Tiroid kanseri: Erken tanı ve tedavi sürecinde bilinmesi gerekenler
Tiroid bezi, boynun ön alt kısmında bulunan küçük bir bezdir. Sindirim, kaslar ve kalp gibi işlevlere yardımcı olan hormonlar üretir ve salgılar. Tiroid kanseri de, tiroid bezinde görülen bir kanser türüdür. Kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlanır. Çoğu tiroid kanseri yavaş seyirli ve tedaviye iyi yanıt veren bir yapıya sahip olsa da bazı alt tipleri agresif seyredebilir. Tiroid kanseri, diğer kanser türlerine kıyasla nispeten nadirdir, ancak son yıllarda dünya genelinde tanı sıklığı belirgin biçimde artmıştır. Tiroid kanserinin çeşitli türleri vardır. Doğru tedavi planıyla tedavisi genellikle başarılı olur. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) ve Avrupa Tiroid Birliği (ETA), tiroid kanserinin tanı ve tedavisinde risk tabanlı yaklaşımı esas almaktadır.
Tiroid kanseri türleri nelerdir?
Tiroid kanseri tek bir hastalık değil; farklı hücre tiplerinden köken alan ve birbirinden önemli ölçüde farklı biyolojik davranış gösteren bir grup tümörü kapsar. Hastalık, kanserin ortaya çıktığı hücre tipine göre sınıflandırılır:
Papiller
Bu en yaygın tiptir (vakaların %90'ına kadar). Yavaş büyür ve tedaviye son derece iyi yanıt verir.
Foliküler
Vakaların %15'ine kadarını oluşturur. Genellikle yavaş büyür, ancak akciğer veya kemik gibi organlara yayılma olasılığı biraz daha yüksektir.
Medüller
Nadir (vakaların %5'inden azında görülür). Kalsitonin hormonu üreten C hücrelerinden kaynaklanır ve vakaların yaklaşık dörtte biri genetik aile öyküsüyle bağlantılıdır.
Anaplastik
Çok nadir ve oldukça agresif bir türdür. Hızlı büyür ve tedavisi en zordur.
Tiroid kanseri belirtileri nelerdir?
Birçok kişi tiroid kanseri teşhisi konulduğunda hiçbir belirti göstermez. Bu kanser genellikle başka bir nedenle yapılan BT taraması gibi bir görüntüleme testi sırasında tespit edilir.
Tiroid kanseri büyüdüğünde şu belirtilere neden olabilir:
- Boyunda şişlik veya yumru oluşumu; bu en yaygın belirtidir.
- Boyunda ve bazen de kulaklarda hissedilen ağrı
- Yutma güçlüğü
- Nefes almakta zorluk veya sürekli hırıltılı solunum
- Ses kısıklığı
- Sık sık öksürük (bu öksürük soğuk algınlığıyla ilgili olmayabilir)
Tiroid kanserlerinin neredeyse tamamının çok az veya hiç belirti göstermediğini ve tiroid kanseri için yapılan laboratuvar testlerinin (kanser olsa bile) genellikle negatif sonuç verdiğini belirtmek önemlidir. En iyi tarama yöntemi ve yukarıdaki belirtilerden herhangi birini göstermeniz durumunda izlenecek en iyi yol, doktorunuzun boynunuzu düzenli olarak kontrol etmesidir.
Tiroid kanseri tanısı nasıl konur?
Tiroid nodülleri çok yaygındır, ancak 10'da 1'inden azı tiroid kanseridir. Doktorunuz fizik muayene ve ultrason sonucunda kanser şüphesi duyarsa, ince iğne aspirasyon biyopsisi yaptırmanız gerekecektir. Biyopsi sonuçları tiroid kanseri açısından oldukça belirleyici olabilir ve cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Tiroid kanseri ancak nodül cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra kesin olarak teşhis edilebilir.
Tiroid kanseri tedavisi
Tiroid kanserinin tedavisi tümör tipine, boyutuna, yayılım durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre bireyselleştirilir. Tedavi planlaması multidisipliner onkoloji konseyinde yapılmalıdır.
Cerrahi
Tüm tiroid kanseri türlerinin tedavisinde ilk adım ameliyattır. Diferansiye tiroid kanserlerinde ameliyatın kapsamı, kanserin bulunduğu lobun çıkarılması (lobektomi) veya tüm tiroidin çıkarılması (total tiroidektomi) olabilir. Ameliyatın kapsamı, tümörün büyüklüğüne ve tümörün tiroid bezinin ötesine yayılıp yayılmadığına bağlıdır. Tümörünüz tiroid bezinin her iki lobunu da etkiliyorsa veya yapılan testlerde bezin ötesine yayıldığı tespit edilirse, total tiroidektomi önerilecektir.
Radyoaktif iyot tedavisi
Tiroid hücreleri ve çoğu farklılaşmış tiroid kanseri iyotu emer, bu nedenle radyoaktif iyot, tiroidektomi sonrası kalan tüm normal tiroid dokusunu ortadan kaldırmak ve potansiyel olarak kalan kanserli tiroid dokusunu yok etmek için kullanılabilir. Kalan tiroid dokusunu ortadan kaldırma işlemine radyoaktif iyot ablasyonu denir. Vücuttaki diğer dokuların çoğu iyotu verimli bir şekilde emmediğinden veya yoğunlaştırmadığından, ablasyon işlemi sırasında kullanılan radyoaktif iyot genellikle tiroid dışındaki dokular üzerinde çok az veya hiç etki göstermez. Bununla birlikte, tiroid kanseri metastazlarının tedavisi için daha yüksek dozda radyoaktif iyot alan bazı hastalarda, radyoaktif iyot tükürük üreten bezleri etkileyebilir ve ağız kuruluğuna neden olabilir. Daha yüksek dozda radyoaktif iyot gerekliyse, yaşamın ilerleyen dönemlerinde başka kanserler geliştirme riski de olabilir.
TSH baskılama tedavisi
TSH baskılama, tiroidektomi sonrasında levotiroksin ile TSH düzeyinin düşük tutulması esasına dayanır. TSH'nin trofik etkisini azaltmak amacıyla uygulanan bu yaklaşım, yüksek riskli hastalarda nüksü önlemeye katkı sağlar; ancak uzun süreli baskılamanın kardiyak ve kemik üzerindeki olumsuz etkileri gözetilerek bireyselleştirilmelidir.
Medüller tiroid kanserinde RAI etkisiz olduğundan cerrahi ve gerektiğinde hedefe yönelik tedaviler (vandetanib, cabozantinib) uygulanır. Anaplastik tiroid kanserinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve BRAF mutasyonu varlığında hedefe yönelik tedavi kombinasyonları kullanılır.
Tiroid kanseri sonrası takip
Tiroid kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra uzun süreli takip zorunludur. Takipte serum tiroglobulin ve anti-tiroglobulin antikor ölçümleri ile boyun ultrasonografisi düzenli aralıklarla yapılır. Nüks şüphesi durumunda RAI sintigrafisi veya PET-BT değerlendirmeye eklenebilir.
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"Tiroid kanseri her zaman belirtiler verir." (Yaygın yanılgı)
Hastalığın erken evrelerinde genellikle tamamen asemptomatiktir ve çoğu zaman fark edilmez. Genellikle sessizce geliştiği için vakaların çoğu tesadüfen bulunur. Belirtiler ortaya çıktığında tümör boyundaki çevre dokulara baskı yapacak kadar büyüdüğünde görülür.(Gerçek)
"Tiroid kanseri tanısı ölüm haberidir." (Yaygın yanılgı)
Tiroid kanseri, aslında genel olarak %98'in üzerinde 5 yıllık göreceli sağ kalım oranıyla, kanserin en tedavi edilebilir türlerinden biri olarak kabul edilir. Hastaların büyük çoğunluğu başarılı bir şekilde tedavi edilir ve uzun, sağlıklı bir yaşam sürer. (Gerçek)
"Tiroid nodülü olan herkes kanser olur." (Yaygın yanılgı)
Tiroid nodülleri çok yaygındır ve büyük çoğunluğu (yaklaşık %90 ila %95'i) tamamen iyi huyludur (kanserli değildir). Tespit edilen tiroid nodüllerinin yalnızca yaklaşık %5 ila %10'u kötü huyludur. (Gerçek)
"Tiroidektomi sonrası normal yaşam sürdürülemez." (Yaygın yanılgı)
Tiroidektomi sonrasında uygun tıbbi yönetimle, özellikle de düzenli tiroid hormonu replasman tedavisiyle, büyük çoğunluk normal yaşam kalitesine kavuşur. (Gerçek)
"Radyoaktif iyot tedavisi tehlikelidir ve kansere yol açar." (Yaygın yanılgı)
RAI tedavisi onlarca yıldır güvenli biçimde uygulanan, kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir; ikincil kanser riskini anlamlı düzeyde artırdığına dair güçlü kanıt mevcut değildir. Ancak bu işlem çoğu kişi için doğası gereği "tehlikeli" olmasa da, uzun vadeli çalışmalar, ikincil kanser gelişme riskinde doza bağlı hafif bir artış olduğunu göstermektedir. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?
Aşağıdaki durumlarda endokrinoloji veya genel cerrahi polikliniğine başvurulması önerilir:
- Boyunda yeni fark edilen, büyüyen veya sert kıvamlı nodül veya kitle
- Açıklanamayan ses kısıklığının iki haftadan uzun sürmesi
- Yutma güçlüğü veya boyunda bası hissi
- Ultrasonografide tiroid nodülü saptanması ve değerlendirme önerisi
- Ailede medüller tiroid kanseri veya MEN2 sendromu öyküsü
Acil servise yönlendirilmesi gereken durumlar:
- Hızla büyüyen boyun kitlesine solunum güçlüğü veya yutma felcinin eşlik etmesi
- Boyun bölgesinde ağrılı, hızlı büyüyen kitle ile birlikte ateş ve genel durum bozukluğu
- Tiroidektomi sonrası gelişen ani nefes darlığı, ses kaybı veya boyunda şişme





























