Yüzde kıllanma: Nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri
Yüzde kıllanma, tıp literatüründe hirsutizm olarak adlandırılır ve kadınlarda erkek tipi kıllanma ile karakterize bir durumdur. Bu tablo; yüz, göğüs, sırt ve normalde belirgin kıl bulunmayan diğer vücut bölgelerinde kalın ve koyu renkli kılların ortaya çıkmasıyla kendini gösterir. Çoğunlukla hormonal dengesizliklere bağlı olarak gelişir. Bununla birlikte hirsutizm, başta Polikistik Over Sendromu olmak üzere çeşitli hastalıkların ya da kullanılan bazı ilaçların bir belirtisi olarak da görülebilir. Hirsutizme neden olan durumların tedavisi, hastaların psikolojik açıdan daha iyi hissetmelerine ve yaşam kalitelerinin artmasına katkı sağlar.
Yüzde kıllanma neden olur?
Yüzde kıllanma, özellikle kadınlarda estetik ve psikolojik açıdan rahatsızlığa neden olan bir durumdur. Kıllanmanın temel nedeni androjen hormonlarının, özellikle testosteronun, normalin üzerinde seyretmesi ya da deri foliküllerinin bu hormonlara aşırı duyarlı olmasıdır.
Bunun yanı sıra yüzde kıllanmaya yol açabilen diğer nedenler şunlardır:
- Adrenal bez hastalıkları (konjenital adrenal hiperplazi gibi)
- Tiroid fonksiyon bozuklukları
- Menopoz sonrası dönem
- İnsülin direnci ve tip 2 diyabet
- Hiperprolaktinemi (prolaktin hormonunun yüksekliği)
- Cushing sendromu
- Belirli ilaç kullanımı (kortikosteroidler, bazı antidepresan ve antiepileptikler)
- Genetik yatkınlık ve ailesel hirsutizm
- Bazı kadınlarda ise tüm hormon değerleri normal çıkmasına rağmen kıllanma gözlemlenir. Bu tablo "idiyopatik hirsutizm" olarak adlandırılır ve folikül duyarlılığıyla ilişkilidir.
Yüzde kıllanma belirtileri ve Ferriman-Gallwey skoru
Hirsutizmin klinik değerlendirmesinde dünyada yaygın biçimde kullanılan Ferriman-Gallwey skoru, vücudun dokuz farklı bölgesindeki kıl yoğunluğunu puanlayarak hirsutizmin şiddetini belirlemeye yardımcı olur. Bu ölçek, vücudun androjen hormonlarına duyarlı farklı bölgelerindeki (örneğin üst dudak, çene, göğüs, karın, sırt gibi) kıllanmayı gözle değerlendirerek puanlama esasına dayanır. Sekiz ve üzeri bir skor, klinik hirsutizm olarak kabul edilmektedir.
Yüzde kıllanma değerlendirilirken yalnızca gözle görülen tüy artışı değil, buna eşlik eden diğer belirtiler de önem taşır. Özellikle aşağıdaki bulguların birlikte görülmesi, altta yatan hormonal bir dengesizliği düşündürebilir:
- Düzensiz veya kesilen adet döngüsü
- Yüz ve sırtta belirginleşen sivilce
- Meme bölgesinde küçülme
- Akne ve sivilceli cilt
- Saç dökülmesi veya seyrekleşmesi
- Kilo alma ve özellikle karın bölgesinde yağlanma
- Ses kalınlaşması veya klitoris büyümesi (virilizasyon bulguları)
- Virilizasyon bulgularının varlığı, daha ciddi bir androjen kaynağına işaret edebileceğinden acil değerlendirme gerektirir.
Tanı süreci: Hangi testler yapılır?
Kıllanmanın aniden başlaması veya kısa sürede belirgin şekilde artması, hormonal değişikliklerin bir göstergesi olabilir ve bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Yüzde kıllanma şikayetiyle başvuran bir hastada hekim öncelikle ayrıntılı bir anamnez ve fizik muayene gerçekleştirir. Yüzünüzde daha önce bulunmayan kılların hızla ortaya çıktığını ya da farklı bölgelere yayıldığını fark ederseniz, gerekli görülmesi halinde kan tahlilleri ve tıbbi incelemelerle durumun araştırılması da gerekebilir.
Önerilen temel laboratuvar testleri şunlardır:
- Serbest ve total testosteron
- DHEA-S (dehidroepiandrosteron sülfat)
- LH ve FSH oranı
- Prolaktin
- TSH (tiroid uyarıcı hormon)
- Açlık insülini ve kan şekeri
- 17-OH progesteron (konjenital adrenal hiperplazi şüphesinde)
- Gerekli görüldüğünde over ve adrenal bezlerin görüntülenmesi için ultrasonografi veya MRI istenebilir.
Yüzde kıllanma tedavisi
Hormonal bir hastalığa bağlı olmayan aşırı kıllanma genellikle tedavi gerektirmez. Ancak altta yatan bir sağlık sorunu söz konusuysa, öncelikle bu durumun tedavi edilmesi gerekir. Uygun tedavi ile birlikte kıllanma şikâyetinde azalma sağlanabilir.
Amerikan Endokrinoloji Derneği kılavuzlarına göre tedavi iki temel başlık altında ele alınır: tıbbi tedavi ve kozmetik/lokal uygulamalar. Tıbbi tedavide en sık tercih edilen ilaçlar oral kontraseptifler ve antiandrojen ajanlardır. Spironolakton, flutamid ve finasterid bu grupta yer alan başlıca ilaçlardır. PKOS zemininde gelişen kıllanmada insülin duyarlılaştırıcı metformin da tedaviye eklenebilir. İlaç tedavisinin etkisinin ortaya çıkması genellikle altı ay ile bir yılı bulabilir; bu süreçte hastanın sabırlı olması büyük önem taşır.
Kozmetik yaklaşımlar arasında lazer epilasyon ve yoğun atımlı ışık (IPL) uygulamaları günümüzde sık tercih edilmektedir. Bu yöntemler kalıcı kıl azalması sağlayabilse de, altta yatan hormonal dengesizlik giderilmeden yalnızca kozmetik işlemlere yönelmek, kıllanmanın zamanla yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
“Yüzde kıllanmanın yalnızca tıraş ya da cımbızla ağırlaşır.” (Yaygın yanılgı)
Mekanik kıl alma yöntemlerinin kılın yapısını veya büyüme hızını değiştirdiğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. (Gerçek)
“Kıllanma yalnızca kilolu kadınlarda görülür.” (Yaygın yanılgı)
Kıllanma normal kiloda, hatta zayıf bireylerde de PKOS ve hirsutizm sıklıkla karşılaşılan bir tablo olabilir.
“Her kıllanma vakası PKOS demektir.” (Yaygın yanılgı)
Hirsutizmin pek çok nedeni vardır ve doğru tanı için kapsamlı bir değerlendirme şarttır
Ne zaman doktora acile başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı veya endokrinoloji uzmanına başvurulması önerilir:
- Yüzde kıllanmanın son birkaç ayda belirgin biçimde artması
- Düzensiz adet veya amenore eşliğinde kıllanma
- Sivilce, saç dökülmesi ve kilo artışının bir arada görülmesi
- Aile hikayesinde PKOS veya adrenal hastalık bulunması
- Gebelik planlayan bireylerde hormonal değerlendirme ihtiyacı





























