KURUMSAL HABERLER


+A A-

'Boşanmada çocuklar üzerindeki anne-baba figürü zedelenmemeli'

PSİKOLOG Gizem Yılmaz, boşanma ile sonuçlanan evliliklerde genellikle en çok yıpranan tarafın çocuklar olduğunu belirterek, "Anne ve babanın evliliği yürütememesinden kaynaklanan suçluluk duygusu, çocuklara taviz vermelerini ve sınır koymalarını zorlaştırabiliyor. Özellikle çatışmalı evliliklerin sonunda ailenin bir tarafı çocuğun her istediğini yerine getirerek iyilik yaptığını düşünüyor ama ne yazık ki uzun vadede yıkıcı sonuçlar elde ediyoruz. Boşanma sonrası her iki evde de çocuğa özel bir oda ve alan yaratmak oldukça önemli. Çocuk içsel yaşantısında, yaşananlardan kendini sorumlu tutma eğiliminde. Buna engel olabilmek için boşanma kararının çocukla hiç bir ilgisi olmadığını ona aktarmak gerekiyor. Ne yaşanırsa yaşansın çocuğun zihnindeki anne baba figürü kesinlikle zedelenmemeli" dedi.


'Boşanmada çocuklar üzerindeki anne-baba figürü zedelenmemeli'


Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Gizem Yılmaz, yeni ve ilk evliliklerin en az yarısının boşanma ile bittiği belirterek boşanma sürecinin çocukların üzerinde ki olumsuz etkileri hakkında açıklamalarda bulundu. Psikolog Yılmaz, anne ve baba arasında ki ilişkinin bitebileceği ancak ebeveyn rollerinin ömür boyu devam edeceğini ve buna göre davranılması gerektiğini söyleyerek, "Çocuğun içsel yaşantısında, yaşananlardan kendini sorumlu tutma eğilimindedir. Buna engel olabilmek için boşanma kararının çocukla hiç bir ilgisi olmadığını ona aktarmak gerekiyor. Ne yaşanırsa yaşansın çocuğun zihnindeki anne baba figürü kesinlikle zedelenmesi gerekiyor" diye belirtti.

Boşanmanın çocuk üzerinde ki etkilerin doğru müdahalelerle atlatılacağını ifade eden psikolog Gizem Yılmaz, " Yeni ve ilk evlikliklerin en az yarısının boşanmayla sonuçlandığını biliyoruz. İkinci ve üçüncü evliliklerini yapan insanlara baktığımızda da bu oran yine oldukça yüksek seyrediyor. Boşanmanın çocuklar üzerinde birçok  olumsuz etkisi var. Ancak doğru müdahaleler ile bu etkiyi en aza indirmemiz de  mümkün. Anne ve baba arasında ki ilişki bitebilir ancak ebeveyn rolleri ömür boyu devam edecek bir marartondur. Anne ve babaların bunu unutmaması gerekir. Boşanma kararı verildiğinde anne ve babanın bu kararı çocuğa birlikte vermelerini öneriyoruz. Bunu yaparken eşit miktarda, tutarlı ve sırayla konuşmaları gerekiyor. Aksi takdirde ebeveynlerden birinin bu durumu açıklaması çocuğun o ebeveyne karşı suçlamalar, gizli bir öfke yaşamasına neden olabiliyor. Bunun yanı sıra çocuğu bekleyen yeni hayatında çocuğun kimde kalacağı ve kimin ne kadar sürede göreceğini gözlemlemek ve bunu çocuğa aktarmak çok önemli. Bu sayede belirsizliklere karşı çocuğun geliştirdiği korkuyu en aza indirebiliyoruz. Çocuk bazen bu değişimi kayıp veya yas olarak algılayabiliyor ve yasta gibi tepkiler verebiliyor. İnkar, öfke, pazarlık ve depresyon dediğimiz süreçlerden geçebiliyor. Bu noktada akranlarına durumu açıklamaktan da çekiniyor ve durum karşısında utanç geliştirebiliyor. Daha önce sergilemediği tavırlar sergiliyor ve bunun yanı sıra somatik yakınmalar bu duruma eşlik edebiliyor. Bu nokta da çocuk içsel yaşantısında, yaşananlardan kendini sorumlu tutma eğiliminde. Buna engel olabilmemiz için eşler arası iletişimiyle bu boşanma kararının çocukla hiç bir ilgisi olmadığını çocuğa aktarmak gerekiyor" diye konuştu.

'Uzun Vadede Yıkıcı Sonuçlar'

Boşanma sürecinin hem anne, baba hem de çocuk için oldukça sancılı bir süreç olduğundan bahseden Yılmaz, "Ne yaşanırsa yaşasın anne baba figürü kesinlikle zedelenmemeli ve birbirlerini kötülememeleri gerekiyor. Bunu önemle vurgulamak lazım. Anne ve babanın evliliği yürütememesinden kaynaklanan suçluluk duygusu çocuklara taviz vermelerini ve sınır koymalarını zorlaştırabiliyor. Bu noktada çocuğu kısa vadede mutlu etselerde uzun vadede her isteği yerine getirdikleri için talepleri karşılanmadığında bir mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşamalarına sebep olabiliyor. Özellikle çatışmalı evliliklerin sonunda ailenin bir tarafı çocuğa sınırsız oyuncak alarak veya çocuğun her istediğini yerine getirerek çocuğa iyilik yaptıklarını düşünüyorlar ama ne yazık ki uzun vadede yıkıcı sonuçlar elde ediyoruz. Boşanma sonrası her iki evde de çocuğa özel bir oda ve alan yaratmak oldukça önemli. Boşanma hem anne baba hem çocuk için sancılı bir süreç. Bundan dolayı bu süreçte bir uzman destek almak önemli. Kavganın şiddetin olduğu, sevginin olmadığı bir ortamda büyümektense bilinçli iki ebeveynin ayrı evlerde çocuk gelişimini sağlaması oldukça sağlıklı olacaktır" ifadelerini kullandı.

'Suça Eğilim Oluşuyor'

Boşanma sonrası özellikle ergenlik döneminde çocukların bir çok suça karıştıklarını gözlemlediklerini belirten psikolog Gizem Yılmaz, "Suça eğilimleri var, ancak doğru müdahalelerde bulunursak diğer ailelerden çok daha sağlıklı çok daha sevgi dolu bireyler haline getirebiliriz. Bir tehlike unsuru değiller. Boşanmış çocuğun ailesi olmak ya da boşanmış kadın olmak gibi bir etiket önemsenmediği sürece toplumla gayet sağlıklı iletişim kuracaklardır. Çocuklar içsel yaşantısında anne ve babanın bütün mutsuzluğunu kişiselleştirme eğiliminde ve bunu yaptıkları için de bir çok depresyon, izole olma gibi durum söz konusu olabiliyor. Bu noktada anne ve babaya büyük görev düşüyor. Çocuğa evliliklerinin bitme nedenini anlatmaları faydalı olacaktır" dedi.

Psikolog
Gizem YILMAZ
Psikoloji
MEDICANA SİVAS
Profili Gör
Oluşturma: 10.12.2021 12:00
Son Güncelleme: 23.12.2021 05:24
Oluşturan: Gizem YILMAZ