KURUMSAL HABERLER


+A A-

Covid-19 Nedeniyle “Yas Tutma” Sürecimizde Değişti! Yas Yaşanmadığında Sonrasında Çok Daha Zor Çözümlenecek Psikolojik İzler Bırakabilir!

Dünya genelinde birinci yılını dolduran Covid-19 pandemisi nedeniyle her gün ölüm sayıları ile karşılaşmamızın, kaybedilenlerin isimleri ile değil de rakamlarla ifade edilmesinin toplum genelinde olumsuz bir ruh haline sebep olduğunu ifade eden Medicana Çamlıca Hastanesi hekimlerinden Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, “Covid-19 yas tutma şeklimizi de etkiledi. Ölmekte olan yakınlarımızı son kez ziyaret etmek, cenazelerinde bulunmak, toprağa vermek, taziyede yakınlarımız ile olmak gibi alışa geldiğimiz paylaşım ve desteğe dayalı ritüellerden de uzak kaldık. Dolayısıyla yas tutma ile başa çıkabileceğimiz gerekli olan bu dönemi yaşayamıyoruz.” dedi.


Covid-19 Nedeniyle “Yas Tutma” Sürecimizde Değişti!  Yas Yaşanmadığında Sonrasında Çok Daha Zor Çözümlenecek Psikolojik İzler Bırakabilir!

Tüm dünyayı kısa bir süre içinde etkisi altına alarak pandemi hâline gelen COVID-19 hastalığının etkilerini, sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutlarda da deneyimlenmeye devam ettiğimizi belirten Medicana Çamlıca Hastanesi hekimlerinden Uzman Klinik Psikolog Kübra Bozkurt, “Covid-19 pandemisini yaşadığımız şu günlerde sadece virüs nedeniyle değil, doğal ve/veya farklı nedenlerle de kaybettiğimiz yakınlarımız ile vedalaşma ve yas sürecimizi alışageldiğimiz şekilde yaşayamıyoruz. Dolayısıyla hem kayıplarımız ile ilgili birbirimize destek olamıyor hem de yas sürecinde ne yapacağımızı zaman zaman bilemiyoruz.” dedi ve konu ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Yas Nedir?

Yas sevdiğimiz, değer verdiğimiz kişinin, canlının, nesnenin artık hayatımızda yer almamasından ötürü hissettiğimiz üzüntüdür. Toplumda genel olarak bilinen yas ise, sevilen kişinin ölümüyle hissedilen derin acıdır. Ama yas duygusu, değer verdiğimiz her nesne veya kişiyle bağdaşabilir. Boşanmak veya sevdiğimiz insandan ayrılmak, sağlığımızı kaybetmek, işimizi kaybetmek, maddi yönden zorlu bir sürece girmek, düşük yapmak, emekli olmak, değer verdiğimiz insanın ciddi bir hastalığı olması, değer verdiğimiz bir arkadaşlığın sonlanması, yaşadığımız travma sonrası güvenlik hissinin kaybı, yas sürecine girme nedenlerine örnek gösterilebilir.

Yasın Etkileri Nelerdir?

Hissettiğiniz derin üzüntü, iştah kaybı, uykusuzluğun başlaması, ilgi duyduğunuz alanlardan uzaklaşmak depresyonda olduğunuzu düşündürtebilir. Ama depresyonla, sağlıklı geçirilen yas süreci arasında fark vardır. Yas duygusu zamanla azalır çünkü depresyonda görülen düşünce yapısı ile yas sürecinde aklınızdan geçen düşünceler farklıdır. Depresyonda, depresif duygu durumunu besleyen genel bir umutsuzluk, karamsarlık hakimdir. Bu durum geçmişe bakış açınızı, gününüze bakış açınızı ve geleceğe bakış açınızı etkiler. Sizi işlevsiz hale getirir. İş hayatınızı, aile ve sosyal hayatınızı etkiler. Yas sürecinde ise bu işlevsel durumun bozulması belli bir süreyle sınırlıdır. Duygularınızı yansıtıp, manevi destek aldığınızda acınız zamanla azalır ve işlevselliğiniz düzelir.

Sağlıklı Bir Yas Süreci Nasıl Yaşanabilir?

Yas sürecini sağlıklı atlatabilmek için uygulanması gereken birtakım adımlar vardır.

  • Yas sürecinin belli bir süresi yoktur. Kendinize zaman tanıyın. Acının dinmesi haftalar, aylar hatta yıllar sürebilir.
  • Acınızı görmezden gelmek, duygularınızı bastırmak çözüm değildir. Uzun vadede daha ciddi sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Depresyon, anksiyete, madde kullanımı ve sağlık sorunlarının gelişmesine neden olabilir bastırma davranışı. Duygularınızı kabullenin ve yüzleşin.
  • Kayba karşı hissettiğiniz üzüntü, acı normal bir reaksiyondur. Tam tersine “Güçlü olmalıyım, görünmeliyim” düşüncesiyle duygularınızı yansıtmazsanız, acıyla baş etmekte zorlanırsınız ve yas süreciniz uzar.
  • Yas sürecinde ağlamak da doğal hislerinizin dışavurumu olarak normal kabul edilir. Ama içinizden ağlamak gelmiyorsa kendinizi zorlamayın. Herkesin, yaşadıkları acıyla baş etme yöntemi farklıdır. Aynı şekilde ağlamayı zayıflık olarak görmek ve ağlamayı bastırmaya çalışmak veya gizli ağlamak da yas sürecini zorlaştıracaktır. Üzülmeniz normal, sevdiğiniz kişiyi kaybettiğiniz için de ağlıyorsunuz. Kimse bunu zayıflık olarak görmez.
  • Hayatınız eskisi gibi olmayacak ama bir noktadan sonra hayatınıza kaldığınız yerden yavaş yavaş başlamanız gerekir. Bu, kaybettiğiniz kişiyi unuttuğunuz anlamına gelmiyor. Onu her zaman hatırlayacak ve seveceksiniz ama kendiniz için ve sizi sevenler için yaşamınıza odaklanmanız gerekir.
  • Arkadaşlarınızdan ve ailenizden mutlaka destek alın. Hissettiğiniz acıyı ve üzüntüyü anlatın. Yalnız hissettiğiniz her an sevdiğiniz biriyle irtibata geçin. Hisleriniz ve düşünceleriniz hakkında konuşun.
  • Kişinin manevi inançları da yas sürecini daha kolay atlatmasını sağlar. Dua etmek, ibadethaneye gitmek, kaybettiğiniz kişinin daha iyi bir yerde olduğunu düşünmek acınızı hafifletir.
  • Fiziksel olarak kendinizle ilgilenmek, duygusal olarak kendinizi desteklemektir. İştahınız olmasa bile yemek saatinde masaya oturup birkaç lokma yemeye çalışın.
  • Uykusuzluk sorunu yaşıyorsanız papatya, melisa gibi gevşetici bitki çaylarını ya da uyumadan önce ılık bir duş almayı deneyebilirsiniz.
  • Benzer bir yas süreci geçirmiş olan insanlarla konuşmak, onlar bu süreci nasıl atlattığını öğrenmek size yardımcı olabilir.
  • Hobilerinize, ilgi alanlarınıza yavaş yavaş dönmeye çalışın.
  • Acınızı hafifletmek için ilaç veya alkol kullanmayın. Bu, kısa vadede acınızı bastırabilir ama acınızı gidermez. Ancak duygularınızla yüzleşmek ve duygularınızı yansıtmak yas sürecini atlatmanıza yardımcı olur.
  • Eğer sürecin uzadığını veya tek başınıza baş edemeyecek kadar üzgün olduğunuzu düşünüyorsanız bir psikolog veya psikiyatrdan profesyonel yardım alabilirsiniz.

Uzman Klinik Psikolog
Kübra Bozkurt
Psikoloji
MEDICANA ÇAMLICA
Profili Gör
Oluşturma: 30.04.2021 12:00
Son Güncelleme: 10.12.2021 04:39
Oluşturan: Kübra Bozkurt