Psikosomatik hastalık: Zihin ve bedenin ortak dili

Psikosomatik hastalık, stres, kaygı veya depresyon gibi zihinsel veya duygusal faktörler tarafından tetiklenen, ortaya çıkan veya kötüleşen fiziksel semptomları içerir. Baş ağrısı, mide krampları, kronik sırt ağrısı veya çarpıntı gibi şikâyetlerle doktora başvuran pek çok hastada yapılan tetkikler normal sonuç verdiğinde bu kavram gündeme gelir. Ancak psikosomatik belirtiler, "uydurulmuş" ya da "gerçek değil" anlamına gelmez; tam tersine, bu belirtiler kişinin gerçekten yaşadığı, ölçülebilir fizyolojik mekanizmaların devreye girdiği tablolardır.

entry image

Psikosomatik hastalık nedir, nasıl tanımlanır?

Yunanca psyche (zihin) ve soma (beden) kelimelerinden türetilen psikosomatik kavramı, zihinsel ve fiziksel sağlık arasındaki derin bağlantıyı vurgular. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) hastalık sınıflandırması ICD-11'de bu tablolar büyük ölçüde "bedensel sıkıntı bozuklukları" (bodily distress disorders) başlığı altında ele alınmaktadır. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin DSM-5 sınıflandırmasında ise "somatik belirti bozukluğu" terimi kullanılmakta ve tanı için belirti sayısından çok belirtilere ilişkin aşırı düşünce, duygu ve davranışların varlığı esas alınmaktadır.

Psikosomatik tıp, ruh sağlığı ile bedensel sağlığı ayrı kutuplar olarak değil, birbirini sürekli etkileyen bir bütün olarak değerlendirir. Bu yaklaşım biyopsikososyal model olarak adlandırılır ve 1977'de George Engel tarafından literatüre kazandırılmış, bugün hâlâ temel referans çerçevesi olma özelliğini korumaktadır.

Psikosomatik hastalık neden gelişir?

Psikosomatik hastalıklar zihinsel ve duygusal stresin doğrudan fiziksel rahatsızlıklara neden olduğu, tetiklediği veya kötüleştirdiği durumlarda gelişir. Zihin ve beden birbirine karmaşık bir şekilde bağlı olduğundan, işlenmemiş duygusal sıkıntı genellikle gerçek fiziksel semptomlar (ağrı, yorgunluk veya mide-bağırsak sorunları gibi) olarak kendini gösterir veya mevcut tıbbi durumları kötüleştirir.

Psikosomatik belirtilerin gelişmesine zemin hazırlayan başlıca etkenler şunlardır:

  • Kronik iş stresi, ilişki çatışmaları ve ekonomik kaygılar
  • Çözüme kavuşturulmamış yas, travma veya kayıp deneyimleri
  • Aleksitimi, yani duyguları söze dökmekte güçlük çekme eğilimi
  • Çocukluk çağı istismarı ve ihmal öyküsü
  • Mükemmeliyetçilik ve yüksek öz-eleştiri
  • Yetersiz sosyal destek ağı
  • Daha önce yaşanmış ciddi bedensel hastalıklar

Psikosomatik hastalıkların yaygın belirtileri ve beden sistemleri üzerindeki etkileri

Psikosomatik süreçler hemen her organ sisteminde kendini gösterebilir. Belirtiler kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık karşılaşılan tablolar şunlardır:

  • Baş ağrıları veya migrenler
  • Mide ağrısı veya sindirim sorunları (İBS, bulantı, ülser)
  • Yorgunluk veya düşük enerji
  • Kas ağrısı veya gerginliği
  • Göğüs ağrısı veya hızlı kalp atışı
  • Nefes darlığı
  • Uyku bozuklukları
  • Baş dönmesi veya bayılma nöbetleri
  • Cilt sorunları (döküntüler, egzama)

Bu belirtiler genellikle tıbbi testlerle açıklanamaz veya testler, belirtilerin şiddetiyle uyuşmayan hafif değişiklikler gösterebilir.

Psikosomatik hastalık nasıl tanı konur?

Psikosomatik bir bozukluğun teşhisi zor olabilir çünkü fiziksel belirtiler mevcuttur ancak belirgin bir tıbbi neden bulunamaz.

Doktorlar genellikle şu adımları izler:

Tıbbi değerlendirme

Fiziksel muayene ve testler yoluyla olası tıbbi durumları eleyerek işe başlarlar.

Psikolojik değerlendirme

Fiziksel bir neden bulunamazsa, bir psikolog veya psikiyatrist duygusal ve zihinsel sağlık geçmişini değerlendirebilir.

Belirti kalıpları

Belirtilerin ne zaman kötüleştiğine bakabilirler; örneğin, stresli dönemlerde veya duygusal olaylar sırasında.

Travma veya stres öyküsü

Geçmişte yaşanan duygusal travma, yas, istismar veya yüksek stresli ortamlar, psikosomatik bir kökene işaret edebilir.

Bu hastalıkların tamamen "zihinde" olmadığını belirtmek önemlidir. Belirtiler gerçek ve acı vericidir, ancak iyileşmek için zihin-beden yaklaşımına ihtiyaç duyarlar.

Psikosomatik hastalıkta tedavi yaklaşımları

Psikosomatik hastalıkların tedavisi hem bedeni hem de zihni ele almayı gerektirir. İşte bazı etkili yaklaşımlar:

Psikoterapi

Danışmanlık veya terapi, en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Yaygın olarak kullanılan terapilerden bazıları şunlardır:

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Kişilerin semptomlara katkıda bulunan olumsuz düşünce kalıplarını belirlemelerine ve değiştirmelerine yardımcı olur.

Psikodinamik terapi

Çözülmemiş duygusal çatışmaları veya travmaları ortaya çıkarmaya odaklanır.

Farkındalık temelli terapi

Bireylere şimdiki anın farkında olmayı öğreterek stresi azaltır.

Stres yönetimi

Rahatlama teknikleri şunlardır:

  • Derin nefes alma
  • Meditasyon
  • Aşamalı kas gevşetme
  • Yoga

Bunlar sinir sistemini sakinleştirmeye ve semptomların şiddetini azaltmaya yardımcı olur.

İlaç

Bazen, özellikle kişi aynı zamanda depresyon veya anksiyete ile de mücadele ediyorsa, semptomları yönetmek için antidepresanlar veya anksiyete ilaçları gibi ilaçlar reçete edilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri

Düzenli egzersizi, sağlıklı beslenmeyi, iyi uyku alışkanlıklarını teşvik etmek ve destekleyici ilişkiler kurmak, uzun vadeli iyileşmenin anahtarıdır.

Psikoeğitim

Zihin-beden bağlantısını anlamak hastaları güçlendirir. İnsanlar duyguların vücudu nasıl etkileyebileceğini fark ettiklerinde, genellikle kendilerini daha kontrol altında hissederler ve semptomları konusunda daha az endişelenirler.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Psikosomatik belirtiler gerçek değil, hastanın aklında." (Yaygın yanılgı)

Psikosomatik semptomlar, zihin ve beden arasındaki bağlantının çok gerçek fiziksel tezahürleridir ve hayal ürünü değiller. Psikolojik sıkıntı, vücutta ölçülebilir fizyolojik değişikliklere yol açar. Kronik stres, kaygı veya travma yaşayan kişilerde sinir sistemi gerçek fiziksel ağrı, yorgunluk veya hastalığa neden olabilir. (Gerçek)

"Psikosomatik hastalık, zayıf karakterli ya da abartmaya meyilli kişilerde görülür." (Yaygın yanılgı)

Psikosomatik hastalık "zayıf karakter" veya abartma eğilimi anlamına gelmez. Modern tıpta bu durumlar, beyin ve vücut arasındaki gerçek, karmaşık etkileşimler olarak anlaşılmaktadır. Psikolojik stres (kaygı veya travma gibi) hayali değil, çok gerçek fiziksel semptomlara neden olur. (Gerçek)

"Tetkikler normal çıktıysa sorun yoktur." (Yaygın yanılgı)

Normal tıbbi test sonuçları "hiçbir sorun yok" anlamına gelmez. Psikosomatik tıpta, bu ifade basitçe standart testlerin yapısal hasar veya belirli bir biyolojik hastalık bulamadığı anlamına gelir. (Gerçek)

"Psikiyatrik destek almak hastalığın "kafada" olduğunun kanıtıdır." (Yaygın yanılgı)

Psikosomatik bir rahatsızlık için psikiyatrik destek arayışı; rahatsızlığın "tamamen kafanızda" veya hayal ürünü olduğu anlamına gelmez. Psikoterapi ve psikiyatrik değerlendirme, kanıta dayalı bir tedavi bileşenidir. (Gerçek)

"Psikosomatik hastalık tedavi edilemez, kişi bununla yaşamayı öğrenmek zorundadır." (Yaygın yanılgı)

Psikosomatik hastalıklar doğası gereği tedavi edilemez değildir. Zihin ve beden arasındaki dinamik bir etkileşimi temsil ettikleri için hem psikolojik kökenleri hem de fiziksel semptomları hedef alan etkili tedaviler sıklıkla önemli iyileşmeye veya tam remisyona yol açar; pek çok hasta işlevselliğini büyük ölçüde geri kazanır. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?

Aşağıdaki durumlarda psikiyatri veya iç hastalıkları polikliniğine başvurulması önerilir:

  • Birden fazla organ sistemini etkileyen, tekrarlayan ve günlük işlevselliği bozan bedensel belirtiler
  • Kapsamlı tıbbi değerlendirmeye rağmen açıklanamayan semptomlar
  • Belirtilerin stres veya duygusal yük dönemlerinde belirgin biçimde kötüleşmesi
  • Eşlik eden uyku bozukluğu, iştahsızlık ya da konsantrasyon güçlüğü
  • Belirtiler nedeniyle işe, okula ya da sosyal hayata katılımın kısıtlanması

Acil servise yönlendirilmesi gereken durumlar şunlardır:

  • Göğüs ağrısı veya çarpıntıya ani nefes darlığı ve terlemenin eşlik etmesi; bu tablo önce kardiyolojik açıdan değerlendirilmelidir
  • Şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı veya nörolojik belirti varlığında organik neden ekarte edilmeden psikosomatik etiket konmamalıdır
  • Kendine zarar verme veya intihar düşüncesinin eşlik ettiği her tablo

Sık sorulan sorular

Hipokondri, DSM-5'te resmi olarak "Hastalık Kaygısı Bozukluğu" olarak teşhis edilen bu ruh sağlığı durumu; ciddi bir hastalığa yakalanma veya yakalanma konusunda takıntılı, gerçekçi olmayan bir korku ile karakterize edilir. Psikosomatik hastalık ise, uzun süreli stres veya duygusal travma gibi psikolojik faktörler tarafından tetiklenen, neden olunan veya kötüleştirilen, çok gerçek, fiziksel semptomları veya bedensel reaksiyonları (kronik ağrı, mide bulantısı veya yüksek tansiyon gibi) ifade eder. Altta yatan herhangi bir tıbbi hastalık bulunmasa bile, fiziksel ağrı tamamen gerçektir.
Evet, psikosomatik belirtiler (çoğu zaman somatik belirtiler olarak da adlandırılır) çocuklarda ve ergenlerde çok yaygındır. Okul fobisi, tekrarlayan karın ağrısı ve baş ağrısı çocuklarda psikosomatik belirtilerin en sık görülen biçimleridir. Aile dinamikleri ve okul stresi bu yaş grubunda belirleyici etkenler arasındadır.
İlk değerlendirme için aile hekimi veya iç hastalıkları uzmanına başvurulabilir. Organik nedenler ekarte edildikten sonra psikiyatri veya psikosomatik tıp birimine yönlendirme yapılır. Pek çok vakada psikolog eşliğinde yürütülen psikoterapi süreci belirleyici role sahiptir.
Uzun süre tedavi edilmeden bırakılan kronik stres, kardiyovasküler sistem ve bağışıklık sistemi üzerinde kalıcı etkiler bırakabilir. Bu nedenle erken müdahale önemlidir.
Evet, klinik araştırmalar farkındalık meditasyonu ve diyafragmatik nefes egzersizlerinin, sempatik sinir sistemi aktivasyonunu azalttığı ve HPA eksenini düzenlediğini güçlü bir şekilde göstermektedir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın