Sintigrafi: Nedir, nasıl yapılır ve hangi hastalıklarda kullanılır?
Sintigrafi, diğer adıyla gama taraması, vücudun iç organlarının ve dokularının görüntülerini oluşturan bir tanısal nükleer tıp yöntemidir. Bu yöntem, hedef organa ulaşan ve özel bir kamera tarafından yakalanan gama ışınları yayan az miktarda radyoaktif madde (radyofarmasötik) kullanarak çalışır. Sintigrafi, pek çok hastalığın erken evresinde henüz anatomik değişiklik oluşmadan önce tanı konulmasına olanak tanır. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ve Avrupa Nükleer Tıp Derneği (EANM), sintigrafiyi onkoloji, kardiyoloji, nöroloji ve endokrinoloji başta olmak üzere pek çok alanda tanı ve tedavi planlamasında vazgeçilmez bir araç olarak tanımlamaktadır. Türk Nükleer Tıp Derneği de bu yöntemlerin güvenli ve etkin biçimde uygulanmasına yönelik standartları belirlemektedir.
Sintigrafi nasıl çalışır?
Sintigrafide, belirli bir bileşiğe bağlı az miktarda radyoaktif madde (radyoizleyici veya radyofarmasötik olarak bilinir) uygulanır ve bu madde incelenecek organa veya dokuya ulaşır. Radyofarmasötik bozunurken, gama ışınları yayar ve bu ışınlar gama kamerası adı verilen özel bir kamera tarafından algılanır. Gama kamerası, radyofarmasötik maddenin vücut içindeki dağılımının görüntüsünü oluşturmak için incelenen vücut bölgesinin üzerine yerleştirilir.
Radyofarmasötikler, biyolojik olarak aktif bir taşıyıcı moleküle bağlanmış radyoaktif izotoplardan oluşur. En sık kullanılan radyoaktif izotop Teknesyum-99m (Tc-99m) olup kısa yarı ömrü (yaklaşık altı saat) ve uygun gama enerjisi sayesinde hem güvenli hem de yüksek görüntü kalitesi sağlar.
Radyofarmasötik vücutta dağıldıktan sonra gama kamera adı verilen özel cihaz, doku ve organlardan yayılan gama ışınlarını algılayarak iki ya da üç boyutlu fonksiyonel görüntüler oluşturur
Sintigrafi türleri ve kullanım alanları
Sintigrafik görüntüleme, çok çeşitli hastalıklarda kullanılmaktadır; en yaygın kullanım alanları onkolojide kemik sintigrafisi veya miyokardiyal iskemi araştırmalarında kardiyak sintigrafidir.
Kemik sintigrafisi
Kemik sintigrafisi, kemiklerin belirli hastalıklara nasıl tepki verdiğini yansıtan hassas bir testtir. Kırıkları, kemik ağrılarını değerlendirmek ve kanserin kemiğe yayılmasını izlemek için kullanılır.
Akciğer sintigrafisi
Akciğer sintigrafisi, akciğerlere giden kan ve hava akışını ölçmek için kullanılan ve akciğer embolisini tespit etmek için en iyi invaziv olmayan testtir.
Kardiyak sintigrafi
Miyokard sintigrafisi, egzersiz testi veya farmakolojik stres testi ile birlikte, kalp kasına kan akışındaki azalmayı (iskemi) tespit etmek ve yerini belirlemek için en hassas invaziv olmayan testtir. Ayrıca, şüpheli veya bilinen koroner arter hastalığı olan hastalarda riski değerlendirmede ve kalp krizi sonrası miyokardiyal canlılığı (kalp kası dokusunun canlılığı) değerlendirmede de rol oynar.
Tiroid sintigrafisi
Hipertiroidizm veya tiroid nodülleri gibi durumları teşhis etmek için tiroid aktivitesini ölçer.
Böbrek sintigrafisi
Böbrek sintigrafisi, her bir böbreğin kanlanmasını, doku fonksiyonunu ve boşaltım fonksiyonunu değerlendirir. Özellikle çocuklarda yara izlerini tespit etmek ve bölgesel ve tarafa özgü böbrek fonksiyonunu değerlendirmek için en uygun testtir.
PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi)
F-18 FDG (florodeoksiglukoz) gibi metabolik radyofarmasötiklerle gerçekleştirilen PET/BT, kanser hücrelerinin yüksek glukoz tüketimini görüntüler. Onkoloji pratiğinde tümör evrelemesi, tedavi yanıtının değerlendirilmesi ve nüks tespitinde altın standart yöntemler arasındadır. Lenfoma, akciğer kanseri, kolorektal kanser ve melanom başta olmak üzere pek çok kanser türünde kılavuzlarda birinci basamak görüntüleme olarak yer almaktadır.
Beyin sintigrafisi
Beyin perfüzyon sintigrafisi (SPECT), serebral kan akışının bölgesel dağılımını görüntüler. Demans ayırıcı tanısında (Alzheimer ile frontotemporal demans ayrımı), epilepsi odağının lokalizasyonunda ve inme sonrası değerlendirmede kullanılır.
Paratiroid sintigrafisi
Primer hiperparatiroidizmde aşırı çalışan paratiroid bezinin lokalizasyonunu belirlemek amacıyla uygulanır. Sestamibi sintigrafisi ve SPECT/BT kombinasyonu bu alanda yüksek duyarlılık sağlar.
Sintigrafiye hazırlık nasıl olmalıdır?
Tiroid sintigrafisi
İyot içeren ilaçlar ve tiroid ilaçları işlemden önceki dönemde hekimin önerisiyle kesilmelidir. İyotlu kontrast madde kullanılan BT sonrası birkaç ay beklenmesi gerekebilir.
Kemik sintigrafisi
İşlem öncesi ve sonrasında bol su içilmesi radyasyon dozunu azaltır ve görüntü kalitesini artırır.
Miyokard sintigrafisi
İşlemden önce belirlenen süre boyunca kafein içeren besin ve içeceklerden kaçınılması gerekir; bazı kalp ilaçları geçici olarak kesilebilir.
PET/BT
İşlemden dört ila altı saat önce aç kalınmalı, yalnızca su içilebilir. Kan şekeri kontrolü yapılır; yüksek kan şekeri görüntü kalitesini düşürür.
Böbrek sintigrafisi
İşlemden önce yeterli sıvı alımı önemlidir.
Sintigrafi güvenli midir?
Sintigrafi genellikle güvenli ve invaziv olmayan bir görüntüleme yöntemidir. Çeşitli rahatsızlıkların teşhis ve takibinde az miktarda radyoaktif madde kullanır. Düşük dozda radyasyona maruz kalmayı içerse de, doğru teşhisin faydaları genellikle küçük risklerden çok daha fazladır.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"Sintigrafi zararlı ve yüksek doz radyasyon içerir." (Yaygın yanılgı)
Sintigrafi iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalmayı içerse de, tanısal görüntüleme için kullanılan dozlar genellikle düşüktür; bu da işlemi genel olarak güvenli kılar ve uzun vadeli sağlık riskini en aza indirir. Risk-yarar dengesi her vakada bireysel olarak değerlendirilir. (Gerçek)
"Sintigrafi yalnızca kanser tanısında kullanılır." (Yaygın yanılgı)
Hayır, sintigrafi kanser dışı birçok durum için; örneğin kardiyoloji, endokrinoloji, nöroloji, ortopedi ve nefroloji gibi pek çok alanda tanı ve tedavi takibinde kullanılmaktadır. (Gerçek)
"Sintigrafi çekildikten sonra radyoaktif hale gelinir ve başkalarına zarar verilir." (Yaygın yanılgı)
Kullanılan radyoaktif maddeler kısa sürede vücuttan atılır. İşlem sonrası günlük yaşama ve sosyal teması büyük çoğunlukla sürdürülebilir; ancak bazı yüksek doz iyot tedavilerinde kısa süreli izolasyon önerilebilir. (Gerçek)
"Sintigrafi ve MRI aynı bilgiyi verir." (Yaygın yanılgı)
Sintigrafi ve MRI aynı bilgiyi sağlamaz. Sintigrafi aktif metabolik ve hücresel değişiklikleri vurgulamak için radyoaktif izleyicilere dayanırken, MRI kemiklerin, yumuşak dokuların ve organların son derece ayrıntılı yapısal ve anatomik görüntülerini üretmek için manyetik dalgalar kullanır. Bu iki yöntem çoğunlukla birbirini tamamlar; birinin yerine diğeri kullanılamaz. (Gerçek)
"Sintigrafi çok ağrılı bir işlemdir." (Yaygın yanılgı)
Sintigrafi ağrısız bir işlemdir. Genellikle yaşanan tek rahatsızlık, radyoaktif izleyicinin ilk intravenöz (IV) enjeksiyonu sırasında hissedilen kısa süreli bir batma hissidir. Bazı hastalar, madde vücutlarında dolaşırken hafif bir sıcaklık veya soğukluk da hissedebilirler; bunun dışında işlem boyunca ağrı yaşanmaz. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?
Nükleer tıp uzmanına veya ilgili branş uzmanına başvurulması gereken durumlar:
- Sintigrafi isteminin değerlendirilmesi ve uygun yöntemin belirlenmesi
- Sintigrafi sonuçlarının klinik bulgularla birlikte yorumlanması
- Tiroid nodülü, kemik ağrısı, açıklanamayan ateş veya kanser takibinde sintigrafi planlaması
- Böbrek veya kalp işlev bozukluğunun fonksiyonel değerlendirmesi
Acil servise başvurulması gereken durumlar:
Sintigrafi işleminin kendisi acil bir durum oluşturmaz. Ancak işlem sırasında ya da sonrasında alerjik reaksiyon bulguları (döküntü, nefes darlığı, yüzde şişme) gelişirse vakit kaybetmeksizin acile başvurulmalıdır. Bu tür reaksiyonlar son derece nadir görülmekle birlikte nükleer tıp birimleri bu duruma müdahale için her zaman hazırlıklıdır.





























