ANA testi: Nedir, ne zaman istenir ve sonuçlar nasıl yorumlanır?
Antinükleer antikor (ANA) testi, vücudun yanlışlıkla kendi sağlıklı hücrelerine saldıran otoantikorları tespit etmek için kullanılan temel bir romatolojik tarama testidir. ANA testi, otoimmün hastalık şüphesi taşıyan her klinik değerlendirmede ilk istenen laboratuvar tetkikleri arasında yer alır. Sistemik lupus eritematozus (SLE), Sjögren sendromu, skleroderma ve mikst konnektif doku hastalığı gibi sistemik otoimmün bozuklukların tanı sürecinde ANA testi anahtar bir gösterge işlevi görür. Amerikan Romatoloji Koleji (ACR) ve Avrupa Romatoloji Derneği (EULAR), ANA testini otoimmün hastalık tanı algoritmalarının vazgeçilmez bir bileşeni olarak konumlandırmaktadır.
ANA testi nedir ve nasıl çalışır?
ANA testi, otoantikorları (bağışıklık sistemi tarafından üretilen ve yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı hücrelerine saldıran proteinler) tarayan bir kan testidir. Bu test, öncelikle doktorlar tarafından lupus, romatoid artrit veya skleroderma gibi otoimmün hastalıkların teşhisinde veya dışlanmasında yardımcı olmak için kullanılır.
Antinükleer antikorlar, bağışıklık sisteminin hücre çekirdeğindeki DNA, RNA, histon ve diğer nükleer proteinlere yönelik ürettiği IgG sınıfı otoantikorlardır. Sağlıklı bireylerde bağışıklık sistemi kendi hücre yapılarına karşı tolerans gösterir; otoimmün süreçlerde bu tolerans bozulur ve çeşitli nükleer antijenlere karşı antikorlar üretilmeye başlar.
ANA testi en yaygın olarak indirekt immünofloresans (IIF) yöntemiyle yapılır. İnsan epitel hücre dizisi (HEp-2 hücreleri) substrat olarak kullanılır; hasta serumu bu hücrelerle inkübe edilir ve floresan mikroskobu altında antikor varlığı ile boyanma paterni değerlendirilir. Enzim bağlantılı immün assay (ELISA) ve boncuk bazlı çoğullama yöntemleri de kullanılmakta olup farklı laboratuvarlarda yöntem farklılıkları sonuç yorumunu etkileyebilir.
ANA testi iki temel parametre üretir: titre ve boyanma paterni. Titre, pozitif sonucun hangi seyreltme oranında sürdüğünü gösterir. Boyanma paterni ise hangi nükleer yapıların hedef alındığına dair ipucu vererek özgül otoantikor testlerini yönlendirir.
ANA testi ne zaman istenir?
ACR önerileri doğrultusunda ANA testi aşağıdaki klinik durumlarda endikedir:
- Eklem ve/veya kas ağrısı, sertliği veya şişliği
- Yorgunluk
- Tekrarlayan veya sürekli ateş
- Yanaklarda ve burun köprüsünde kelebeğe benzeyen kırmızı bir döküntü
- Zayıflık
- Işık hassasiyeti
- Ellerde veya ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
- Saç dökülmesi
Tarama amacıyla semptom olmaksızın ANA testi istenmesi önerilmez. Klinik bağlamdan bağımsız pozitif sonuç gereksiz kaygı ve ileri tetkik yüküne yol açabilir.
ANA testi sonuçları nasıl yorumlanır?
Kanda antinükleer antikorların bulunması testin pozitif olduğu; negatif sonuç ise hiç antikor bulunmadığı anlamına gelir. Pozitif bir test sonucu, otoimmün bir rahatsızlığın varlığını doğrulamaz. Herhangi bir rahatsızlığı olmayan kişilerin %3 ila %15'inde antinükleer antikorlar bulunur. Bazı ilaçlar veya diğer hastalıklar da bunlara neden olabilir.
Otoimmün hastalığı olan herkesin ANA testi pozitif sonuç vermez. Bu nedenle ANA kan testi, doktorun otoimmün hastalık teşhisinin sadece bir parçasıdır. Doktor ayrıca semptomları değerlendirerek, fiziksel muayene yapar ve çoğunlukla başka testler de isteyebilir.
ANA testinin pozitif çıkmasına genellikle neden olan durumlar şunlardır:
- Sistemik lupus eritematozus
- Sjögren sendromu (göz ve ağız kuruluğuna neden olan bir hastalık)
- Skleroderma (bir bağ dokusu hastalığı)
- Romatoid artrit (eklem hasarına, ağrıya ve şişliğe neden olan bir hastalık)
- Polimiyozit (kas güçsüzlüğüne neden olan bir hastalık)
- Karma bağ dokusu hastalığı; lupus, skleroderma ve polimiyozit belirtileri gösteren bir durumdur
- Çocukluk çağı kronik artriti (çocukları etkileyen bir tür otoimmün artrit)
- Dermatomiyozit (kas güçsüzlüğüne ve döküntüye neden olan nadir bir hastalık)
- Poliarteritis nodosa (kan damarlarının şişmesine ve organlara zarar vermesine neden olan nadir bir hastalık)
- Otoimmün hepatit
ANA testi sonucu bazen aşağıdaki durumlardan birine sahip olanlarda da pozitif çıkabilir:
- Raynaud sendromu (el ve ayak parmaklarınınn maviye dönmesine ve soğuk hissetmesine neden olan bir hastalık)
- Tiroid hastalıkları (Hashimoto tiroiditi, Graves hastalığı)
- Karaciğer hastalıkları (toimmün hepatit, primer biliyer siroz)
- İltihaplı bağırsak hastalığı
- Akciğer hastalıkları (idiyopatik pulmoner fibroz)
- Kanser
- Viral enfeksiyonlar
Sağlıklı bireylerin yaklaşık %20'sinde, otoimmün bir hastalık olmamasına rağmen, antinükleer antikor testi pozitif çıkar. Aşağıdaki durumlarda yanlış pozitif sonuç alma olasılığı daha yüksektir:
- 65 yaş ve üzeri bir kadın olmak
- Mononükleoz veya tüberküloz gibi bir enfeksiyona sahip olma
- Tansiyon veya nöbet önleyici ilaçlar kullanmak
ANA pozitif çıktıktan sonra hangi testler istenir?
ANA pozitifliği tek başına tanı koydurucudur ve yalnızca otoimmün bir hastalığınız olabileceğini gösterir; hastalığın kesin türünü tespit edemez. Bu testlerin seçimi klinik tablo ve boyanma paternine göre planlanır.
ANA testiniz pozitif çıkarsa, doktorunuz sizi belirli hastalıklara özgü ANA'lar açısından da test edebilir:
- Antisentromer testi skleroderma tanısını koyar
- Çift sarmallı DNA'ya karşı antikor (anti-dsDNA) testi lupus hastalığını teşhis eder
- Antihiston testi, aldığınız ilaçların neden olduğu lupus hastalığını teşhis eder
- ENA paneli, doktorunuzun hangi otoimmün hastalığa sahip olduğunuzu görmesine yardımcı olur
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"ANA pozitif çıktıysa mutlaka otoimmün hastalık vardır." (Yaygın yanılgı)
Pozitif bir ANA testi, mutlaka otoimmün bir hastalığınız olduğu anlamına gelmez. Genel nüfusun yüzde on beş ila yirmi beşinde düşük titre ANA pozitifliği saptanabilir; tanı klinik bulgular, sempromlar ve özgül otoantikor testleriyle birlikte konulur. (Gerçek)
"ANA negatifse otoimmün hastalık kesinlikle ekarte edilir." (Yaygın yanılgı)
Negatif bir ANA testi, bazı sistemik otoimmün hastalıkların (lupus gibi) olasılığını oldukça düşük hale getirse de, tüm otoimmün rahatsızlıkları kesin olarak dışlamaz. Sjögren sendromu, antifosfolipid sendromu ve bazı miyopati formları ANA negatif seyredebilir; klinik şüphe varlığında özgül testler istenmelidir. (Gerçek)
"ANA testi yıllık rutin kontrollerde herkes tarafından yaptırılmalıdır." (Yaygın yanılgı)
Tıbbi kılavuzlar, tamamen sağlıklı bireylerde bile pozitif sonuç çıkma olasılığı yüksek olduğundan, gereksiz endişeye yol açabileceği ve ileri tetkik döngüsü başlatabileceğinden bu yöntemi genel bir tarama aracı olarak önermemektedir. (Gerçek)
"ANA titresi yükseldikçe hastalık daha ağır seyreder." (Yaygın yanılgı)
Daha yüksek bir ANA titresi genellikle daha güçlü veya daha belirgin bir bağışıklık tepkisini gösterse de, otoimmün hastalığın ne kadar şiddetli veya aktif olduğuyla doğrudan ilişkili değildir; klinik tablo, özgül otoantikor düzeyleri ve organ tutulumu şiddetin gerçek göstergesidir. (Gerçek)
"ANA pozitifliği olan her hasta romatoloji uzmanına başvurmalıdır." (Yaygın yanılgı)
ANA testi tek başına otoimmün bir hastalığı teşhis etmez ve pozitif sonuç sağlıklı bireylerde de yaygındır. Özellikle düşük titrelerde olmak üzere, eşlik eden klinik semptomlar olmaksızın izole ANA pozitifliği için rutin romatoloji konsültasyonları genellikle önerilmez. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlarda romatoloji uzmanına başvurulmalıdır:
- Yüksek titre ANA pozitifliği (1/320 ve üzeri) klinik semptomlarla birlikte
- Düşük titre ANA pozitifliğine eklem ağrısı, döküntü veya organ tutulumu belirtilerinin eşlik etmesi
- ANA pozitifliğiyle birlikte anormal böbrek fonksiyonu veya kan sayımı bozukluğu
- Özgül otoantikor pozitifliği saptanan her hasta
Acil değerlendirme gereken durumlar:
- Bilinen otoimmün hastalıkta ani ve şiddetli organ tutulumu belirtileri (böbrek yetmezliği, nörolojik bulgular, ciddi serozit)
- Hızla ilerleyen deri tutulumu ve nefes darlığı
- Ateş, eklem ağrısı ve döküntünün bir arada bulunduğu akut lupus fleri şüphesi
- Trombositopeniye bağlı ciddi kanama bulguları





























