Erkekte depresyon: Belirtileri, nedenleri, tedavi yaklaşımları…

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

Erkekte depresyon, en az iki hafta boyunca süren çökkünlük veya ilgi kaybının; yorgunluk, uyku ve iştah değişikliği, umutsuzluk ya da günlük işlevlerde bozulma gibi belirtilerle birlikte görülmesidir. Erkeklerde depresyon her zaman “üzüntü” şeklinde fark edilmeyebilir; öfke, tahammülsüzlük, içe kapanma, aşırı çalışma, alkol kullanımında artış ve riskli davranışlar ön planda olabilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır; psikolojik tedaviler temel yaklaşım olup orta ve ağır olgularda ilaç tedavisi de gündeme gelebilir.

entry image

Erkekte depresyon belirtileri

Depresyon tanısı yalnızca tek bir belirtiye göre konulmaz. Belirtilerin süresi, şiddeti ve kişinin işlevselliğine etkisi birlikte değerlendirilir. Erkekte depresyon belirtileri şunları içerebilir:

  • Sürekli üzgün, boşlukta veya umutsuz hissetme
  • Daha önce keyif veren etkinliklere ilgi kaybı
  • Sürekli yorgunluk, enerji azalması ve isteksizlik
  • Uykuya dalmakta güçlük, sık uyanma veya fazla uyuma
  • İştah ve kilo değişiklikleri
  • Dikkatini toplama, karar verme veya işlerini sürdürme güçlüğü
  • Değersizlik, suçluluk ya da başarısızlık düşünceleri
  • Baş, bel, kas veya mide-bağırsak yakınmaları
  • Cinsel istekte azalma veya ereksiyon sorunları
  • Ölüm ya da kendine zarar verme düşünceleri

WHO, depresif bir dönemde çökkün duygu durumunun veya ilgi kaybının günün büyük bölümünde, neredeyse her gün ve en az iki hafta sürmesini temel özelliklerden biri olarak tanımlar. Bu belirtiler kişinin aile, iş veya sosyal yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Erkeklerde depresyon neden farklı fark edilir?

Erkeklerde depresyonun farklı göründüğü düşünülmesinin nedeni, biyolojik bir “erkek depresyonu” tanımından çok, belirtilerin ifade edilme ve yardım arama biçimleriyle ilişkilidir. Bazı erkekler üzüntü veya kırılganlık duygularını dile getirmek yerine öfke, sabırsızlık, kontrol etme davranışı veya aşırı çalışma ile tepki verebilir. Ruhsal belirtilerini bastırma, yardım istemeyi zayıflık olarak görme ve alkol ya da maddelere yönelme depresyonun fark edilmesini geciktirebilir.

İrritabilite veya öfke tek başına depresyon anlamına gelmez. Bipolar bozukluk, anksiyete bozuklukları, travma sonrası stres, alkol-madde kullanımı ve bazı tıbbi hastalıklar da benzer belirtiler oluşturabilir. Bu nedenle özellikle ilk kez ortaya çıkan, hızla kötüleşen veya işlevselliği bozan şikâyetlerde psikiyatri değerlendirmesi önemlidir.

Erkekte depresyon nedenleri

Depresyon çoğunlukla tek bir nedene bağlı değildir. Genetik yatkınlık, beyindeki stres yanıtı, yaşam olayları ve sosyal koşullar birlikte rol oynayabilir. Sık görülen risk etkenleri şunlardır:

  • İş kaybı, ekonomik sorunlar veya mesleki tükenmişlik
  • Boşanma, ayrılık, yas veya sosyal izolasyon
  • Kronik ağrı, kalp hastalığı, diyabet veya nörolojik hastalıklar
  • Uyku apnesi ve uzun süren uyku bozuklukları
  • Alkol veya madde kullanımı
  • Travmatik yaşantılar
  • Ailede depresyon veya bipolar bozukluk öyküsü
  • Doğum sonrası eş veya baba rolüyle ilişkili yoğun stres
  • Tiroid hastalıkları, kansızlık veya bazı ilaçların yan etkileri

Cinsel istekte azalma ve ereksiyon sorunları depresyonun belirtisi olabilir; ancak hormon bozuklukları, damar hastalıkları, ilaçlar ve diyabet de araştırılmalıdır. Doktor gerekli görürse kan sayımı, tiroid testleri, B12 veya testosteron gibi incelemeler isteyebilir.

Erkeklerde depresyon tanısı ve tedavisi

Tanı, psikiyatrist veya hekim tarafından görüşme ve klinik değerlendirme ile konur. Görüşmede belirtilerin ne zaman başladığı, günlük yaşamı nasıl etkilediği, uyku-iştah değişiklikleri, alkol veya madde kullanımı, geçmiş psikiyatrik öykü ve intihar riski değerlendirilir.

Tedavi, depresyonun şiddetine, eşlik eden hastalıklara ve kişinin tercihine göre planlanır:

Psikoterapi

Bilişsel davranışçı terapi, davranışsal aktivasyon, kişilerarası terapi ve problem çözme terapisi etkili seçeneklerdir.

Antidepresan ilaçlar

Orta veya ağır depresyonda, psikiyatristin değerlendirmesiyle kullanılabilir. İlaçlar kişiye göre seçilir; doktor önerisi olmadan başlanmamalı, doz değişikliği yapılmamalı veya aniden bırakılmamalıdır.

Birleşik tedavi

Orta-ağır belirtilerde psikoterapi ve ilaç tedavisi birlikte uygulanabilir.

İleri tedaviler

Ağır, psikotik, katatonik veya tedaviye dirençli depresyonda psikiyatri uzmanı elektrokonvülsif tedavi gibi seçenekleri değerlendirebilir. NICE, elektrokonvülsif tedaviyi belirli ağır ve tedaviye dirençli durumlarda seçilmiş bir seçenek olarak ele almaktadır.

WHO, hafif depresyonda psikolojik tedavilerin ilk seçenek olduğunu; orta ve ağır depresyonda ise psikoterapiye antidepresan ilaçların eklenebileceğini belirtmektedir.

Günlük yaşamda destekleyici adımlar

Bu adımlar tedavinin yerine geçmez; ancak belirtilerin yönetilmesine yardımcı olabilir:

  • Uyku ve uyanma saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutmak
  • Her gün kısa da olsa yürüyüş gibi tolere edilebilir fiziksel aktivite yapmak
  • Güvenilen bir kişiyle duygular hakkında konuşmak
  • Alkolü azaltmak ve yasa dışı maddelerden uzak durmak
  • İşleri küçük ve tamamlanabilir parçalara bölmek
  • Düzenli beslenmeye çalışmak
  • Psikiyatri veya psikolog randevusunu ertelememek

WHO; sosyal bağları korumayı, düzenli uyku ve beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi, egzersizi ve alkolü azaltmayı depresyonla baş etmede destekleyici yaklaşımlar arasında saymaktadır.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

“Erkekte depresyon yalnızca ağlama ve üzüntüyle anlaşılır.” (Yaygın yanılgı)

Öfke, içe kapanma, yorgunluk, alkol kullanımında artış ve riskli davranışlar da depresyonla ilişkili olabilir. (Gerçek)

“Güçlü olmak” için depresyon belirtileri saklanmalıdır.” (Yaygın yanılgı)

Yardım istemek zayıflık değil, tedaviye ulaşmanın önemli bir parçasıdır; erken başvuru iyileşmeyi kolaylaştırabilir. (Gerçek)

“Ereksiyon sorunu yalnızca psikolojik veya yalnızca fiziksel bir problemdir.” (Yaygın yanılgı)

Depresyon, ilaçlar, hormonlar, damar hastalıkları ve diyabet birlikte rol oynayabilir; kapsamlı değerlendirme gerekir.

“Antidepresanlar kişiliği değiştirir ve bağımlılık yapar.” (Yaygın yanılgı)

Antidepresanlar bağımlılık yapan maddeler gibi “haz” arayışı oluşturmaz; ancak yan etkileri, bırakma süreci ve tedavi süresi hekim tarafından izlenmelidir. (Gerçek)

“İntihar düşüncesi varsa bu konu hakkında soru sormak kişiyi teşvik eder.” (Yaygın yanılgı)

Doğrudan, yargılamadan sormak kişinin yardım almasını kolaylaştırabilir. Sağlık Bakanlığı, ölmekten veya acılarından kurtulmaktan bahsetme, vedalaşma, eşyalarını dağıtma, içine kapanma ve alkol kullanımında artış gibi işaretlere dikkat edilmesini önermektedir.

Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?

Belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, kişinin işlevselliği bozuluyorsa veya alkol kullanımı artıyorsa psikiyatri ya da aile hekimine başvurulmalıdır. Eşlik eden cinsel işlev sorunları, yoğun kaygı, kronik ağrı, uyku bozukluğu veya tiroid belirtileri varsa değerlendirme iç hastalıkları, üroloji veya ilgili branşlarla birlikte yürütülebilir.

Aşağıdaki durumlarda beklemeden 112 aranmalı veya en yakın hastane acil servisine gidilmelidir:

  • Kişi intihar edeceğini veya kendine zarar vereceğini söylüyorsa
  • İntihar için plan, yöntem veya araç hazırlamışsa
  • İntihar girişimi, ilaç veya madde aşırı alımı olmuşsa
  • Gerçeklikle bağ kopması, ağır ajitasyon veya kontrol edilemeyen saldırganlık varsa
  • Kişi yalnız kalamayacak kadar güvensiz durumdaysa

Acil riskte kişi yalnız bırakılmamalı, ilaçlar, silahlar ve diğer zarar verme araçları güvenli biçimde uzaklaştırılmalı ve profesyonel yardım gelene kadar yanında kalınmalıdır. Türkiye’de acil sağlık hizmetleri için 112 aranabilir; psikiyatri acil servisleri intihar düşüncesi veya girişimi gibi akut durumları değerlendirmektedir.

Sık sorulan sorular

Süregelen çökkünlük veya ilgi kaybına yorgunluk, uyku-iştah değişikliği, umutsuzluk ve işlev kaybı eşlik edebilir. Erkeklerde öfke, içe kapanma, aşırı çalışma ve alkol kullanımında artış da dikkat çekebilir.
Belirtilerin en az iki hafta sürmesi depresif dönem açısından önemli bir ölçüttür. Ancak intihar düşüncesi veya ciddi işlev kaybı varsa iki hafta beklenmeden acil değerlendirme gerekir.
Evet, psikoterapi, gerektiğinde antidepresan ilaçlar ve sosyal destek etkili tedavi seçenekleridir. Tedavi seçimi depresyonun şiddetine ve kişinin sağlık durumuna göre yapılır.
Etki başlangıcı ve tedavi yanıtı kişiden kişiye değişir. İlacın uygunluğu, yan etkileri ve doz ayarı psikiyatrist tarafından takip edilmelidir; ilacı kendi kendine bırakmak doğru değildir.
Evet, depresyon cinsel isteği ve ereksiyonu etkileyebilir. Bununla birlikte diyabet, damar hastalıkları, hormon bozuklukları ve bazı ilaçlar da araştırılmalıdır.
Tükenmişlik genellikle iş veya bakım yüküyle ilişkili uzun süreli stres bağlamında ortaya çıkar. Depresyon ise yaşamın farklı alanlarına yayılan çökkünlük veya ilgi kaybı, umutsuzluk ve bedensel belirtilerle seyredebilir. Kesin ayrım klinik değerlendirmeyle yapılır.
Yargılamadan dinleyin ve doğrudan kendine zarar verme düşüncesi olup olmadığını sorun. Yalnız bırakmayın, zarar verme araçlarını uzaklaştırın ve risk varsa 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın