EEG nedir? Elektroensefalografi testi hakkında bilinmesi gerekenler

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

EEG nedir sorusu, nörolojik şikâyetlerle karşılaşan hastaların ve onları yönlendiren hekimlerin en sık aradığı konulardan biridir. Elektroensefalografi (EEG), beyindeki sinir hücrelerinin ürettiği elektriksel aktiviteyi kafa derisine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydeden, ağrısız ve girişimsel olmayan bir tanı yöntemidir. Türk Nöroloji Derneği'nin tanımına göre EEG, beyin hücrelerinden kaynaklanan normal ve anormal elektriksel aktivitelerin kafa derisi üzerinden kaydedilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu test özellikle epilepsi, bilinç kaybı, uyku bozuklukları ve bazı bilişsel sorunların değerlendirilmesinde klinik karar sürecinin önemli bir parçasını oluşturur.

entry image

EEG nedir ve nasıl çalışır?

Beyin, milyonlarca sinir hücresinin (nöron) sürekli elektriksel sinyaller üretmesiyle çalışır. EEG cihazı, kafa derisine yerleştirilen küçük metal elektrotlar aracılığıyla bu sinyalleri yakalar ve dalga biçiminde bir kayıt oluşturur. Elde edilen kayıt, beynin farklı bölgelerindeki elektriksel aktivite paternlerini gösterir; frekans, genlik ve dağılım gibi özellikler normal ya da anormal olarak değerlendirilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün epilepsi konusundaki bilgi notunda, belgelenmiş bir nöbet nedeninin ve anormal EEG paterninin, nöbet tekrarlama riskini öngörmede en tutarlı iki klinik gösterge olduğu belirtilmektedir. Bu da EEG'nin yalnızca tanı koymakla kalmayıp tedavi planlamasında da yol gösterici olduğunu ortaya koyar.

EEG testi kimlere ve hangi durumlarda yapılır?

EEG, en sık nöbet geçirme şüphesi olan hastalarda ve epilepsi tanısı almış kişilerde kullanılır. Bunun dışında aşağıdaki durumlarda da uygulanabilir:

  • Açıklanamayan bilinç kaybı veya bayılma atakları
  • Uyku bozuklukları (uykuda yürüme, gece nöbetleri gibi durumların ayırt edilmesi)
  • Beyin travması sonrası değerlendirme
  • Ensefalit veya diğer beyin iltihabı şüphesi
  • Bazı gelişimsel gecikme veya bilişsel gerileme durumlarının araştırılması
  • Beyin ölümü değerlendirmesi ve yoğun bakımda beyin fonksiyonlarının izlenmesi

EEG elektroensefalografi çekimi, tek başına kesin tanı koydurucu değildir; hastanın klinik öyküsü, muayene bulguları ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilir.

EEG çekimi nasıl yapılır?

İşlem genellikle 20-40 dakika sürer, bazı durumlarda uzun süreli video-EEG monitörizasyonuna ihtiyaç duyulabilir. Süreç şu şekilde ilerler:

  • Saçlı deriye özel bir jel yardımıyla küçük metal elektrotlar yerleştirilir
  • Elektrotlar kablolarla EEG cihazına bağlanır
  • Hasta dinlenme halinde, göz açık-kapalı pozisyonlarda ve bazen derin nefes alıp verme (hiperventilasyon) veya ışık uyaranı (fotik stimülasyon) eşliğinde izlenir
  • Bazı protokollerde uykuda EEG kaydı da alınır, çünkü bazı epileptiform anormallikler yalnızca uyku sırasında ortaya çıkar
  • Elektrotlar herhangi bir elektrik akımı vermez; işlem sırasında acı hissedilmez. Kayıt tamamlandıktan sonra elektrotlar temizlenir ve hasta günlük hayatına hemen dönebilir.

EEG sonuçları ne anlama gelir?

EEG sonuçları normal, sınırda veya anormal olarak sınıflandırılır. Epilepsi hastalarının önemli bir kısmında nöbetler arası (interiktal) dönemde EEG normal çıkabilir; bu nedenle tek bir normal EEG sonucu epilepsi tanısını dışlamaz. Anormal bulgular arasında fokal ya da yaygın yavaşlama, epileptiform deşarjlar (diken, keskin dalga gibi paternler) yer alabilir ve bu bulgular nöbet tipinin sınıflandırılmasına yardımcı olur. Sonuçların yorumlanması mutlaka bir nörolog tarafından, hastanın klinik tablosuyla birlikte yapılmalıdır.

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"EEG ağrılı ya da elektrik şoku veren bir işlemdir." (Yaygın yanılgı)

Test, sadece kafa derisine yerleştirilen küçük metal diskler kullanarak beyninizin doğal elektriksel aktivitesini kaydeder. Herhangi bir akım vermez ve işlem tamamen ağrısızdır. (Gerçek)

"Tek bir normal EEG sonucu epilepsi olmadığını kesin olarak kanıtlar." (Yaygın yanılgı)

Tek bir normal elektroensefalogram (EEG) sonucu, epilepsinin yokluğunu kesin olarak kanıtlamaz. Epilepsi tanısı konmuş hastalarda yapılan rutin EEG'lerin %50'ye kadarı normal sonuç verir çünkü test, beyin aktivitesini yalnızca kısa bir zaman diliminde kaydeder. Bu nedenle klinik şüphe devam ediyorsa tekrar çekim veya uzun süreli video-EEG gerekebilir. (Gerçek)

"EEG beyindeki her hastalığı (tümör, migren, unutkanlık gibi) gösterebilir." (Yaygın yanılgı)

EEG her beyin bozukluğunu ortaya çıkaramaz. Elektriksel aktiviteyi ölçmek ve epilepsi gibi durumların teşhisine yardımcı olmak için güçlü bir araç olsa da, yapısal sorunlar için MR gibi görüntüleme yöntemleri gereklidir. (Gerçek)

"Anormal bir EEG sonucu otomatik olarak epilepsi tanısı anlamına gelir." (Yaygın yanılgı)

Bazı hafif anormallikler sağlıklı bireylerde de görülebilir. Anormal bir okuma, epilepsi dışındaki birçok nedenden dolayı da ortaya çıkabilir; örneğin uykusuzluk, bazı ilaçlar, beyin yaralanmaları veya diğer sağlık sorunları. Bir doktorun teşhis koymadan önce fiziksel nöbetleri ve klinik belirtileri görmesi gerekir. (Gerçek)

"EEG öncesi saç yıkama ya da özel bir hazırlık gerekmez." (Yaygın yanılgı)

EEG öncesinde saçı yıkamak ve jel, yağ veya sprey gibi ürünlerden kaçınmak, izleme sensörlerinin kafa derisine düzgün bir şekilde yapışabilmesi için standart ve gerekli bir hazırlık adımıdır. Ayrıca bazı durumlarda uyku yoksunluğu uygulanması istenebilir; hazırlık talimatları merkeze göre değişebilir. (Gerçek)

Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?

EEG çekimi genellikle planlı bir işlemdir ve acil bir durum değildir. Ancak bazı klinik tablolarda vakit kaybetmeden değerlendirme gerekir:

  • İlk kez geçirilen ve 5 dakikadan uzun süren nöbet, ya da art arda tekrarlayan nöbetler (status epileptikus şüphesi) acil servise yönlendirilmelidir
  • Nöbet sonrası uzun süre bilinç açılmıyorsa veya nefes almada güçlük varsa acil müdahale gerekir
  • Ateş, boyun sertliği ve bilinç bulanıklığıyla birlikte gelişen ilk nöbet, ensefalit/menenjit açısından acil değerlendirme gerektirir
  • Yeni başlayan, açıklanamayan bilinç kaybı atakları veya sık tekrarlayan bayılmalar için nöroloji polikliniğine başvuru uygundur
  • Bilinen epilepsi hastalarında ilaç değişikliği sonrası nöbet sıklığında artış, nöroloji kontrolünü gerektirir
  • Nöbet dışı durumlarda, örneğin rutin bir EEG planlanmasında, ilgili dal genellikle nöroloji veya çocuklarda çocuk nörolojisi bölümüdür.

Sık sorulan sorular

Standart bir EEG genellikle 20-40 dakika sürer; uzun süreli video-EEG monitörizasyonu ise saatler ya da günler alabilir.
Hayır, EEG hiçbir elektrik akımı vermez, tamamen ağrısız ve güvenli bir tanı yöntemidir.
Saçların temiz olması, yağlı ürün kullanılmaması genellikle istenir; bazı testlerden önce uyku yoksunluğu uygulanabilir, kesin talimat için çekimi yapacak merkeze danışılmalıdır.
Hayır, nöbetler arası dönemde çekilen EEG'ler normal çıkabilir; klinik şüphe devam ediyorsa tekrar çekim veya video-EEG önerilebilir.
EEG, kafa derisine yerleştirilen küçük sensörler kullanarak beynin elektriksel aktivitesini ölçer ve beyin dalgalarını gerçek zamanlı olarak izler. MRI (manyetik rezonans görüntüleme) ise büyük bir mıknatıs ve radyo dalgaları kullanarak beynin fiziksel yapısının yüksek çözünürlüklü, hareketsiz görüntülerini oluşturur. İkisi farklı amaçlarla birbirini tamamlayıcı şekilde kullanılır.
Temel bilimsel prensip aynı kalırken, hazırlık, fiziksel kurulum ve aktivasyon teknikleri çocuğun yaşına ve gelişim evresine özel olarak uyarlanır. İşlem sırasında sakin kalmayı kolaylaştırmak için elektrot başlığı kullanılabilir ve bazen uyku sırasında kayıt tercih edilir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın