Kanserde tıbbi beslenme tedavisi her zaman etkin bir yöntemdir. Ancak kanseri tıbbi beslenme tedavisi ile yok etme hayali bir düşünce iken kanserden korunma ve hızını etkileme düşüncesi ise gerçek bir yaklaşımdır diyen Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Maria Tanoğlu, yaygın kanser türlerinin en az üçte biri daha sağlıklı bir beslenme biçiminin seçilmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması, fiziksel aktivitenin arttırılması ve alkol kullanımının azaltılması ile önlenebilir diyerek kanserden koruyan besinlerden bahsetti ve beslenme önerilerinde bulunuldu.
KANSERDEN KORUYAN BESİNLER
KEKİK / KEKİK YAĞI
İçerdiği ‘timol’ ve ‘karvakrol’ gibi maddeler sayesinde kuvvetli mikrop öldürücü ve antioksidan etkiye sahiptir. Serbest oksijen radikallerinin sebep olduğu zararları engelleyerek, kansere karşı direnci artırır.
Çayda, suda, çorbada, yemekte kullanarak, kanser hücrelerini de etkisiz hale getirmenize katkı sağlar.
LİKOPEN
Likopen sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten ailesine ait bir pigmenttir. İnsan vücudu likopen üretemez. Likopenler oksidatif strese karşı koruyucu etkisinden dolayı kanser riskini azaltır.
Likopen karpuz, çilek, nar, kayısı ve kırmızı greyfurt, pancar ve kırmızılahanada bulunur. Aslında likopenin %85’i domates ve domates ürünlerinde bulunmaktadır.
Domates suyu, çorbası, salçası, ketçap ve sos gibi işlenmiş domates ürünleri iyi birer likopen kaynağıdır.
SOĞAN VE SARIMSAK
Soğan ve sarımsakta bulunan allilik sülfitler immun sistemi güçlendirerek, karsinojenlerin atımını artırır. Tümör hücre çoğalmasını engelleyerek kansere karşı koruyucu etki göstermektedirler.
Türk mutfağının vazgeçilmezleri arasında yer alan soğan ve sarımsağı damak zevkimize uyan şekili ile pekçok yerde kullanabiliriz.
SİYAH/KIRMIZI ÜZÜM
Üzüm ve şarabın içeriğinde bulunan resveratrol; antimikrobiyal, antitümör ve antioksidan etkidedir. Bu bileşik, kanserin pek çok aşamasında durdurucu ve engelleyici özelliğe sahiptir.Bunların yanı sıra, son yıllarda yapılan çalışmalarda, resveratrolün Alzheimer hastalığı üzerinde de iyileştirici etkisinin olduğu belirlenmiştir.
Çayın yanına tüketebileceğiniz gibi son dönemde pek çok salatada da kullanılan kırmızı üzüm; aşurenin temel maddesi olmasının yanı sıra Anadolu’nun bazı yörelerinde pilav içinde de kullanılmaktadır.
ZERDEÇAL (Kurkumin)
Kurkumin, zerdeçal bitkisinin köklerinden elde edilen, sarı-turuncu renkli bir maddedir. Özellikle Asya ülkelerinde yemeklerde sıklıkla kullanılan köri baharatının da ana maddesidir. Binlerce yıldır geleneksel Hint ve Çin tıbbında önemli yere sahip olan kurkumin, antiinflamatuar ve antikanser özelliğe sahiptir.
Zerdeçal; çorbalara, pilavlara, etlere ve çeşitli sebzelere tat ve güzel sarı rengini vermek için tercih edilir.
KIRMIZI REİSHİ MANTARI
Ölümsüzlük mantarı olarak bilinen reishi mantarı bağışıklık sistemini güçlendirerek, kanseri önleyici ve tedavisine yardımcı etki sağlar.
Nektar olarak kullanılması hastaları zorlayıcı olduğundan ekstrat olarak üretilmiştir. Kullanımı daha kolay ve rahatdır. Ayrıca yeşil çay ve/veya karabiber ile birlikte kullanımı sinerjik etki yaratmaktadır.
BROKOLİ
Brokolide bulunan 'indol' adlı bileşikler kanserin silahıdır.'İndoller' hassas hücrelerde tümör oluşumunu tetikleyen östrojeni etkisiz hale getirir. İçeriğindeki beta-karoten vücuttan zararlı maddelerin atılımını hızlandırır.
Hücre zarını hasarlara karşı koruyan güçlü bir antioksidan olan Beta karoten, yemek borusu, mide ve bağırsak kanseri riskini azaltır.
Çorbası, saltası, etli yemeğini vegarnitür olarak balık et ve tavuk yanında kullanabilirsiniz.
KANSERDEN KORUYAN BESLENME ÖNERİLERİ
Günde en az beş porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Rafine şeker içeren (pasta, bisküvi vb.) karbonhidrat alımı kısıtlanmalıdır.
LİF VE KANSER: Sebze, meyve, tam tahıllı ürünler ve kurubaklagillerde bir karbonhidrat türü olan posa (lif) bulunmaktadır. Posanın fazla alınması kabızlığı önleyerek barsakların düzenli olarak çalışmasını sağlamakta ve kolon-rektum kanserleri oluşumunu engelleyebilmektedir.
PROBİYOTİKLER VE KANSER: Deney hayvanlarında geliştirilen kanser modellerinde probiyotiklerin, kanser gelişimini önlediği ortaya konmuştur. Probiyotikler kolonik içerikteki prokarsinojenleri karsinojenlere çeviren enzimleri azaltmaktadır. Ayrıca Probiyotikler, immun sistemi de güçlendirerek kanser gelişimine mani olmaktadır.
Et ürünleri işlenmiş, yüksek ısılarda pişmiş, kızarmış ve kömür de ızgara biçiminde tercih edilmemelidir.Bu gibi hatalı pişirme yöntemlerinin yerine haşlama, fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir.
Gıdalar taze ya da derin dondurulmuş olarak tercih edilmelidir.
Katkı maddesi yüksek, işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Pankreas kanser riskinde salam, sosis, sucuk gibi işlem görmüş etlerin etkisinin yüksek olduğu bildirilmiştir.
Sağlıklı bir kiloya sahip olunmalıdır. Bitkisel kökenli ve makul miktarda beslenme kalori alımını sınırlayacaktır. Sahip olduğunuz kilonun sadece %5 ile %10’luk bir kilo kaybı dahi birçok hastalık riskini ve şiddetini azaltacaktır.
Alkol alınıyorsa miktarı sınırlanmalıdır. Alkolün düzenli olarak alınması
orofarinks, larinks ve özofa gus kanseri riskini arttırmaktadır. Alkol alımı ile karaciğer, mide, pankreas ve kolon kanseri gelişimi arasında da muhtemel bir ilişki söz konusudur.
Buna rağmen Alkolün kalp hastalığına olumlu etkisini de gösteren çalışmalar bulunduğundan kullanım miktarı kişinin risk faktörlerine göre belirlenmelidir.
Ortalama olarak kadın da gün de bir, er kek te ise 2 kadeh olarak sınırlanmalıdır
(1 kadeh içki : bira için 250 ml, şarap için 100 ml., viski, likör, kanyak için 25 ml. Olarak belirlenmiştir).