinde günlük D vitamini ihtiyacı cildimiz tarafından üretilir. Kemik erimesinden korunmak için kafein içeren kahve ile çay tüketimini kısıtlanmalıdır. Kafein de sigara ve alkol gibi sindirim sisteminden kalsiyum emilimini azaltıyor ve böbreklerden kalsiyum atılımını artırıyor. Vücutta kalsiyum miktarı azalınca da kemik yapımı gerçekleşmiyor. Günde 3-4 fincandan fazla kahve tüketmeyin. Kafeinsiz kahveyi tercih edin. Kahve alışkanlığınız varsa, ek kalsiyum desteği alarak açığınızı kapatmaya yardımcı olun.’’ diye ifade etti.

Uzm. Dr.
Ahmet Çapar
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
MEDICANA BAHÇELİEVLER
Profili Gör
Oluşturma: 24.06.2019 12:00
Son Güncelleme: 24.06.2019 04:43
Oluşturan: Ahmet Çapar