Kalça çıkığı: Nedenleri, belirtileri ve tedavi yaklaşımları

Kalça eklemi, top ve yuva şeklinde bir eklemdir. Uyluk kemiğinin (femur) üst kısmındaki top, femoral baş olarak adlandırılır. Yuva ise asetabulum olarak adlandırılır ve pelvisin bir parçasıdır. Top, yuva içinde döner ve bacağın ileri, geri ve yana doğru hareket etmesini sağlar. Top ve yuvayı kaplayan pürüzsüz kıkırdak, bunların birlikte kaymasına ve eklemin sabitlenmesine yardımcı olur. Kalça çıkıklarının çoğunda, uyluk kemiğinin başı asetabulumdan arkaya doğru itilir (arka çıkık). Daha nadir olarak, yerinden oynayan top pelvisin ön tarafına doğru itilir (ön çıkık). Doğumsal (gelişimsel) ve travmatik olmak üzere iki ana formda karşılaşılır. Doğumsal kalça çıkığı veya gelişimsel kalça displazisi, yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde en sık görülen kas-iskelet sistemi anomalilerinden biriyken travmatik kalça çıkığı yüksek enerjili yaralanmalara bağlı olarak her yaşta ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre gelişimsel kalça displazisi, dünya genelinde her 1000 canlı doğumda 1 ile 3 arasında görülmektedir. Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği de, kalça çıkığının erken tanı ve tedavisinin uzun vadeli eklem sağlığı ve yaşam kalitesi açısından belirleyici olduğunu vurgulamaktadır.

entry image

Kalça çıkığı türleri nelerdir?

Gelişimsel kalça displazisi (GKD)

Gelişimsel kalça displazisi (GKD), bebeğin kalça ekleminin oluşum şekliyle ilgili bir sorundur. Bazen bu durum bebek doğmadan önce başlar, bazen de çocuk büyüdükçe doğumdan sonra ortaya çıkar. Tek bir kalçayı veya her iki kalçayı da etkileyebilir.  Kız bebeklerde erkeklere oranla dört ila altı kat daha sık görülür.

Travmatik kalça çıkığı

Travmatik kalça çıkığı, uyluk kemiğinin (femur) başının, pelvis içindeki çanak şeklindeki yuvasından dışarı itilmesiyle meydana gelir. Vakaların çoğu, araba kazaları (örneğin, dizin gösterge paneline çarpması) veya yüksekten düşmeler gibi yüksek enerjili travmalardan kaynaklanır. Bu, kalıcı eklem hasarını önlemek için genellikle acil tıbbi müdahale gerektiren gerçek bir ortopedik acil durumdur.

Edinsel kalça çıkığı

Uyluk kemiğinin (femur) pelvisin yuvasından (asetabulum) dışarı itilmesi sonucu oluşur. Doğuştan (gelişimsel) vakaların aksine, motorlu araç kazası gibi ciddi travmalar veya kalça protezi ameliyatı sonrası bir komplikasyon olarak yaşamın ilerleyen dönemlerinde gelişir. İleri evre kalça osteoartriti, romatoid artrit veya nöromusküler hastalıklara bağlı olarak eklem bütünlüğünün bozulmasıyla da gelişebilir.

Gelişimsel kalça displazisinin nedenleri ve risk faktörleri nelerdir?

Gelişimsel Kalça Displazisi (GKD), bebeğin kalça eklem yuvasının çok sığ olması veya uyluk kemiğinin düzgün bir şekilde oturmaması durumunda ortaya çıkar. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte, risk faktörleri arasında ailede kalça displazisi öyküsü, kız çocuğu olma, ilk doğan çocuk olma ve rahimde ters pozisyonda bulunma yer almaktadır.

Kalça çıkığının belirtileri nelerdir?

  • Kalça çıkıkları çok ağrılıdır. İnsanlar genellikle bacaklarını hareket ettiremezler.
  • Uyluk kemiği geriye doğru itildiğinde, etkilenen bacak daha kısa görünür ve içe doğru kıvrılır.
  • Uyluk kemiği öne doğru itildiğinde, bacak dışa doğru döner. Daha kısa görünür, ancak uyluk kemiği geriye doğru itildiğinde olduğu kadar belirgin bir şekilde değil.
  • Sinirler hasar görürse, ayak ve ayak bileğinin bazı kısımlarında uyuşma hissedilebilir.

Tanı nasıl konulur?

Kalça çıkığını teşhis etmek için fiziksel muayene, röntgen, MR ve/veya BT taraması gibi kalça görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Tedavi yaklaşımları

Kalça çıkıkları genellikle çıkığın şiddetine bağlı olarak tedavi edilir. Çoğu durumda, doktor uyluk kemiğini kalça yuvasındaki doğru pozisyona geri getirmek için "redüksiyon" olarak bilinen bir teknik kullanır. Redüksiyon tamamlandıktan sonra, eklem bir süre boyunca bir destek veya atel ile hareketsiz hale getirilir.

Kalça ekleminin hareketsizleştirilmesinin ardından genellikle kalça çevresindeki kasları güçlendirmek, normal hareket aralığını geri kazandırmak ve kalça ekleminin stabilitesini artırmak için fizik tedavi önerilir. Fizik tedavi ayrıca ağrıyı azaltmak için de kullanılabilir.

Kalça yaralanmanız önemli ikincil yaralanmaları içeriyorsa, sinirlerin ve kan damarlarının da tedavi edilebileceği bir ameliyathanede redüksiyon ameliyatı gerekebilir. Geçmişte kalça protezi ameliyatı geçirdiyseniz, implantın değiştirilmesi veya güçlendirilmesi için ameliyat gerekebilir.

Kalça çıkığı tıbbi bir acil durum olduğundan ciddiye alınması çok önemlidir. Zamanında tıbbi yardım almak, kısa vadede kalça ağrısını hafifletebilir ve uzun vadede daha iyi bir iyileşmeye yol açabilir.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Kalça çıkığı yenidoğanda her zaman bellidir." (Yaygın yanılgı)

GKD çoğunlukla doğumda klinik belirti vermez; rutin muayene ve ultrasonografi ile saptanır.  (Gerçek)

"Kundak sarmak kalça gelişimini destekler." (Yaygın yanılgı)

Geleneksel kundak yöntemim kalça gelişimini olumsuz etkiler ve GKD riskini artırır. Bunun yerine kalçayı serbest bırakan esnek kundak yöntemleri önerilmektedir. (Gerçek)

"Kalça çıkığı ameliyatsız tedavi edilemez." (Yaygın yanılgı)

Erken tanı konulan GKD vakalarının büyük çoğunluğu pavlik bandajı ile başarıyla tedavi edilir ve cerrahi gerekmez. Ameliyat yalnızca çıkık ciddi kırıklara, sinir hasarına veya çevredeki yumuşak dokuda yırtılmalara neden olursa gereklidir. (Gerçek)

Travmatik kalça çıkığı acil değildir, ertesi güne kalabilir. (Yaygın yanılgı)

Travmatik kalça çıkığı kritik bir tıbbi acil durumdur. Bu durum, kalça ekleminin derhal yerine oturtulmasını (ideal olarak altı saat içinde) gerektirir. Herhangi bir gecikme, kalıcı kemik ölümü (avasküler nekroz) ve sinir hasarı riskini artırır. (Gerçek)

"GKD tedavisi tamamlandıktan sonra kalça tamamen normaldir ve takip gerekmez." (Yaygın yanılgı)

Tedavi tamamlansa bile kalça ekleminin uzun vadeli takibi önemlidir. Normal görünümlü bir kalça ekleminin aktif olarak korunması gerekir ve hastanın yaşı ilerledikçe erken osteoartrit gelişimi açısından periyodik ortopedik değerlendirme gereklidir. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Pediatri veya pediatrik ortopedi uzmanına başvurulması gereken durumlar:

  • Yenidoğan muayenesinde kalça şüpheli bulunan bebekler
  • GKD için risk faktörü taşıyan tüm yenidoğanlar (makat geliş, aile öyküsü, kız cinsiyet)
  • Bacak kıvrımlarında asimetri, hareket kısıtlılığı veya bacak uzunluk farkı fark edilen bebekler
  • Yürümeye başlayan çocukta topallama veya ördek yürüyüşü

Ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulması gereken durumlar:

  • GKD tanısının takibi ve tedavi planlaması
  • Kalça ağrısı ve hareket kısıtlılığıyla birlikte seyreden yetişkin kalça sorunları
  • Mevcut kalça protezi olan bireylerde eklem çevresinde ağrı ve instabilite

Acil servise başvurulması gereken durumlar:

Travma sonrası gelişen ani şiddetli kalça ağrısı, bacağın anormal pozisyonu ve hareket edememe travmatik kalça çıkığı açısından vakit kaybetmeksizin acil değerlendirme gerektirir. Sinir hasarına işaret eden bacakta uyuşukluk, güçsüzlük veya his kaybı da acil başvuru endikasyonları arasındadır. Kalça protezi olan bireylerde düşme sonrası gelişen ağrı ve hareket kısıtlılığı da acil serviste değerlendirilmelidir.

Sık sorulan sorular (SSS)

Türk Neonatoloji Derneği ve TOTBID, tüm yenidoğanlara doğumdan itibaren klinik kalça muayenesi yapılmasını önermektedir.
Pavlik askısı genellikle ilk dönemde (6 ila 12 haftalık tedavi) tam zamanlı (günde 23 ila 24 saat) takılır. Kalça eklemi stabilize olduktan sonra, doktor genellikle bebeği 4 ila 6 hafta daha kısmi taşıma (çoğunlukla sadece geceleri) işlemine geçirir.
Evet, kalça çıkığı, ilerleyen yaşlarda travma sonrası osteoartrit gelişmesi için önemli bir risk faktörüdür. Bu risk erken ve başarılı tedaviyle önemli ölçüde azaltılabilir.
Evet, çıkık riski vardır, ancak genellikle nadirdir. Birincil kalça protezi ameliyatından sonra bireylerin yaklaşık %2 ila %3'ünde kalça çıkığı meydana gelir. Risk, yumuşak dokular ve kaslar iyileşirken ameliyat sonrası ilk birkaç ayda en yüksektir. Cerrah tarafından önerilen hareket kısıtlamalarına uymak ve fizyoterapist eşliğinde rehabilitasyon sürecini tamamlamak bu riski azaltır.
Evet, kalçayı doğal pozisyonunda destekleyen, bacakların kurbağa pozisyonunda (M pozisyonu) tutulduğu kanguru tarzı taşıyıcılar kalça gelişimi açısından önerilmektedir. Bacakların düz ve birleşik tutulduğu taşıyıcı yöntemleri GKD riskini artırabilir.
Evet, travmatik kalça çıkığı sonrasında; özellikle eklem hızla yeniden konumlandırılırsa ve ciddi kırıklar yoksa, iyileşme mümkündür. Ancak tam iyileşme zaman, uygun tıbbi müdahale ve özel bir rehabilitasyon planı gerektirir. Ancak geç redüksiyon veya femur başı avasküler nekrozu gelişen olgularda uzun vadeli eklem hasarı ve kalça protezi ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın