KURUMSAL HABERLER


+A A-

Genç Erkeklerin Kabusu: Kronik Prostatit Nedir?

Kronik Prostatit’in özellikle genç erkeklerin yaşamını ciddi boyutta etkileyen uzun süreli bir organ iltihabı olduğunu anlatan Medicana Bahçelievler Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Zafer Oyman, hastaların dünyanın pek çok yerinden tedavi için Türkiye’ye geldiğini belirtti. Peki, kronik prostatit nedir? Kimlerde görülür? Belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıl gerçekleşir? İşte Op. Dr. Zafer Oyman’ın açıklamaları…


Genç Erkeklerin Kabusu: Kronik Prostatit Nedir?


Kronik Prostatit nasıl oluşur ve kimlerde görülür?

Kronik Prostatit’in iki nedenle ortaya çıktığını söyleyen Op. Dr. Oyman nedenleri şöyle açıkladı: “İlk sebepte hasta korunmasız cinsel ilişki sonrası mikrobu almakta. Tedavisini zamanında yaptırmayan hastada iltihap, üretradan prostat bezi içerisine yerleşmekte ve bu durum tedaviyi oldukça zorlaştırmaktadır. Diğer sebep ise üşütmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Uzun süre soğuğa maruz kalan erkeklerde gerçekleşmektedir. Biz bu durumu genellikle yüzücülerde, kayakçılarda ve uzun süre dağda operasyon yapan askerlerimizde görmekteyiz.”

Genellikle genç erkeklerde rastlanan kronik prostatite 45 yaşını geçmiş erkeklerde pek rastlamamaktayız. 20 ile 45 yaş arasında bu hastalığın görüldüğünü söyleyebiliriz.

Kronik Prostatitin belirtileri nelerdir?

Kronik Prostatit’te birçok belirtinin görüldüğünü söyleyen Op. Dr. Oyman, en sık görülen belirtileri aktardı:

“Hastalar çeşitli problemlerle bize başvurabilmekte. Genç erkekler ereksiyonun kaliteli olmadığından yakınmaktalar. Birçok hastada bu hastalığa bağlı olarak erken boşalma sorunu yaşanmakta. Tüm bunların yanı sıra testislerde, kasıkta, peniste, perine dediğimiz bölgede ağrı ve idrara sık çıkma gibi şikayetlere de sebep olur.

Kısırlığa neden olabilir

“Bu belirtiler arasında en büyük soruna yol açan belirti ise kısırlık. Hastalar genellikle bu nedenle tüp bebek yöntemine başvurmakta. Fakat asıl sorun kronik prostatitten kaynaklanmaktadır.

Kısırlıkta kronik prostatit tespiti yaptığımızda tedaviyi gerçekleştiriyoruz. Tedavi tamamlandıktan sonra sperm tahlilleri iyi duruma gelen hasta tüp bebeğe ihtiyaç duymadan çocuk sahibi olabiliyor.”

“Türkiye’ye tüm dünyadan hasta gelmekte”

Op. Dr. Oyman, tüm dünyadan Türkiye’ye tedavi için hasta geldiğini söyleyerek şunları aktardı:

“Kronik prostatit için Amerika’dan, İngiltere’den, İtalya’dan Fransa’dan, Hollanda’dan ve dünyanın birçok yerinden bana hasta gelmekte. Dünyada bu hastalıkla ilgilenen doktor çok az. Geçen hafta Sibirya’dan ve Rusya’dan hasta geldi mesela. Teşhis zor olmasa da çoğu hekim bu hastalıkla ilgilenmemekte. Bazı hastalarımız birçok yerde, onlarca tahlil yapıyor fakat aralarında ilgili tahlili yaptıran hastamız çok az. Bu sebeple teşhis yapılamıyor. Rusya’dan gelen hastam tedavi sonrası 4 çocuk sahibi oldu.”

Psikolojik sanılıyor

Kronik prostatitle ilgili tahlili yapmadıkları için birçok hekimin durumu ‘psikolojik’ olarak tanımladığını belirten Op. Dr. Oyman, şunları söyledi:

“Geçen hafta izmirden bir hastamız geldi. Hastanın şikayeti kasıklarında ve testislerinde ağrıydı. Birçok hekim bunun sebebini psikolojik olarak tanımlamış. Biz prostat masajı yapılıp salgı aldığımızda aşırı derecede enfeksiyon olduğunu tespit ettik. Hasta 15 günlük bir tedavi sonrasında büyük oranda iyileşme gösterdi. Bu olay psikolojik değildi, aksine kronik prostatitin ilerlemiş bir durumu söz konusuydu.”

Teşhis ve tedavisi nasıl gerçekleştirilir?

Op. Dr. Oyman, kronik prostatitin tedavisi hakkında şunları söyledi:

“Deneyimlerime dayanarak hastalığın tedavisinin hastalarımda yüzde 80 oranında başarı sağladığını söyleyebiliriz. Fakat hastalığın tedavisi inatçıdır ve bu yüzden hastanın düzenli olarak kontrole gelmesi gerekmektedir.

Prostatit teşhisinde prostat bezine rektal olarak masaj yapılmakta, penisten gelen akıntı mikroskopta incelenerek teşhis konmaktadır. Akıntı için mikroskop yanında kültür antibiyogramı testi yapmaktayız. Masaj sonrası ise idrar tahlili yapmaktayız. Bunlar bize prostatit teşhisinde yeterli olmaktadır.

Teşhis sonrası duruma göre hastaya antibiyotik tedavisi uyguluyoruz. Ve bunun yanında hastaya haftada 2-3 defa sıcak oturma banyosu öneriyoruz. Bu süreçte hasta acı baharat yemiyor ve alkol almıyor. Deniz ve havuza girmesini de yasaklıyoruz fakat girerse de çıkar çıkmaz kurulanması gerekmekte. Hastanın haftada iki defa ejakülasyonu gerekmekte. Bu süreç uzun olduğu için hastayı depresyona sokabilse de sonuç olarak başarıya ulaşıyoruz. Hasta kurallara uyduğunda daha kısa sürede iyileşme sağlanmakta.”

Oluşturma: 01.07.2021 12:00
Son Güncelleme: 01.07.2021 12:52
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu