KURUMSAL HABERLER


+A A-

Kalp Sağlığına Özel Tavsiyeler

Günümüzde çok sık şikâyet konusu olan çarpıntı hissi bazen sadece huzursuzluk yaratan bir his olarak kalır, bazen de ciddi ve ölümle sonuçlanabilecek vakaların habercisi olabilir


Kalp Çarpıntısı Nedir?

Çarpıntı hastalar tarafından kalbin hızlı atması, kalbin attığının hissedilmesi yada kalp ritminin düzensiz olması gibi farklı şekillerde tanılanır. Hastanın kalbinin attığını hissetmesi özellikle bu gece yatınca sıkılık ortaya çıkmakta olup bu durum herhangi bir problemden kaynaklanmamaktadır.

Kalp Çarpıntısı Nasıl Teşhis edilir?

Kalp ritminin düzensiz olarak hissedildiği çarpıntılarda kalbin karıncığından yada kulakçığından çıkan erken atımları hastanın hissetmesi şeklinde olup bu durumda bu tekleme yada erken atım  olarak tanımladığımız kalp atımlarının sayısı önemlidir. Bu durumda hastalara 24 yada 48 saatlik holter EKG ile ritmi takip edebildiğimiz ve bu sürede ne kadar erken atımın geldiğini gösterir tetkik ile bu vuruların sıklığını tespit edip belli oranların üzerinde ise bu erken atımların tedavisini yapabilmekteyiz.

Kalp Çarpıntısının Belirtileri Nelerdir?

Bir diğer en sık gördüğümüz ve klinik olarak öneli çarpıntıda kalbin çok hızlı atmasıdır.  Normalde nabız sayısı dakikada 60-100 arasındadır. 100'ün üzerine çıktığında taşikardi durumu tarifliyoruz. Ancak 100-120 seviyeleri çoğunlukla önemsiz değerlerlerdir ve bu değerler çoğunlukla kansızlık, guatr ve anksiyete-heyecan kaynaklıdır.

Gerçek çarpıntı dediğimizde nabzın çoğunlukla dakikada 150-160'ın üzerinde olmasını görüyoruz. Gerçek çarpıntı durumu kalbin kulakçığı ve karıncığı arasında olmaması yerde elektriksel  bağlantı yada kısa devre olarak tanımladığımız bağlantının olmasıdır. Bu kısa devre zaman zaman fonksiyon görüp hastada çarpıntı oluşturmakta. Önemli nokta bu devrenin ne zaman fonksiyon göreceğinin ve çarpıntı oluşturacağının herhangi bir belirtisi olmamasıdır. Ancak yoğun stress ve sigara gibi etkiler bu devrenin fonksiyonunu ortaya çıkarıp çarpıntının başlamasını tetikleyebilmektedir.

Kalp Çarpıntısı Nasıl Tedavi edilir?

Bu tür çarpıntıların tedavisinde 2 tür tedavi seçeneğimiz var;

1) İlaç tedavisi:

İlaç tedavisi o kısa devre dediğimiz olmaması gereken devreyi baskılayarak tedaviyi sağlıyor. Ancak ilaç tedavisi böyle bir hastaya başlandığında o kısa devreyi ortadan kaldırmadığı yalnızca baskıladığı için uzun süreli ilacı düzenli kullanmak gerekli. Aynı zamanda ilaç tedavisi altında da çarpıntı ataklarının devam etmesi sıklıkla karşılaşılan önemli bir problemdir.

2) Ablasyon:

Bir diğer tedavi seçeneği de o olmaması gereken kısa devrenin ortadan kaldırılmasıdır. Bu işlem ablasyon olarak tanımladığımız tedavi seçeneğidir. Ablasyon işleminde kasık toplar damarında girerek özel kataterler ile çarpıntının kaynaklandığı kısa devre tespit ediliyor ve o bölgeyi özel kateterler ile yakarak ortadan kaldırılıyor. Böylece kısa devre  tamamen ortadan kalktığı için hastanın çarpıntısı tamamen tedavi edilmiş oluyor ve hastaya herhangi bir kalp ilacı vermeden tedavisi yapılmış oluyor.

EĞER ÇARPINTINIZ VARSA…

Çarpıntı sorunuyla karşılaştığınızda panik yapmayın, korkup telaşlanmayın. Gevşemeye, rahat bir yere oturup dinlenmeye çalışın. Derin derin nefes alın. Soğuk bir içecek içmeyi deneyin. Çarpıntılar sık tekrarlıyorsa ve beraberinde de nefes darlığı, baş dönmesi ve göğüs ağrısı oluyorsa bunun altında yatan bir kalp probleminden dolayı hemen doktora başvurmanız gerekir.

KALP PİLLERİ ANİ ÖLÜMLERİ ENGELLİYOR…

Kalpteki yüksek ritme bağlı kalbin pompa görevini yapamaması durumunda hastaya elektroşok vererek hayatını kurtarmak amacıyla kullanılan kalp pilleri takıldıktan hemen sonra yaşanılan tüm şikayetleri ortadan kaldırıyor.

Kalp Pili nedir, nasıl çalışır ve türleri nelerdir? 

Kalp pilleri; ritim bozukluklarında kullandığımız hasta sol yada sağ köprücük kemiği altına yerleştirdiğimiz cihazlardır. Pil yada şok cihazı takılma işlemi lokal anestezi altında hastayı uyutmadan yapılan bir işlemdir. Hastanın yalnızca sol yada sağ köprüçük kemiğinin alt kısmını uyuşturup burdan toplar damara giriş yapıp pil kabloları kalbin içine yerleştirilir ve sonrasında pili kablolar ile bağlanıp bu kısımdan cilt altına yerleştirilir. Pil değişim işlemi daha basittir. Pil bittiğinde yalnızca pil kısmını bağlantı yerinden ayırıp yeni pili mevcut olan kablolara bağlanır.

Kalp Pillerinin Türleri

1) Kalpte ciddi yavaşlamalar olduğunda takılan piller

Bunlar hastanın nabzının belirli seviyelerde tutarak kalbin normal hızda çalışmasını sağlayan cihazlardır. 

2) Bir diğer pil türü ölümcül ritim bozuklukları durumunda kullanılan şok cihazları 

Bu cihazlar özellikle kalp yetmezliğinde sıklıkla gördüğümüz ciddi ritim bozukluğu yaşayan hastalara takılan cihazlardır. Bunlar hastada ritim bozukluğu olduğu zaman cihaz saniyeler için ritim bozukluğu tanıyor ve hastaya şok vererek ritmin düzelmesini sağlıyor. 

3) Kalp yetmezliğinde kullanılan cihazlar 

Bu cihazlar kalp yetmezliğinde elektrokardiyografide ve ekokardiyografide belirli bulgular tespit ettiğimiz hastalarda uygulanılan pillerdir. Bu piller kalbin daha düzenli çalışmasını ve hastanın nefes darlığı düzelmesini sağlayan cihazlardır.  Ancak burda önemli nokta kalp yetmezliği olan hastaların ancak sınırlı bir kısmında bu söylenilen elektrokardiyografi ve ekokardiyografi değişikliği olduğu için bu pilleri her kalp yetmezliğinde takılamamaktadır. Ancak bu tür kalp yetmezliği pilleri doğru ve uygun hastada takıldığında hastanın nefes darlığında ciddi rahatlama getirmekte ve efor kapasitesini belirgin derecede arttırmaktadır.

Kalp pilinin ömrü var mıdır?

Kalp pilleri belirli ömürleri olan cihazlardır. Ancak pilin çalışmasına göre ömürde değişmektedir. Eğer hastanın kalbini devamlı pil çalıştırıyorsa o durumda takılan piller ortalama 7-8 yıl gitmektedir. Ancak hastanın kendi ritmi var ve pil ancak hastanın kalp atımı düşeceği sırada devreye giriyorsa o zaman çok daha uzun süre gitmektedir. Şok cihazları içinde benzer şeyler geçerlidir. Pilin ömrünü hastaya 6 aylık yaptığımız kontroller ile pil ömrünü takip ediyoruz ve pil bittiğinde de değişim yapıyoruz.

Oluşturma: 21.04.2016 12:00
Son Güncelleme: 25.07.2017 09:47
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu