KURUMSAL HABERLER


+A A-

Kalp ve Tansiyon Hastaları Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeli

Sigara tiryakileri ile alkol bağımlıları için Ramazan ayının büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Medicana International Istanbul KalpDamar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Mehmet Salih Bilal,  iftardan sonra üst üste sigara içmenin kalp krizini tetiklediğini belirtti.  Prof.Dr.Bilal, genel anlamda oruç tutmanında kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu ifade etti.


KALP VE TANSİYON HASTALARI ORUÇ TUTARKEN NELERE DİKKAT ETMELİ

 

“İFTARDAN SONRA ÜST ÜSTE SİGARA İÇMEK KALP KRİZİ İHTİMALİNİ ARTIRIYOR”

 

Sigara tiryakileri ile alkol bağımlıları için Ramazan ayının büyük bir fırsat olduğunu söyleyen Medicana International Istanbul KalpDamar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Mehmet Salih Bilal,  iftardan sonra üst üste sigara içmenin kalp krizini tetiklediğini belirtti.  Prof.Dr.Bilal, genel anlamda oruç tutmanında kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu ifade etti.

 

“ORUÇ KANIN PIHTILAŞMASINI ÖNLER”

Ramazan ayında özellikle sağlıklı ve hafif kalp hastalığı olan kişilerin oruç tutmalarının vücut sağlığı açısından yarar sağlayacağının altını çizen Bilal, “Genel anlamda oruç tutmak kalp sağlığı açısından yararlıdır. İyi huylu kolesterolün ramazan sonlarına doğru yükseldiğini, koroner hastalığında risk faktörü olan homosistein seviyesinin ise düştüğünü biliyoruz. Kalp atardamarlarında darlıklara yol açan ve koroner arter hastalığı diye adlandırılan plak dediğimiz oluşumların yırtılması kalp krizinin esas sebebidir. Oruç tutmanın bu plakların kapsülünü sağlamlaştırmada ve yırtılmalarına engel olmada çok etkili olabileceği düşünülmektedir. Kanın pıhtılaşma eğilimini azaltması kalp hastalarında bir diğer yararlı özelliktir.. Alkolden uzak durma açısından ramazan başlı başına büyük yarar sağlarken sigara tiryakilerinde aynı yararın sağlanabildiğini söylemek zor. Halbuki oruç tutabilen bir insanın sigarayı bırakması için ramazan iyi bir fırsat oluşturuyor. İftardan sonra tehlikeli biçimde üst üste sigara içenlerde kalp krizi ihtimali artıyor. Sağlıklı veya hafif derecede kalp hastalığı bulunanlarda oruç tutmak yararlı olmakla birlikte orta veya önemli derecede kalp hastalığı olanlarda çok sakıncalı olabilir. Ayrıca kalp hastalıklarının türlerine göre farklı etkilenmeler söz konusudur” dedi.  



”İLAÇ SAATLERİ ORUCA GÖRE AYARLANABİLİR”

“İlaç kullanıyor olmak tek başına bir engel değil. İlaçların alınış saatlerini ve miktarlarını oruca göre yeniden düzenlememiz mümkün “ diyen Prof.Dr.Mehmet Salih Bilal, “İlaç teknolojisinde sağlanan gelişmeler sayesinde kalp hastalarının kullandıkları ilaçların çoğunun günde bir veya iki kez alınması yeterli olmaktadır. Bu ilaçların akşam dozları iftardan sonra, sabah dozları ise sahurda alınmak suretiyle tedavi aksatılmadan sürdürülebilir. Ancak kalp hastalığı olanların oruç tutmaya başlamadan önce doktorlarından izin almaları ve nelere dikkat edeceklerini öğrenmeleri büyük önem taşır. Kanımca hastalarımıza tavsiyede bulunurken hastanın oruç tutmaya ne kadar istekli olduğunu da dikkate almamız gerekiyor. Hastanın bir bütün olarak değerlendirilmesi ve hasta sağlığının hiçbir şekilde risk altına sokulmaması temel prensip olmalıdır.. Kalp hastalığının türünü, derecesini, varsa eşlik eden kalp dışı başka hastalıkları ve hastanın yaşını dikkate alınmak zorundayız” diye konuştu.  

 

“YAŞLI OLMAK ORUÇ TUTMAYA ENGEL DEĞİLDİR”

“Açlık ve susuzluğa maruz kalınca vücutta birçok mekanizma harekete geçmekte vücudun normal işleyişini sağlamaya çalışmaktadır” diyen Prof.Dr.Mehmet Salih Bilal, yaşlıların oruç tutabileceklerini belirterek şöyle konuştu: “Yaşlılarda bu mekanizmalarda bir zayıflık ve yavaşlama söz konusu olmaktadır. Sadece yaşlı olmak oruç tutmaya engel değildir. Sadece nüfus kağıdındaki yaşa bakarak böyle bir kısıtlama yapmak yerine oruç tutmaya engel önemli bir rahatsızlığı olup olmadığına bakmak daha doğrudur. Yaşlı insanlarda genellikle başka sağlık problemleri olduğundan oruç tutmaları tavsiye edilmez. Kalp hastalıkları günümüzde ilk sıradaki ölüm nedeni olduğundan yaşlı insanların mutlaka kardiyolojik kontrolden geçmeleri gerekmektedir. Oruç tutup tutamayacaklarının kendilerine doktorları tarafından bildirilmesi daha doğrudur.”

.

 

“KALP YETERSİZLİĞİ VE KALP RİTMİ BOZUK OLANLAR ORUÇ TUTAMAZ”

Kalp yetersizliği ve kalp ritmi bozuk olan hastaların oruç tutmaması gerektiğinin altını çizen Mehmet Salih Bilal, “Kalp yetersizliği olan hastalar yaşamlarını sürdürmek için çok sayıda ilacı muntazam biçimde almak zorundadır. Kalp yetersizliğinde ilaç tedavisi ile birlikte vücuttaki sıvı ve tuz dengesinin korunması büyük önem taşır. Büyük özenle ve zaman içerisinde dengelenen bu tedavi düzeni oruç tutulduğu taktirde altüst olabilir. Bu hastaların tekrar toparlanmaları için hastaneye yatırılmaları gerekebilir. Bu nedenle kalp rezervinin azaldığı bu hastalara oruç tutmak tavsiye edilmez. Kalpteki ritm bozuklukları da genellikle oruçtan olumsuz etkilenir. Açlık sırasında vücutta sempatik aktivite artışı dediğimiz kalbin ritm bozukluklarını tetikleyebilecek sinirsel değişiklikler oluşabilir. Vücutta oruca bağlı sıvı ve elektrolit kaybı varsa bu da ritm bozukluklarını kolaylaştırır” dedi.



“HIZLI VE YAĞLI YEMEKLER KALP KRİZİNİ TETİKLER”

“Koroner hastalarının oruçlu oldukları saatlerde önemli şikayetleri olmamakta, fakat iftar yemeği sonrasında şikayetler başlamakta ve acil servislere müracaatlar çoğalmaktadır” diyen Bilal, şöyle konuştu: “Hızlı yenilen, yağlı ve ağır iftar yemekleri kalbin yükünü çok arttırmakta miyokard infarktüsüne yol açabilmektedir. Bu hastalarda ayrıca yemek sonrasında egzersiz yapmamalarını tavsiye ediyoruz. Egzersiz ramazan ayında iken en en uygun sabah saatlerinde yapılabilir. Koroner hastalarının önemli bir kısmı aynı zamanda diyabet hastasıdır. Diyabet hastalarının tedavisinde sık sık ve küçük öğünlerle beslenme temel prensiptir. Özellikle insulin kullanan diyabet hastalarında oruç tutmayı önermiyoruz. Bazı müslüman ülkelerde insulin kullanan bu hastaların da güvenli biçimde nasıl oruç tutabilecekleri konusunda bazı formüller geliştirilmiş olsa da bu yaklaşımın genel kabul gördüğünü söylemek mümkün değildir. Kalp hastalarına diyet önerirken kalp hastalığının türü dikkate alınmalıdır. Ayrıca hastanın tansiyonu, kilo verme ihtiyacı, kalp yetersizliği olup olmadığı , kolesterol seviyesi , şeker veya böbrek hastalığı mevcutsa gözönünde bulundurulmalıdır. Bu şekilde belirlenen diyet ramazan ayında da sürdürülmesi gereken diyettir.”

 

 

KALP AMELİYATI GEÇİRENLER DİKKAT

Ameliyat olacak veya yeni olmuş hastalara genel anlamda oruç tavsiye edilmez. Ameliyat sonrasındaki iyileşme peryodunda hastalar genellikle bol sıvı, yüksek kalori ve proteine ihtiyaç duyarlar Kalp ameliyatları için bu durum çok daha fazla geçerlidir.. Kalbiyle ilgili bir cerrahi müdahale geçirmiş hastalarda hedef onları en kısa sürede normal hayatlarına döndürebilmektir. Kalp ameliyatı geçiren hastalarımıza genellikle ilk 2 ay zarfında oruç tutmamalarını öneriyoruz. Bir de oruç tutarken nelere dikkat etmeleri gerektiğini öğrenmiş olmaları ve bazı diyet kurallarına uymaları gerekiyor. Uymaları gereken kurallar geçirdikleri ameliyat ile ilgili olarak farklılıklar gösterebilir.

 

 

EN AZ 2 LİTRA SU İÇİLMELİ

Uzun ve sıcak günler orucu daha zorlu hale getirir.Sıcaklarla birlikte aşırı terleme vücuttan su ve elektrolit dediğimiz maddelerin kaybına yol açabilir ve bunlar yerine konmamışsa buna bağlı tansiyon düşüklüğü, kalpte ritm bozuklukları ve kanda koyulaşma meydana gelebilir.Bu belirtiler sağlıklı kişilerde hafif seviyelerde iken bazı kalp hastalarında bütün dengeleri altüst edebilir.Ayrıca hafif böbrek rahatsızlığı olanlarda bu durum hastalığın ağırlaşmasına yol açabilir. Önemli böbrek yetersizliği, böbrek taşı ve önemli gut hastalığı olanlara ise oruç tutmayı zaten önermiyoruz. Sağlık problemi olmayanlara bile oruç tutarken günde en az sıvı alınmasını tavsiye ediyoruz. 

TANSİYON HASTALARI DİKKAT

Yüksek tansiyonu olan ve ilaç kullanan hastaların tansiyonunun özellikle ramazanın ilk günlerinde düzensiz hale geldiğini ve genellikle yükseldiğini görüyoruz. Doktora danışarak yapılan düzenlemelere rağmen tansiyon kontrol altına alınamazsa oruç tutmayı bırakmaları istenebilir.İleri derecede yüksek tansiyonu olduğu bilinen ve bu yüzden çok sayıda ilaç kullanmakta olan hastalarda oruç zaten hiç düşünülmez. Bazı ilaç kullanan tansiyon hastalarında ise orucun etkisiyle tansiyon düşebilir ve ayağa kalkma sırasında bu belirginleşerek düşme ve bayılma görülebilir. 

Oluşturma: 28.06.2014 12:00
Son Güncelleme: 04.08.2017 11:45
Oluşturan: Medicana Web ve Yayın Kurulu