KURUMSAL HABERLER


+A A-

Deprem Sonrası Asbest Tehlikesi

Deprem Sonrası Asbest Tehlikesi


Deprem Sonrası Asbest Tehlikesi

Asbest yani beyaz toprak: ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, esnek, lifli yapıda bir mineraldir. Bu yapısı nedeniyle asbest, endüstriyel kullanımına yasak getirilene kadar; gemi, otomobil, inşaat gibi birçok sanayi alanında yalıtım ve sızdırmazlık amaçlı kullanılmıştır. Medicana Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Başak Burgazlıoğlu konu hakkında bilgi verdi.

Asbest “aktoprak”  geleneksel olarak kırsal kesimde sıva, çatıların ısı ve su yalıtımı, ocakların yalıtımı gibi alanlarda yaygın olarak kullanılmıştır. Ev içinde sıvanın dökülmesi, ev dışında ise doğa olayları nedeniyle sıvanın ya da çatının bütünlüğünün bozulması sonucu havaya karışan asbest liflerinin solunması sonucu, asbeste maruz kalınabilmektedir.

Asbest: tekstilde, saç, boru üretiminde, inşaat malzemeleri endüstrisi, boya dolgusu, dolgu materyalleri, sentetik reçine kompresyon kalıp materyalleri, termoplastikler, kauçuk ürünlerinde, ısı, ses ve yangın gibi izolasyon endüstrisinde, gemi yapımı ve vagon üretiminde, fren, debriyaj, balata sistemleri ile kağıt endüstrisinde kullanılmaktadır.

Kısa süreli asbest maruziyetine bağlı hastalık bildirilmiş ise de asbeste bağlı hastalıkların ortaya çıkması genellikle uzun yıllar alır. Bu süre, maruz kaldıktan sonra 10 ila 50 arasında değişir. Solunum yoluyla alındığında en sık etkilenen organımız akciğerdir ve akciğerin zarında birikerek yıllar içinde kireçlenmeye ve kansere neden olabilmektedir.


Deprem ve Asbest

Ülkemizde yaşanan 6 Şubat deprem felaketiyle beraber binaların yıkılması esnasında moloz ve hafriyatlardan soluduğumuz havayı kirleten pek çok kimyasal maddeyle beraber asbest de ortama salınmıştır. Türkiye'de 2013 yılında asbest kullanımı ve ticareti yasaklanmış olsa da deprem gibi afet durumlarında eski yapılı binaların yıkıntılarında ortaya çıkabiliyor.

Ülkemizde binaların asbest haritalamalarının ve asbest kullanılan alanlara ait kayıtların yetersiz olması nedeniyle de riskli binaların tayini yapılamamakta, deprem ve sonrasındaki yıkım sürecinde ortaya çıkan asbest yükü tam olarak bilinememektedir.


Nasıl Korunabiliriz?

• Moloz yığınlarına, yıkım ve atık alanlarına erişim kısıtlanmalıdır.

• İçinde asbest olduğu bilinen yapılar sökülürken ortamda toz oluşturmamaya dikkat edilmelidir, gerekirse taşınma ve kesme aşamasında ortam ıslak tutulmalıdır.

• Yine asbestle kirlenen yüzeylerde toz alınmamalı, süpürülmemeli, ıslak yöntemle temizlenmelidir. Çünkü bu yöntemler asbestin havaya karışmasına neden olacaktır.

Oluşturma: 23.03.2023 12:00
Son Güncelleme: 09.05.2023 10:48
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu