KURUMSAL HABERLER


+A A-

Karaciğer Metastazında Li-OX Yöntemi

Girişimsel onkoloji girişimsel radyolojinin bir alt disiplinidir. Bu alanda hastaların daha önce kullandıkları ışın tedavisi, cerrahiler ve kemoterapilere ek katkılar sağlanmaktadır.


Karaciğer Metastazında Li-OX Yöntemi

Girişimsel onkolojide ağrı tedavileri, drenajlar, biyopsiler yapılmaktadır. Girişimsel onkolojide yapılan tedaviler iki gruba toplanabilir. Bunlardan bir tanesi ablasyonlar diğeri ise anjiyografik tedavilerdir. Ablasyonda mikrodalga ablasyon, lazer ablasyon, kriyoablasyon, nanonash gibi yöntemler bulunmaktadır. Anjiyografik tedavilerde ise TARE, TAKE, kemosaturasyon ve Li-Ox gibi tedaviler güncel olarak kullanılmaktadır. Bunların arasından Li-Ox en yeni ve üst nesil bir tedavi yöntemidir.


Karaciğer Metastazı Nedir?

Kanser, farklı yollarla uzak organlara ve dokulara yayılabilirler. Bu duruma metastaz denilmektedir. Karaciğer de insan vücudunda en sık metastaza maruz kalan organlardan biridir. Karaciğer metastazı vücuttaki herhangi bir yerde ortaya çıkan kanserin karaciğere yayılması anlamına gelmektedir. Karaciğer vücudun fabrikası konumunda bir organdır. Kanı filtre eder. Bu sebeple de kan dolaşımına karışan kanser hücreleri karaciğere takılı kalır. Pankreas, safra yolları, kalın bağırsak, yemek borusu, mide, ince bağırsak gibi organların kanserlerinde karaciğer metastazı sıklıkla görülmektedir. Karaciğer metastazları karmaşık gibi görünse de yayılımın hangi organa bağlı olduğu, başka yerlere de yayılımı olup olmadığı gibi bilgilerle tedavi edilebilmektedir.

Karaciğer Metastazı Belirtileri Nelerdir?

Karaciğer metastazlarında bazı durumlarda hastalarda yorgunluk, karın ağrısı, sarılık ve kan tahlillerinde karaciğer fonksiyonlarında bozulma gibi belirtiler görülür. Bu durum ultrason, MR, PET-CT, tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle de teşhis edilebilir. Kemoterapi, radyofrekans, mikrodalga ablasyonu, kriyoablasyon, nanoknife ablasyon gibi yöntemlerle tedavi yapılabilmektedir. Ancak onkolojide özellikle de girişimsel onkoloji alanında yeni gelişmelerle birlikte yeni tedaviler de bulunmaktadır. Bu tedavilerden en yenisi ise Li-Ox yöntemidir.

Lİ-OX Tedavisi Nedir?

Li-Ox tedavisi “Liver” ve “Oxaliplatin” kelimelerinin kısaltılmışından oluşmaktadır. Liver, karaciğer; oxaliplatin ise kemoterapi ajanı anlamına gelmektedir. Li-Ox yöntemindeki, ana amaç kemoterapi ajanının direkt olarak karaciğere ulaştırılmasıdır. Li-Ox tedavisi kolon kanserinde karaciğer metastazı olanlarda kullanılan yeni nesil bir yöntemdir. Bu tedavi yönteminin amacı kemoterapi ajanının karaciğere direkt olarak ulaştırılmasıdır. Günümüzde girişimsel radyolojide kullanılan TAKE, TARE ve kemosaturasyon gibi yöntemlerden türetilmiş bir üst nesil tedavidir. Onkoloji hekimlerinin karaciğere ulaştırmak istediği her türlü kemoterapi ilacı bu tedavide kullanılabilir. Li-Ox, anjiyografik bir yöntemdir ve kullanmak istenilen kemoterapi ajanının karaciğer içindeki metastazlara ulaşmasını sağlamaktadır. Bu yöntem sadece kolon kanserinde kullanılmamaktadır. Her ne kadar kolon kanserinde geliştirilen bir tedavi yöntemi de olsa karaciğere metastaz yapan tüm abdominal organların kanserlerinde kullanılabilir. Örneğin yemek borusu, mide, pankreas, yumurtalık kanserlerinde kullanılır. Karın boşluğu dışındaki diğer organların karaciğer metastazlarında kullanılabilir.


Lİ-OX’un Kemoterapiye Göre Farkı Nedir?

Li-Ox, tüm girişimsel onkoloji tedavilerinin arasında yeni bir tedavi metodudur. Hasta açısından oldukça pratik bir yöntemdir. Klasik kemoterapi yöntemine göre avantajları bulunmaktadır. Klasik kemoterapi, hastaların kol damarlarından veya göğüslerinden port olarak adlandırılan cihazlarla verilmektedir. Bu tedavilerde kullanılan kemoterapi ajanı kol damarlarımdan dolaşım sistemine verildiği için verilen ilaç kan dolaşımında dolaşır. İlacın ne kadarının karaciğere gittiği net olarak bilinmemektedir. Li-Ox ile verilen ilaç direkt olarak karaciğere ulaşmaktadır. Li-Ox tedavisinin girişimsel onkolojide kullandığımız TARE, TAKE gibi yöntemlerden de bir takım farklılıkları bulunmaktadır.

İlaç Direkt Karaciğere Gidiyor

Diğer organlarda kan getiren bir atardamar ve kanı çıkaran bir toplardamar bulunurken karaciğerimizde diğer organlarda bulunmayan özel bir durum mevcuttur. Karaciğerde hem kalpten kan getiren bir atardamar hem de bağırsaklardan kan getiren ikinci bir atardamar vardır. Yani karaciğerde iki atardamar bir toplardamar bulunmaktadır. Bu daha önce kullanılan tedavilerde bir takım dezavantajlar oluşturmaktadır. Karaciğere gelen kanın bir kısmı kalpten bir kısmı da bağırsaklardan gelmektedir. Girişimsel radyolojide kullanılan diğer yöntemlerde genelde kalpten gelen atardamarlar kullanıldığı için bağırsaklardan gelen kan dolaşımı da devam etmektedir. Eski tedavi yöntemlerinde karaciğere gelen kemoterapi ilacı bağırsaklardan gelen kan ile seyrelmektedir. Ancak Li-Ox ile bağırsaklardan gelen kan dolaşımı kesildiği için karaciğere daha yüksek konsantrasyonda kemoterapinin ulaşması sağlanmaktadır.


Lİ-OX Kimlere Kullanılıyor?

Li-Ox tedavisi karaciğere sıçrama gerçekleşmiş 4.evre hastalarda kullanılmaktadır. Her ne kadar kolon kanseri için geliştirilmiş olsa da karaciğere sıçrama yapmış kanser türlerinde kullanılabilmektedir. Bu tedavide yaş kısıtlaması yoktur. Erken yaşlardan ileri yaşlara kadar bütün hasta gruplarında kullanılabilmektedir. Li-Ox tedavisi karaciğer dominant hastalarda yani metastazların ağırlıklı olarak karaciğerde bulunan hastalarda kullanılması uygun olmaktadır.


Ön Hazırlıksız Yöntem

Li-Ox tedavisinin bir ön hazırlığı bulunmamaktadır. Hastaların daha önce çektirdiği tomografi, MR ve PET görüntüleri onkoloji bölümü ile beraber incelenerek hastaya tedavi kararı alınabilmektedir. Tedavi işlemine başlamadan önce kalp damar cerrahisi tarafından hastaların omuz bölgesindeki atardamara bir port yerleştirilmektedir. Port yerleştirme işlemi hastanede bir günlük yatış gerektirmektedir. Yerleştirilen bu port aracılığıyla karaciğerin atardamarlarına kolaylıkla ulaşılması sağlanmaktadır. Tedavi bu porttan gerçekleştirilmektedir. Tedavi planı genellikle 4 ile 6 seans olarak planlanmaktadır. Her tedavi seansında hastanın hastanede yatışı gerekmemektedir. Anjiyografi ünitesinde gerçekleştirilen bu tedavide hastalar anjiyografi ünitesine alınmakta omuzundaki porttan karaciğere ulaşılmakta ve tedavi sonrasında hasta direkt olarak eve taburcu edilmektedir. Bu tedavi yaklaşık 1 saat kadar sürmektedir. 4 ile 6 seans bittiğinde yine kalp damar cerrahları tarafından hastaların omuzlarındaki port günübirlik bir yatış ile çıkarılmaktadır. Li-Ox tedavisi sırasında her senasta hastalar kan tahlilleriyle kontrol edilmekte herhangi bir yan etki olup olmadığı bu şekilde takip edilmektedir. İşlemlerimiz tamamlandıktan sonra 6 seanslık kür bittikten sonra hastalara yeniden tomografi, PET veya MR çekilerek tedavinin başarısı ortaya konmaktadır.


Uzm. Dr.
Metin Çevener
Girişimsel Radyoloji
MEDICANA INTERNATIONAL ISTANBUL - BEYLİKDÜZÜ
Profili Gör
Oluşturma: 22.01.2024 12:00
Son Güncelleme: 22.01.2024 12:30
Oluşturan: Metin Çevener