KURUMSAL HABERLER


+A A-

Migren Tedavisi Aksatılmamalı

Migren, başta tek taraflı zonklayıcı tipte ağrı ile karakterize bir nörolojik rahatsızlıktır. Baş ağrısının yanı sıra farklı belirtilere de neden olabilir. Tedavi edilmediğinde hastanın yaşam kalitesi ciddi ölçüde düşer. Migrenle ilgili merak edilen soruları Medicana Avcılar Hastanesi Nöroloji Uzmanı, Uzm. Dr. Nejla Çabuk yanıtladı.


Migren Tedavisi Aksatılmamalı

Migren Nedir?


Dr. Nejla Çabuk, ‘’ Migren, genellikle başın tek tarafında zonklayıcı ağrıya veya nabız atması gibi bir hisse neden olan nörolojik bir durumdur. Migren toplumda oldukça yaygın olarak görülür. Yaklaşık olarak her 5 kadından 1’i ve her 15 erkekten 1’inde migren rahatsızlığına rastlanır. Migrenin ataklar halinde görüldüğünü ve bu atakların bazen birkaç saniye içerisinde sonlandığını bazılarının ise birkaç gün sürebilir. Migren atakları sırasındaki baş ağrısı çok şiddetli olabilir ve kişinin günlük aktivitelerini yaparken zorlanmasına neden olabilir. Bu sorunlarla daha az karşılaşmak için migren tedavisi aksatılmamalı. Migren semptomları genellikle çocukluk, ergenlik veya genç yetişkinlik döneminde görülür. Medicana Avcılar Hastanesi uzmanlarına göre migrende görülen semptomlar 4 kısma ayrılabilir.

Bunlardan ilki ‘prodrom’ adı verilen, migren atağı başlamadan önceki 1-2 günü kapsayan dönemde görülür. Prodrom belirtileri: Kabızlık, ruh hali değişimleri, aşırı yeme isteği, ense ya da boyunda sertlik, çok susama ve sık idrara çıkma ve sürekli esneme. Migren hastalarının yaklaşık 3’te 1’inde ‘aura’ adı verilen bir dönem gözlenir. Aura, migren atağının hemen öncesinde ya da atak sırasında başlar. Özellikle görme ile ilgili sorunların görüldüğü bu dönemde belirtiler birkaç dakika içinde başlar ve bir saat kadar sürebilir. Aurada görülebilen belirtiler şöyledir: ışık flaşları, parlak noktalar, çeşitli şekiller görme, görme kaybı, kol ve bacaklarda karıncalanma, yüzün veya vücudun tek tarafında uyuşma, güçsüzlük, konuşmada zorluk, hareketleri kontrol edememe. Migren atakları tedavi edilmezse yaklaşık 72 saat kadar sürebilir. Migrenin görülme şekli kişiden kişiye değişebilir. ‘’ dedi.


Migreni Tetikleyen Durumlar Nelerdir?


Atak sonrası ‘postdrom’ olarak adlandırılan dönemde ise kişi kendini yorgun ve bitkin hissedebilir. Bazı kişiler de bu dönemde sevinçli, coşkulu da olabilir diye ifade eden Dr. Nejla Çabuk şu konulara dikkat çekti: ‘’  Medicana Avcılar Hastanesi uzmanları bazı durumların migreni tetikleyebileceğini belirtilerek bunları şu şekilde sıraladı: Âdet döngüsü, gebelik veya menopoz gibi hormonal değişimlerin olduğu dönemler, Alkol ve kafein içeren içecekler, Stres, parlak ışık, yüksek ses, keskin koku gibi duyusal uyaranlar, uyku düzenindeki değişimler, fiziksel aktivite, hava durumundaki değişimler, doğum kontrol hapı, nitrogliserin türü ilaçlar, işlenmiş veya tuzlu gıdalar, öğün atlamak, uzun süreli açlık. Migren tedavisindeki asıl amacın atak görülme sıklığını azaltmak ve migrenle ilgili belirtilerin şiddetini hafifletmektir. Migren tedavisinde kullanılan ilaçlar iki ana gruba ayrılır. Bunlardan ilki ağrı kesici ilaçlardır. Bu ilaçlar atak sırasında görülen belirtileri hafifletmek için kullanılır. İkinci grup ise önleyici ilaçlardır. Düzenli olarak alınan bu ilaçlar migren ataklarının daha seyrek ve daha hafif görülmesini sağlar.

Migren hastalarına ağrı kesici olarak ibuprofen, parasetamol içeren ilaçlar verilebilir. Triptan grubu tabletler ve dihidroergotamin enjeksiyonları da migren atağı tedavisinde kullanılabilir.’’


Tedavi yöntemleri Nelerdir? Migren Aşısı Nedir?


Dr. Çabuk, ‘’ Önleyici migren tedavisinde ise antidepresanlar, antiepileptikler ile bazı beta bloker veya kalsiyum kanal bloker grubu ilaçlar tercih edilebilir.  Migren ağrısının hafiflemesi için sessiz ve karanlık bir odada uzanmak, şakaklara masaj yapmak ya da alın ve enseye soğuk bir bez koymak gibi çözümler uygulanabilir. Migren sorunu yaşayan kişiler, donanımlı bir merkeze başvurmalı ve kendileri için hazırlanan tedavi planına sıkı bir şekilde uymalıdır. Migren aşısı migrene spesifik koruyucu tedavilerden biridir. İçerisinde CGRP denilen moleküle karşı oluşturulan antikorlar yer alıyor. Bu antikorlar CGRP molekülüne bağlanarak ağrıyı azaltıcı etkiye sahip olabiliyor. Ayda 1 kez kullanım kolaylığına sahip en son  tedavi yöntemi de uygulayabiliyoruz. ‘’ diye kaydetti.



Uzm. Dr.
Nejla Çabuk
Nöroloji
MEDICANA AVCILAR
Profili Gör
Oluşturma: 01.07.2021 12:00
Son Güncelleme: 01.07.2021 04:46
Oluşturan: Nejla Çabuk