Peyronie hastalığı nedir? Belirtileri, teşhis ve tedavisi...

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

Peyronie hastalığı, penis derisinin altında plak adı verilen sert yara dokusunun birikmesi sonucu penisin ereksiyon sırasında bükülmesine, eğrilmesine veya daralmasına neden olan tıbbi bir durumdur. Başlıca nedeni penise yönelik tekrarlanan veya akut yaralanmalardır. Bu durum sağlık açısından bir tehdit oluşturmaz, ancak bazen ereksiyon ve/veya cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir ve bir erkeğin cinsel ilişkiye girme yeteneğini engelleyebilir. Hastalık ilk olarak 1743 yılında François Gigot de la Peyronie tarafından tanımlanmıştır. Peyronie hastalığı genellikle 40-70 yaş arası erkeklerde görülmektedir.

entry image

Başlıca belirtiler ve semptomlar

Peyronie hastalığının belirtileri, hastalık evresine ve şiddetine göre değişir:

Anormal eğrilik

Penis sertleştiğinde yukarı, aşağı veya yana doğru kıvrılır.

Ağrı

Ereksiyonlar, özellikle durumun erken evresinde, ağrılı olabilir.

Şişlikler veya sert noktalar

Cildin altında düz yara dokusu lekeleri hissedilebilir.

Şekil değişiklikleri

Penis kısalabilir, daralabilir veya kum saati şeklini alabilir.

Cinsel zorluk

Eğilme veya ağrı, cinsel ilişkiyi zorlaştırabilir veya imkânsız hale getirebilir ve bu da ereksiyon sorununa yol açabilir.

Peyronie hastalığına ne sebep olur?

Peyronie hastalığı bazen penisin ereksiyon dokularını saran doku (tunika) içinde sert bir lifli doku yumrusunun (plak) oluşmasıyla gelişir. Bu hastalığın nedeni tam olarak anlaşılamamıştır, ancak belirsiz nedenlerle küçük doku yaralanmalarına bile anormal ve/veya aşırı şekilde verilen tepkiden geliştiği düşünülmektedir. Hastalık, peniste kanamaya neden olan travmadan kaynaklanabilir, ancak bu tüm vakaları açıklamaz. Bu durum orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde daha yaygın olma eğilimindedir, ancak genç erkekleri de etkileyebilir. Ayrıca Peyronie hastalığı öyküsü olan erkeklerin yaşamları boyunca semptom geliştirme riski biraz daha yüksektir.

Peyronie hastalığı nasıl teşhis edilir?

Bu durum fiziksel muayene ile teşhis edilir. Genellikle penis gevşek haldeyken plak hissedilebilir ve penis ereksiyon halindeyken eğrilik belirginleşir. Bazen ultrason, plakların yerini ve boyutunu belirlemek ve kalsifiye olup olmadıklarını saptamak için kullanılır.

Peyronie hastalığı tedavisi

Peyronie hastalığının tedavisi, hastalığın evresine (aktif veya stabil), eğrilik derecesine, erektil fonksiyon durumuna ve hastanın kişisel tercihlerine göre bireyselleştirilir. Tedavinin temel hedefleri ağrıyı azaltmak, eğriliği düzeltmek veya stabilize etmek, penil uzunluğu korumak, erektil fonksiyonu restore etmek ve hastanın cinsel yaşam kalitesini artırmaktır. Güncel kılavuzlar, tedavi yaklaşımının hastalığın aktif mi yoksa stabil mi olduğuna göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Aktif evre tedavisi (ilk 3-12 ay) öncelikle ağrı kontrolü ve hastalığın ilerlemesinin durdurulmasına yöneliktir. Bu dönemde hastalar genellikle penil ağrı, plak oluşumu ve eğrilikte progresyon yaşar. Aktif evrede ilk seçenek, hafif ağrı için nonsteroid anti-inflamatuar ilaçlardır (NSAİİ'ler; ibuprofen, naproksen gibi). Erektil disfonksiyonu olan veya eğrilik progresyonu riski taşıyan hastalarda günlük düşük doz PDE5 inhibitörleri (tadalafil 5 mg gibi) önerilir; bu ilaçlar kollajen depozisyonunu azaltarak eğriliğin ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak oral tedavilerin eğriliği düzeltmede etkinliği sınırlıdır ve daha çok semptom kontrolü için kullanılır.

Aktif evrede ayrıca intralezyonal (plak içi) enjeksiyonlar ve mekanik tedaviler düşünülebilir. Kollajenaz klostridyum histolitytikum (CCH, Xiaflex) FDA tarafından onaylanmış olmakla birlikte, genellikle stabil evrede kullanılır; ancak bazı merkezlerde aktif evrede de uygulanabilmektedir. Verapamil ve interferon alfa-2b gibi ajanlar da plak içine enjekte edilebilir; bu tedaviler fibrozisi azaltmayı ve eğriliği hafifletmeyi hedefler. Penil traksiyon cihazları, penisi düzenli olarak çekerek plakları esnetir ve fibrozisi azaltabilir; bu yöntem özellikle penil uzunluk kaybını önlemede etkili olabilir. Vakum cihazları ve şok dalga tedavisi (ESWT) de kullanılmaktadır; ancak ESWT'nin eğriliği düzeltmediği, sadece ağrıyı azaltabileceği gösterilmiştir.

Stabil evre tedavisi (hastalık en az 3-6 ay stabil kaldıktan sonra) daha definitif tedavileri içerir. Bu dönemde ağrı genellikle kaybolmuş, eğrilik sabit hale gelmiştir. Stabil evrede ilk seçenek non-cerrahi tedavi, kollajenaz (CCH, Xiaflex) enjeksiyonlarıdır. Bu tedavi, dorsal veya lateral eğriliği 30-90° olan, palpabl plağı bulunan ve erektil fonksiyonu intakt hastalarda etkilidir. Altı enjeksiyonluk bir kür uygulanır; her enjeksiyon sonrası penil modelleme yapılır. Klinik çalışmalarda eğrilikte ortalama %15-20 azalma ve hasta memnuniyetinde artış gösterilmiştir. Yan etkiler arasında penil hematom, ağrı ve nadiren penil kırık bulunur.

Cerrahi tedaviler, hastalık stabil olduktan ve konservatif tedaviler başarısız olduktan sonra düşünülür. Cerrahi endikasyonları arasında fonksiyonel bozukluk (cinsel ilişki imkânsız veya çok zor), eğrilik >30-60° ve hastanın cerrahi riskleri kabul etmesi yer alır. Tunikal plikasyon (Nesbit prosedürü), eğriliği <60° olan ve erektil fonksiyonu intakt hastalarda tercih edilir. Bu teknikte eğriliğin karşı tarafına dikişler atarak penis düzeltilir. Avantajları basit olması ve düşük komplikasyon riskidir; ancak penil kısalma (1-2 cm) ve erektil fonksiyon riski dezavantajları arasındadır.

Plak insizyonu/eksizyonu ve greftleme, eğriliği >60° olan, kompleks deformiteleri (saat camı, indentasyon) olan hastalarda uygulanır. Bu teknikte plak kesilir veya çıkarılır; oluşan defekt ven, fasya veya sentetik materyal gibi greftlerle kapatılır. Bu yöntem penil uzunluğu korur ve şiddetli eğrilikleri düzeltebilir; ancak daha yüksek komplikasyon riski (erektil disfonksiyon, greft kontraktürü, enfeksiyon) taşır. Cerrahi teknik seçimi, hastanın eğrilik derecesi, plak özellikleri ve erektil fonksiyon durumuna göre belirlenir.

Penil protez implantasyonu, şiddetli erektil disfonksiyonu olan ve Peyronie hastalığı bulunan hastalarda en etkili tedavi seçeneğidir. Şişirilebilir veya yarı-sert penil protez yerleştirilir; gerekirse ek düzeltme prosedürleri (modelleme, plikasyon, greftleme) uygulanır. Bu yöntem hem erektil disfonksiyonu hem de eğriliği tedavi eder; hasta ve partner memnuniyeti yüksektir. Ancak cerrahi riskler (enfeksiyon, hematoma) ve protez komplikasyonları (mekanik arıza, erozyon) dezavantajları arasındadır. Protez implantasyonu, özellikle medikal tedaviye yanıt vermeyen şiddetli ED hastalarında altın standart olarak kabul edilir.

Yeni ve deneysel tedaviler arasında kök hücre tedavisi, platelet-rich plazma (PRP) enjeksiyonu, topikal ajanlar (verapamil jel, nitrogliserin patch) ve ekstrasellüler matriks modülatörleri (losartan, pirfenidon) yer almaktadır. Kök hücre tedavisi, mezankimal kök hücreler ile fibrozisin azaltılmasını hedefler; ancak henüz klinik uygulamada yaygın değildir. PRP enjeksiyonu plak içine uygulanır; sınırlı kanıt bulunmaktadır. Topikal ajanlar ve antifibrotik ilaçlar araştırma aşamasındadır; etkinlikleri daha fazla çalışma ile netleştirilmelidir.

Tedavi takibi, Peyronie hastalığı kronik bir durum olduğundan düzenli olmalıdır. Hastalar her 3-6 ayda bir klinik muayene ile değerlendirilir; eğrilik farmakolojik induksiyon veya hasta fotoğrafları ile ölçülür. Erektil fonksiyon IIEF anketi ile, psikoseksüel durum PDQ anketi ile değerlendirilir. Penil ultrasonografi ile plak boyutu, kalsifikasyonu ve damar akımı izlenir. Tedavi yanıtı, eğrilik derecesindeki değişim, ağrı azalması, erektil fonksiyon düzelmesi ve hasta/partner memnuniyeti ile değerlendirilir.

Hasta eğitimi ve danışmanlık, tedavinin önemli bir parçasıdır. Hastalar hastalığın doğal seyri, tedavi seçenekleri, beklenen sonuçlar ve olası yan etkiler hakkında bilgilendirilmelidir. Hafif vakalarda (küçük plaklar, eğrilik <30°, ağrı yok, cinsel ilişki sorunu yok) tedavi gerekmeyebilir; gözlem yeterli olabilir. Psikoseksüel destek, hasta ve partnerlerinde anksiyete, depresyon ve özgüven kaybını azaltmak için önemlidir. Cinsel terapi, ilişki sorunlarını çözmeye ve cinsel tatmini artırmaya yardımcı olabilir.

Tedavi başarısı, hastadan hastaya değişir. Hafif vakalarda konservatif tedaviler yeterli olabilir; orta-şiddetli vakalarda intralezyonal enjeksiyonlar veya cerrahi gerekebilir. Cerrahi sonrası hastaların %10-20'sinde eğrilik tekrarlayabilir; bu nedenle uzun vadeli takip önemlidir. Tedavi hedefi anatomik olarak tamamen düz penis değil, "fonksiyonel düzlük" (≤30° eğrilik) ve tatmin edici cinsel işlevdir. Hasta beklentilerinin gerçekçi olması, tedavi memnuniyetini artırır.

Sık sorulan sorular

Evet, Peyronie hastalığı tedavi edilebilir. Hafif vakalarda gözlem veya ilaç tedavileri yeterli olabilir. Orta-şiddetli vakalarda intralezyonal enjeksiyonlar (kollajenaz) veya cerrahi tedaviler uygulanır. Tedavi hedefi, fonksiyonel düzlük ve tatmin edici cinsel işlevdir.
Hastaların %10-15'inde hastalık kendiliğinden stabilize olabilir veya hafifleyebilir. Ancak çoğu hastada hastalık ilerler veya stabil kalır; tedavi gerekebilir.
Hayır, Peyronie hastalığı kanser değildir. Fibrotik (skar benzeri) bir bozukluktur; metastaz yapmaz veya hayatı tehdit etmez. Ancak yaşam kalitesini ve cinsel işlevi etkileyebilir.
Hayır, Peyronie hastalığı bulaşıcı değildir. Cinsel yolla veya temasla geçmez.
Evet, hastaların %30-50'sinde erektil disfonksiyon görülür. Plaklar venöz kapanmayı bozabilir, damar hasarı yapabilir veya psikolojik faktörler ED'ye yol açabilir.
Tanı, klinik öykü, fizik muayene (plak palpasyonu, eğrilik değerlendirmesi) ve gerekirse penil ultrasonografi ile konur. Farmakolojik ereksiyon induksiyonu ile eğrilik derecesi ölçülebilir.
Aktif evre genellikle 3-12 ay sürer. Tedavi süresi, hastalık evresine, tedavi yöntemine ve hasta yanıtına göre değişir. Konservatif tedaviler aylar sürebilir; cerrahi tedavi tek seanslıktır ancak iyileşme süreci haftalar-alabilir.
Evet, hastalık tedavi sonrası tekrar edebilir. Cerrahi sonrası %10-20 hastada eğrilik tekrarlayabilir. Düzenli takip ve risk faktörlerinin kontrolü önemlidir.
Evet, eğrilik, ağrı ve erektil disfonksiyon nedeniyle cinsel işlev bozulabilir. Hasta ve partnerlerinde psikoseksüel distress gelişebilir. Tedavi ile cinsel işlev ve yaşam kalitesi iyileştirilebilir.
Kesin önleme yöntemi yoktur. Penil travmalardan kaçınmak, sigarayı bırakmak, diyabet ve hipertansiyonu kontrol etmek riski azaltabilir. Ancak hastalık genetik ve otoimmün faktörlerle de ilişkili olduğundan tamamen önlenebilir değildir.

İlgili Tıbbi Birimler

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın