KURUMSAL HABERLER


+A A-

Uykunuzu Test Edin

Uyku merkezimizde çocukluk ve erişkinlik döneminde rastlanılan her türlü uyku bozukluğu değerlendirilmekte ve kesin tanı/tedavi için gerekli görüldüğünde uyku laboratuvarında uyku incelemeleri yapılmaktadır.


UYKUNUZU TEST EDİN


Medicana International İstanbul (Beylikdüzü) Hastanesi’nde, Nöroloji Uzmanı ve Klinik Nörofizyoloji (uyku ve epilepsi konularında) yan dal uzmanı Doç Dr. H. Turan Atay yönetimindeki Uyku Laboratuvarımız hizmete girmiştir.


Uyku merkezimizde çocukluk ve erişkinlik döneminde rastlanılan her türlü uyku bozukluğu değerlendirilmekte ve kesin tanı/tedavi için gerekli görüldüğünde uyku laboratuvarında uyku incelemeleri yapılmaktadır. Bu bağlamda:

    İnsomni (uykusuzluk)

    Hipersomni (aşırı uykululuk)

    Narkolepsi-katapleksi sendromu

    Huzursuz Bacaklar Sendromu

    Parasomniler (uykuda yürüme, uyku terörü, uykuda altını ıslatma, uykuda yeme bozukluğu, REM uykusu davranış bozukluğu, kabuslar…)

    Uykuyla ilişkili solunum bozuklukları (obstrüktif uyku apne sendromu vb.)

    Uykuyla ilişkili hareket bozuklukları (uykuda periyodik ekstremite hareketleri, diş gıcırdatma, ritmik hareket bozukluğu…)

    Uykuyla ilişkili epileptik nöbetler

gibi birçok uyku hastalığının tanısı konulup tedavisi yapılabilmektedir.


Uykunuzu test edin:

    Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.

    Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.

    Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum.

    Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor.

    Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.

    Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.

    Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyeniyor.

    Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.

    Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.

    Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.

    Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum.

    Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.

    Toplantılarda, sinema-tiyatro gibi yerlerde, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.

    Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.

    Gün içinde zaman zaman karşı koyamadığım uykululuk atakları yaşıyorum.

    Çok sık rüya görüyorum.

    Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.

Yukarıdaki sorulardan birkaçına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir. 

Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanı sıra, çok daha ciddi, hatta hayatınızı tehlikeye sokabilecek sağlık sorunlarına sebep olabilir.Uyku Apne Sendromu Nedir?


Uyarıcı belirtiler


Hastalığın en önemli belirtisi horlamadır. Her horlayan kişide uyku apne sendromu (uykuda nefes durmaları) olması gerekmez. Ancak tüm uyku apne sendromlu hastalar horlarlar! Basit horlamada nefes durması olmaz, solunum düzenli olarak (kesintisiz), fakat gürültülü olarak devam eder. Horlama bazen yan odalardan hatta komşulardan duyulabilecek şiddette olabilir. Horlamanın kısa aralıklarla kesilmesi ve ardından derin ve gürültülü bir sesle tekrar nefes almaya başlanması gece içinde apnelerin (nefes durmalarının) varlığını düşündürmelidir. Bazı hastalarda solunum durmaları gecede 300-400 kez tekrarlamakta ve uykunun 3/4 ünde nefessiz kalınabilmektedir. Bu aynı zamanda uykunun gecede 300-400 kez bölündüğünün ifadesidir ki hastalar çoğu kez bu uyanıklıkların farkına varamamaktadırlar. Ancak böyle kalitesiz bir uyku ertesi gün yorgunluk ve uykululuğa sebep olmaktadır.


Obstrüktif uyku-apneleri olan hastalar bazen uygunsuz yerlerde uyuklayabilmekte, iş ve özel hayatlarında uykululuk nedeniyle ciddi problemler yaşayabilmektedirler. Zaman zaman direksiyon başında da uyuyan bu hastaların, normal insanlara göre 2-3 misli daha fazla trafik kazası yaptığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.


Uyku apneleri hastaların sinir sistemi fonksiyonlarında da bozukluk yapmakta, konsantre olmakta güçlük çekmekte, unutkanlıktan yakınmaktadırlar. Kolay sinirlenme, isteksizlik, iş veriminde azalma olabilmektedir. Bu tür yakınmalar bazen aniden başlayabileceği gibi bazen de yavaş yavaş gelişmektedir. Yavaş başladığında hasta tarafından farkedilmeyebilmekte, ailesi ve arkadaşları tarafından bir hekime başvurması önerilmektedir. 

Herşeyden önemlisi uyku apne sendromu; hipertansiyon, kalp krizi, inme (felç), kolestrol yüksekliği, diyabet, kilo alma gibi tehlikeli komplikasyonlara neden olmaktadır. Uyku tıbbının gelişmesi ve uyku laboratuvarları sayesinde, daha önceden nedeni belirlenemeyen hipertansiyon olgularının neredeyse yarısından, uyku apne sendromunun sorumlu olduğu anlaşılmıştır. 

Hormonal değişiklerin etkisi ile hastaların cinsel ilgileri azalabilmekte, bazı erkeklerde cinsel sorunlar ortaya çıkabilmektedir.


Çoğunlukla hastalar kolaylıkla uykuya daldıklarından uykuları ile ilgili şikayetleri olmadığını ifade etmektedirler. Bazıları ise gece boyunca sık sık hava açlığı ile uyanmaktan, gece uyandıklarında tuvalete gitme ihtiyacı duyduklarından yakınırlar. Gece huzursuz bir uykuları vardır, boyun ve başlarında belirli terlemeleri olabilir. Sabah kalktıklarında baş ağrısı olur ve ağız kuruluğu hissederler.


Uykuda solunum durmasının nedenleri


Uyku sırasında tüm kaslar gibi solunum kasları da gevşemektedir. Normal insanlarda herhangi bir probleme sebep olmayan bu gevşeme, bazı hastalarda sebebi bilinmeyen nedenlerle daha belirgindir ve bu gevşeme solunumu zorlaştırır ve uykuyu tehlikeye dönüştürür.


Aşırı kilo, uygunsuz boğaz, burun, ağız ve çene yapısı solunum yolunu daha dar hale getirir, uyku sırasındaki gevşemenin de etkisi ile solunum yolu kapanır ve apne oluşur.


Ancak yukarıdaki faktörler yine de tek başlarına solunum durmasına sebep olmamakta, uykuda solunum kontrolünü sağlayan beyin merkezlerinin de bu problemde bugün için tam olarak bilinmeyen bir rolü olduğu düşünülmektedir.


Obstrüktif uyku-apne sendromu şüphesinde yapılacak incelemeler:


Hekiminize yukarıdaki yakınmalarla başvurduğunuzda muhtemelen eşinizle veya arkadaşlarınızla konuşup sizin hakkınızda daha detaylı bilgi almak isteyecek ve yakınmalarınızın obstrüktif uyku-apne sendromu ile uyumlu olduğuna karar verirse, uyku laboratuvarında uyumanız gerekecektir.


Uyku bozuklukları merkezinde (laboratuvarında) vücudunuzun muhtelif yerlerine yerleştirilen elektrodlar ve sensörler aracılığı ile bir gece boyunca inceleneceksiniz. Tüm gece poligrafik uyku tetkiki denen bu test sırasında otel odasına benzer bir mekanda, mümkün olduğu kadar evinizdeki ortama yakın şartlarda, tüm gece boyunca uykunuz ve uykuda muhtelif vücut fonksiyonları kaydedilmekte ve görevli teknisyen(ler) tarafından izlenerek videoya alınmaktadır.


Kaydedilen vücut fonksiyonlarının sayısı ve kaydetmek için kullanılan yöntem uyku merkezlerinde farklı olabilir. Ancak standart olarak uyku dönemlerinin ayırdedilebilmesi amacıyla elektroensefalogram (EEG), elektrookülogram (EOG,göz küresi hareketleri), elektromiyogram (EMG, kas gerginliği) kayıtlarının, ağız ve buruna takılan minik cihazlarla solunan havanın, göğüs ve karına takılan kemerlerle uykuda solunum hareketlerinin, parmağa veya kulağa takılan mandal şeklinde bir sensor ile oksijen düzeyinin ve kalp ritminin, yatış pozisyonunun kaydedilmesi zorunludur.


Tüm gece poligrafik uyku tetkikleri ertesi gün uyku tıbbı konusunda uzman hekim tarafından değerlendirilmekte ve horlamanızın tehlikeli olup olmadığı, varsa solunum durmalarının süresi, sıklığı ve bu sırada ortaya çıkan patolojik bulgular size bildirilmektedir. Uyku tetkiki hastalığınızın şiddetini belirlemekte, tedavinizin nasıl yapılacağı konusunda da değerli ipuçları vermektedir.


Bazı uyku merkezlerinde tüm gece boyunca yapılan test, ertesi gün multipl uyku latensi testi (MSLT) denen bir test ile devam etmektedir. MSLT hastanın uykululuk hali hakkında hekime objektif bilgiler vermektedir. Test sırasında hastalar iki saat aralıklarla dört veya beş kez yatırılmakta, uykuya dalış süreleri hesaplanmaktadır.


Obstrüktif uyku-apne sendromu saptanan hastaların gece testinin ardından KBB muayenesinden geçmeleri, bazen bazı solunum fonksiyon testlerinin de yapılması gerekebilmektedir.


CPAP (Devamlı basınçlı pozitif hava)


Obstrüktif uyku-apne sendromunun en etkili ve kesin tedavi yöntemidir. Bu tedavi ile horlama, uykuda solunum durmaları ve bunların sebep olduğu kısa ve uzun dönemli problemler tamamen ortadan kalkmaktadır. 


Temelde basıncı ayarlanabilen bir hava kompresörü olarak tarif edebileceğimiz bu cihaz aracılığı ile burundan belli bir basınçla hava verilmekte; bu sayede ağız içinde oluşan pozitif basınç, uyku sırasında hava yolunun gevşeyip daralmasına ve tıkanmasına engel olmaktadır. Bu tedavi için hastanın uyku laboratuvarında bir gece daha yatması ve uyku sırasında hastaya uygun basıncın ayarlanması gerekmektedir.

Prof. Dr.
Hüseyin Turan Atay
Nöroloji
MEDICANA INTERNATIONAL ISTANBUL
Profili Gör
Oluşturma: 13.07.2015 12:00
Son Güncelleme: 04.08.2017 02:36
Oluşturan: Hüseyin Turan Atay