Çarpıntı neden olur, hangi durumlarda tehlikeli olabilir?
Çarpıntı, kişinin kalp atışlarını normalden farklı, hızlı, düzensiz veya güçlü şekilde hissetmesi olarak tanımlanır. Çarpıntıyı göğsünüzde, boğazınızda veya boynunuzda hissedebilirsiniz. Çarpıntı çoğu insanda kaygı nedeniyle gelişir; diğer nedenler arasında hamilelik, kafein, alkol veya baharatlı yiyecekler bulunur. Kalp çarpıntısı yaygındır ve genellikle tehlikeli değildir. Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin aritmi yönetimi kılavuzu, çarpıntı şikâyetinin büyük çoğunluğunun iyi huylu nedenlere bağlı olduğunu, ancak altta yatan yapısal kalp hastalığı veya ritim bozukluğunun dışlanmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır.
- İçindekiler
- Çarpıntı neden olur, en sık görülen nedenler nelerdir?
- Çarpıntı hangi kalp ritim bozukluklarıyla ilişkili olabilir?
- Çarpıntı ile birlikte hangi belirtiler dikkate alınmalıdır?
- Çarpıntı nasıl değerlendirilir ve tanı konur?
- Yaygın yanılgılar ve gerçekler
- Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?
Çarpıntı neden olur, en sık görülen nedenler nelerdir?
Çarpıntının en sık rastlanan nedenleri arasında stres, anksiyete, aşırı kafein veya alkol tüketimi, yorgunluk, uykusuzluk ve ateşli hastalıklar yer alır. Bu tür tetikleyiciler genellikle geçici bir çarpıntı hissine yol açar ve altta yatan kalıcı bir kalp hastalığı ile ilişkili değildir. Hormonal değişiklikler de çarpıntının sık görülen nedenlerinden biridir; özellikle tiroid bezinin aşırı çalışması (hipertiroidi), kalp atış hızını artırarak belirgin çarpıntı hissine yol açabilir. Türk Kardiyoloji Derneği'nin hasta bilgilendirme kaynakları, anemi, düşük kan şekeri ve bazı ilaçların (örneğin astım ilaçları, bazı soğuk algınlığı ilaçları) da çarpıntıyı tetikleyebilecek faktörler arasında sayıldığını belirtmektedir.
Çarpıntı hangi kalp ritim bozukluklarıyla ilişkili olabilir?
Çarpıntının daha ciddi nedenleri arasında atriyal fibrilasyon, supraventriküler taşikardi ve ventriküler aritmiler gibi kalp ritim bozuklukları yer alır. Atriyal fibrilasyon, kalbin üst odacıklarının düzensiz ve hızlı kasılması sonucu ortaya çıkan, özellikle ileri yaşta sık görülen bir ritim bozukluğudur ve inme riski açısından önemlidir. ESC kılavuzu, ani başlayan ve aniden sonlanan çarpıntı ataklarının supraventriküler taşikardi gibi paroksismal ritim bozukluklarını düşündürebileceğini, bu nedenle tekrarlayan ataklarda elektrokardiyografik değerlendirmenin önemli olduğunu belirtmektedir. Yapısal kalp hastalığı, geçirilmiş kalp krizi öyküsü veya kalp kapak hastalığı olan kişilerde görülen çarpıntı, daha dikkatli bir değerlendirme gerektirir çünkü bu grupta ritim bozukluklarının ciddi seyirli olma olasılığı daha yüksektir.
Çarpıntı ile birlikte hangi belirtiler dikkate alınmalıdır?
Çarpıntı tek başına değerlendirildiğinde genellikle endişe verici olmasa da, eşlik eden belirtiler durumun ciddiyeti hakkında önemli ipuçları verir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, bayılma hissi veya bilinç kaybı gibi belirtilerin çarpıntıya eşlik etmesi, altta yatan ciddi bir kalp veya damar sorununa işaret edebilir. Çarpıntının süresi, sıklığı, ne zaman başladığı ve hangi durumlarda tetiklendiği gibi bilgiler, doğru tanı için klinisyene önemli ipuçları sağlar. Bu nedenle çarpıntı şikâyeti olan kişilerin, atak sırasındaki nabız hızını ve eşlik eden belirtileri not etmesi, hekim değerlendirmesine katkı sağlar.
Çarpıntı nasıl değerlendirilir ve tanı konur?
Çarpıntı şikâyetiyle başvuran hastalarda ilk değerlendirme genellikle elektrokardiyografi (EKG) ile yapılır; ancak çarpıntı atak halinde değilken çekilen EKG normal çıkabilir. Bu durumda 24 veya 48 saatlik holter cihazı, hastanın günlük yaşamı sırasında kalp ritmini kaydederek aralıklı ritim bozukluklarının yakalanmasına yardımcı olur. Tiroid fonksiyon testleri, kan sayımı ve elektrolit düzeyleri gibi laboratuvar tetkikleri de çarpıntının hormonal veya metabolik nedenlerini araştırmak amacıyla istenebilir. Gerekli görülen durumlarda ekokardiyografi ile kalbin yapısal değerlendirmesi de tanı sürecine eklenir.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
Çarpıntı hakkında toplumda sıkça karşılaşılan bazı yanlış inanışlar bulunuyor. Bunları netleştirmek, kullanıcıların doğru bir bakış açısı geliştirmesine yardımcı olur.
"Her çarpıntı ciddi bir kalp hastalığına işaret eder." (Yaygın yanılgı)
Hayır, çarpıntıların (palpitasyon) her biri ciddi bir kalp hastalığına işaret etmez. Vakaların büyük çoğunluğunda bu his zararsızdır ve stres, anksiyete, aşırı kafein, dehidrasyon veya hormonal değişimler gibi masum etkenlerden kaynaklanır. (Gerçek).
"Çarpıntı sırasında çekilen EKG normal çıkarsa kalpte hiçbir sorun yoktur." (Yaygın yanılgı)
Elektrokardiyogram kalbin elektriksel aktivitesinin çekildiği anki kısa bir "fotoğrafıdır". Çoğu çarpıntı zararsız ve strese, kaygıya, kafein veya tiroid sorunlarına bağlı olabilir. Ancak çarpıntıların altında yatan düzensiz kalp ritmi (aritmi) gibi ciddi durumlar da bulunabilir. EKG'nin normal çıkması, aralıklı ritim bozukluklarını dışlamayabilir. (Gerçek)
"Çarpıntı yalnızca yaşlı kişilerde olabilir." (Yaygın yanılgı)
Çarpıntı her yaş grubunda görülebilen yaygın bir durumdur. Gençlerde genellikle stres, aşırı kafein, kaygı veya kansızlık gibi masum sebeplerle ortaya çıkarken, yaşlılarda artan kronik hastalıklar veya ritim bozuklukları (aritmi) ile ilişkilendirilebilir. (Gerçek).
"Çarpıntı hissedildiğinde nabız mutlaka çok yüksektir." (Yaygın yanılgı)
Çarpıntı kalbin hızlı, yavaş, güçlü, düzensiz atması veya fazladan bir atım (ekstra atım) yapması durumudur. Bazı çarpıntı ataklarında nabız hızı normal sınırlarda kalabilir, asıl belirgin olan ritim düzensizliği hissidir. (Gerçek)
"Kafein herkeste aynı derecede çarpıntıya yol açar." (Yaygın yanılgı)
Hayır, kafein herkeste aynı derecede çarpıntıya (veya çarpıntı hissine) neden olmaz. Kişisel reaksiyonlar büyük ölçüde değişiklik gösterir; bazı kişilerde hiçbir belirti görülmezken, diğerleri küçük bir miktar kafein tükettikten sonra bile çarpıntı hissedebilir. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?
Çarpıntı atakları sık tekrarlıyor, günlük yaşamı etkiliyor veya giderek uzayan sürelerde yaşanıyorsa, kardiyoloji bölümüne yönlendirilme uygundur. Çarpıntıyla birlikte aşırı terleme, kilo kaybı, sıcağa tahammülsüzlük gibi belirtiler varsa, tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi için endokrinoloji bölümüne başvurulması da önerilir.
Acil servise başvurulması gereken durumlar:
Çarpıntıya göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma veya bayılacakmış gibi hissetme, bilinç bulanıklığı eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Bilinen kalp hastalığı, geçirilmiş kalp krizi öyküsü olan veya ailesinde genç yaşta ani kalp ölümü öyküsü bulunan kişilerde ortaya çıkan yeni başlangıçlı çarpıntı da acil değerlendirme gerektirir.





























