Huntington hastalığı nedir? Belirtileri, genetik nedenleri ve tedavi yaklaşımı
Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.
Huntington hastalığı, kromozom 4 üzerindeki HTT geninde bulunan CAG trinükleotid tekrarının anormal şekilde uzaması sonucu ortaya çıkan, ilerleyici ve otozomal dominant kalıtılan bir nörodejeneratif hastalıktır. Hastalık, beyinde özellikle striatum bölgesindeki sinir hücrelerinin kademeli olarak hasar görmesiyle karakterizedir ve motor bozukluklar, psikiyatrik belirtiler ve bilişsel gerileme üçlüsüyle kendini gösterir. Türkiye'de yapılan bir çalışmaya göre, Huntington hastalığı otozomal dominant genetik geçiş özelliği gösteren, motor, psikiyatrik ve kognitif içerikli klinik bulgularla karakterize ilerleyici bir nörodejeneratif hastalıktır. Hastalığın başlangıcı genellikle 30-50 yaş aralığında görülür, ancak CAG tekrar sayısına bağlı olarak çocukluk döneminde veya ileri yaşta başlayan formları da mevcuttur. Huntington hastalığı ilerleyicidir; günümüzde hastalığı tamamen ortadan kaldıran veya ilerlemesini kesin olarak durduran bir tedavi bulunmamaktadır. Buna rağmen hareket, ruh hâli, konuşma, yutma, beslenme ve günlük yaşam sorunlarına yönelik tedavilerle yaşam kalitesi ve bağımsızlık uzun süre desteklenebilir.
- İçindekiler
- Huntington hastalığının genetik nedeni nedir?
- Huntington hastalığı belirtileri nelerdir?
- Huntington hastalığı nasıl teşhis edilir?
- Huntington hastalığı tedavisi
- Hareket bozukluklarının tedavisi
- Ruhsal ve davranışsal belirtilerin tedavisi
- Konuşma, yutma ve beslenme
- Huntington hastalığında günlük yaşam desteği
- Ne zaman doktora ne zaman acile başvurulmalı?
Huntington hastalığının genetik nedeni nedir?
Huntington hastalığına, HTT geninin birinci ekzonunda bulunan CAG (sitozin-adenin-guanin) nükleotid dizisinin normalden fazla tekrar etmesi neden olur. Sağlıklı bireylerde bu tekrar sayısı genellikle 26 veya altındadır. Bir nöropsikiyatri dergisinde yayımlanan derlemeye göre, CAG tekrar sayısı 40'ın üzerinde olan bireylerde hastalık tam penetransla gelişirken, 60 ve üzerindeki tekrar sayıları juvenil (çocukluk çağı) başlangıçlı Huntington hastalığıyla ilişkilendirilmektedir. Aynı kaynak, 27-35 arası tekrar sayısına sahip bireylerin kendileri semptom göstermese de "genetik öngörü" (anticipation) adı verilen bir süreç nedeniyle bu durumu çocuklarına aktarma riski taşıdığını belirtmektedir; bu süreç özellikle babadan aktarım durumunda daha uzun tekrar sayıları ve daha erken başlangıç yaşıyla ilişkilendirilmiştir. Hastalık otozomal dominant kalıtıldığı için, etkilenmiş bir ebeveynin çocuklarının her birinde hastalığı miras alma olasılığı %50'dir.
Huntington hastalığı belirtileri nelerdir?
Belirtiler yavaş ilerleyebilir ve başlangıçta stres, depresyon veya başka nörolojik durumlarla karıştırılabilir. En sık üç belirti grubu görülür:
Hareket belirtileri
- İstemsiz, düzensiz ve kısa süreli hareketler; bu hareketlere kore denir
- El becerilerinde azalma ve sakarlık
- Yürüme ve denge sorunları
- Göz hareketlerinde yavaşlama veya hedefe bakmakta zorlanma
- Konuşmanın peltekleşmesi veya anlaşılmasının güçleşmesi
- Kaslarda istemsiz kasılmalar ve distoni
- Hastalık ilerledikçe hareketlerin yavaşlaması ve kaslarda sertlik
Kore hareketleri stresle artabilir ve kişi bunları çoğu zaman isteyerek durduramaz. İleri dönemlerde istemsiz hareketlerin yerini kas sertliği ve hareket yavaşlığı alabilir.
Bilişsel belirtiler
- Dikkatini sürdürmekte zorlanma
- Planlama ve organize olma güçlüğü
- Karar vermede yavaşlama
- Aynı anda birden fazla işi yapamama
- Yeni bilgileri öğrenme ve hatırlama sorunları
- Günlük işleri sıraya koymakta zorlanma
- Sorunlara çözüm üretme becerisinde azalma.
Huntington hastalığında erken dönemde bellekten çok dikkat, zihinsel esneklik ve yürütücü işlevler etkilenebilir. Kişi bildiği işleri yapmakta zorlanmaya başlayabilir veya görevleri tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.
Psikiyatrik ve davranışsal belirtiler
- Depresyon
- Kaygı
- Sinirlilik ve öfke patlamaları
- İçe kapanma ve isteksizlik
- Dürtüsellik
- Takıntılı davranışlar
- Uyku bozukluğu
- Gerçek dışı düşünceler veya nadiren halüsinasyonlar
- İntihar düşünceleri
Depresyon, Huntington hastalığında sık görülen psikiyatrik belirtilerden biridir. Davranış değişiklikleri bazen hareket bozuklukları belirginleşmeden önce başlayabilir. Bu nedenle aile üyeleri, kişilik veya günlük işlevlerdeki değişiklikleri erken fark edebilir.
Huntington hastalığı nasıl teşhis edilir?
Tanı süreci, ailede bilinen Huntington hastalığı öyküsü olan bireylerde klinik bulguların değerlendirilmesi ve genetik testle HTT genindeki CAG tekrar sayısının belirlenmesiyle yürütülür. Semptom göstermeyen, ancak ailesinde hastalık bulunan bireylerde yapılan "prediktif genetik test", kişinin ileride hastalığı geliştirip geliştirmeyeceğini önceden gösterebilir; ancak bu testin yapılması kararı, olası psikolojik etkileri nedeniyle genetik danışmanlık eşliğinde alınmalıdır. Klinik değerlendirmede nörolojik muayene, aile öyküsünün ayrıntılı sorgulanması ve gerektiğinde nöropsikiyatrik testler tanıyı destekleyen unsurlardır. Görüntüleme yöntemleri (MRG gibi) ileri evrelerde striatal atrofiyi gösterebilse de, erken dönemde tanı esas olarak genetik teste dayanır.
Huntington hastalığı tedavisi
Huntington hastalığında tedavi, belirtileri azaltmaya ve kişinin günlük yaşamını mümkün olduğunca bağımsız sürdürmesine yöneliktir. Tedavi, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, dil ve konuşma terapisi, diyetisyen, iş-uğraşı terapisi ve sosyal destek ekiplerinin birlikte çalışmasını gerektirebilir.
Hareket bozukluklarının tedavisi
Kore ve istemsiz hareketleri azaltmak amacıyla doktor tarafından uygun ilaçlar seçilebilir. Tetrabenazin, deutetrabenazin, valbenazin veya bazı antipsikotik ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların depresyon, uyku hâli, parkinsonizm ve diğer yan etkileri olabileceğinden doz ayarı nöroloji uzmanı tarafından yapılmalıdır.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon; dengeyi, kas gücünü, güvenli yürümeyi ve düşme riskinin azaltılmasını destekleyebilir. Ev ortamında halı, kablo ve kaygan zemin gibi düşme riskleri gözden geçirilmelidir.
Ruhsal ve davranışsal belirtilerin tedavisi
Depresyon, kaygı, saldırganlık veya dürtüsellik için psikiyatri değerlendirmesi gerekir. Antidepresanlar, duygu durum düzenleyiciler, antipsikotikler veya psikoterapi yöntemleri kişiye göre planlanabilir. İntihar düşüncesi, ağır depresyon veya psikotik belirtiler varsa acil ruh sağlığı değerlendirmesi yapılmalıdır.
Konuşma, yutma ve beslenme
Hastalık ilerledikçe konuşma anlaşılmayabilir ve yutma güçlüğü gelişebilir. Dil ve konuşma terapisi, güvenli iletişim ve yutma stratejileri açısından yardımcı olabilir. Yutma değerlendirmesi yapılmadan kıvam değişikliği veya rastgele beslenme egzersizleri uygulanmamalıdır.
Kilo kaybı sık görülebilir. Kişinin enerji ihtiyacı artabileceği için diyetisyen desteği, besinlerin uygun kıvamda hazırlanması ve öğünlerin güvenli koşullarda düzenlenmesi önemlidir. Yemek sırasında öksürme, boğulma, sesin ıslak çıkması veya tekrarlayan akciğer enfeksiyonları aspirasyon açısından değerlendirilmelidir.
Huntington hastalığında günlük yaşam desteği
Hastalık ilerledikçe kişinin güvenliği ve bağımsızlığı için yaşam alanında düzenlemeler yapılabilir:
- Düşmeyi azaltmak için evde yeterli aydınlatma sağlamak
- Banyo ve merdivenlerde tutunma alanları oluşturmak
- Gerektiğinde baston, yürüteç veya tekerlekli sandalye kullanmak
- İlaçları ve randevuları takip etmek için yazılı plan oluşturmak
- Beslenme ve yutma önerilerine uymak
- Konuşma zorlaştığında yazı, resim kartları veya elektronik iletişim araçlarından yararlanmak
- Kişinin karar verme kapasitesi uygunken geleceğe ilişkin bakım ve hukuki planları görüşmek
- Bakım verenlerin dinlenme ve psikolojik destek ihtiyacını da planlamak.
Hastalıkla yaşayan kişinin karar süreçlerine, mümkün olduğu sürece kendisinin katılması önemlidir. Aile üyeleri yalnızca fiziksel belirtilere değil, depresyon, içe kapanma, öfke ve intihar riski gibi ruhsal değişikliklere de dikkat etmelidir.
Ne zaman doktora ne zaman acile başvurulmalı?
Ailesinde Huntington hastalığı öyküsü olan ve genetik danışmanlık almak isteyen bireylerin, öncelikle bir tıbbi genetik uzmanına veya nöroloji polikliniğine planlı olarak başvurması uygundur. Hafif istemsiz hareketler, hafıza güçlüğü veya ruh hali değişiklikleri fark eden, ailesinde bilinen hastalık öyküsü olan kişilerin de aynı şekilde planlı bir nöroloji değerlendirmesi yaptırması önerilir.
Aşağıdaki durumlarda ise hastanın vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir: düşmeler sonucu ciddi yaralanma, yutma güçlüğüne bağlı boğulma veya solunum sıkıntısı, ani ve şiddetli davranış değişiklikleri (kendine veya başkalarına zarar verme riski taşıyan), ya da mevcut hastalığı olan bir kişide ani genel durum bozukluğu. Bu tür durumlarda hastanın nöroloji konsültasyonu yapabilen bir acil servise yönlendirilmesi önemlidir; ileri evre hastalarda düşme ve yutma güçlüğüne bağlı komplikasyonlar sık görülen acil başvuru nedenleri arasındadır.