KURUMSAL HABERLER


+A A-

Daralan Kıyafetler ve Ağrı, Lenfödem Habercisi Olabilir

Halk arasında "fil hastalığı" olarak bilinen lenfödemin nedenleri arasında travma, aşırı şişmanlık, aşırı varis oluşumu, enfeksiyonlar, tümörler sayılabilirse de günümüzde en sık nedeni kanser cerrahisi... Uzmanlar, hastaların bilinçlenmesiyle oluşumunu veya tekrarını önlemenin mümkün olduğunu belirtiyor.


Medicana International Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ayşegül Demirci Çoban, dokularda lenf sıvısı birikmesiyle en sık kol ile bacaklarda görülen şişlikler olan, ilerlemesiyle de ciddi enfeksiyon gelişimine neden olabilen lenfödem hastalığı hakkında bilgi verdi.

Lenf dolaşımında, kalp gibi dolaşımı kolaylaştıracak bir pompa olmadığını ve sıvı hareketinin büyük oranda kaslarımızın hareketiyle sağlandığını söyleyen Dr. Çoban, "Vücutta biriken lenf sıvısı miktarı lenfatik sistemimizin taşıyabileceğinden fazla olursa, lenf dolaşımı bir noktada kesintiye uğrarsa, lenf sıvısı dokuda birikmeye başlar ve lenfödem oluşur. Kolda sıkışma dolgunluk ve ağırlık hissi; giysi, bilezik, saat, yüzük gibi eşyaların dar gelmesi ve iz bırakması; şişlik, kızarıklık, ağrı, karıncalanma, deride gerginlik-sertlik, eklemlerde hareket zorluğu belirtileridir. Bazı nadir görülen doğuştan hastalıklarla gelişebileceği gibi normal çalışan lenf sisteminde sonradan yetmezliğe bağlı görülen lenfödem daha sıktır" dedi.

Cerrahiden yıllar sonra da görülebiliyor

Uzm. Dr. Ayşegül Demirci Çoban, hastalığın nedenleri arasında travma, aşırı şişmanlık, aşırı varis oluşumu, enfeksiyonlar, tümörler sayılabilirse de günümüzde en sık nedenin kanser cerrahisi olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

"Özellikle meme kanseri cerrahileri sonrasında aynı taraf kolda ve gövde yarısında görülebilir. Meme kanseri tanısıyla koltukaltı lenf bezleri alınan ve radyoterapi uygulanan hastalarda lenfödem görülme sıklığı yaklaşık %25’dir. Lenfödem erken dönemde veya tedaviden yıllar sonra görülebilir. Cerrahiden hemen sonra hafif şişlik görülebilir, şişlik hızlı bir şekilde iyileşir. Cerrahi-radyoterapiden 6-8 hafta sonra gelişen tip daha yavaş iyileşir. En yaygın olan aylar ya da yıllar içinde yavaş gelişen tiptir."

Ayşegül Demirci Çoban, lenfödem tedavi edilmezse hareket zorluğuna bağlı fonksiyon kayıpları, günlük yaşam aktivitelerinde zorlukların gelişimi, vücut imajında bozulmaya bağlı psikososyal sorunlar ve ciddi yumuşak doku enfeksiyonları gelişebileceğine dikkat çekti.

Koruyucu tedavi ve takip öncelikli

Hasta eğitimi ile lenfödem oluşumunu önlemenin başlıca hedef olduğuna değinen Çoban, "Riski olan hastaların cilt bakımına özen göstermeleri; darbe, kesik, yanık, böcek ısırığı gibi tetikleyici faktörlerden kaçınmaları; her tür basınç ve basıdan korunmaları (sıkı giysi ve takılar, tansiyon ölçümleri, uygun olmayan masaj vb.); kilo almamaya özen göstermeleri; yetersiz veya aşırı egzersiz yapmamaları gerekir" dedi.

Hastalara "gözle görülür şişlik başlamadan ağırlık hissi geliştiğinde" harekete geçmeleri uyarısında bulunan Uzm. Dr. Çoban, lenfödem geliştiğinde "kombine boşaltıcı tedavi" adı verilen ve bu konuda uzman fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimleri, fizyoterapistler, psikologlar ve lenfödem cerrahlarını kapsayan bir tedavinin uygulandığını anlattı.  Çoban, şunları ekledi:

"Bu tedavide birinci aşama yine eğitim, cilt bakımı, günlük elle yapılan özel bir drenaj masajı, özel bandajlar ile yapılan çok tabakalı bandajlama ve egzersiz programıdır. Bunun dışında pnömatik kompresyon pompaları, kinezyo bantlama yöntemleri ve cerrahi tedaviler de uygulanabilir. İkinci aşama ise devam dönemdir; cilt bakımı ve egzersizlerin yanı sıra bası giysilerinin kullanımı, gerektiğinde özel drenaj masajı ve takip muayenelerinden oluşur.Yetersiz lenf dolaşımı nedeniyle oluşan şişlikler normal ya da normale yakın hale getirildikten sonra da bakıma devam edilmezse durumun tekrarlayabileceği unutulmamalıdır."

Uzm. Dr.
Ayşegül Demirci Çoban
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
MEDICANA INTERNATIONAL ANKARA
Profili Gör
Oluşturma: 19.01.2017 12:00
Son Güncelleme: 19.07.2017 11:43
Oluşturan: Ayşegül Demirci Çoban