KURUMSAL HABERLER


+A A-

İnsülin Direnci "Hareketsiz Yaşamı" Seviyor

Medicana Çamlıca Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Safiye Arık, modern çağın hastalığı olarak bilinen insülin direncinin, hareketsiz yaşamı sevdiğini, özellikle masa başı çalışanlarını olumsuz etkilediğini belirterek alınması gereken önlemlere değindi.


İnsülin Direnci "Hareketsiz Yaşamı" Seviyor


Günümüzde masa başı çalışma tarzının belirgin olarak arttığına ve Covid 19 pandemisi nedeniyle de evden çalışma tarzına geçildiğine değinen Medicana Çamlıca Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Safiye Arık, “Masa başı çalışma tarzı belirgin olarak artmıştır, beslenme düzeninde ki değişikliklerle beraber bu grup insanlarda obezite ve bunun sonucu olarak ta insülin direnci giderek artmaktadır. Şunu özellikle konunun başlangıcında vurgulamak isterim ki, insülin direnci kilolu olmaya veya kilo alımına neden olmaz, tam tersi, kilolu olmak veya kilo almak insülin direncine neden olur. Yani kilolu olduğumuz için insülin direncimiz oluşuyor, kilo kaybedersek, normal kilomuza dönersek insülin direnci düzelir.” dedi.

İnsülin hepimizin vücudunda doğuştan var olan, basit olarak ifade edersek, pankreastan salgılanan ve kan şekerini düşüren bir hormon olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Safiye Arık, “Etkisinin azalmasında ve eksikliğinde şeker hastalığı meydana gelmektedir. İnsülin direnci ise insülinle meydana gelen kan şekeri düşüklüğü derecesindeki azalmadır, yani kan şekerini yeterli düzeyde düşürmek için daha fazla insülin gerekir. İnsülin direncinin en sık görülen nedeni obezitedir. Obezite ilişkili insülin direncinin sonuçları şunlardır; açlık şekerinde yükseklik (şeker hastalığı olmadan), şeker yükleme testinde 2. saat şekerinde yükseklik (şeker hastalığı olmadan), şeker hastalığı (tip 2), kan yağı (trigliserid) yüksekliği, iyi huylu kolesterol (HDL) düşüklüğü, tansiyon yüksekliği, şeker hapı veya insülin kullanan kişilerde şeker düzeylerinin yükselmesi, kalp-damar hastalığı, polikistik over sendromu, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı, bazı kanserler (meme, kalın bağırsak, rahim kanseri gibi). Obezite, özelliklede abdominal obezite dediğimiz göbek bölgesinde ki yağlanma insülin direnci ile yakın ilişkilidir. Başlangıçta pankreasımız salgıladığı insülin miktarını arttırarak bu durumu, yani insülin direncini, kompanse eder, düzeltir. Obezite ilişkili bir çok insülin direnci olan hastada kan şekerleri normaldir veya hafif yüksektir. Fakat birçok hasta sonuçta bu düzeltmeyi, bu kompansazyonu, devam ettiremez ve sonuçta şeker hastası (tip 2) olur.  Geniş popülasyon bazlı çalışmalarda insülin direnci tanısı için HOMA-IR denilen açlık glukoz ve insülin düzeyleriyle hesaplanan bir formül kullanılmıştır. Ancak ne HOMA-IR ne de diğer bir formül QUICKI‘ nin, eksikliklerinden dolayı, poliklinik şartlarında insülin direnci tanısı için rutin kullanımı önerilmez. Daha özel tanı yöntemleri vardır ancak bunlarında pratik olarak uygulanması zordur. Bu yüzden insülin direnci tanısı klinik olarak doktor tarafından konulur.” dedi.

Tedavi yöntemi ile ilgili bilgi de veren Medicana Çamlıca Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Safiye Arık, “Tedavinin temelini kilo kaybı ve fiziksel aktiviteyi arttırmak oluşturur. Ayrıca Metformin etken maddeli ilaçlar diyabet gelişiminin önlenmesinde etkilidir ancak diyet ve egzersiz kadar etkili değildir. Bu yüzden asıl tedavi kilo kaybı ve egzersizdir. Bununla birlikte kalp-damar hastalıklarının riskini azaltmaya yönelik olarak kan basıncı yüksekliği ve kolesterol yüksekliği de tedavi edilmelidir. Metformin ve pioglitazon, yüksek riskli hastalarda, insülin direncini düzeltmek ve şeker hastalığı gelişimini azaltmak amaçlı kullanılabilir.” dedi

Stresten Kaçının

Hemen herkes zaman zaman strese maruz kalabiliyor ve bu durum olağan kabul ediliyor. Ancak sürekli stres altında olan kişilerde stres hormonları olan adrenalin ve kortizol daha fazla salgılanıyor. Bu hormonlar da insülin direncini kolaylaştırıyor.

Nelere dikkat etmeliyiz?

  • Kahvaltıda hamur işleri ve bol kalorili yiyecekleri tercih etmemek; mümkünse peynir, zeytin, domates, salatalık gibi kahvaltılıkları tüketmek,
  • Öğle yemeklerini dışarıdan sipariş etmek yerine, sağlıklı bir öğün hazırlamak salata, çorba, ızgara tercih etmek,
  • Tatlı tüketimini en aza indirmek tüketilecek ise de hafif tatlıları tercih etmek,
  • Çay ve kahve tüketimini sınırlamak, oralet veya meşrubatları tercih etmemek, günde 1,5-2lt su içmek,
  • Çalışma esnasında mümkün olduğunca hareketli olmak,
  • Gün içinde basit egzersizler uygulamak,

Uzm. Dr.
Safiye Arık
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 24.01.2021 12:00
Son Güncelleme: 10.12.2021 01:56
Oluşturan: Safiye Arık