Mikrobiyom nedir? İnsan sağlığındaki rolü

Bu içeriği yapay zekâ ile özetle

Tercih ettiğiniz yapay zekâ aracında, yalnızca bu sayfadaki bilgilere dayalı kısa bir özet oluşturun.

Mikrobiyom, insan vücudunda ve vücut yüzeyinde yaşayan mikroorganizma topluluğunun (mikrobiyota) sahip olduğu genetik materyalin tamamını ifade eder. Mikrobiyota, bir yaşam alanındaki canlı organizmaları (bakteri ve mantar gibi) ifade ederken, mikrobiyom mikrobiyotaya ek olarak genleri, proteinleri, metabolitleri ve çevresel koşulları gibi "faaliyet alanlarını" da içerir. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) İnsan Mikrobiyom Projesi'ne göre insan mikrobiyomu, insan vücudunda ve üzerinde bulunan tüm mikroorganizmaların (bakteri, arke, mantar ve virüsler dâhil) topluluk halindeki genomlarının tamamı olarak tanımlanır ve vücudumuzdaki mikrobiyal hücre sayısının insan hücrelerinden yaklaşık on kat fazla olduğu bildirilmektedir.  Yine İnsan Mikrobiyom Projesi kapsamında yapılan bir kohort çalışması da, insan vücudundaki mikrobiyomlarla ilişkili 8 milyondan fazla benzersiz gen olabileceğini ortaya koymuştur. Dahası, toplam insan mikrobiyomu, her bireye tüm genomundan birkaç yüz kat daha fazla genetik katkı sağlayabilir.

entry image

Mikrobiyom ve mikrobiyota arasındaki fark nedir?

Bu iki terim günlük dilde sıklıkla birbirinin yerine kullanılsa da, bilimsel olarak farklı kavramları ifade eder. Mikrobiyota, belirli bir ortamdaki yaşayan mikroorganizmaları (bakteriler, mantarlar, virüsler ve arkeler) ifade ederken, mikrobiyom hem bu organizmaları hem de bunların kolektif genetik materyalini, ayrıca çevredeki yaşam alanını ve aktif faaliyet alanını tanımlar.

Mikrobiyom vücutta nerelerde bulunur ve ne işe yarar?

Mikrobiyom yalnızca bağırsakta değil, vücudun birçok farklı bölgesinde bulunur. Sağlıklı yetişkinlerden ağız, burun, cilt, gastrointestinal sistem ve ürogenital sistem olmak üzere beş ana vücut bölgesinden örnekler toplanarak sağlıklı insan mikrobiyomunun temel haritası çıkarılmıştır. Bağırsak mikrobiyotası, vücuttaki mikrobiyal hücrelerin büyük bölümünü barındırır ve sindirim, bağışıklık sisteminin eğitilmesi, bazı vitaminlerin (B ve K vitaminleri gibi) sentezlenmesi gibi süreçlerde rol oynar.

Mikrobiyom ve hastalık ilişkisi: Disbiyoz kavramı

Mikrobiyom araştırmalarının önemli bir kısmı, mikrobiyom bileşiminin bozulmasıyla (disbiyoz olarak adlandırılan durum) hastalık süreçleri arasındaki ilişkiyi araştırmaya yöneliktir. NIH Human Microbiome Project'in temel amaçlarından biri, sağlıklı bireylerde ortak bir "çekirdek mikrobiyom" belirlemek, bu çekirdek mikrobiyomun hastalık durumunda nasıl değiştiğini değerlendirmek ve mikrobiyomdaki değişikliğin (disbiyoz) hastalıkla ilişkili olup olmadığını ortaya koymaktır. Bu, mikrobiyomun bazı hastalıklarla "ilişkilendirildiği" anlamına gelir; ancak bu ilişkinin her durumda doğrudan neden-sonuç bağlantısı kurduğu anlamına gelmez (bu ayrım, popüler sağlık içeriklerinde sıklıkla göz ardı edilir.)

Yaygın yanılgılar ve gerçekler

"Mikrobiyom ve mikrobiyota aynı şeydir." (Yaygın yanılgı)

Bazen birbirinin yerine kullanılan bu iki terim arasında ince farklılıklar vardır. Mikrobiyom, çevredeki tüm mikroorganizmaların genomlarının toplamını ifade eder. Mikrobiyota ise genellikle belirli bir ortamda bulunan mikroorganizmaları ifade eder. Mikrobiyota, bakteri, virüs ve mantarlar da dâhil olmak üzere bir ortamda bulunan tüm mikroorganizmaları kapsayabilir. (Gerçek)

"Mikrobiyom sadece bağırsakla ilgilidir." (Yaygın yanılgı)

Bağırsak en büyük ve en çeşitli mikroorganizma topluluğuna ev sahipliği yaparken, insan mikrobiyomu vücutta ve vücut üzerinde yaşayan tüm mikropların toplu genomlarını ifade eder. Farklı mikrobiyal topluluklar birden fazla anatomik bölgede gelişir.(Gerçek).

"Vücutta bulunan tüm mikroplar zararlıdır." (Yaygın yanılgı)

Sağlıklı bireylerde bulunan mikroorganizmaların büyük kısmı zararsızdır ve konakçıyla uyum içinde yaşayarak sindirim ve bağışıklık gibi hayati işlevlere katkıda bulunur; hatta bazı hastalık yapıcı mikroplar bile sağlıklı bireylerde hastalık oluşturmadan bulunabilir. (Gerçek)

"Mikrobiyom testi yaptırmak, hangi hastalığa yakalanacağımı kesin olarak söyler." (Yaygın yanılgı)

Mikrobiyom araştırmaları büyük ölçüde ilişkisel (korelasyonel) niteliktedir; testi yaptırmak, hangi hastalıklara yakalanacağınızı söyleyemez. Bir mikrobiyom profilinin varlığı, belirli bir hastalığın kesin olarak ortaya çıkacağı anlamına gelmez. (Gerçek)

"Herkesin mikrobiyomu birbirine çok benzer olmalıdır." (Yaygın yanılgı)

Mikrobiyom kompozisyonu kişiden kişiye, hatta aynı kişide vücut bölgesine göre büyük farklılıklar gösterebilir; "tek tip ideal mikrobiyom" gibi bir kavram bilimsel olarak desteklenmez. (Gerçek)

Mikrobiyomla ilişkili şikâyetler ne zaman değerlendirilmeli?

Mikrobiyomun kendisi bir hastalık olmadığından doğrudan "tanı konan" bir durum değildir; ancak mikrobiyom dengesizliğiyle (disbiyoz) ilişkilendirilen belirtiler ortaya çıktığında tıbbi değerlendirme önerilir:

  • Uzun süreli sindirim şikâyetleri (şişkinlik, düzensiz dışkılama, karın ağrısı), tekrarlayan vajinal veya idrar yolu enfeksiyonları, uzun süreli antibiyotik kullanımı sonrası gelişen sindirim sorunları gastroenteroloji, kadın hastalıkları veya ilgili uzmanlık dalına yönlendirilmelidir.
  • Şiddetli karın ağrısı, kanlı ishal, yüksek ateşle birlikte seyreden ciddi sindirim sistemi bulguları gibi tablolar, mikrobiyom dengesizliğinden çok daha ciddi bir tıbbi durumu işaret edebilir ve acil değerlendirme gerektirir.
  • Sindirim sistemiyle ilgili şikâyetlerde gastroenteroloji, tekrarlayan vajinal/ürogenital şikâyetlerde kadın hastalıkları ve doğum, cilt ile ilgili mikrobiyom dengesizliği şüphesinde dermatoloji ilk başvuru noktalarıdır.

Sık sorulan sorular

Evet, bebeğin mikrobiyomu doğumla birlikte şekillenmeye başlar ve emzirme, beslenme, çevre gibi faktörlerle yaşam boyunca gelişmeye devam eder.
Evet, antibiyotikler hedef aldıkları zararlı bakterilerin yanı sıra faydalı mikroorganizmaları da etkileyebilir; bu nedenle antibiyotik sonrası geçici sindirim değişiklikleri görülebilir.
Hayır, mikrobiyom testleri şu an için çoğunlukla araştırma amaçlı kullanılmaktadır; klinik karar verme sürecinde rutin bir tarama testi olarak yaygın kabul görmüş değildir.
Probiyotikler canlı mikroorganizma takviyeleri, prebiyotikler ise bu mikroorganizmaları besleyen bileşiklerdir; ikisi de mikrobiyota bileşimini etkileyebilir, ancak etkinin türü ve derecesi kullanılan suşa ve kişiye göre değişir.
Evet, mikrobiyom kompozisyonu genetik yatkınlık, beslenme, çevre ve yaşam tarzı gibi birçok faktöre bağlı olarak kişiden kişiye belirgin farklılıklar gösterir.

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir, işlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

Medicana sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin

İkinci Görüş Alın

hastane

En Fazla Görüntülenenler

Sizi Arayalım
Bize Ulaşın