Gebelikte hangi egzersizler zararlı?

Hamilelik döneminde aktif olmak, hem anne hem de bebek sağlığı açısından birçok fayda sağlar. Ancak her egzersiz türü gebelik döneminde güvenli veya uygun olmayabilir. Bu yüzden egzersiz programı, gebeliğin seyrine ve anne adayının sağlık durumuna uygun şekilde planlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü, gebelikte haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite önerirken, bazı egzersiz türlerinin düşük, erken doğum veya travma riskini artırabileceğini de vurgulamaktadır. Gebelik sürecinde egzersiz seçiminin bilinçli yapılması, fiziksel aktivitenin güvenli ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine katkı sağlar.

entry image

Gebelikte hangi egzersizler zararlı kabul edilir?

Anne adaylarının önemli bir kısmı, egzersizin bebeğe zarar vereceği endişesiyle hamilelik döneminde fiziksel aktiviteden kaçınmakta, hatta günlük yaşamlarında daha az hareket etmektedir. Oysa uygun şekilde planlanan ve kontrollü olarak uygulanan egzersizler, sağlıklı bir gebelikte anneye ve bebeğe zarar vermez. Buna karşın, gebelikte sakıncalı kabul edilen egzersizler; düşme riski taşıyan, karın bölgesine darbe alma olasılığı bulunan, eklemlere aşırı yük bindiren veya annenin oksijen alımını kısıtlayabilecek aktiviteleri kapsamaktadır. Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji (ACOG), kontak sporlar, yüksek irtifa aktiviteleri ve sıcak ortamda yapılan yoğun egzersizlerin gebelikte önerilmediğini belirtir. Bu kapsamda özellikle aşağıdaki egzersiz türlerinden kaçınılması tavsiye edilir:

Kontak sporlar

Basketbol, futbol, hokey gibi karşılıklı temas içeren sporlar karın bölgesine darbe riski nedeniyle önerilmez.

Düşme riski taşıyan aktiviteler

Kayak, atlı binicilik, paten, dağ bisikleti gibi dengeyi zorlayan sporlar gebelikte zararlı egzersizler arasında yer alır.

Skuba dalış

Basınç değişiklikleri nedeniyle fetal dekompresyon hastalığı riski taşıdığından gebelikte kesinlikle önerilmez.

Sırtüstü pozisyonda uzun süreli egzersiz

İkinci trimesterden sonra sırtüstü yapılan hareketler, ana toplardamar üzerinde baskı oluşturarak anneye baş dönmesi ve bebeğe kan akımında azalma yaşatabilir.

Aşırı sıcakta yapılan yoğun kardiyo

Sıcak yoga, sauna sonrası egzersiz gibi aktiviteler vücut ısısının aşırı yükselmesine (hipertermi) yol açarak fetal gelişimi olumsuz etkileyebilir.

Yüksek irtifa egzersizleri

2500 metrenin üzerindeki rakımlarda yapılan yoğun aktiviteler oksijen satürasyonunu düşürebilir.

Sıçramalı, ani yön değiştirmeli hareketler

Yüksek tempolu aerobik, sıçrama içeren fitness programları eklem gevşemesi nedeniyle yaralanma riskini artırır.

Hangi egzersizler gebelikte güvenli kabul edilir?

Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Koleji'nin (ACOG) önerilerine göre, düşük riskli gebeliklerde yürüyüş, yüzme, sabit bisiklet, prenatal yoga ve hafif direnç antrenmanları güvenli kabul edilir. Bu aktiviteler kalp-damar sistemini desteklerken eklemlere aşırı yük bindirmez. Egzersiz şiddetinin "konuşma testi" ile değerlendirilmesi pratik bir yöntemdir: Egzersiz sırasında rahatça konuşabiliyor ancak şarkı söyleyemiyorsanız yoğunluk uygun düzeydedir.

Trimesterlere göre egzersiz zararları nasıl değişir?

Gebelikte hangi egzersizlerin zararlı olduğu, gebelik haftasına göre de farklılık gösterir. İlk trimesterde düşme ve travma riski taşıyan hareketlerden kaçınmak özellikle önemlidir, çünkü bu dönemde plasenta henüz tam olarak yerleşmemiştir. İlk üç aylık dönemde görülen bulantı ve yorgunluk şikâyetleri kontrol altına alınabildiğinde, tempolu yürüyüş gebelikte güvenle uygulanabilecek en uygun egzersizlerden biridir.

İkinci trimesterden itibaren sırtüstü pozisyonda uzun süreli egzersiz önerilmez. Bununla birlikte, bu dönem genellikle anne adaylarının kendilerini daha enerjik hissettikleri bir süreçtir. Ancak bu dönemde gebeliğe bağlı hormonal değişikliklerin etkisiyle eklemlerde ve bağ dokusunda gevşeme meydana gelir. Bu durum burkulma, incinme ve diğer kas-iskelet sistemi yaralanmaları riskini artırabileceğinden, egzersiz sırasında dikkatli olunmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Bu dönemde tempolu yürüyüş, yüzme, sabit bisiklet, gebelik pilatesi, gebelik yogası ve hafif direnç egzersizleri güvenle uygulanabilir.

Üçüncü trimesterde ise denge kaybı ihtimali arttığından sıçramalı ve hızlı yön değiştirici hareketlerden uzak durulmalıdır. Karın kaslarına yönelik aşırı gerdirici hareketler bu dönemde rektus diastazı (karın kaslarının ayrışması) riskini artırabilir. Bu dönemde yine yürüyüş, yüzme ve hafif esneme egzersizleri gibi düşük etkili aktiviteler tercih edilmeli, aşırı efor gerektiren ve düşme riski taşıyan egzersizlerden kaçınılmalıdır.

Gebelikte egzersizle ilgili sık yapılan yanılgılar

Gebelik döneminde fiziksel aktivite konusunda toplumda yaygın yanlış bilgiler bulunur. Aşağıda en sık karşılaşılan yanılgılar ve klinik gerçekler karşılaştırılmıştır.

"Hamilelikte hiç egzersiz yapılmamalı, dinlenmek en güvenlisidir." (Yaygın yanılgı)

Düşük riskli gebeliklerde düzenli orta yoğunlukta egzersiz, gestasyonel diyabet, aşırı kilo alımı ve doğum sonrası iyileşme süresi açısından olumlu etkiler sağlar. (Gerçek)

"Gebelikte daha önce hiç spor yapmamış biri egzersize hiç başlamamalı." (Yaygın yanılgı)

Hekim onayı alındıktan sonra düşük yoğunluklu yürüyüş gibi aktivitelerle kademeli olarak başlanabilir. (Gerçek)

"Karın kaslarını çalıştırmak bebeğe doğrudan zarar verir." (Yaygın yanılgı)

Aşırı gerdirici ya da sırtüstü uzun süreli karın egzersizleri sakıncalı olsa da, hekim onayıyla yapılan hafif core stabilizasyon egzersizleri genellikle güvenlidir. (Gerçek)

"Terlemek ya da nefes nefese kalmak gebelikte her zaman tehlike işaretidir." (Yaygın yanılgı)

Orta düzeyde terleme normaldir; ancak baş dönmesi, göğüs ağrısı veya nefes darlığının artması dikkat gerektirir. (Gerçek)

"Egzersiz erken doğumu tetikler, bu yüzden tamamen hareketsiz kalınmalı." (Yaygın yanılgı)

Düşük riskli gebeliklerde uygun şiddette egzersizin erken doğum riskini artırdığına dair güçlü kanıt bulunmamaktadır; aksine kontrolsüz kilo alımı ve hareketsizlik farklı komplikasyon risklerini artırabilir. (Gerçek)

Ne zaman doktora veya acile başvurulmalı?

Gebelikte egzersiz sırasında veya sonrasında bazı belirtiler tıbbi değerlendirme gerektirir. Vajinal kanama, amniyotik sıvı gelmesi, düzenli ve ağrılı kasılmalar, göğüs ağrısı, nefes darlığının ani artması, baş dönmesi veya bayılma hissi, baldır ağrısı ve şişlik, ya da bebek hareketlerinde belirgin azalma fark edildiğinde egzersiz hemen durdurulmalı ve sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Göğüs ağrısı, şiddetli baş ağrısı, bulanık görme veya bayılma gibi belirtiler acil servise yönlendirilmeyi gerektirirken, hafif kramp, hafif yorgunluk veya egzersiz programının kişiye özel düzenlenmesi gibi durumlar için kadın hastalıkları ve doğum polikliniğine randevu ile başvurmak yeterlidir. Kronik hastalığı olan, çoğul gebeliği bulunan veya önceki gebeliklerinde komplikasyon yaşamış kişilerin egzersiz programına başlamadan önce mutlaka hekim değerlendirmesinden geçmesi önerilir.

Sık sorulan sorular

Düzenli koşu alışkanlığı olan ve düşük riskli gebeliği bulunan kişiler, hekim onayıyla hafif tempoda koşuya devam edebilir. Bu süreçte koşu şiddeti artırılmamalı, vücudun verdiği sinyaller dikkate alınmalı ve aşırı yorulmaktan kaçınılmalıdır. Susuz kalmamak, uygun ayakkabı kullanmak ve aşırı sıcak ortamlarda egzersiz yapmamak da önemlidir. Buna karşın, daha önce koşu deneyimi olmayan kişilerin gebelik döneminde koşuya başlaması önerilmemektedir. Yeni bir egzersiz rutini oluşturmak isteyen anne adaylarının yürüyüş, yüzme veya gebelik pilatesi gibi düşük etkili aktiviteleri tercih etmeleri daha güvenli bir yaklaşım olarak kabul edilir.
Hafif ve orta düzey direnç egzersizleri, nefes tutmadan ve doğru teknikle yapıldığında genellikle güvenlidir. Nefesi tutarak yapılan ağır kaldırışlar (Valsalva manevrası) kan basıncını ani yükselttiği için önerilmez. Ayrıca çok ağır ağırlıklarla çalışmaktan kaçınılmalı, egzersiz sırasında kontrollü nefes alıp vermeye özen gösterilmelidir. Direnç egzersizlerinde amaç kas gücünü ve dayanıklılığı korumak olmalı, aşırı zorlanmaya neden olacak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Egzersiz programı, gebelik haftası ve anne adayının fiziksel uygunluk düzeyi göz önünde bulundurularak bireyselleştirilmelidir.
Egzersiz tamamen kısıtlanmaz; ancak ikinci trimesterden itibaren sırtüstü pozisyon, üçüncü trimesterde ise denge gerektiren ve sıçramalı hareketler sınırlandırılmalıdır. Üçüncü trimesterde ise değişen ağırlık merkezi nedeniyle denge gerektiren, sıçramalı ve düşme riski taşıyan hareketler sınırlandırılmalıdır. Egzersizler anne adayının konforuna göre uyarlanmalı ve güvenli, düşük etkili aktiviteler tercih edilmelidir.
Plasenta previa, preeklampsi, servikal yetmezlik gibi durumlarda egzersiz hekim tarafından özel olarak değerlendirilir ve çoğu zaman kısıtlanır veya tamamen durdurulur. Bu durumlarda egzersizin türü, süresi ve şiddeti kısıtlanabilir; bazı olgularda ise anne ve bebeğin güvenliği açısından fiziksel aktivitenin geçici veya tamamen durdurulması gerekebilir.
Kalp atış hızından çok, "konuşma testi" ve genel yorgunluk hissi pratik bir gösterge olarak kullanılabilir; özel durumlarda hekim nabız sınırı belirleyebilir.
Skuba dalış, kontak sporlar, yüksek irtifa tırmanışı ve düşme riski yüksek aktiviteler (kayak, atlı binicilik gibi) tüm gebelik dönemleri boyunca önerilmez.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın