SAĞLIK REHBERİ


Omega 3



Sağlıklı ve dengeli bir beslenme alışkanlığı kazanmak, genel vücut sağlığının korunması açısından en çok dikkat edilmesi gereken unsurların başında gelir. Özellikle vücuttaki hücrelerde doğal yollarla üretilemeyen ve vücudumuz için yararlı olan çeşitli maddelerin günlük beslenme ile dışarıdan yeteri miktarda alınması oldukça önemli bir konudur. Vücudumuz için pek çok faydası olan ve dışarıdan alınması gereken bu maddelerden biri de esansiyel yağ asitleri arasında yer alan Omega-3 yağ asitleridir.

Omega-3 Nedir?

Yağlar; günlük olarak alınması gereken besin değerleri arasında yer alır. Günlük beslenmede alınan toplam kalorinin yüzde 35’inin yağlardan elde edilmesi gerekir. Yağlar temelde yağ asitleri ve gliserol adı verilen iki ana sindirim ürününden oluşur. Yağ asitlerinin önemli bir kısmıyla birlikte, gliserol vücut içinde doğal yollarla üretilebilir ve hem hücrelerin düzgün çalışabilmesi için gerekli olan enerjinin elde edilmesi hem de hücre ve doku yapısında yer alan ürünlerin sentezinde kullanılabilir.

Bununla birlikte, vücut sağlığı için vazgeçilmez olan bazı maddelerin üretilebilmesi için vücutta doğal yollarla sentezlenemeyen birtakım yağ asitlerinin dışarıdan alınmasına ihtiyaç duyulur. Bu maddeler, esansiyel yağ asitleri olarak adlandırılır. Esansiyel yağ asitleri temelde Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri olarak iki farklı gruba ayrılır.

Yağ asitleri çok sayıda karbon atomuna sahip uzun zincirli moleküler yapılardır. Bu anlamda, yağ asitlerinin adlandırılması genellikle zincirde hangi karbon atomunda çift bağ olduğuna göre yapılır. Aynı şekilde, zincirde çift bağ bulunup bulunmamasına göre yağ asitleri, doymuş veya doymamış yağ asidi olarak sınıflandırılabilir. Örneğin, Omega-3 ve Omega-6 yağ asitlerinde çift bağa sahip karbon atomları sırasıyla sondan 3. ve 6. karbon atomunda yer alır. Bu yağ asitlerinde çift bağ bulunduğundan, iki yağ asidi de doymamış yağ asidi olarak kabul edilir.

Omega-3 Faydaları Nelerdir?

Omega-3 yağ asitleri, vücutta yağ moleküllerinde üretilen bazı maddelerin sentezlenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Örneğin, vücudun herhangi bir yerinde iltihap görülen durumlarda hücrelerin vücudu koruması için gerekli olan prostaglandinlerin üretilebilmesi için Omega-3’e ihtiyaç duyulur. Aynı zamanda, hücre bütünlüğü ve fonksiyonlarının korunması için gerekli olan hücre zarının yapısında da mutlaka Omega-3 yağ asitleri bulunmalıdır.

Bunun yanı sıra, günlük olarak alınan Omega-3 yağ asitlerinin sağlık açısından pek çok faydasının olabileceği tespit edilmiştir. Bu anlamda, araştırmalar günlük yeteri miktarda alınan Omega-3 yağ asitlerinin aşağıdaki konularda oldukça faydalı olduğunu göstermektedir:

    Kandaki kötü kolesterol düzeyinin düşürülmesi

    Kansere karşı koruyucu etki sağlanması

    Karaciğerdeki yağ oranının azaltılması

    Çeşitli vücut dokularında görülen iltihapların kontrol altına alınması

    Demans, depresyon, anksiyete ve hiperaktivite gibi nörolojik veya psikolojik rahatsızlıkların bazı belirtilerinin hafifletilmesi

    Cilt esnekliği, gerginliği ve sağlığının korunması

Omega-3 Hangi Besinlerde Bulunur?

Omega-3 yağ asitleri temelde deniz ürünleri ile çeşitli sebzelerde bol miktarda bulunur. Örneğin; somon, sardalya gibi yağlı tuzlu su balıkları, chia tohumu, fındık, kırmızı et, yumurta ve soyada bol miktarda bulunabilir. Aynı zamanda, beslenmeye ek olarak, Omega-3 içerikli takviye ürünler aracılığıyla da vücutta Omega-3 eksikliği görülmesinin önüne geçilebilir.

Omega-3 Eksikliğinde Neler Görülür?

Omega-3 gibi esansiyel yağ asitlerinin dışarıdan yeteri miktarda alınamadığı durumlarda görülebilecek belirtiler şu şekildedir:

    Ciltte kuruluk ve yaygın döküntü

    Saç dökülmesi

    Tırnaklarda kırılma

    Halsizlik ve yorgunluk

    Konsantrasyonda güçlük

    Uykusuzluk

    Eklem ve kas ağrıları

    Kalp-damar problemleri

    Kadınlarda adet düzensizliği

Tüm bunların yanı sıra, Omega-3 yağ asitlerinin gereğinden fazla alınması da birtakım sağlık problemlerine yol açabilir. Bu durum, özellikle kanın pıhtılaşma özelliğini azaltarak kan sulandırıcı etkiye neden olabilir. Bunun sonucunda, vücutta kendiliğinden kanama odakları oluşabilir veya yaralanma sonrası uzun süre boyunca kanama durmayabilir. Dolayısıyla doktorunuza danışarak kullanmanızı öneririz.

Uzm. Dr.
Pınar Sarıyıldız
İç Hastalıkları
MEDICANA ATAŞEHİR, HİZMETİNİZDE!
Profili Gör
Oluşturma: 12.07.2021 12:19
Son Güncelleme: 12.07.2021 12:19
Oluşturan: Pınar Sarıyıldız
+A A-

İlgili Bölüm Hekimleri