HPV Virüsü Erkeklerde Görülür mü?
Medicana International İstanbul Hastanesi Üroloji bölümünden Prof. Dr. Emrah Yürük "HPV Virüsü Erkeklerde Görülür mü?" sorusunu sizler için yanıtlıyor:
HPV (İnsan Papilloma Virüsü), sadece kadınları değil, erkekleri de yakından ilgilendiren ve dünya genelinde son derece yaygın görülen bir virüstür. Cinsel aktif bireylerin büyük bir kısmının hayatının bir döneminde karşılaştığı bu virüs, bazen yıllarca hiçbir belirti vermeden vücutta bekleyebilir. HPV ile mücadelede en güçlü silahımız, lezyonları tedavi etmenin ötesinde, bağışıklık sistemimizi her zaman zinde tutmaktır.
HPV ve erkek sağlığı hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?
HPV hakkında doğru bilinen yanlışları gidermek ve sürecin nasıl işlediğini anlamak, hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşır.
Yaygınlık ve bulaş yolları nelerdir?
- Yüksek Görülme Oranı: Araştırmalar, cinsel aktif bireylerin %60-70 gibi büyük bir kısmının yaşam boyu en az bir kez HPV ile karşılaştığını göstermektedir.
- Bulaş Yolu: Temel bulaş yolu cinsel temas ve mukoza temasıdır. Ancak virüsün sadece tam bir birleşme ile değil, ten teması yoluyla da bulaşabileceği, korunma yöntemlerinin (prezervatif vb.) riski azaltsa da tamamen sıfırlamadığı unutulmamalıdır.
Kuluçka süresi ve belirtiler nelerdir?
- Sinsi İlerleyiş: Cilt üzerinde görülen siğiller (kondilom), virüsün en bilinen belirtisidir. Ancak bu lezyonların ortaya çıkması, virüsün yeni alındığı anlamına gelmez.
- Yıllar Sonra Gelen Belirtiler: HPV vücuda girdikten sonra 5 ila 10 yıl, hatta bazen daha uzun süre sessiz kalabilir (latent evre). Bağışıklığın düştüğü veya stresin arttığı bir dönemde virüs aktive olarak aniden lezyonlarla kendini gösterebilir.
Lezyon mu, Virüs mü?
- Lezyonun Tedavisi: Koter (yakma), kriyoterapi (dondurma) veya cerrahi yöntemlerle siğillerin ortadan kaldırılması, sadece görünen sorunu çözer. Bu, virüsün vücuttan tamamen atıldığı anlamına gelmez.
- Virüsün Tasfiyesi: Virüsü vücuttan temizleyecek olan asıl güç, kişinin kendi bağışıklık sistemidir. Tedavi süreci, lezyonları yok ederken vücudun virüsü yenmesine zaman tanımayı hedefler.
Bağışıklık sistemini güçlendirme rehberi
- Sağlıklı Beslenme: Vitamin, mineral ve antioksidan açısından zengin bir diyet savunma hattını güçlendirir.
- Düzenli Spor: Metabolizmayı canlı tutarak bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırır.
- Zararlı Alışkanlıklardan Uzak Durmak: Özellikle sigara, mukozal bağışıklığı baskılayarak virüsün dokulara yerleşmesini ve siğillerin tekrarlamasını kolaylaştırır.
- Stres Yönetimi: Kronik stres, bağışıklık sisteminin en büyük düşmanıdır ve virüsün uykudan uyanmasına neden olabilir.





























