Çocuklarda cilt hastalıkları: Türleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri
Çoğu çocuk hayatının bir döneminde cilt enfeksiyonu geçirir. Cilt enfeksiyonları, pediatri polikliniklerine en sık başvurma nedenlerinin başında gelmektedir. Atopik dermatit (egzama), enfeksiyonlu döküntüler (impetigo, el-ayak-ağız hastalığı), akne ve siğiller cilt hastalıklarının en sık görülenleridir ve bu durum sıklıkla kaşıntı, tahriş ve bazı durumlarda enfeksiyona neden olur. Çocuklarda görülen cilt hastalıkları, nedenine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir. Tüm cilt problemlerinin bir cilt hastalığından kaynaklanmadığını belirtmek önemlidir. Bu nedenle döküntünün niteliğini, eşlik eden belirtileri ve ortaya çıkış biçimini dikkatle değerlendirmek hem aileler hem de doktorlar için büyük önem taşımaktadır.
Çocuklarda en sık görülen cilt hastalıkları
Atopik dermatit (egzama)
Atopik dermatit olarak da bilinen egzama, alerjisi olan aile üyeleri bulunan bebeklerde ve çocuklarda yaygındır. Egzama, genellikle kendiliğinden geçmeyen kaşıntılı, kırmızı, pullu lekeler şeklinde ortaya çıkar. En sık ellerde, ayaklarda, dizlerde, dirseklerde, yüzde ve kulak arkasında görülür. Kaşıntı bu hastalığın en belirgin özelliğidir; gece kaşıntısı uyku düzenini bozarak yaşam kalitesini ciddi biçimde etkiler. Tetikleyiciler arasında toz akarları, hayvan tüyü, bazı besinler, ter ve stres yer almaktadır. Egzamaya tam olarak neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte, araştırmalar bunun kişinin kendine özgü hassasiyetleri ve genetik yatkınlığıyla ilgili olduğunu göstermektedir.
Sedef hastalığı (psoriazis)
Sedef hastalığı dirseklerde ve dizlerde gümüş rengi, pullu lekeler şeklinde ortaya çıkar, ancak kafa derisini, elleri ve diğer vücut bölgelerini de etkileyebilir. Düzenli olarak dökülmeyen fazla deri hücrelerinin birikmesinden kaynaklanır ve kaşıntılı olan otoimmün hastalık, stres, boğaz enfeksiyonları ve bazı ilaçlar alevlenmeyi tetikleyebilir.
İmpetigo
İmpetigo, Staphylococcus aureus veya Streptococcus pyogenes bakterilerinin neden olduğu oldukça bulaşıcı enfeksiyondur, genellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda görülür. Okul öncesi ve okul çağı çocuklarında kolektif yaşam ortamlarında hızla yayılabilir. Sıklıkla burun ve ağız çevresinde veya el ve ayaklarda oluşan kırmızı, düzensiz şekilli yaralar olarak başlar. Yaralar sıvı sızdırır ve bal renginde bir kabuk oluşturur, ancak ağrı ve kaşıntı gibi belirtiler genellikle çok hafiftir. İmpetigo bakterilerden kaynaklandığı için topikal veya oral antibiyotiklerle tedavi edilebilir.
Uyuz (skabies)
Uyuz, Sarcoptes scabiei adlı mikroskobik akarın neden olduğu bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Şiddetli kaşıntı ile birlikte döküntü şeklinde ortaya çıkar; karakteristik bir görünüme ve dağılıma sahip olabilir. Yoğun gece kaşıntısıyla karakterizedir. Parmak araları, el bilekleri, koltuk altı ve genital bölge başlıca tutulum alanlarıdır. Bebeklerde yüz ve saçlı deri de etkilenebilir. Temas yoluyla kolayca bulaştığından tüm aile bireylerinin eş zamanlı tedavi görmesi zorunludur.
Suçiçeği (varisella)
Suçiçeği, ateş ve vücudun her yerinde kaşıntılı döküntülere neden olan bir enfeksiyondur. Varicella-zoster adı verilen bir virüsten kaynaklanır ve yüksek bulaşıcılığa sahiptir. Ateş, halsizlik ve iştahsızlıkla birlikte başlar. Türkiye'de rutin aşılama programına dâhil edilmesiyle birlikte hastalık sıklığı belirgin biçimde azalmıştır; ancak aşısız çocuklarda görülmeye devam etmektedir. Suçiçeği olan bir çocuk, döküntüler geçene ve tüm kabarcıklar kuruyana kadar evde kalmalı ve dinlenmelidir. Bu genellikle 1 ila 2 hafta sürer.
El ayak ağız hastalığı
El ayak ağız hastalığı genellikle beş yaşın altındaki çocukları etkileyen Coxsackievirus A16 başta olmak üzere çeşitli enterovirüslerden kaynaklanır ve kreş ile okul ortamlarında hızla yayılabilir. Ellerde, ayaklarda ve/veya ağız içinde ağrılı, kırmızı, kabarcık benzeri lezyonların oluşmasına neden olur. Cilt belirtilerine ek olarak ateş, boğaz ağrısı ve iştahsızlık da eşlik edebilir. Belirtiler birkaç gün içinde geçmezse veya boğaz ağrısı çocuğunuzun yemek yemesini ve içmesini engelliyorsa doktorunuza başvurun.
Tinea (mantar enfeksiyonları)
Dermatofitler tarafından oluşturulan mantar enfeksiyonları çocuklarda saçlı deri (tinea kapitis), gövde (tinea korporis) ve kasık bölgesinde (tinea kruris) görülebilir. Saçlı deri tutulumunda saç dökülmesi eşlik edebilir ve topikal tedaviye ek olarak sistemik antifungal ilaç gerektirebilir.
Molluskum kontagiosum
Molluscum kontagiosum, özellikle sıcak ve kalabalık yerlerde, 10 yaşın altındaki çocuklarda daha sık görülen bir cilt enfeksiyonudur. Poxviridae ailesinden bir virüsün neden olduğu bu döküntü, küçük yuvarlak papüller kümesi şeklinde ortaya çıkar. Papüllerin boyutu 1 ila 6 mm arasında değişir ve beyaz, pembe veya kahverengi olabilirler. Genellikle mumsu, parlak bir görünüme ve ortasında küçük bir çukur bulunur (bu görünüm bazen göbekli olarak tanımlanır). Her papül beyaz, peynir benzeri bir madde içerir. Okul çağı çocuklarında sık görülür ve dokunmayla yayılır. Çoğu vaka kendiliğinden gerilese de yaygın veya uzun süreli tablolarda tedavi gerekebilir.
Beşik kepeği (seboreik dermatit)
Seboreik dermatit, esas olarak kafa derisi, yüz ve gövdenin yağ bezleri açısından zengin bölgelerini etkileyen, yaygın, kronik veya tekrarlayan bir egzama/dermatit türüdür. Malassezia mantarının rol oynadığı bu tablo genellikle iyi huyludur ve uygun bakımla gerilemeye yatkındır.
Çocuklarda cilt döküntüsüne yaklaşım: Nelere dikkat edilmeli?
Çocuklarda görülen döküntülerde, ateş, döküntünün gelişimi ve ilgili semptomların (kaşıntı, ağrı) değerlendirilmesi tanıda belirleyicidir. Dikkate alınması gereken önemli noktalar arasında döküntünün morfolojisi, dağılımı ve "kırmızı bayraklar" olarak adlandırılan solmayan lekeler, mor lekeler veya sistemik hastalık yer almaktadır. Çoğu viraldir, ancak peteşili ateş, solunum sorunları veya hızlı yayılma durumlarında acil değerlendirme gereklidir.
Başlıca tanısal hususlar şu şekilde sıralanabilir:
- Ne zaman başladığını, nerede başladığını, nasıl değiştiğini ve diğer aile üyelerinin etkilenip etkilenmediğini belirlemek
- Ateş, boğaz ağrısı veya eklem ağrısı (viral döküntülerde, kızıl hastalığında sık görülen belirtiler) hakkında bilgi almak
- Yeni ilaçlar, yiyecekler, sabunlar veya çamaşır deterjanlarını, alerjik reaksiyon potansiyeli nedeniyle göz önünde bulundurmak
- Morfolojiyi (örneğin, makülopapüler, veziküller, purpura), dağılımı ve şeklini değerlendirmek
Yaygın yanılgılar ve gerçekler
"Çocuğun cildindeki her döküntü alerjiden kaynaklanır." (Yaygın yanılgı)
Hayır, çocukların cildindeki her döküntü alerjiden kaynaklanmaz. Alerjik reaksiyonlar (kurdeşen, egzama veya kontakt dermatit gibi) yaygın olsa da çocuklarda görülen birçok döküntü viral enfeksiyonlar, bakteriler, ısı veya cilt tahrişinden kaynaklanır. Suçiçeği, kızamık veya zararsız viral döküntüler gibi enfeksiyonlar genellikle döküntü şeklinde ortaya çıkar. (Gerçek)
"Egzama kirlilikten kaynaklanır, daha sık yıkamak gerekir." (Yaygın yanılgı)
Bu düşünce tam olarak gerçeği yansıtmamaktadır. Kirlilik bazı kişilerde egzamayı kötüleştirebilir, ancak egzama sadece kirlilikten kaynaklanmaz ve daha sık yıkamak genellikle yardımcı olmaz; aksine cildi kurutarak ve tahriş ederek egzamayı daha da kötüleştirebilir. (Gerçek)
"Kortizonlu krem çocuğa kesinlikle kullandırılmaz, zararlıdır." (Yaygın yanılgı)
Hayır, “çocuklarda kortizon kremi kesinlikle kullanılmamalı” iddiası doğru değildir. Topikal kortikosteroidler, doğru güçte, doğru bölge ve uygun aralıklarla genellikle güvenli ve egzama gibi iltihaplanmalı hızlı bir şekilde rahatlatmak için sık kullanılır; risk daha çok gerektiğinden güçlü/uzun süreli ya da uygunsuz (çok geniş alan, kapalı kullanım vb.) kullanımda artar. (Gerçek)
"Çocuğun kaşıntılı döküntüsü geçer, beklemeye gerek var." (Yaygın yanılgı)
Çocukluk çağındaki kaşıntılı döküntülerin çoğunun zararsız, viral olduğu ve kendiliğinden geçtiği doğrudur. Ancak impetigo, uyuz ve suçiçeği gibi bulaşıcı cilt hastalıklarında beklemenin, hem çocuğun durumunu kötüleştirebileceği hem de yayılım riskinin artırabileceği unutulmamalıdır. Ateşle birlikte görülen döküntüler, nefes darlığı veya ciddi hastalık belirtileri acil tıbbi müdahale gerektirir. (Gerçek)
"Bebekte saçlı derideki kepek ciddi bir hastalık belirtisidir." (Yaygın yanılgı)
Hayır, bebeklerin kafa derisindeki kepek (konak veya bebeklik dönemi seboreik dermatiti olarak bilinir) zararsız, yaygın ve bulaşıcı olmayan bir durumdur. Bu, kötü hijyenin veya ciddi bir hastalığın belirtisi değildir ve genellikle düzenli bakım ve hafif şampuan kullanımıyla kolayca yönetilebilir. (Gerçek)
Ne zaman doktora, ne zaman acile gidilmeli?
Çocuk dermatolojisi veya pediatri polikliniğine başvurun:
- Birkaç günden uzun süren ve geçmeyen cilt döküntüsü
- Kaşıntı nedeniyle çocuğun uyku düzeninin bozulması
- Tekrarlayan egzama atakları ve mevcut tedavinin yetersiz olması
- Tüm vücuda yayılan döküntü
- Saçlı deride döküntü ve saç dökülmesi
Enfeksiyon hastalıkları veya pediatrik dermatoloji birimine yönlendirme gerektiren durumlar:
- Çevrede benzer döküntüye sahip bireylerin varlığı (bulaşıcı hastalık şüphesi)
- Kreş veya okul ortamında yayılım gösteren döküntüler
- Antifungal veya antibiyotik gerektiren cilt enfeksiyonu şüphesi
Acile gidilmesi gereken durumlar:
- Döküntüyle birlikte yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık
- Ciltte hızla yayılan kırmızı şeritler veya şişlik
- Parmak baskısıyla solmayan mor-kırmızı döküntü
- Nefes darlığı, dudak-dil şişliği, yüz ödemi ile birlikte döküntü
- Gözleri, ağzı ve genital bölgeyi tutan yaygın kabarcıklı döküntü





























